MALEZYA BAŞBAKANI’NIN
ERDOĞANI VE TÜRKİYE’Yİ NASIL ANLATTIGINI MUTLAKA AMA MUTLAKA IZLEMELISIN…
ÖZELLIKLE ERDOĞAN MUHALIFLERINDEN RICA EDIYORUM ÖNYARGILI OLMADAN BU KONUŞMAYI DINLEMELILER…
BÖYLE BIR LIDERIMIZ OLDUĞU IÇIN ÖVÜNMELISINIZ…
BU VIDEOYU IZLEYENLER MUTLAKA YORUMLARINI YAPMALI…
Bir YKS başarısının arkasında görünmeyen aylar vardır. 🏆
Aylar önce hedeflerle başlayan yolculuk, doğru koçluk ve istikrarlı çalışmayla YKS başarısına dönüştü.
PEKİ BU “İKİNCİ ADIM” İSRAİL İÇİN,
YUNANİSTAN İÇİN NE ANLAMA GELİR?
İsrail;
NATO’nun “5. Madde”si kapsamına girmeyeceği için,
Türkiye’nin Kıbrıs ve Suriye’deki askeri varlıklarına saldırı planı yapıyormuş. İran'ın ABD üslerini vurmasını örnek almış!
Bu, Rum Kesimi ve Yunanistan’ın doğrudan Türkiye’ye saldırısı anlamına gelecektir.
5. Madde’ye ihtiyacımız olmaz.
Daha büyük kazanımlarımız olur.
1- Adalar Denizi’ndeki (Ege) adalar bir haftada el değiştirir. Ege’de deniz haritası çok hızlı değişir. Batı Trakya “haritası” ortaya çıkar. En az bir milyon kişi Yunan sınırında toplanır.
2- Yunanistan, İsrail tetikçisi olmanın bedelini küçülerek ödemek zorunda kalır. Bunlar olurken Makedonların, Arnavutların ne yapacağını kimseler bilemez.
3- Rum Kesimi’ne yönelik yeni askeri müdahale başlar. 1974’te yarım kalan tamamlanır.
4- Rum Kesimi’ndeki İsrail unsurları açık hedef haline gelir ve doğrudan saldırıya uğrar.
5- Eğer saldırı Rum Kesimi’nden yapılırsa, bir “işgal” kaçınılmaz olur.
6- Bunlar olurken İsrail’in Rum Kesimi ve Yunanistan’ı savunmak için hiç bir şey yapmayacağı, yapamayacağı ortaya çıkar. Yunanlılar ve Rumlar çok ağır bir şok yaşar.
7- İsrail Golan, Güney Lübnan ve Gazze’de ağır saldırıya uğrar. Buralar İsrail değildir ve misilleme yapılmış olur. Türkiye’nin bu üç bölgedeki İsrail unsurlarını vurması meşru hale gelir.
8- Akdeniz’deki İsrail donanması yarı ölü hale gelir. Hareket edemez, kıyıda kilitlenip kalır.
9- On binlerce, yüz binlerce gönüllü ve onlara önderlik edecek askeri unsurlar Gazze’ye akın eder. Artık hiçbir sınır onları durduramaz.
10- Bu arada Tel Aviv yanar, askeri üsler vurulur.
11- O çok övündükleri F-35’lerin bir gecede kaç tanesinin imha edildiğinin hesabını yapmak zorunda kalırlar.
12- Türkiye’deki çifte vatandaş olup da İsrail’e hizmet edenlerin hepsi vatan haini kategorisine alınır. Tutuklanır ya da sınır dışı edilir.
13- Sadece silahların değil, “Coğrafya Silahtır” ilkesinin sonuçları açık ve net ortaya çıkar.
14- İşte bu aşamadan sonra İsrail için coğrafya biter, boğulur. Sadece Doğu Akdeniz kalır. Orada da kimin kimi avlayacağı bellidir.
15- Asker değil, yüzbinlerce gönüllünün İsrail sınırlarına akın etmesi bile İsrail haritasını ortadan kaldırmaya yetecektir. Böyle bir senaryonun mümkün olduğunu biz biliyoruz. Herkes biliyor.
16- Bu kriz sadece “seçim krizi” değil. Büyüyerek devam edecek. Hesaplar buna göre yapılmalı.
17- İsrailliler'in "telkin"lere ihtiyacı yok. Tarihe bakmaları yeterlidir. Ne ölümcül kararlar alabildiğimizin binlerce örneğini göreceklerdir. Ve biz hiç geri dönmeyiz...
Selçuk Bayraktar’dan İsrail’e:
“Birileri rahatsız olsa da: ‘İt ürür, kervan yürür.’
Biz bu kervanı nesillerimizle beraber yürütmeye kararlıyız.
Ülkemizi savunmamız gerektiğinde savunmamızı sağlayacak teknolojileri ve silahları geliştireceğiz.
Bu topraklarda bağımsız, egemen, müreffeh ve güçlü bir şekilde var olmaya devam edeceğiz.
Biz yüzyıllar boyunca bize vurulmak istenen prangalara boyun eğmedik.”
Cumhurbaşkanımız @RTErdogan: Türkiye Yüzyılı'nı inşa ederken aynı zamanda medeniyet değerlerimizden beslenen bir hikayeyi, köklü bir hafızayı, geleceğe yön veren güçlü vizyonu da hayata geçiriyoruz.
Irak Başbakanı, değerli kardeşim Sayın Ali Zeydi ve heyetiyle bugün Ankara’da bir araya geldik, ilişkilerimizi kardeşlik zemininde daha da ileri taşıyacak belgelere imza attık. 🇹🇷🇮🇶
Biz geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız.
Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz.
Terörsüz Türkiye sürecimizin ve Terörsüz Bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog halindeyiz.
İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız.
Öte yandan Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayisi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.
Bu savaş ortamı bizleri sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında da iş birliğimizi derinleştirmeye sevk ediyor.
Körfez bölgesinin dünyayla bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hale geldiğini görüyoruz.
İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir.
BP’nin operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrolleri’ne ortaklık verilmiştir.
Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.
İklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğimizin ilerletilmesi yönündeki irademiz tamdır.
Irak’la geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımak istiyoruz.
Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Şunu gençlerimizin her zaman akıllarında tutmalarını rica ediyorum:
10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde.
Bugün dünya bize bakıyor, Türk milletine bakıyor; Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor.
Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor.
Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor.
Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz.
Bir olacağız, beraber olacağız; tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız; birbirimizi Allah için sevecek; her karışında barışın, huzurun, refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.
Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle, birlikle, dayanışmayla esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.
Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz.
Şu selalar, göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan edişinin sembolüdür.
Tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun... 🇹🇷
FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış olmakla birlikte FETÖ tehlikesi hâlen devam etmektedir.
Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir yapıyla mücadele asla rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz.
Altını çizerek söylemek istiyorum:
Demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren, fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan habis bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız.
Çünkü Allah muhafaza, unutursak eski sıkıntıları tekrar yaşarız.
Unutursak şehitlerimize olan görevimizi yerine getirmemiş oluruz.
Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz.
O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.
Zalime merhamet etmek, mazluma zulmetmek demektir.
Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz.
Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak.
15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek.
Birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece kimse bu milletin iradesine zincir vuramayacak.
İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak.
Demokrasimize kastedenler; millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacağını bilecek, bu millete kötülük yapmayı aklından bile geçiremeyecek.