Verdiğimiz rahatsızlığın farkındayız!
“Halka yalan söylemek suçtur!” demiştik bu yola çıkarken, bir adım bile geri atmayacağımızı yeniden ilan ediyoruz.
Bu saldırıların sıradan bir “yasaklama” adımından ibaret olmadığını biliyor ve meydan okuyoruz.
Genişletilmiş Cumhur İttifakı cenahı "çözüm" sürecine ve yeni anayasa dayatmasına karşı oluşan her türlü toplumsal direnci "dış kaynaklı ve maksatlı" diyerek yaftalama telaşına düştü.
ABD ve İngiltere öncülüğünde uluslararası sermayenin, Orta Doğu'yu yeni ticaret, enerji, lojistik ve üretim ağları üzerinden yeniden yapılandırması ve bölge ülkelerini etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden parçalamaya girişmesi "dış kaynaklı ve maksatlı"dır.
Türkiye'deki adımların, İran'ı çevreleme veya İsrail'in bölgesel güvenliğini sağlama gibi daha geniş ve yıkıcı senaryolar için bir pazarlık aracı hâline gelmesi, NATO'ya verilen tavizler, ABD'ye teslimiyet "dış kaynaklı ve maksatlı"dır.
Barış ve demokrasi gibi kavramların arkasına saklanarak Türkiye ve bölge ülkelerdeki emekçilerin, çok uluslu tekellerin kâr hırsı uğruna ucuz, güvencesiz, en ağır koşulların dayatıldığı bir iş gücü deposuna dönüştürülmesi "dış kaynaklı ve maksatlı"dır.
Eşitlikçi, laik bir toplumsal düzende Cumhuriyet'in yurttaşları olarak onurla yaşamak yerine, mezhepçi ve Yeni Osmanlıcı bir zeminde güya kardeşlik masalları anlatılması ve Türkiye'nin altına dinamit döşenmesi "dış kaynaklı ve maksatlı"dır.
Türkiye işçi sınıfının sınıfsız, sömürüsüz, laik ve bağımsız Türkiye mücadelesini baltalayacak; bizzat sorunun kaynağı olan emperyalist, kapitalist sistemin çıkarları doğrultusunda yürütülen, ayrışmayı derinleştirecek her türlü süreç "dış kaynaklı ve maksatlı"dır.
Sahte bir "yerli ve milli" söyleminin ardına gizlenerek ülkenin kaynaklarını, geleceğini, bağımsızlık ve egemenliğini emperyalizmin planlarına bağlayan "dış kaynaklı ve maksatlı" süreçlerin karşısında yükselen haklı itirazı yaftalamaya kimsenin gücü yetmeyecektir!
15 Temmuz yaklaşıyor...
Türkiye'de 2016 yılından bugüne, halkımızdaki anti-emperyalist duygu ve birikim; iktidar partisi ve onların sevgili muhalefeti eliyle kademe kademe kötürümleştirildi ve muğlaklığa sürüklendi. Darbe girişiminin hemen ardından herkes, darbenin failinin ABD ve onun vesayet aygıtı NATO olduğunu gayet iyi biliyordu.
***Areda Survey, 15 Temmuz'un hemen ardından ve takip eden yıl dönümlerinde yaptığı araştırmalarda, "ABD Türkiye'nin müttefiki midir?" sorusuna "Hayır" diyenlerin ve ABD'yi bir güvenlik tehdidi olarak görenlerin oranını %92 ila %94 bandında tespit ediyordu.
***Andy-Ar’ın 19-20 Temmuz 2016'da Türkiye genelinde gerçekleştirdiği ankette "Sizce bu darbe girişiminin arkasında dış güçler var mı?" sorusuna halkın %92'si "Evet, var" yanıtını vermişti. Bu dış güçlerin başında ise elbette açık ara farkla ABD geliyordu.
Bu eğilim 2021-2022 yıllarında da devam etti. CAATSA yaptırımları ve F-35 programından ihraç süreçleri yaşanırken, benzer anketlerde "Türkiye NATO'dan çıkmalı mı?" sorusuna %53,7 oranında "Evet, çıkmalıdır" yanıtını bulan araştırmalar yayımlandı. "Sizce NATO, Türkiye'nin çıkarlarını koruyor mu?" sorusuna halkın %84,6'sı "Hayır, korumuyor" cevabını veriyordu.
Sonra ne oldu?
Türkiye'deki sermaye diktatörlüğü; iktidarıyla ve muhalefetiyle kendi iktisadi, askeri ve sınıfsal teslimiyetlerini gizlemek adına ortalığı sürekli bilgi kirliliğine boğdu. Bugün halkımızın çok büyük bir bölümünün dostunu-düşmanını ayırt etmesi özellikle engelleniyor; toplumsal algıda devasa bir kararsızlık ve muğlaklık yaratıyorlar.
***Son Ank-Ar araştırmasında, halkın %43,9'luk kitlesi NATO için "ne faydalı ne zararlı" diyor. Bir de ne diyeceğini bilemeyen, fikri olmayan %19,3’lük kesimi eklediğimizde toplumun %63'ü NATO gibi uluslararası bir savaş ve katliam örgütü karşısında tamamen fikirsiz, kararsız, pozisyonsuz bırakılmış oluyor.
Sonuçta halkın bilinçli bir anti-emperyalist pozisyona evrilmesi gereken haklı ve kitlesel öfkesi, sermaye düzeni eliyle sönümlendiriliyor. Halkımızı ideolojik, siyasi ve ekonomik olarak, yani her yönden emperyalizm karşısında silahsızlandırıyorlar. Savunmasız hale geliyoruz.
NATO'nun karşısında samimiyetle duran tüm anti-emperyalist güçler, bu hassasiyetin siyasal alanda temsil edilmesi için çaba sarf etmelidir. ABD’ye ve İsrail’e yeri geliyor %90’ın üzerinde öfke duyup, sonra onlara göbekten bağlı burjuva siyasetçiler desteklenmeye devam ediliyor. Böyle olmaz. NATO karşıtları pratikte, tescilli NATO’cu siyasileri desteklediği ve onların yarattığı illüzyonlara prim verdiği sürece, halkımızın var olan anti-emperyalist birikimi de her geçen gün eriyip gider.
Gerçek yurtseverler bu iki yüzlü siyasetle bağlarını koparmadığı müddetçe, egemenlerin yarattığı bu muğlaklık Türkiye'nin en büyük güvenlik açığı olmaya devam edecektir.
TKP, Türkiye'nin önündeki asıl ve en büyük güvenlik tehditlerini daha önce defalarca ortaya koymuştur: Osmanlıcılık, İslamcılık, Kürtçülük, Türkçülük ve Emperyalizm.
Ne eksik ne fazla!
soL Haber yeni hesabıyla X’te
17 yıldır kullandığımız X hesabımız, NATO Zirvesi’ne giden süreçte tüm ülkeyi bir süreliğine cezaevine çeviren iktidar tarafından Türkiye’de erişime engellendi.
Kamuoyunu, dostlarımızı, okurlarımızı soL’la dayanışmaya çağırıyoruz.
En önemli dayanışma, soL’a abone olmak, bizzat omuz vermektir.
soL’u susturma girişimi başarısızlığa mahkumdur.
Sesimizi yükselteceğiz. Sizin desteğinizle. Hep birlikte.
📍Abonelik: https://t.co/N5rjOWVsCX
📍soL TV X: https://t.co/guQIEHTBF8
📍Facebook:https://t.co/fhDdRGd6Dt
📍Instagram:https://t.co/yyBYMUKEnJ
📍soL TV Instagram: https://t.co/3nm2JGAJCR
📍Telegram: https://t.co/VUxQm7FDaU
📍WhatsApp: https://t.co/JpPmLcDvXO
📍Bluesky: https://t.co/aOM1WoFfeN
📍Youtube: https://t.co/8Srx1FKLUA
Yeniçeriler, 200 yıl aradan sonra ilk kez bir devlet töreninde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı ile birlikte boy gösterdi.
ABD Başkanı Trump için düzenlenen resmi karşılama töreninde yer aldılar.
soL Haber'in 925 bin takipçili X hesabına, 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi kapsamında "milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle erişim engeli getirilmişti.
Erişim engeli X tarafından uygulandı. Sol Haber'in X hesabı Türkiye'den 'görünmez' hale getirildi.
Bugün Ankara'da Cumhuriyetçiler Kurultayı'nı temsilen bir heyet Birinci Meclis'e çelenk bıraktı.
7 Haziran Pazar günü (yarın) Ankara'da düzenlenecek Cumhuriyetçiler Kurultayı 2026 temsil heyeti adına Ali Rıza Aydın bir konuşma yaptı.
Aydın, "Cumhuriyet'in 103 yıl önce kurulduğu binanın önündeyiz ve biliyoruz ki kuruluş cumhuriyeti artık yok. Biz Cumhuriyetçiler Kurultayı'nın bileşenleri olarak yarın bir araya geleceğiz. Geçen yıl başlattığımız yeniden cumhuriyet tartışmasını, Cumhuriyeti analiz etme ve yeniden cumhuriyeti kurma tartışmasını sürdüreceğiz. Gelecek cumhuriyet emekçilerin cumhuriyeti olacaktır, halkın cumhuriyeti olacaktır. Hepimizin yolu açık olsun" dedi.
ODTÜ’deki operasyonun arkasındaki İstiklal Kadınları Hareketi kimdir?
💬”Belli ki ‘ajan’ damgalı bu ekip, yeni bir operasyon için talimat almış, onu yerine getirmeye çalışıyor. Bunu da kendilerine yakışan şekilde, paraya çevirmeyi ihmal etmeyerek yapıyorlar, IBAN vererek…”
https://t.co/WbhOb4odip
“Açlıkla öldürmek istesek Gazze’de 2 milyon kişi hâlâ nasıl yaşıyor” ve “soykırımcı olsaydık bir gecede hallederdik” diyen bir alçağın Başbakan olduğu bir dünya düzeninin derhal yıkılması gerekir. Yıkılmıyorsa bu siyonizmin değil paranın gücünden, yoksulların örgütsüzlüğündendir.
📌Küba’nın direnişi sürüyor: ABD ablukası devrimi durduramadı
📌Küba, BRICS üyeliğiyle gücünü arttırıyor
Küba Halklarla Dostluk Enstitüsü (ICAP) Birinci Başkan Yardımcısı Noemi Ramona Rabaza Fernandez ve ICAP Avrupa Sorumlusu Rigoberto Lazaro Zarza Ross CGTN Türk’e konuştu…
🗣 @RabazaNoemi@kubadostluk@Embacuba_Turqui
▶ https://t.co/Du6K2AIxWN
Sabahtan itibaren yiyecek, içecek dayanışması, hukuki dayanışma için Silivri’deyiz. Aileler olarak birbirimizle buluşmaya, dayanışmamızı büyütmeye devam ediyoruz. Çocuklarımız için herkesi bu akşam 21:00’ da #umudumuzsunuzgelecegimizsiniz etiketinde buluşmaya çağırıyoruz.
Bazı adli tutuklular tarafından yoğun bir şekilde fiziksel, psikolojik şiddetle karşı karşıya kalan çocuklarımız adli tutukluların olduğu koğuşlardan alındı. Aynı sorunu yaşayan ulaşamadığımız aileler varsa bize ulaşabilirler. Tüm çocuklarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.