İran’ın Karabağ’da Ermenistan’ı desteklediği günlerde ABD’deki lobisi nedeniyle İsrail’le ilişkilerini iyi tutan fakat Netanyahu BM’de konuşurken delege sayısını 7’den 1’e II.katip seviyesine) düşürerek Netanyahu giderse ilişkiler düzelir mesajı veren can Azerbaycan’ı kutluyorum.
#FileninSultanları Avrupa Şampiyonu 🤘🏻🇹🇷👏🏻👏🏻👏🏻
🇹🇷 Türkiye 3- 🇮🇹 İtalya 2
Muhteşem bir mücadele izledik.
Tebrikler @edaerdem14
Tebrikler @makifustundag (ikinci setin dönüşündeki müdahale muhteşemdi)
Teşekkürler @OA_BAK
Türk'ün, tarih boyunca tüm zamanlara rehber olan tutumunun bir kere daha tescillendiğı Sivas Kongresi'nin 107. yılı kutlu olsun.
4 Eylül 1919'da, o zor şartlar altında bile yine, millî sınırlar içinde vatanın bölünmez bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı; mandanın ve himayenin de kabul edilemeyeceği ilân edildi.
Türkoğlu, unutma ve unutturma!
#SivasKongresi
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu vatanı bize emanet eden bütün kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
Zaferimiz daim, bayrağımız göklerde, devletimiz ilelebet payidar olsun! 🇹🇷
#30Ağustos #ZaferBayramı
30 AĞUSTOS, TÜRK MİLLETİNİN BAĞIMSIZLIK İRADESİNİN ZAFERİDİR
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Başkomutanlığında kazanılan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi; Türk milletinin bağımsızlığından asla vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya ilan ettiği tarihi bir zaferdir.
Yokluk ve imkânsızlıklar içinde vatanı, bayrağı ve istiklali uğruna mücadele eden kahraman ordumuz ve aziz milletimiz, canı ve kanı pahasına bu toprakların sahipsiz olmadığını göstermiştir.
30 Ağustos’un bizlere bıraktığı en büyük miras; Cumhuriyetimize, bağımsızlığımıza ve millî birlik ve beraberliğimize sahip çıkmaktır.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.
Aziz milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun. 🇹🇷
Büyük Taarruz ve Malazgirt Zaferinin yıldönümünde Sultan Alparslan ve Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere Milletimiz var ve bağımsız olsun diye canını bayraklaştıran tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle yâd ediyorum.
Ruhları Şad olsun.
#BuyukTaarruz#Malazgirt
"Bir şey yapacağım çünkü ben yapmazsam kimse yapmayacak." diyen ve yapan Ata'mız gibi Azerbaycan Türklüğü için bir şey yapan ve yolbaşçılık eden,
İftiharla "Atatürk'ün askeriyim" diyerek Türklüğü sınırlarla ayırmayan ve bir bütün olarak gören,
Demokrasiye gönülden bağlı ve bu yolda ölümüne mücadele etmeyi göze alan, ilk Ülkücü Cumhurbaşkanı Elçibey'e rahmetle...
26 AĞUSTOS VESİLESİYLE...
1071'in ve 1922'nin 26 Ağustos'u, pek çok yönüyle önem taşıyan iki önemli tarihtir. Türklüğün mevcut coğrafyamızdaki kaderini tayin eden bu iki tarih, aynı zamanda Türklüğün değerini ve cazibesini göstermesi bakımından da önem taşımaktadır ki bu yönü, genellikle ihmâl edilir.
Dolayısıyla 26 Ağustos'un, günümüzde dikkate alınması gereken "Türklüğün değeri ve cazibesi" bağlamında da önemli ve hassas bir boyutu vardır.
Türkiye'de yani Türklerin ülkesinde "Türk" demekten kaçınan, Türk dışında bütün grupların isimlerini sıralayan ve/veya öne çıkaran herkesin, öncelikle şunu anlaması lazımdır:
Türkiye'de cazip kimlik, doğal olarak "Türklük"tür zira bu kimlik, yüzyıllar boyunca bedel ödenerek korunmuş; geliştirilmiş ve bugüne kadar gelmiştir.
Kıyamete kadar devam etmesi de şaşırtıcı olmayacaktır zira arkasında kadim bir birikim bulunmaktadır.
Bu sebeple normal şartlar altında, Türklüğün "cazibe tekeli"ne sahip olması gerekir ve en önemlisi, Türklüğe ortak aranması abes teşkil eder çünkü Türklük ile rekabet edebilecek bir kimlik, bu coğrafyada yoktur.
Türklüğü, ister etnik kimlik ister hukukî kimlik isterse siyasî özne (halk) olarak kabul edin, fark etmez. Herhangi bir boyutuyla Türk kimliği, kendisine paralel bir kimlik yaratma girişimini, er ya da geç ve genellikle kendiliğinden, doğal akış içinde emer.
Diğer kimliklere cazibe kazandırmaya çalışabilirsiniz, başarılı olduğunuzu da düşünebilirsiniz ama orta ve uzun vadede hiçbir şey elde edemezsiniz.
Başarı şansınız yoktur. Zaten Tarih de böyle bir kayda yer vermemektedir. Öte yandan Tarih, "kelebek ömürlü başarı"ların üzerinde çok durmaz; çoğunlukla kayda bile geçmez.
Meselenin özü, aslında şurada odaklanmaktadır. Fransa'da Fransız, İngiltere'de İngiliz, Almanya'da Alman, İtalya'da İtalyan, ABD'de Amerikan, Rusya'da Rus kimliği, hukukî kimlik ve siyasî özne (halk) olarak tek ve doğal cazibe merkezidir.
Söz konusu kimliklerin kendi ülkelerinde cazip olduğu gibi ve aynı oranda, Türkiye'de de hukukî kimlik ve siyasî özne (halk) olarak Türk kimliği, en az o kadar cazip hâle getirilmelidir. Doğal olarak gerçekleşmesi gereken bu durum, maalesef muhtelif sebeplerle açık ya da örtülü bir şekilde zaman zaman engellenmektedir. Bu ise Türklüğü, hak ettiği cazibenin çok altında bıraktığı gibi yapay ya da ayarlı başka kimliklere zemin sağlamaktadır.
Türk kimliğinin hak ettiği seviyenin altında itibar görmesi, çoğulculuk maskesi altında kimlik anarşisinin devam et(tiril)mesine yol açmaktadır.
Ayrıca farklı hukukî kimliklerin ve siyasî öznelerin (halkların) oluşturulması da teşvik edilmektedir.
Bu durumda, kısır tartışmaların sonu gelmez.
Böylesi bir toplum da ayağındaki prangalardan kurtulamaz.
Her seferinde, yeni bir belayla uğraşmaya devam eder.
Türklük, hak ettiği değeri görmeye başladığı gün, herkesin koşa koşa kabul ettiği bir cazibe merkezi olur ve önünde hiçbir güç duramaz.
Tarihî misyonuna uygun hedeflere de daha kolay yürür.
Hem 1071'in hem de 1922'nin 26 Ağustos'u, Türklüğün tek başına bir güç olduğunu ve bunu görüp Türk kimliğinin çatısı altına girenlerin kazandığını açıkça gösteren pek çok örnekten sadece ikisidir.
Kutlu olsun, kulaklara küpe olsun...
#26Ağustos
Anadolu’nun Mührü: Malazgirt
26 Ağustos 1071’de Malazgirt’te kazanılan zafer, Anadolu’nun kaderini değiştirdi.
Sultan Alparslan’ı ve Malazgirt’in kahramanlarını zaferin 955. yılında rahmet ve minnetle anıyoruz.
Malazgirt ruhu bu topraklarda ilelebet yaşayacak! 🇹🇷
Anadolu'nun kapılarını bizlere sonsuza dek açan Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü vesilesiyle, Bitlis'in Ahlat ilçesinde düzenlenen etkinliklerde büyük bir coşku ve gurur yaşıyoruz. İçişleri Bakanlığı olarak, 445 personelimizle Malazgirt 1071 Anma Programı’nda yerimizi aldık.
Çelik Kanatlar ve Üzüm Salkımı uçuş gösterilerinin yanı sıra; atlı birliklerimiz ve motosikletli timlerimizin devriye ve kortejleriyle sahadayız. Yeni teknoloji sistemler ile donatılmış birimlerimizle; havada, karada ve su altındaki üstün operasyonel kabiliyetlerimizi sergiliyoruz. İnsansız hava araçlarından su altı operasyon cihazlarına, arama kurtarma teçhizatlarından güvenlik donanımlarına kadar üstün operasyonel kabiliyetlerimizi sergiliyor; Hayat 112 Acil mobil uygulamasının tanıtımlarını gerçekleştiriyoruz.
Şanlı tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olan Malazgirt Zaferi'nin ruhunu, heyecan ve coşkusunu hep birlikte yaşamak için vatandaşlarımızı etkinliklerimize bekliyoruz.
@TC_icisleri@AFADBaskanlik@EmniyetGM@jandarma@sahilguvkom@Gocidaresi@TCNufus@illeridaresi
Maalesef, Türkmen Dağında hala elektrik ve su yok, sağlık ocağı yok, yollar bombardıman ve seller nedeniyle çukurlarla dolu, ormanlar yanmış, tüm evler yıkılmış, fırın yok, durum dayanılmaz ve son derece zor.
Türkmen Dağını unutmayın
#BayırBucakHaberAjansı