@PikaX1881
Muhataplık ciddi bir iştir, sizin gibi müptezel operasyon hesaplarına cevap yazmıyorum genellikle diye, değil kelimesi, harfinin bile aslı astarı olmayan iftiraları ortaya yazıp kafa bulandıracağınızı mı sanıyorsunuz?
Ailemin, uzak yakın hiçbir üyesi, bu köyü ya da bu aileyi hiçbir şekilde tanımaz, bilmez. Böyle bir köyün varlığından bu olayla haberdar olmuştur hepsi. Bugüne kadar bile hiçbir aile üyem Tavşantepe Köyü'nden bir tek kişi ile bile karşılaşmamış, tanışmamıştır. Ben kendim bile bu konuyla duruşmalar sonrasında ilgilenmeye başladığımda, Güran Ailesi onlara inandığım için mesaj yazarak arayıp teşekkür etmek istediği zaman, -bu sefil iddialarla ithamlarla muhatap olabileceğimi hesap ederek- kişisel telefonumdan telefon görüşmesi dahi yapmamıştım. TBMM'deki odamdan danışmanıma bağlatarak kısacık bir konuşma yapmıştım. Narin'in kayıp olduğu günlerde İl örgütümüzle Tavşantepe'ye gitmem dışında, ilk kez katledilmesinin birinci yılında, TBMM'de bir basın açıklaması yapıp ondan sonra köye gittim. Aileyle mahkeme dışında ilk kez orada adalet nöbetinde karşılaştım. Bu kadar da şeffaf her şey.
Arazi alım satımıyla hiçbir işi olmayan eğitimci, hukukçu, yazar üyeleri olan bir aileyiz. Avukatlık yapmakta olan bir kardeşim de yoktur. Hukukçu abim, yıllar evvel kurum avukatlığından emekli olmuştur. Serbest avukatlık -mesleğe başlamasının ilk bir iki yılı hariç- hiç yapmamıştır.
Bundan da öte, ailemin ne Diyarbakır'dan ne başka bir yerden "arazi" almışlığı yoktur. Araziyle bir işimiz olmamıştır. Diyarbakır ve civarında ya da Türkiye'nin hiçbir yerinde ne benim ne kardeşlerimin bir metre kare "arazimiz" yoktur.
Böyle bir şey basit bir tapu incelemesiyle zaten dakikasında ortaya çıkar, yalan olmasa bana niye sorasınız ki? Belgeyi çıkarır koyarsınız ortaya.
Aşağılıksınız. Bir insanın hiçbir çıkarı olmadan hak savunuculuğu yapacağını, bir milletvekilinin bir kimsesiz kadını, yavrusu katledilmiş yaralı bir anneyi sizin gibi çıyanların elinden kurtarmak için gerekirse her şeyi karşısına alabileceğini, o zavallı aklınız almıyor değil mi?
Bu iftiralarınızın aslı astarı olsa bugüne kadar üzerinde nasıl tepineceğinizi de herkes biliyor.
Bu yalanlar bu aileye yaptığınız her şeyin ne büyük, ne korkunç, ne vicdansız bir tuzak olduğunu da kanıtlıyor.
Allah bu masumlara yaptıklarınızı burnunuzdan getirsin, ondan önce de hukuk cezanızı verecek ama...
Sefil ruhlular sizi. Bu da size ilk ve son cevabım olsun.
İşi gücü bırakmış bu konuyla ilgileniyor demek de ne kolay, sadece X hesabımı inceleyen biri bile, dünyanın ve ülkenin her köşesinde bir dakika durmadan partimi en nitelikli biçimde temsil ettiğimi, çalıştığımı görür.
Defolun şimdi. Engelleniyoruz diye de ağlamayın sağda solda.
Kendi yaralı yurttaşını tuzağa düşüren makamlara karşı da bu ailenin masumiyetini savunacağız!
"Adalete erişemeyen bize başvursun" demediniz mi sayın @abakingurlek
Bakanlığınıza sizinle görüşebilmek umuduyla gelen Arif ve Baran Güran ile avukatlarının belirli bir birime başvuruya yönlendirildiğini bilmiyor musunuz?
Doğal olarak onlar da orada kendilerine gösterilen birime adalet taleplerini sözlü olarak ilettiler. Anlattıkları bir tutanağa geçirildi ve onlara imzalatıldı. Adalet talepleri bu şekilde kayda alındı.
Sonra adalet arayan yaralı aile üyelerinin ifade tutanağı, herkesin iyi bildiği iftiracı operasyon hesapları eliyle her yere yayıldı! Kim verdi bu tutanağı bu zalimlere Sayın Bakan?
Bakanlığınızın herkes için adalet seferberliği bu mu? Bu skandal süreç böyle mi devam edecek?
Size dert anlatmak için Bakanlığınıza gelen aile üyelerini, Bakanlık yetkilileri faili meçhul birimine yönlendirsin. Olayı oraya anlatın densin. Tutanak tutulsun, imzalatılsın. Sonra aile sanki olayı "Faili meçhule" kaydetmek istemiş gibi, "Skandal başvuru reddedildi" diyerek AKİT'ten TAKVİM'e A-Haber'den her yere asılsız haberler yayılsın. Yine saldırı başlasın.
Ailenin biz böyle bir başvuru yapmadık dediği şey budur. Doğruyu söylüyorlar. Onlar, evlatlarının katli olayı "Faili Meçhul" sayılsın mı dediler? Adalet talepleri manipüle edildi, o birime yönlendirildiler ve bu nedenle oraya anlattılar. Sonuç korkunç biçimde çarpıtıldı.
Bu aile iki yıldır katili, işbirlikçilerini ve işbirlikçi troll medyayı işaret ediyor. Duymayan kalmadı. Ne "faili meçhulü?" Nasıl böyle bir şey isterler? Tabii ki istemiyorlar.
Fakat bu zalimler ne istiyor bu aileden? Ne isteniyor bu yaralı aileden? Allah korkuları yok, anladık. Ama bu zalimlik daha ne kadar sürecek?
Gazetecilikle uzak yakın ilişkisi olmayan müfteriler yine şizoid yalanlarını, iftiralarını kanal kanal gezerek anlatmaya başlayacak. Bu cesareti nereden alıyor bunlar? Bu neyin paniği?
Bir anne, suçsuz günahsız bir anne, gencecik bir evlat diri diri kuyuya gömüldü. AK Parti adaleti bu mu? Bu zulmü partinizin en az yarısı artık biliyor. Ailenin suçsuz olduğunu biliyor.
Sayın Gürlek ya yanlış bilgilendiriliyorsunuz ya da bu adli vakada sahici bir hakikate ve adalete ulaşma kaygısı gütmüyorsunuz.
Diyarbakır milletvekili olarak, seçim bölgemde yaşanan bu zulmü anlatabilmek için defalarca defalarca randevu istedim sizden. Dosya ilettim. Herkesle görüştüm size ulaşamadım. Buradan da bu görüşme talebimi iletiyorum.
Bu insanların başına -bu zulümden başka- en ufak bir şey gelse, bunun sorumlusu kim olacak? Bunu size soruyorum.
Bu soruları da vicdanı olan herkese soruyorum:
Bu sosyal medya troll çöplüğünü, bu sorumsuz kes-yapıştır haberciliğini, bu konuyla ilgili en ufak bilgisi olmadan bu aileyi peşinen suçlu ilan eden devletlüleri kim yarattı?
Bu bahtsız aile bu Leviathan'dan nasıl kurtulacak?
Yine kim düğmeye bastı? 21 Ağustos'ta köydeki büyük katılımlı anma, Selahattin Demirtaş'ın mesajı, Faruk Bildirici'nin çalışması, Ayten Zara'nın ekibiyle çalışmaları, Gergerlioğlu'nun açıklamaları ve benim Meclis Araştırması isteyen önergem, adalet isteyen yurttaşların akın akın köye gitmesi, Büyükşehir Belediyemizin ailenin verdiği mevlide ve anmaya katkısı... Bütün bu çaba şer odaklarını yine harekete geçerdi.
Yeter!
Bu hukuksuz gidişat böyle devam edemez! Adalet bu değil. Adalet tesisi "güç savaşı, iktidar oyunu" değil!
#NarinveAilesiİçinAdalet istiyoruz.
Asla vazgeçmeyeceğiz!
@RTErdogan@EmineErdogan@AvOzlemZengin@abdulhamitgul@tugbaisikercan@mehmetucum@_cevdetyilmaz@aysebohurler@Kepoluasuna@oucuncu@MahinurOzdemir@Diyarbakirbaro@ihdgenelmerkez https://t.co/hecQggiMuy
Bunlarla ilgili “Şeytan Tepe” belgeseli çekildi. Hukukçular, gazeteciler, araştırmacılar ve teknik uzmanlar bu konuları eleştirdi. “Böyle mi soruşturma yürütülür?” diye sordular. A’dan Z’ye abuk sabuk yürütülen bir soruşturmaydı. “Burada ya inanılmaz bir ehliyetsizlik ve liyakatsizlik ya da kötü niyet vardı.” dediler. @140journos
İnsanlar şu soruyu soruyor: Narin Güran’ın görüntülerden kaybolduğu andan yalnızca 3-5 saniye sonra önünden geçtiği ilk ev, Nevzat Bahtiyar’ın eviydi. Peki, bu evde bulunan kişilerin ifadeleri neden alınmadı?
İnsanlar bunu sorguluyor. Ardından, “Vay efendim, sen jandarmayı aşağıladın, küçük düşürdün!” deniliyor. Ya hiçbir şey yapmamışsın zaten! Bırak da insanlar bari eleştirsin kardeşim!
Tekrar edeyim: Narin Güran davası çocuklarıma bırakacağım en büyük mirasımdır. Onun adaletinin sağlanması adına dosyaya sunduğum deliller, harcadığım emek, sıkıntılar, kederler hepsi feda olsun. Ülkem adına 2 yıldır verdiğim adalet mücadelesi feda olsun. #Narini̇çinadalet
@arzu54599 Ben bunları hâlâ affedemiyorum Yaptıkları kötülükleri ne unutabiliyorum ne de görmezden gelebiliyorum İçimdeki kırgınlık hâlâ ilk günkü gibi Belki zaman geçer ama yaşattıklarını asla unutmam İçimden hâlâ Allah herkese yaptığını yaşatsın kimseye ettiği kötülük yanına kalmasın