Bugün sessiz eylemdeydik. Dayanışma dostları ile bir araya gelerek Nergis Cafe özelinde Karaburun'un yerel sorunlarını konuştuk,tartıştık.
Özellikle Karaburun içi servis ve ringlerin kaldırılması kararı ile ilgili neler yapabileceğimizi tartıştık.
Nergis Cafe Karaburun'un simgesidir hafızasıdır Taksimidir.
Dayanışma varsa umut da vardır.
Gerçekleştirilen tüm düzenlemeler sırasında alandaki hiçbir ağaca zarar verilmemiş, mevcut doğal doku titizlikle korunmuştur.
İlkay Girgin Erdoğan
Yeni Çağrı Haber Portalı
13.06.2026
Sonradan adı Demokrasi yapılan parkta iki ağaç kurumaya başlamıştır. Bir limon ağacı da yok olmuştur
Nergis Cafe Karaburun'un simgesidir hafızasıdır Taksimidir.
Nergis Cafe Karaburun'un hafızasıdır simgesidir Taksimidir.
Demokrasi Meydanı iki ağaca mal oldu.
Dayanışma varsa umut da vardır.
https://t.co/MnldJVRb4u
Kültürpark Platformu Sözcüsü Yasemin Sağlam mücadele pratiklerini Nergis Cafe de bizlerle paylaştı. Sonrasında Dayanışma Sözcüsü bir dostumuz ile birlikte şikayet üzerine ifadeye çağrıldı.
Dayanışma varsa umut da vardır.
Nergis Cafe Karaburun'un simgesidir hafızasıdır Taksimidir.
Davetlisiniz.
Kamusal alanda var olma ve kamusallığın sınırlarını genişletme mücadelesi demokrasi ve sosyal adalet kavramlarından bağımsız düşünülemez.
Don Mitchell
Kent Hakkı Kitabından
Nergis Cafe Karaburun'un simgesidir hafızasıdır Taksimidir.
Nergis Cafe Karaburun'un simgesidir hafızasıdır Taksimidir.
Dünya Şairi Nazım Hikmet'i şiirlerle türkülerle andık. Dayanışma Dostumuz Nütfullah Akıncılar'ın Çocuk Oyun Alanlarında Güvenlik başlıklı sunumunu dinledik.
Dayanışma olarak çocuk oyun alanlarına karşı değiliz yerine karşıyız.
GÖRÜŞ | Operasyonlar, yargı kararları, kavgalar, kumpaslar, süreçler, anayasa talepleri, CHP’nin halleri… Asıl hedef Türkiye Cumhuriyeti...
https://t.co/ak03lwfT9a
🇨🇺 Abluka Günlükleri 82 | 24 Mayıs 2026 Pazar
#Küba’ya uygulanan soykırım niteliğindeki ABD ablukasına ilişkin gelişmeler Abluka Günlüklerinde:
🌎Küba'ya yönelik ABD baskısı ile Raúl Castro'ya yönelik suçlamalar İran ve ALBA tarafından kınandı
✊Küba işçi, köylü ve sanatçı örgütleri yayımladıkları ortak bildirilerle siyasi provokasyonu reddetti: Raúl Castro yalnız değildir!
🗣️Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla: "Küba, geçmişte olduğu gibi gelecekte de egemenliğinden taviz vermeyecektir"
📜ABD'nin Küba'yı yeniden bir neo-sömürge haline getirme niyeti ve 100 milyon dolarlık yardım önerisindeki ikiyüzlülük teşhir edildi
🎹Ünlü piyanist Rolando Luna, Santa Clara'da klasik müzik, caz ve Küba ritimlerini harmanlayarak dinleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı
☀️"Yerel Kalkınma için Yenilenebilir Enerji" projesiyle kırsal bölgelerdeki 1190 aile güneş enerjisine kavuştu.
💧Holguín'deki projelerle engelli bireyler üretime katılırken, 57 binden fazla insan temiz suya ulaştı
⚡Küba Ulusal Elektrik Sistemi'nde güncel durum ne⁉️
#Cuba #RaúlEsRaúl #NoMásBloqueo #CubaNoEstaSola #CubaVencera
https://t.co/OrCwsVRt14
İktidarın kadroları ancak bir devrimin elde edebileceği güç, destek ve meşruiyete sahip oldukları yanılsamasıyla hareket ediyor. Kendilerini “tarih yazan” yüce insanlar olarak görüyorlar. Oysa tanık olduğumuz çürüme ve karşı-devrimdir. Hükümsüzdür!
CHP’yi mahkeme kararları ile yönetmeye kalkarken AKP yerel yönetimlere dönük operasyonlar sırasındaki kirli görüntüye güveniyor olabilir. İtiraflar, parti değiştirmeler, servis edilen video ve fotoğraflar kuşkusuz kamuoyunda belli bir etki yaratmıştır. Ancak toplumun geniş bir kesimi bu operasyonların AKP’yi iktidarda tutmak için icat edildiğinden o kadar emindir ki, asıl kirlenmeyi haklı olarak seçme ve seçilme hakkına dönük müdahalenin kendisinde görmektedir.
Bugün CHP’ye yönetim atamak için yapılan hamle de aynı sonucu verecektir. AKP’nin tabanını bile ikna etmekten uzak bu ve benzer hamlelerin iyi düşünülmüş bir stratejinin ürünü olduğunu düşünmek yanlıştır. İktidar, inisiyatifi elinde tutsa bile bütünlüklü, tutarlı bir planlama ile hareket etme yeteneğine sahip değildir.
Kaldı ki, hep söylediğimiz gibi, bu sistem CHP’yi dışarıda tutarak, CHP’nin katkısını almadan işleyebilecek bir sistem değil. AKP içinde bunun farkında olan birçok unsur olduğu biliniyor.
Öte yandan AKP’nin bu tür hamleleri, “halk bunları yutmaz” kolaycılığı ile karşılanmamalı. “Saldırı CHP’ye” denerek CHP’ye endeksli bir “direniş hattı”nın da başarı şansı yok. Bugün toplumda iktidarın meşruiyetini daraltan asıl konu yoksulluk ve bu yoksulluğa neden olan toplumsal adaletsizliklerdir. CHP’ye dönük operasyonların ikna edici olmamasının derindeki nedeni budur. İktidarın çaresizlik içinde attığı bazı adımlara yanıt mutlaka ve mutlaka sınıfsal bir eksende verilmek durumundadır. Diğer türlü, dar anlamıyla “CHP savunusu” üzerine kurulu bir stratejiyi AKP, ne kadar zayıf ve inandırıcılıktan uzak olursa olsun, kısa sürede dağıtır.