Yoksul ve yaşlı bir Kürt, yurdundan binlerce kilometre uzakta güvencesiz çalıştığı inşaatta katledildi.
Zenginlerden ve işgalcilerden bu yüzden nefret ediyoruz!
Tarihi Suriçini soylulaştırarak, turistlerin fetiş malzemesi haline getirerek mi koruyacaksınız Mehmet bey? Sur'da ikamet eden yoksullar ne yapacak? Onları da oradan çıkartın, Dur daki tüm yapıları turistlerin fotoğraf malzemesi haline getirin hatta belki öyle içiniz rahatlar
Zenginler, patronlar, halkın yaşamını çalarken ses çıkartmıyorsunuz ama Şeyhmus bey? Yıllardır Diyarbakır'da ki yoksulluk, emek sömürüsüne dair bir kelam etmiyorsunuz, mücadele etmiyorsunuz. Bu duyarlı duruşunuzu tekstilde emeği sömürülenngenç emekçilere dair de görmek isteriz!
Tezgahcılar gerçekten çete olsaydı belediyenin veya işgalci polis gibi davranan zabıtanın bunu yapmaya yüreği yeter miydi?
Müteahhit ve rant çetelerine yüreklerinin yetmediğini defalarca gördük çünkü
Bu dil türk faşistlerinin dilidir
90'larda köyleri yakıldığı için metropollere göç eden kürtlere faşistler "işgalci" diyordu
2011'den sonra ise ülkesi yanan suriyeli göçmenlere ümit ozdag gibi faşistler işgalci diyordu
İşbirlikçi stkcılar ve özdağ aynı faşist dili kullanıyor
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde kaldırım ve yol işgallerine karşı yürütülen çalışmaların ardından Sur İşgal Komisyonu, Kent Konseyi ve Sur Belediyesi ortak açıklama yaptı.
Arap partilerine hükümette söz hakkı vermemek için israil devleti 24 saattir seçim sonuçlarını açıklamıyor.
İsrail'deki arap partileri de işbirlikçi partiler olmasına rağmen yine de yaranamıyorlar.
Bu durum birilerini hatırlatıyor :)
İsrail'de 7 haziran seçimleri gibi bir sonuç çıkacak gibi
Netanyahu karşıtlığıyla birleşen israil muhalefeti bakalım arap partileriyle hükümet kuracaklar mı?
7 haziran 2015'te ise erdoğan karşıtlığı bile kürt destekli bir hükümet kurduramamıştı
Amed'in zenginleri işgalcilerle birlik olup yoksulların evi olan sur'u yıktıktan sonra yoksulları sürgün ettiler!
Şimdi de onlara kalan rantı artırmak ve görüntüyü bozan diğer yoksulları uzaklaştırmak istiyorlar.
Amed zenginleri "toledo" projesinin yerli işbirlikçileridir
Batı devletleri göçmenleri ve yabancıları merkezlerden uzaklaştırıyor.
Kürdistan'ın yabancıları da yoksul kürtler. Onlar da şehrin çeperlerine itiliyor. Görüntü kirliliği olarak görüyorlar yoksulları.
Amed'in zenginleri işgalcilerle birlik olup yoksulların evi olan sur'u yıktıktan sonra yoksulları sürgün ettiler!
Şimdi de onlara kalan rantı artırmak ve görüntüyü bozan diğer yoksulları uzaklaştırmak istiyorlar.
Amed zenginleri "toledo" projesinin yerli işbirlikçileridir
KENT HAKKINI VE ORTAK YAŞAM ALANLARIMIZI BİRLİKTE KORUYALIM
Tarihi Suriçi’nde, Gazi Caddesi’nde kamusal alanların kullanımına ilişkin yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Sur, yalnızca tarihi yapıları ve ticari yaşamıyla değil, sokakları, meydanları, kültürel çeşitliliği ve toplumsal hafızasıyla hepimizin ortak yaşam alanıdır. Bu alanların korunması, herkes için erişilebilir ve güvenli hale getirilmesi, kent hakkının ve demokratik kent yaşamının temel gereğidir.
Kaldırımlar, sokaklar ve meydanlar hiçbir kişi ya da kesimin ayrıcalıklı kullanımına bırakılamayacak kadar değerlidir. Çocukların, kadınların, yaşlıların, engelli bireylerin ve tüm yurttaşların kentte özgürce, güvenle ve herhangi bir engelle karşılaşmadan hareket edebilmesi temel bir haktır. Bu hakkın korunması, yerel yönetimlerin en önemli kamusal sorumluluklarından biridir.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Sur Belediyesinin, tarihi kent dokusunu korumak, kamusal alanları herkesin eşit kullanımına açmak ve yaya erişilebilirliğini sağlamak amacıyla yürüttüğü çalışmaları destekliyoruz. Bu çalışmaların kent yaşamının niteliğini yükseltmek ve ortak yaşam kültürünü güçlendirmek açısından önemli olduğunu düşünüyoruz.
Bununla birlikte Sur, aynı zamanda binlerce insanın emeğiyle ayakta duran, güçlü bir esnaf kültürüne ve ekonomik yaşama sahip tarihsel bir merkezdir. Esnafın geçim hakkını ve ekonomik kaygılarını gözetmek ile kamusal alanları korumak birbirinin karşıtı değildir. Önemli olan, bu iki ihtiyacı kent hakkı temelinde, adil, katılımcı ve sürdürülebilir politikalarla buluşturmaktır.
Yerel yönetimlerin bugüne kadar yürüttüğü diyalog ve uzlaşı çabalarını değerli buluyor; sorunların kalıcı çözümü için belediyeler, meslek örgütleri, esnaf temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve mahalle sakinlerinin ortak sorumluluk üstlenmesinin önemini vurguluyoruz. Kamusal alanların kullanımına ilişkin açık ve eşit kuralların oluşturulması, esnafın ihtiyaçlarının değerlendirilmesi ve uygun alternatiflerin geliştirilmesi bu sürecin ayrılmaz parçaları olmalıdır.
Diyarbakır Kent Konseyi olarak, kent hakkını savunmanın yalnızca kamusal alanların işgaline karşı çıkmak değil, aynı zamanda kentin bütün bileşenlerinin haklarını gözeten, ortak akla dayalı bir kent yaşamını inşa etmek olduğuna inanıyoruz.
Bu anlayışla yerel yönetimlerimizin kamusal yararı esas alan çalışmalarının yanında olduğumuzu, çözüm süreçlerine katılımcı mekanizmalarımızla katkı sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz.
Tüm yurttaşlarımızı ve esnafımızı sağduyuya, karşılıklı anlayışa ve ortak yaşam alanlarımızı koruma sorumluluğuna davet ediyoruz.
Sur hepimizindir. Sokakları hepimizin, tarihi hepimizin, geleceği hepimizin ortak sorumluluğudur.
DİYARBAKIR KENT KONSEYİ
İsrail'de 7 haziran seçimleri gibi bir sonuç çıkacak gibi
Netanyahu karşıtlığıyla birleşen israil muhalefeti bakalım arap partileriyle hükümet kuracaklar mı?
7 haziran 2015'te ise erdoğan karşıtlığı bile kürt destekli bir hükümet kurduramamıştı
BASINA VE KAMUOYUNA
SUR’UN TARİHİ DOKUSUNU VE KAMUSAL ALANLARINI KORUMAK ORTAK SORUMLULUĞUMUZDUR
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası olarak, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Sur Belediyesi tarafından tarihi Suriçi’nde kaldırım işgallerinin önlenmesi, yaya güvenliğinin sağlanması, kamusal alanların düzenlenmesi ve tarihi kent dokusunun korunması amacıyla yürütülen çalışmaları destekliyoruz.
Sur, Diyarbakır’ın en önemli tarih, kültür, turizm ve ticaret merkezlerinden biridir. Tarihi sokaklarımızın ve kaldırımlarımızın herkesin güvenli ve engelsiz kullanımına açık olması, hem kent yaşamı hem de turizm ve ticari hayatın sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır.
Bugün Gazi Caddesi’nde yaşanan gelişmelerin ardından, başta bölgede faaliyet gösteren esnafımız olmak üzere tüm yurttaşlarımızı, yerel yönetimlerimizin yürüttüğü çalışmalara duyarlılıkla yaklaşmaya, kamusal alanların korunmasına katkı sunmaya ve sağduyulu davranmaya davet ediyoruz.
Sur’un tarihi kimliğini korumak ile ticari hayatını güçlendirmek birbirini tamamlayan hedeflerdir. Bu doğrultuda yerel yönetimlerimizin çalışmalarını desteklemeye, esnafımızın hassasiyetlerini gözeten ve ortak akla dayanan kalıcı çözümlere katkı sunmaya devam edeceğiz.
Sur hepimizin ortak mirasıdır. Bu mirası korumak ve gelecek kuşaklara taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu
Avrupa'dan ithal sağ estetiğe uymadığı için yine halkı mağdur etmişler.
Düzen, nizam, sokağın estetiği zenginler ve efendileriniz olan turistler için öncelik olabilir ama halkın önceliği evine ekmek götürmek.
Söz konusu görüntülerle ilgili olarak Sur Belediyesi ve Amed Büyükşehir Belediyesi yetkilileriyle görüşerek bilgi aldım.
Yetkililer, görüntülerde yere dökülen alıçların seyyar satıcı tarafından bizzat döküldüğünü ve bu tür görüntüler üzerinden mağduriyet algısı oluşturulmaya çalışıldığını ifade etti.
Ayrıca Sur Belediyesi de konuya ilişkin kamuoyuna bir açıklama yaptı.
Sur Belediyesi'nin açıklaması şöyle:
"BASINA VE KAMUOYUNA
Gazi Caddesi’nde yaya geçişini engelleyen kaldırım işgallerine yönelik zabıta denetimlerinin ardından sosyal medyada yapılan yanıltıcı ve gerçeği çarpıtan paylaşımlar nedeniyle kamuoyunu bilgilendirme gereği doğmuştur.
Sur Belediyesi olarak söz konusu sorunun çözümü için daha önce defalarca toplantılar gerçekleştirilmiş, yapıcı ve uzlaşmacı bir yaklaşım benimsenerek ortak çözüm geliştirmek amacıyla komisyon kurulmuştur. İlgili kişilerle gerekli görüşmeler yapılmış, tüm bilgilendirme ve uyarılarda bulunulmuş, tezgâhların kaldırılması için 25 Ekim 2026 tarihine kadar süre tanınmıştır.
Tüm diyalog ve uzlaşı çabalarına rağmen kaldırım işgallerinin sürdürülmesi üzerine Sur Belediyesi ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri tarafından gerekli müdahale gerçekleştirilmiştir.
Yurttaşlarımızın, özellikle engelli bireylerin güvenli ve engelsiz ulaşım hakkını korumaya yönelik bu müdahalenin, öncesinde yürütülen bütün görüşme ve uzlaşı süreçleri yok sayılarak sosyal medyada çarpıtılmasını kabul etmiyoruz.
Esnafımızın geçim hakkını da yurttaşlarımızın kamusal alanları özgürce kullanma hakkını da gözetiyoruz. Ancak hiçbir ticari faaliyet, başkalarının haklarını ihlal etmenin gerekçesi olamaz.
Sur Belediyesi olarak diyalog ve uzlaşıdan yana tutumumuzu korurken kent düzenini, ortak yaşam alanlarını ve yurttaşlarımızın haklarını korumaya devam edeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
@armanc_211 Sizin de rahatsız olma sebebiniz "steril alan" yani yoksul halkla aranıza bir duvar olsun istiyorsunuz. Bunun da sebebi size empoze edilen batılı sağ ideoloji :)
Ayrıca diğer itirazlarınızda da sebep yerine sonuçla kavga ettiğiniz için meselelerin temelini kaçırıyorsunuz.
@armanc_211 Turistler rahat etsin veya büyük esnaf daha fazla kazansın diye batıdan ithal kurallar halka dayatılıyor.
Bir de böyle düşünün hak vereceksiniz
Eto telling Messi: "Hey kid, once he kicks the ball you have to turn around, you don't want to miss this goal, thank me later!!!" ✨
Juninho was the Master of beautiful free kicks 🎯🙌