Buz gibi anlarımız var bizim!
Buz gibi anılarımız!
Hatırladıkça nefesimizi kesen,
Hatırladıkça boğazımı düğümleyen,
Buz gibi kaybedişlerimiz var asla unutulmayan...
😔😔😔
Di nava xewn û xeyala
Li ber banga sibê û êvara
Ez te dibîn im
Di riya mal û kolana
Li ber çirok û sitrana
Ez te guh dar dikim
Di pitûk û lênûsa
Li ber mûm û çira
Ez te dinivîs im
Di nava ditin,guhdarkirin û nivîsa
Li ber agirê bêrîkirinê
Ez dişewitim
🤍🌹
TESLİMİYET
Teslimiyet boyun eğmenin aksine, benliğin silinmesi değildir. Tam tersine kabuğunu bırakıp daha sahici bir benliğe doğmasıdır insanın. Kelebeğin kozasından çıkması gibi.
Kontrol etme arzusundan, her şeyi yönetme dürtüsünden usulca vazgeçmekle zuhur eder bu hal. İnsan kendisini hayatın akışına ve onun içindeki derin bilinmezliğe bırakır.
Bu ancak koşulları oluştuğunda zuhur eden bir lütuf; insan ancak yok olma korkusunun eşiğinde durmayı göze alabildiğinde içine büyür, orada bir genişlik bulur.
Kabz halinden bast haline geçiş.
Teslimiyet bu yüzden bir geri çekiliş değil, ileri atılıştır. İnsanın kendine, ötekine ve varoluşa karşı daha geçirgen, daha merhametli ve daha hakiki bir hale doğru açılması...
Brezilyadaki kimi yerliler, "Kaç yaşındasın?" anlamına,
"Yaşamın kaç kez çiçeklendi?" diye sorarlarmış.
Çiçeklerin açtığını kaç kez gördüysen, o yaştasın. Gözünün önünden geçen bahara, kaç kez dikkat kesildiysen.
Hakkari’den yazıyorlar yollar heyelan nedeniyle kapandı diye. Daha önce uyarmıştım Hakkari deprem tehdidi altında diye. KAF burayı çok sıkıştırıp yükledi. Gelin yağmuru, heyelanı bahane edip Hakari’yi deprem dirençli yapalım. Butada yaşayan güzel insanlar bunu hak ediyor. Sevgiyle.
Günümüz ebeveynleri inanılmaz arsız, durduk durak bilmeyen, hayır denmeden büyütülen çocuklar yetiştiriyor. Çocukları, gizli bir ego savaşı aracına dönmüş durumda. Çocuk dediğin disipline edilmesi gereken, sınırlar çizilmesi gerek, her istediğini elde edilmeyen şekilde büyümeli.
Popüler kültür ve medya şiddeti metalaştırıyor, bu da gençlerin çatışma çözme becerilerini azaltıyor. Konuşmak, dinlemek veya anlamaya çalışmak yerine bilgisayar oyunu oynar gibi şiddete yöneliyor dürtü kontrol sorunu olan gençler.
Şiddet vakalarının çoğunun arkasında, fark edilmeyen veya kaynak yetersizliği nedeniyle müdahale edilemeyen ruh sağlığı sorunları var. Öğrencilerimize öfke yönetimi ve empati eğitiminin müfredatın bir parçası olarak verilmesi şart. Ayrıca sosyal hizmeti yaygınlaştırmalıyız, sorunlu gençleri tek tek tespit eden ve aileleri ile yakın iş birliği içinde çalışan sosyal hizmet sistemini okula entegre edebilmeliyiz.
‘Gücü gücü yetene’ dünyasında kimse güvende değildir.
Irak, İsrail ve bazı coğrafyalarda esirler idam edilmek isteniyor. Onlar canlarıyla, biz ise adil şahitliğimizle sınanıyoruz.
Onlar mazlum ve mustazaf olmakla biz ise zulme meyledip etmemekle sınanıyoruz.
#İdamaSessizKalma
Yıllardır "insan hakları" masallarıyla dünyayı uyutanlar, konu esirler olunca kör ve sağır kesiliyorlar. Biz biliyoruz ki; küfür tek millettir!
Esirlerin hayatı, iki yüzlü sahtekarların sözüm ona barış görüşmelerinde değil, ancak müminlerin vakarlı duruşuyla korunur.
#İdamaSessizKalma
Bazılarımız için okumak bir ihtiyaçtır; kendimizi görebilmek için okuruz. Ancak diline sahip olduğumuz bir şeyi deneyimleyebiliriz; bu yüzden okumakla dilimizi genişletiriz.
Kendimizle yüzleşmek için okuruz. Yaşadıklarımıza bir ad vermek için.
Tam da bizi tarif eden, içimizde karşılık bulan benzetmeyi ararız. Okumuyor olsaydık orada durduğunu bilmeyecektik. Bir bakıma kendi hazinelerimizi fark ederiz.
Okumak, ne düşündüğümüzü, ne hissettiğimizi ve dünyayı nasıl algıladığımızı bize söyleyen bir aynadır.
Söz orucu da tutmalı insan, bakış orucu, öfke orucu, gürültü orucu, dedikodu orucu. Ekran orucu. Ben orucu.Kulaktan ve gözden her şey girmemeli, ağız boş lakırdıya ve kötü söze kapanmalı. Dürtülerin şaha kaldırıldığı bir çağda, duyunun terbiyesi. Bunun için eşsiz bir aydayız.
“Hayatın amacının “mutlu olmak” olduğuna inanamıyorum. Bence hayatın amacı yararlı olmak, sorumlu olmak, onurlu olmak, şefkatli olmaktır. Her şeyden önce, yaşadığına değmesidir: Hesaba katılmak, bir şeyleri savunmak, yaşamış olmakla bir fark yaratmış olmaktır.”
― Leo Rosten
Soykırımcı katiller Kürt kadını yüksek binadan atıyor ve bu vahşeti tekbir naralarıyla servis ediyorlar.Bazı Kürtler, bu korkunç görüntüleri tehlikeli bir şekilde romantikleştiriyor,AI ile kurbanları melek hâline getiriyor, kanatlar ve müzik ekleyip paylaşıyorlar..Bu yaşanan acının gerçekliğini çarpıtmaktır.
Genocidal killers are throwing Kurdish women from tall buildings and broadcasting this atrocity with chants of “Allahu Akbar”Some Kurds are dangerously romanticizing these horrific images using AI to turn the victims into angels, adding wings and music, and sharing them. This is a grave disrespect and distorts the reality of the suffering.