Biz de mi bir derneğe başkan olup kanaat önderi triplerine girsek ya? Suçun şahsiliğinden söz ederken, yargının ve savunmanın yapı taşı olan avukatlık mesleğinin tamamını hedef alır; bu denli vahim bir meseleyi de x-ray argümanı ile ileri sürüp fıkra tadında ahkam keseriz hem.
SUÇ ŞAHSİDİR, KURUMLARI YIPRATMAYALIM! Hâkim meslektaşımızın bir savcı tarafından vurulması elim bir hadisedir, faili kim olursa olsun bireysel bir vahşettir ve en ağır şekilde lanetlenmiştir. Ancak bu acı olay üzerinden, sosyal medyada ve çeşitli platformlarda bazı avukat meslektaşlarımızın; "Hâkim ve Savcılar da X-Ray cihazından geçsin" dayatmalarını, daha da ileri giderek "Biz kimlere emanetiz, bunlar nasıl seçiliyor?" şeklindeki, tüm teşkilatın liyakatini hedef alan söylemlerini hayret ve ibretle takip etmekteyim.
Suçun şahsiliği, hukukun en temel ve evrensel ilkesidir. Her meslek grubunda, o unvanı taşımaya layık olmayan münferit kişiler çıkabilir. Ancak bir Cumhuriyet Savcısının işlediği şahsi ve menfur bir suçu bahane ederek; binlerce fedakâr hâkim ve savcının atama süreçlerini, liyakatini ve mesleki yeterliliğini sorgulamak, tüm camiayı töhmet altında bırakmaktır. Bu, hukuki bir eleştiri değil, popülist bir fırsatçılıktır.
Şu husus gözden kaçırılmamalıdır: Adliyeler, hâkim ve savcıların görev ifa ettikleri "iş yerleridir". Nasıl ki avukat meslektaşlarımız kendi hukuk bürolarına girerken herhangi bir aramaya tabi tutulmuyorlarsa; hâkim ve savcıların da kendi iş yerleri olan adliyelere girerken aranması beklenmemelidir.
Hâkim ve Savcılar, devletin yargı yetkisini kullanan, teminat altındaki makamlardır. Güvenlik tedbirleri elbette önemlidir; ancak şahsi bir cinnet hali üzerinden, yargı mensuplarının hem fiziki güvenliğini hem de mesleki saygınlığını tartışmaya açmak, yangından mal kaçırmakla eşdeğer bir hatadır.
Bu tür fevri çıkışlar ve topyekûn karalamalar, yargıya olan güveni tesis etmez, aksine yargının kurucu unsurları arasındaki saygıyı tahrip eder.
Münferit bir olay üzerinden yapılan bu talihsiz açıklamalar, yargı mensuplarının itibarını zedelemekte ve kurumlar arası güveni sarsmaktadır. Acılarımızı yarıştırmak ve ayrışmak yerine; hukuku ve meslek onurunu savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Herkesi bu sorumluluğun bilincinde olmaya davet ediyorum.
https://t.co/bgztOvdu1P