Mourinho gitti. Belliydi böyle olacağı.
Fenerbahçe, Türkiye'nin Özetidir başlıklı 8 Kasım 2024 tarihli yazımda şöyle yazmışım: "Aslına bakarsanız bu yıla başlarken yapılan en büyük hata İsmail Kartal’ı yollayıp yerine artık emeklilik bekleyen ve muhtemelen 'Fenerbahçe’ye git oradan harika bir tazminat alır emekliliğinin keyfini sürersin' diyenleri dinleyerek buraya gelmeye niyetlenen Mourinho’yu getirmekti. Bunu söyleyince tabii bir grup 'Mourinho gibi bir başarı abidesini eleştirmek senin ne haddine' diyecek biliyorum. Kusura bakmayın ama ben oynanan oyuna bakarım. Mourinho geldiğinden beri ben Fenerbahçe’nin bir maç boyunca iyi futbol oynadığını hiç görmedim. Kopuk kopuk parlamalar olsa da takım, maçın tamamını son derecede kötü oynuyor."
Sevgili dostlar, bu durumu görmek için eski futbolcu, eski hakem, futbol yorumcusu falan olmaya gerek yok. Biraz mantık, biraz sağ duyu, biraz objektif bakış açısı sahibi olmak yeterli.
Fenerbahçe, Mourinho'yu getirmek yerine İsmail Kartal ile devam etse bugün çok daha iyi bir durumda olurdu. Haydi o olmadı. Geçen sezon bittiğinde Mourinho'yu yollayıp Kartal'ı getirseydi yine farklı bir yerde olurdu. Bunları açık mektuplarla, yazılarla yazdık ama dinletemedik.
Türkiye nasıl faizi indirip enflasyonu ve kuru azdırdıktan sonra KKM'yi getirip bir de oradan zarar gördüyse Fenerbahçe de benzer şeyleri yaptı. İsmail Kartal'a oyuncu takviyesi sağlayacak yerde Mourinho'yu getirdi. Oyuncu takviyesini ona sağladı ama işe yaramadı. Onun için Fenerbahçe, Türkiye'nin özetidir.