Ahlat; asırlar boyunca farklı kültür ve kimliklerin barış ve huzur içinde, bir arada ve kardeşçe yaşadığı belde olarak tebarüz etmiştir.
Ahlat; millet olma bilincimizin, birlik ve beraberliğimizin remzidir, en güçlü işaretidir.
Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla; Alevi’si, Sünni’siyle omuz omuza verenler Ahlat’tadır.
Burada gönül birliği, ülkü birliği, kader birliği içinde tarihe geçen bir destan yazılmıştır.
Millet olarak bu destana inşallah yenilerini eklemekte kararlıyız.
86 milyonun kardeşlik mürekkebini tek bir sayfada, Ahlat’ta olduğu gibi tek bir terkipte birleştirmek için canla başla çalışıyoruz.
İki sene önce Ahlat’tan işaretini verdiğimiz Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak.
Şundan kimsenin şüphesi olmasın:
Büyük ve güçlü Türkiye’nin ufukta yükselişine Ahlat’taki şahideler gibi hep birlikte şahitlik edeceğiz.
Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep birlikte omuzlayacak, Türkiye’yi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız.
@XMuhabiriX İbretle izliyoruz,
İzlemeye devam ediyoruz.
Sende yurtdışında olmanın verdiği konforlar hurafeler yayarak tabanı gazlamaya devam et,ama size en büyük sürprizi tabanınız yapacak.😉
Cumhurbaşkanımız @RTErdogan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi Ahlat'taki Emir Bayındır Yerleşkesi Devlet Bey Konağı'nda ziyaret etti.
“Millet olarak bu destana yenilerini eklemekte kararlıyız.
Şundan kimsenin şüphesi olmasın. Büyük ve güçlü Türkiye’nin yükselişine hep birlikte şahitlik edeceğiz.”
—Recep Tayyip Erdoğan
Liderimiz Sayın Devlet BAHÇELİ ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü dolayısıyla Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret ettiler.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan Alihan Kuriş Suç Örgütüne 3. Dalga Operasyonu
1.Çamlıca Basın Yayın Unlu Mamüller Eğitim, Sağ., Tur., Jeotermal İnş. San. Tic. Ş.
2.Element Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
3.Fazilet Neşriyat ve Ticaret Anonim Şirketi
4.Fionart Cam Mozaik ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
5.Hisar Sigorta Aracılık Hizmetleri Anonim Şirketi
6.Hisarüstü İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
7.Intersweet Dış Ticaret Anonim Şirketi
8.İsabet Yayıncılık ve Eğitim Hizmetleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
9.Tek Düzen Serbest Muhasebecilik Mali Müşavirlik Limited Şirketi
10.Üstün Avize Aydınlatma Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
11.Hicaz Derneği Anonim Şirketi
12.Saha Eğitim ve İnsani Yardım Derneği
13.Diversity Derneği
14.İFA Uluslararası Kardeşlik Derneği
Bizleri hüsnükabulle karşılayan Ahlatlı ve Bitlisli kardeşlerimin her birine yürekten şükranlarımı sunuyorum.
Rabb’im birliğimizi, dirliğimizi, bin yıllık vahdet ve uhuvvetimizi inşallah daim eylesin, kıyamete kadar kaim eylesin… 🇹🇷
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen 2026/153745 sayılı soruşturma kapsamında, liderliğini Alihan Kuriş'in yaptığı çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik; Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama, Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na Muhalefet suçlarından yürütülen çalışmalar doğrultusunda 25 Ağustos 2026 tarihinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir.
Soruşturma kapsamında haklarında işlem yürütülen 54 şüpheliden 38'i yakalanarak gözaltına alınmıştır. Şüphelilerden 2'sinin yurt dışında, 1'inin cezaevinde bulunduğu tespit edilmiş olup, 13 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.
Operasyon kapsamında gerçekleştirilen aramalarda;
36 cep telefonu,
9 dizüstü bilgisayar,
14 flash bellek,
1 hard disk ve 1 bilgisayar kasası,
3 ajanda,
1 çek kayıt defteri ve 2 çek fotoğrafı,
toplam bedeli 27 milyon 779 bin 665,73 TL olan 38 çek yaprağı,
35 dernek gelir makbuzu,
202 banka dokümanı,
102 sayfa gazete kupürü,
1 şarjör ve 66 fişek,
25 gram altın, 24 çeyrek altın, 18 altın bilezik, 8 adet 100 gram altın, 4 adet 50 gram altın, 4 yarım altın, 3 ata altın, 3 tam altın, 3 altın bileklik, 3 çift altın küpe, 6 yüzük, 2 altın kolye, 1 inci kolye ve 1 altın gerdanlık,
3 milyon 44 bin 925 TL,
50 bin 621 ABD doları,
17 bin 425 avro ve
400 İngiliz sterlini
ele geçirilmiştir. Ele geçirilen dijital materyal, mali belge, kıymetli maden ve nakit paralara soruşturma kapsamında gerekli incelemelerin yapılması amacıyla el konulmuştur.
Soruşturma kapsamında şüphelilerle bağlantılı şirket ve derneklere ilişkin adli işlemler de yürütülmekte olup, suç örgütünün mali yapısının, suçtan elde edildiği değerlendirilen mal varlığı değerlerinin, şirket ve dernekler üzerinden gerçekleştirilen para hareketlerinin ve kamu zararının tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılmasına yönelik çalı��malar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü olarak sürdürülmektedir.
Firari 13 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.
🚨 “TESLİM OLDU” YALANI GÖRÜNTÜLERLE ÇÖKTÜ! ALİHAN KURİŞ BÖYLE YAKALANDI
Alihan Kuriş’in gözaltına alındığı anların görüntüleri ilk kez ortaya çıktı.
Polis, gece saat 02.00’de Kuriş’in Üsküdar’daki evine operasyon düzenledi. Ekipleri fark eden Kuriş, arka bahçede kaçış için hazır bekletilen araca yöneldi. Kaçamayınca evin müştemilatındaki gizli bölmeye saklandı.
📌 Görüntülerde polis ekiplerinin gizli bölmeye ulaştığı ve Kuriş’i saklandığı yerde gözaltına aldığı görülüyor. Böylece “yakalanmadı, kendisi teslim oldu” iddiası da görüntülerle çürüdü.
ALİHAN KURİŞ SORUŞTURMASI KAPSAMINDA BULUNAN 206 KİLO ALTIN VE İRFAN YILMAZ'IN CEVABI, SORUŞTURMANIN YENİ YOL HARİTASINI ORTAYA ÇIKARIYOR.
Alihan Kuriş soruşturmasında, "16.08.2026 tarihli Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hal Kapsamındaki kararına İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince Yılmaz Plaza isimli iş yerinde yapılan adli aramalar neticesinde ele geçirilen 206 kilogram külçe altın" bakımından artık sorulması gereken soru "Bu altınlar kimin?" sorusuyla sınırlı değil. Asıl sorulması gereken "Bu altınların her bir kilogramı hangi hukuki ve ekonomik işlem sonucunda İrfan Yılmaz ve ailesinin malvarlığına girmiştir?" sorusudur.
Çünkü İrfan Yılmaz'ın verdiği cevap, altınların bulunduğu yeri ve aile tarafından sahiplenildiğini açıklarken, altınların edinim zincirini açıklamıyor. "Yıllardır yaptığımız birikimler" ifadesi, 206 kilogramlık külçe altın stoğunun kaynağını ortaya koyan bir belge değil; araştırılması gereken bir iddia niteliğinde.
Burada soruşturmayı yürüten yetkililerin önüne son derece somut bir iz sürme imkanı çıkıyor. Ele geçirilen külçelerin üzerinde bulunması gereken rafineri damgası, seri numarası, ağırlık ve saflık bilgileri üzerinden her külçenin geçmişi çıkarılabilir. Nitekim mevzuat, standart işlenmemiş kıymetli madenlerde rafineri amblemi veya damgası ile külçe seri numarasının bulunmasını öngörüyor.
Bu nedenle ilk yapılması gereken, 206 kilogramın tamamının seri numarası bazında envanterinin çıkarılmasıdır. Hangi külçe IGR üretimi? Hangisi Nadir Metal? Hangisi Ahlatcı? Hangisi Argor-Heraeus? Hangisi Valcambi? Hangisi Italpreziosi? Suisse ibareli 16 kilogramın gerçek rafinerisi hangisi? Bu soruların her biri ayrı ayrı cevaplanmalıdır.
Ardından her seri numarası için rafineriye gidilmelidir. Rafinerinin üretim ve satış kayıtlarında bu külçenin ne zaman üretildiği, hangi müşteriye satıldığı, hangi seri numarasıyla teslim edildiği ve sonraki ticari hareketleri araştırılmalıdır.
Türkiye'de üretilen külçelerde iz daha da doğrudandır. IGR, Nadir Metal ve Ahlatcı gibi rafinerilerden çıktığı belirlenen altınlar için fatura, alıcı bilgisi, teslim kaydı, ödeme kaydı ve seri numarası eşleştirilmelidir.
Eğer İrfan Yılmaz "bunlar aile birikimidir" diyorsa, soruşturmanın ikinci adımı aile bireylerinin ekonomik kapasitesini bu külçelerle karşılaştırmak olmalıdır. Hangi aile bireyi hangi tarihte ne kadar gelir elde etmiş, hangi tarihte ne kadar altın satın almış, bu alışın bedeli nereden ödenmiş? Bir kişinin yıllık gelirleriyle satın aldığı altının miktarı arasında ekonomik bir uyum var mı? Şirketlerden kişilere yapılan para transferleriyle külçe alımları arasında zaman bağlantısı bulunuyor mu?
Asıl kritik nokta ise yabancı rafinerilerde ortaya çıkıyor.
Tespit edilen 40 kilogram Argor-Heraeus, 57 kilogram Valcambi ve 1 kilogram Italpreziosi olmak üzere 98 kilogram yabancı rafineri ürünü için Türkiye'ye giriş zinciri ayrıca ortaya çıkarılmalıdır.
Borsa İstanbul'un resmi düzenlemelerine göre standart işlenmemiş kıymetli madenlerin ithalatı belirli yetkili kuruluşlar üzerinden yapılabiliyor; ithal edilen madenlerin Borsa'ya teslimi ve ilk yurtiçi işlemin Borsa'da gerçekleştirilmesi öngörülüyor. İthal edilen standart ürünlerin de Borsa'nın kabul ettiği rafineriler tarafından üretilmiş olması gerekiyor.
Dolayısıyla, "Rafineri-ithalat-Türkiye'ye giriş-gümrük beyannamesi-yetkili kıymetli maden kuruluşu-Borsa İstanbul ilk işlemi-alıcı-ödeme-sonraki devir-İrfan Yılmaz ve aile bireyleri" şeklinde Argor-Heraeus-Italpreziosi ve Valcambi külçeleri için soruşturmayı yürüten yetkililerin önünde hazır bir iz bulunuyor.
Bu zincirin herhangi bir halkasında İrfan Yılmaz'ın beyanıyla çelişen bir durum ortaya çıkarsa, cevaplanması gereken yeni bir soru doğacaktır.
Hangi külçenin hangi işlemle Türkiye'ye girdiği bulunmalıdır. Çünkü Borsa İstanbul sisteminde bu tür ithalat ve ilk yurtiçi işlemler bakımından kayıt oluşturacak mekanizmalar zaten bulunmaktadır.
İrfan Yılmaz'ın "yıllardır biriktirdik" sözünün en büyük sınavı da burada başlıyor.
"Yıllardır" dediği kaç yıl? 2010 mu? 2015 mi? 2020 mi? 2026 mı?
Her külçenin üretim tarihi ile satın alma tarihi belirlenmeli; bu tarihler Yılmaz ailesinin gelirleri, şirket faaliyetleri ve banka hareketleriyle karşılaştırılmalıdır.
Eğer 206 kilogramlık stok gerçekten yıllar içerisinde oluşturulduysa, bunun ekonomik bir zaman çizelgesi ortaya çıkmalıdır. Örneğin 2016'da 10 kilogram, 2018'de 20 kilogram, 2020'de 30 kilogram, 2023'te 40 kilogram şeklinde bir edinim geçmişi varsa, bu alımların her birinin finansal karşılığı bulunmalıdır.
Fakat "yıllardır biriktirdik" denildiği halde külçelerin büyük bölümünün aynı dönemde satın alındığı anlaşılırsa, beyanın doğruluğu ayrıca sorgulanmalıdır.
"Benim ve ailemin" denilerek 206 kilogram altının tamamına ilişkin toplu mülkiyet iddiasında bulunulması yeterli değildir. Hangi külçenin kime ait olduğu, hangi tarihte, kim tarafından ve hangi kaynakla satın alındığı tek tek ortaya konulmalıdır. "Aile birikimi" iddiası; fatura, ödeme, banka hareketi, rafineri seri numarası ve gümrük-Borsa kayıtlarıyla mutlaka belgelenerek doğrulanmalıdır.
"Kasaların anahtarları bende ve aile bireylerinde" açıklaması da aynı şekilde araştırılmalıdır. Anahtarların kimlerde olduğu, kasalara erişim kayıtları ve altınların ne zaman buraya konulduğu belirlenmelidir.
Altınların şirketlerle bağlantısı varsa Yılmaz Kimya ve ilgili şirketlerin yevmiye defterleri, envanterleri, e-Defterleri, faturaları ve banka hareketleri mutlaka karşılaştırılmalıdır. Soruşturmanın temel çapraz kontrolü "beyan–fatura–ödeme–banka–muhasebe–Borsa–gümrük–rafineri kaydı" üzerinden yapılmalıdır.
Bu kayıtlar birbirini doğrulamıyorsa, İrfan Yılmaz'ın beyanındaki çelişkiler yeniden ifadeyle değil, belge karşılaştırmalı sorgulamayla giderilmelidir. "Yıllardır biriktirdik" deniliyorsa hangi yıllarda ve hangi aile bireyi adına; "satın aldık" deniliyorsa kimden, ne zaman ve hangi parayla soruları cevaplanmalıdır.
Kısacası 206 kilogram altın, dosyada tek bir malvarlığı kalemi değil, 206 ayrı iz olarak incelenmelidir. Her külçe için sorulacak soru aynıdır.
Nerede üretildi, kime satıldı, nasıl Türkiye'ye geldi, kim satın aldı, parası nereden çıktı ve İrfan Yılmaz'ın ailesine nasıl geçti?