@zeycandak Fon yönetimleri için ise en iyi ifade ile vasat diyebilirim. Çoğunluğu çok kötü. Yönetim ücretleri bu kadar yüksekken hele. 6 ayda bir yapılan KAP bildirimleri ile şeffaflık uzakta bir köy gibi. Tek avantajı para biriktirme disiplini sağlaması benim açımdan.
@zeycandak Bunu bu netlikte edanlatan tek bir ekstre hesap dökümü vs görmedim. Sstemin başından bu yana içinyim. 4 farklı poliçem var. Ancak ne fon değişimlerinin fiyatlarını gösteren bir çizelge gördüm. ne de yönetim ücretleri aidatları ve/veya iadeleri gösteren bir makbuz.
@iriscibre BES acentalarının yatırım danışmanı gibi davranmalarının önüne geçilsin bir de. Bu fon meselesinde katkıları olmasa da büyük çoğunluğu kara cahil ve buna rağmen öneri verme peşindeler.
Bize dünyanın 10 katı maliyetle ekim yaptırıp serbest piyasa diyenler, yağmur yağdı diye enflasyon altında mahsül satın diyorlar.
Çiftçiler ortak menfaati için toplanamadığı sürece bu düzen değişmeyecek.
Dışarda buğday 10 liraymış evet doğru.
Dışarda gübre 20 lira senin ülkende 36 lira gel bunu konuşalım!
Kalibre Tuzağı
Toprağın Doğasına İhanet
Modern tarımın ve günümüz tüketicilerinin en büyük yanılgısı, meyve çapını 'kalite' sanmasıdır.
Oysa sentetik azot ve aşırı sulama ile şişirilen meyvelerin hücre çeperleri zayıflar, şeker, vitamin ve mineral değerleri düşer.
Gerçek kalite; iriliğinde değil, Brix değerinde, aromasında ve topraktan gelen lezzetindedir.
endüstriyel tarım tüm meyve ve sebzeleri, parlatıcı mumlar, standart boylar, pürüzsüz yüzeyler şeklinde sunar. Bu bir pazarlama tuzağıdır.
Topraktan çıkana razı olmadıkca
Pestisitlere, kimyasallara hibrit tohumlara mahkumsunuz.
Çiftçiler kimyasal kullanıyorsa bunun bir nedeni de tüketicilerin şekle verdiği önemdir.
Adana Valisi Ayhan Köşger’in talimatıyla “Dolusavar Cihazları” yasaklandı.
Dün, Adana Valiliği ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından cihazların yasaklandığı duyuruldu.
Bugün ise Adana’da sağanak yağış bekleniyor.
Barajların kuruması ve yağışların azalmasının en büyük nedenlerinden
birinin de bu Dolusavar Cihazları olduğu belirtiliyor.
Haber 🗞️ Linki 🔗 👇
https://t.co/LZzbUemjFI…
Estonya’da şirket kuruluş süreci tamamen online yapılıyor ve “şirket kuruluşu + banka hesabı açma” işlemleri toplamda 14 dakikada tamamlanabiliyor.
Dün, Avrupa’nın en büyük mobilite şirketlerinden Bolt’un CEO’su Martin Villig LinkedIn’de bu konuyla alakalı olarak “şirketin adını bulmak, şirket kurmak ve banka hesabı açmakta daha uzun sürdü” şeklinde bir paylaşım yaptı.
Estonya hala Avrupa’da şirketleşmek isteyen startuplar için en cazip lokasyonlardan biri konumunda.
Estonya’daki uygulamaları ve Türkiye’deki mevcut “şirket kuruluşu ve vergilendirme” süreçlerini düşündüğümüzde, maalesef teknokent teşvikleri ve 1-2 hibe desteği dışında ülkemiz startuplar için cazip kılabilecek hiçbir unsur yok. Bu konuda acilen düzenleme yapılması şart. Aksi durumda eldeki startupları da bir bir kaybedeceğiz.
Hatta ilk etapta ticaret odası kaydı zorunluluğu ve aidatı, aylık muhtasar ve damga vergisi ödemeleri gibi absürt gider kalemleri ortadan kaldırılarak işe başlanabilir. Sonrası çorap söküğü gibi gelecektir zaten.
* Herhangi bir ümmete, dini cemaata, tarikata, mezhebe aidiyetim yok.
* Etnik aidiyetim yok.
* Soya/sopa ve hemşeriliğe dayalı ilişkilerim ve aidiyetim yok.
* İnsan olarak aidiyetim ve sorumluluğum büyük insanlık ailesine, yurttaş olarak aidiyetim, anayurdu Anadolu/Trakya olan modern Türk ulusuna, sınıfsal aidiyetim emeğiyle geçinen işçi sınıfınadır.
* Beni bütün ortaçağ kimlik tanımlarından ve padişah reayalığından, kulluktan kurtaran 1923 Cumhuriyetine yurttaşlık bağı ile gönülden bağlıyım.
Bütün yurttaşları yurttaşlık temelinde eşitleyen laik, demokratik cumhuriyet dışındaki bütün seçeneklere karşıyım.
Etnik ve dinsel temelde yurttaşlık tanımını, bu tanım etrafında kurulacak her türlü federatif, özerk ya da merkezi yapıyı kendim ve ülkem için yaşamsal bir tehdit ve tehlike olarak görüyorum.