Bunları Yapmayı Bırak !
- Öğlene kadar uyumayı bırak!
- Çalışmayı ertelemeyi bırak!
- “Başkaları ne der" diye düşünmeyi bırak!
- Her şeye evet demeyi bırak!
- Olumsuz düşünmeyi bırak!
- Kendini başkalarıyla kıyaslamayı! bırak!
Kaygılı biriysen sana verebileceğim en basit tavsiye şu: Her şeyi biraz daha hafife almayı öğren. Görüşmeye gidiyorsan kendini kanıtlamak için değil, deneyim kazanmak için git. Bir işe başlıyorsan sonucu düşünerek değil, keyif alarak başla. İnsanlarla tanışıyorsan hayatının kaderini belirleyecek kişiler gibi görme. Çünkü kaygı, olaylara yüklediğimiz aşırı önemden beslenir. Her şeyi ya kazanacağım ya kaybedeceğim noktasına taşıdığında zihnin yorulur. Hayatın her anını bir sınav gibi yaşama. Bazen sadece denemek, öğrenmek ve yolculuğun tadını çıkarmak yeterlidir. Rahat olan insanlar her zaman daha net düşünür ve daha doğru karar verir.
—Emre Valez
Hayatın kötü bir noktadaysa, stresliysen ve hep bir kaygı hissediyorsan
Scott Adams'ın kaygıyı saniyeler içinde susturmak için kullandığı 9 zihinsel hile:
1. Ölüm döşeğinde olduğunu hayal et.
Az önce podcastte çok güzel bir söze denk geldim. Diyordu ki: Aslında seni arasa ömrü yetmez bulmaya; ama tesadüfen bulduğu için sıradan sanıyor. Anlam yüklediğimiz onlarca şeyin özetidir.
Kitap okumayı bıraktığınızda ilk kaybettiğiniz şey bilgi değil, zihninizin inceliğidir. Kelimeler azalır, düşünceler sıradanlaşır, hayal gücü daralır. İnsan fark etmeden kendi dünyasını küçültür. Okumak, zihni diri tutmanın yazılı olmayan kuralıdır.
Eskilerin çok güzel bir sözü vardır..
"Arsıza yüz verme, tepene çıkar. Edepsize çok susma, sabrını yorar. Cahile çok vefalı olma, bir pula satar. Yol yordam bilmeyenle yola çıkma, istikametin şaşar."
Unutmamanız gereken ilke: mutlu insanlar size güzel bir dille konuşur, çekici insanlar size cömertçe iltifat eder, başarılı insanlar sizi ve emeklerinizi takdir eder. Bir insan hevesinizi kırmak istiyorsa, bu üçüne de sahip değildir; dolayısıyla ciddiye alınmayı da hak etmez.
Aura gerçektir.
Aura, bedensel sağlığınızın, sinir sistemi dengenizin, zihninizin sakinliğinin, varoluşunuzun, inançlarınızın, eylemlerinizin, derinliğinizin, düşüncelerinizin ve dünyaya bakış açınızın toplamıdır.
Öfkeli, nefret dolu, şikayet eden, bağımlı, olumsuz düşünen, gününü heba eden, porno izleyen, kıskanç, izole, yalnız, çıkarcı, tembel, korkak birinin aurası ve enerjisiyle,
Cesaretli, güvenilir, dürüst, yalansız, insanlara yardım eden, çalışkan, inançlı, hoşgörülü, hep olumlu yanları gören, sorumluluk alan, iyi işler yapan, başarılı, hayatın her anını kabul eden birinin enerjisi sizce aynı mıdır?
*David Hawkins'in Bilinç haritasına göz atın ve kitaplarını okuyun derim.
Aura varoluşunuzun - eylemlerinizin - gerçekliğinizin yaydığı enerjidir, sizi çekici, girdiği ortamda hissedilen, saygı duyulan, değer gören biri yapan da bu.
Aura aynı zamanda durağan bir yapı değildir.
Kalbinizden merkez alan, kozmik bir motor gibi sürekli titreşen, yaşayan bir enerji alanıdır.
Auranın 7 katmanı vardır.
Bu katmanlar birlikte çalışarak sizi çevreleyen alanı oluşturur:
1. Fiziksel Katman (Eterik Şablon)
Bedeninizin biyolojik haritasıdır.
Duruşunuz, nefesiniz ve sinir sisteminiz burada yansır.
2. Duygusal Katman
Duygularınızın akışı ve ruh halinizdir.
Dengesizse, alanınız da dağılır.
3. Zihinsel Katman
Düşünce alışkanlıklarınız ve odak seviyenizdir.
Netlik ve yön buradan gelir.
4. Astral Katman
İnsanlarla kurduğunuz bağları temsil eder.
Bir ortamın havasını sezebilme yeteneğiniz buradadır.
5. Eterik Şablon (Ruh Taslağı)
Kim olduğunuzu değil,
kim olmanız için yaratıldığınızı tutan derin merkezdir.
6. Göksel Katman
Koşulsuz sevgi, şefkat ve empatiyle ilgilidir.
Alanı yumuşatır ama sizi zayıflatmaz.
7. Ketherik Katman (İlahi Zihin)
İradenizin ve yaşam yönünüzün merkezidir.
Bir odaya girdiğinizde hissedilen o sessiz güç buradan gelir.
Auranızı, altı delik bir bardak gibi düşünün.
Ne kadar bilgi, disiplin ve motivasyon eklerseniz ekleyin,
bu delikler kapanmadıkça hiçbir şey kalıcı olmaz.
Bu delikler hem bilimsel hem de sezgisel şekilde açıklanabilir.
Ama asıl önemli olan alanınızı temizlemek ve yeniden denge kurmaktır.
Aura, sizin en büyük organınızdır.
Kalbinizden ve sinir sisteminizden yayılan görünmez ama güçlü bir enerji alanıdır.
Alan daraldığında:
- Başkalarının enerjisinden kolayca etkilenirsiniz.
- Ortamlar sizi yönlendirir, siz ortamı değil.
- Zihniniz bulanıklaşır.
- Sürekli bir yorgunluk ve kendimde değilim hissi oluşur.
Bu sızıntıları kapatıp içsel uyumu sağladığınızda sıradaki adım alanınızı genişletmek olmalı.
Alan genişledikçe yedi katman birbiriyle uyumlanır.
Ve bu gerçekleştiğinde:
-İnsanlar doğal olarak size yönelir.
-Ortamlar sizin enerjinize uyum sağlar.
-Konuşmadan bile etki yaratırsınız.
-Sezginiz keskinleşir, olayları kelimelerden önce fark edersiniz.
Çünkü artık alanı doldurmaya çalışmaz, alanın kendisi olursunuz.
Peki Aurayı güçlendirmek için neler yapabilirsiniz?
-Kendi karanlık tarafınla samimi temas kur, kaçtığın, bastırdığın gölge özelliğini yaz, kabul et
-Günde 5 dk ölüm farkındalığı uygula, bugün son günüm olsa nasıl davranırdım diye sor.
-Her gün bir kişiye beklentisiz iyilik.
-Haftada 1 kez gönüllü rahatsızlık (soğuk duş, aç yürüyüş, zor konuşma)
-Her sabah mutlaka nefes / meditasyon
-Kalp-koherans nefesi
-Gün doğumu-gün batımı topraklanma yürüyüşü
-Haftada 2–3x doğal suda yüzme / suya girme
-NSDR (Huberman tekniği, öğleden sonra veya akşam)
-24–48s aralıklı oruç / akşam yemeğini atlama (haftada 1)
-Günlük bırakma pratiği, gün içinde gelen her duyguyu bastırmadan sadece bedende hisset, isimlendir ve çözülmesine izin ver
-Uzun oruç 48–72s (ayda 1, uygunsa)
-Ekran/doomscroll orucu
-EMF azaltma (telefonu uzak tutma, WiFi kapatma geceleri)
-Kranial rewiring ve fasya serbestleştirme
-Düzenli uyku (aynı saat)
-Temiz gıda + yeterli protein + mineral desteği
-Günlük güneş (sabah/ikindi)
-Günlük beden açma / fasya serbestleştirme
-Boyun-çene-kafa hattını gevşetme (kranial reset)
-Sınır koy, istismar edilme, kendine değer ve hayır demeyi öğren
-Küfür etme
-Yalan söyleme
-Dedikodu yapma
-Şikayet etme
-Öfkeyi boşaltmak yerine regüle et (uzun nefes, yavaşlık)
-Şefkatli ve net konuş
-Teşekkür / şükür pratiği
-Dua / niyet (günde 2 dk)
-Affet (tutunmayı bırakma)
-Sorumluluk al / sahiplen
-Cesaretle hareket et
-Dürüstlük ve bütünlük
-Alçakgönüllülük
-Haftada 1 gün sessizlik periyodu (en az 2 saat)
-Guru ya da kanaat önderi arama. Hakikat kendi içinde var, seni kurtaracak tek kişi kendinsin ve tek rehber Tanrı ve Doğa'dır.
Ruh, surete yansır.
Yüz güzelliğini ruhtan, kalpten, erdemden, iyilikten alır.
İnsanın görünen bedeni, görünmeyen ahlaki ve ruhi yapısını yansıtır. Dış görünüşe göre değerlendirmek çoğu zaman, fiziki yapıdan yola çıkarak içte gizlenen ahlâk ve karakteri anlamanın en kolay yoludur.
Eskilerden bir öğüt:
"Yüzü pek çirkin olanın, istisnalar dışında ahlakı da güzel olmaz.. “İhtiyaçlarınızı güzel yüzlülerden isteyiniz.”
Tüm peygamberlerin beyaz tenli, güzel, ışık saçan parlak ve canlı bir yüze sahip olduğunun söylenmesi tesadüf mü?
İnsanların içgüdüsel olarak fiziksel güzelliğe çekilmesi, onların enerjilerine kapılması tesadüf mü?
Yapılan her şey, karakter, ruhun derinliği, eylemler, inançlar, korkaklık, hayata bağlılık, sevgi, dürüstlük, haramdan, günahtan sakınma, bencillik, cesaret, iyilik, kötülük, kıskançlık, zayıflık, tembellik, irade, hoşgörü, erdem, çalışkanlık, adanmış kalp gibi sizi siz yapan iyi-kötü her şey fiziksel görünüşünüzü yaratır.
Her şey önce ruhunuza sirayet eder ve ruh güzelleştikçe yüzünüz güzelleşir.
Ruh çürüdükçe ve kötülükle beslendikçe yüzünüzde çirkinleşir.
Bir şekilde kalbiyle bağlantıya geçen, günün hakkını veren, şükreden, tüm kötülükten sıyrılıp en ufak günahtan sakınan, disiplinle, iradeyle, inançla istediklerini elde eden, korkaklığından sıyrılan, gözünü, ruhunu haramdan, değersiz olandan sakınıp ruhunu en yüce olanla besleyen, bencilliğinden sıyrılıp kendinden başkasına karşılık bekleden iyilik yapan, kendine ve yaratılan her şeye saygı duyup, onların değerini bilen, sürekli hareket eden, sınırları zorlayan, cesaretiyle, güzelliğiyle, derin anlama olan bağlılığı ile hareket eden herkes fiziksel olarak yeni bir gerçeklik yaratır, güzelleşir, enerji saçar, insanları etrafına çeker, parlamaya başlar.
Fiziksel görünüm, ruhun güzelliğini gösterir.
Hayatta sakin olmayı başarırsanız, işlerin %90’ında kazanıyorsunuz. Kalan yüzde onluk kısmı da çalışkanlığınız ve kendinize güveniniz çözüyor. Karakteriniz kaderinizdir.