Bir kadın, Ebu Bekir (r.a)’e 'Allah’ın bize cahiliyeden sonra gönderdiği emru’s-sâlih üzere kalabilmemiz yani İslam üzere bir varlık gösterebilmemiz neye bağlıdır?' diye sordu.
Ebu Bekir (r.a); 'liderlerinizin istikametine bağlıdır' dedi. [Buhari]
Bugün bizim İslam üzere varlık gösterebilmemiz yöneticilerin istikameti ile mümkün olacakken; yöneticiler kendilerine istikameti tavsiye edenleri tutukluyorlar.
"Ne kadar kötü (ne yanlış) hüküm veriyorlar!" [Ankebut 4]
#MustafaSerbestBırakılsın
Dün Sümela'da ayin yapıldı, asla karşı değilim. İzin verenler iyi yapmış.
Sadece merak ediyorum:
Bugün Mevlit Kandili. Daha başka kandiller de var. Ramazan ve Kurban Bayramı var mesela...
Rumlar tek bir Rum'un yaşamadığı Trabzon'a gelip ayin düzenleyebiliyorsa biz neden tek bir Türk'ün bırakılmadığı Selanik'te Yeni Camii ya da Hamzabey Camii'nde yılda bir gün de olsa ibadet edemiyoruz.
Merakıma devam ediyorum:
Sümela konusunu resmileşirken (izin verilmesine asla karşı değilim) biz resmi olarak bunu neden talep etmiyoruz mesela?
Kendi miraslarına sahip çıkan Rumlar kadar olamıyor mu 500 yıllık ecdat emaneti Selanik'in bir zamanlar sahibi olan Türkler?
Daha ne diyeyim ki...
#kaybolantarihinpeşinde
Ay doğdu üzerimize ﷺ
Size kendi aranızdan öyle bir peygamber geldi ki, zahmete uğramanız ona ağır gelir.
Kalbi üstünüze titrer, müminlere karşı çok şefkatli ve pek merhametlidir...
(Tevbe, 9/128)
Rihanna: "When I first said 'Free Palestine,' they told me 'stay neutral, you'll lose your Israeli listeners.' My goal all along was that if there are Israelis listening, they would remember Palestine’s freedom and feel uncomfortable."
İsmail Haniye'nin öldürülmeden önce El Cezire'ye verdiği röportaj:
• ''Bizim ailemiz Türk kökenlidir.''
• ''Yavuz Sultan Selim tarafından Filistin topraklarına, Hac yolunun korunması için, Yozgat yöresinden getirilmiş Türk bir ailenin torunuyum.
• "Türk kökenli olmakla iftihar ediyorum."
Bunalmış Müslümanlara
Unutma!
Her şey geçer, ömür de geçer, bütün tartışmalar biter, bütün gündemler değişir, bütün ünvanlar, koltuklar, makamlar geride kalır, bütün telaşlar son bulur, hayat sensiz de akıp gider. Ne yaparsan yap, kimseyi razı edemezsin, muhakkak bir eksiğin bulunur. Sen Allah’ı razı etmeye bak! Çünkü O, seni asla yalnız bırakmaz. Ve sakın unutma! Allah, kuluna şahdamarından daha yakındır (Kaf, 16).
Korkma!
Korkular ruhunu kuşattığında, üzüntüler kalbini ele geçirdiğinde, huzursuzluk yüreğine çöktüğünde, imtihanlar üstüne üstüne geldiğinde, endişe ve kaygılar seni bunalttığında, tüm benliğinle de ki: “Allah'ın bizim için yazdıklarından başka, başımıza hiçbir şey gelmez” (Tevbe, 51).
Ümidini kaybetme!
Belalardan, musibetlerden, hastalıklardan, rızık darlığından, kaybetmekten, yıkılmaktan, acı çekmekten değil, yalnızca Allah’tan kork! Çünkü: “Kim Allah'tan korkarsa Allah ona (her darlıktan) muhakkak bir çıkış yolu gösterir. Ona hiç beklemediği yerden rızık verir. Ona her işinde muhakkak bir kolaylık sağlar. Onun günahlarını örter. Ve kim Allah’a tevekkül ederse Allah ona yeter” (Talak, 2-5).
Yalnızca Allah’a yönel!
Üzüldüğünde, hastalandığında, rızkın azaldığında, kalbin daraldığında, evinde huzur kalmadığında, çocuklarına söz geçiremediğinde, eşinle anlaşamadığında, sıkıntılar bitmek tükenmek bilmediğinde yalnızca Allah'a yönel! Çünkü; “Seni bütün sıkıntılardan ancak Allah kurtarır” (Enam, 64).
Nankörlük yapma!
Allah'ın seni kaç kez uçurumun kenarından aldığını, kaç beladan kurtardığını, kaç darlıktan genişliğe kavuşturduğunu, kaç sıkıntıdan ferahlığa çıkardığını, kaç hastalığına şifa verdiğini asla unutma! Rabbine karşı nankör olma! Çünkü her dara düştüğünde yalvarıp yakardığın Rabbin buyuruyor ki: “İnsana bir zarar dokunduğunda, yatarken, otururken veya ayaktayken bize sürekli yalvarır durur. Fakat o sıkıntıyı kendisinden kaldırınca sanki bize hiç yalvarmamış gibi çekip gider” (Yunus, 12).
Dertlerini yalnızca Allah’a söyle!
Dertlerini herkese anlatma! Sana hiçbir faydası dokunmayacak insanlara yaşadığın imtihanlardan dolayı sızlanıp durma! Hastalandığında sana şifa veremeyen, dara düştüğünde rızkını artıramayan, sıkıldığında kalbini genişletemeyen kullara el açıp durma! Eğer bir yardıma, bir desteğe ve bir dosta ihtiyacın varsa hemen Allah’a yönel! Çünkü; “Senin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır” (Bakara, 107).
Kafanda kurup durma!
Geçmişe takılıp bu gününü zayi etme! Çünkü artık onu geri getiremezsin! Geçmişe dair ancak iki şey yapabilirsin. Birisi geçmiş günahlarına tevbe diğeri ise geçmişteki nimetlere şükürdür. Gelecekle ilgili de endişe ve kaygıya kapılma! Olmamış olayları kafanda kurup durma! Çünkü yarına bile çıkacağın belli değildir. Sen elindeki vakti değerlendir. “Bir işi bitirince hemen başka bir işe koyul ve yalnızca Rabbine yönel!” (İnşirah, 7/8).
Kimseye eyvallah etme!
Kim ne derse desin, sen Allah’ın ne dediğine bak! Kim ne yaparsa yapsın, sen Allah’ın emrettiğini yap! Kimsenin planına, stratejisine, fitnesine, tuzağına, tehdidine eyvallah etme! Bil ki, işin sonunda Allah ne derse o olur. Çünkü; “Yaşatan da O’dur. Öldüren de O'dur. O, bir işin olmasını istedi mi, ona sadece ‘ol!’ der ve o da olur” (Mü'min, 68).
Ezberle! Tekrar et ve rahatla!
Ne zaman bunalsan, ne zaman dara düşsen, ne zaman kalbin sıkışsa şu ayetleri ezberle ve tekrar et: “Benim dostum ancak âlemlerin Rabbidir. Beni yaratan da O’dur, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de O’dur, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana şifa veren de O’dur. Beni öldürecek, sonra da diriltecek olan da O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat” (Şuara, 77-83).
“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”
Bil ki, şu hayatta en büyük özgürlük, bir yaprağın bile kendisinden izinsiz yere düşmeyeceği o büyük iradeye teslim olup, “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” (Hud, 112) ilahi prensibi gereği düz, sade, hesapsız ve cesurca yaşamaktır. Çünkü evhamlı bir kalp, korkak bir yürek ve dengeci bir zihinle hedefine ulaşan görülmemiştir...
Dr. Abdulaziz KIRANŞAL
Müslüman Şahsiyet Akademisi
https://t.co/NYrT1ejk1U
Filistin'de sokak ortasında çocuklar, İsrail işgal güçleri tarafından zorla kaçırılıyor.
Bir paylaşım deyip geçme, gerçeği yaymak bizim elimizde! Herkes durumunda ve sayfasında Rt ile paylaşsın! 📢
#FreePalestine #Filistin#Palestine#Gaza
🇹🇷 Rahmetli Necmettin Erbakan:
➖ Hacca gitmek istiyorum.
➖ Hacca gitmek için ne yapacağım?
➖ THY veya Suud Hava Yolları'na bineceğim.
➖ Buna bindiğim zaman "İyi işte Müslüman ülkelerle iş görüyorum" diye seviniyorum içimden.
➖ Halbuki Türk Hava Yolları veya Suud Hava Yolları uluslararası havaalanında uçmak için IATA üyesi olmaya mecbur.
➖ IATA Rockefeller’ın kuruluşudur.
➖ IATA üyesi olması için de bilet parasının yüzde 9’unu Rockefeller’a ödemeye mecbursunuz.
➖ Ben bilet parasının yüzde 9’unu ödemeden buradan hacca gidemiyorum.
➖ Öyleyse uçakla gitmeyeyim, gemiyle gideyim.
➖ Geminin açık denizde gitmesi için Lloyd müsaadesi alması lazım.
➖ Lloyd da Rothschild’in kuruluşu, orada da yüzde 9 ödüyor.
➖ Şu dünyanın haline bakın.
➖ Hacca gideceğim yol paramın yüzde 9'unu Yahudi'ye ödemeden evimden dışarıya çıkamıyorum.
➖ Bu nasıl dünya?
Gazze hastanelerinde gönüllü olarak görev yapan Japon hemşire, Japonya'ya döndükten sonra basın toplantısı yaptı:
"Gazze halkı neyi yanlış yaptı? Hayatın ağırlığı herkese eşit değil mi? Bu dünya bir türlü adil olamadı.
Bütün dünya onlara saldırıyor, birey olarak hiçbir hakları yok… Hem topraklarını işgal ediyorsunuz hem de onları öldürüyorsunuz.
Belki bu sözler bile dünyaya ulaşmayacak, hatta görmezden gelinecek… Filistin halkı varoluş mücadelesi veriyor…
Gazze halkının sesini dünyaya duyurmaya çalışacağım…”
"Dün dündür, bugün bugündür" dedi diye Süleyman Demirel'in adı çıkmış, AKP ve MHP bunun fersah fersah ilerisindeler.
İstediklerinde anında:
Düşmanı dost, dostu düşman
Haini masum, masumu hain
Haksızı haklı, haklıyı haksız ilan ediyorlar.
Allah muhafaza bu bizi Hz. Ömer adaletine değil Nemrut adaletine götürür.
İstanbul’da bulunan Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde, bir öğrenci kardeşimizin üzerinde Hûd Suresi’nin 112. ayetinde yer alan “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.” mealinin bulunduğu pankartı taşımasının; bazı öğrenciler ve akademisyenler tarafından engellenmeye çalışılması kabul edilemez bir tutumdur.
Asırlar boyunca insanlığa ahlakı, adaleti ve istikameti öğütleyen ilahi bir mesaja dahi tahammül gösteremeyen bu yaklaşım; ifade özgürlüğü, düşünce hürriyeti ve akademik çoğulculuk ilkeleriyle açıkça çelişmektedir.
Üniversiteler; farklı fikirlerin ve düşüncelerin özgürce ifade edilebildiği, hakikatin arandığı, ilmin ve özgür düşüncenin merkezi olması gereken kurumlardır. Buna rağmen yalnızca Kur’an-ı Kerim’den bir ayetin mealini taşıyan pankarta yönelik sergilenen bu menfi tavır, özgürlük söylemlerinin samimiyetini sorgulatmakta ve tahammülsüz bir zihniyetin yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır.
Unutulmamalıdır ki gerçek özgürlük; yalnızca kişinin kendi düşüncesine alan açması değil, farklı gördüğü fikir ve inançların ifade hakkını da savunabilmesidir.
İnanç değerlerine ve ifade hürriyetine yönelik bu yaklaşımı doğru bulmadığımızı ifade ediyor; üniversitelerimizin dar kalıpların değil, hür düşüncenin, ahlaki değerlerin ve ilmi birikimin merkezi olması için mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna beyan ediyoruz.