Asırlardır hür yaşamış asil milletimizin iradesini hesaba katmadan planlanan 15 Temmuz hain darbe girişimini bütün yönleriyle aktaran bu yapımı herkesin seyretmesini tavsiye ediyorum.
📺 Asırlık Gece, TRT 1 ve tabii’de...
I strongly recommend watching this series — it captures the vicious July 15 coup attempt, plotted disregarding the will of our noble nation which has lived in freedom for centuries, in all its detail.
📺 Asırlık Gece, on TRT 1 & tabii
“Türkiye artık belirleyici bir güç. Türkiye artık olmazsa olmaz anahtar ülke.”
NATO Toplantısı sonrası Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemizin yürüttüğü lider diplomasisine dair görüşlerimizi @akittv’de paylaştık.
İstanbul beyefendisi, zengin hayır hasenat sahibi, vefa timsali ve Mürşid-i Kamil. Bu dört vasfa haiz muhterem ve mübarek bir şahıs olan dedem Musa Efendinin 27. vefat yıldönümü bugün, rabbim rahmet eylesin.
Şunu gençlerimizin her zaman akıllarında tutmalarını rica ediyorum:
10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde.
Bugün dünya bize bakıyor, Türk milletine bakıyor; Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor.
Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor.
Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor.
Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz.
Bir olacağız, beraber olacağız; tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız; birbirimizi Allah için sevecek; her karışında barışın, huzurun, refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.
Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle, birlikle, dayanışmayla esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.
Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz.
FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış olmakla birlikte FETÖ tehlikesi hâlen devam etmektedir.
Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir yapıyla mücadele asla rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz.
Altını çizerek söylemek istiyorum:
Demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren, fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan habis bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız.
Çünkü Allah muhafaza, unutursak eski sıkıntıları tekrar yaşarız.
Unutursak şehitlerimize olan görevimizi yerine getirmemiş oluruz.
Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz.
O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.
Zalime merhamet etmek, mazluma zulmetmek demektir.
Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz.
FETÖ’NÜN “B PLANI”: KONTROLLÜ DARBE YALANI
2016 Yüksek Askeri Şura’da alınması beklenen FETÖ ile mücadele ve tasfiye kararlarından haberdar olan örgüt 15 Temmuz akşamı gerçek yüzünü tüm dünyaya gösterdi.
FETÖ damarlarına kadar işlemiş olan iftira ve “kendi eylemlerini başkasına yıkma” alışkanlıklarını hain darbe teşebbüsünde yeniden sahneye koydu. Örgütün darbenin başarısız olma ihtimaline karşı “Kontrollü Darbe” iftirası ve alçaklığı “B Planı” olarak devreye sokuldu. Planın beyni ise uzun yıllardır yabancı istihbarat servislerinin maşası olarak her taşından altından çıkan Enver Altaylı idi. Yurtdışındaki onlarca firari FETÖ’cü eski asker ile temasını sürdüren ve bunlardan bir ağ oluşturan Enver Altaylı’nın, FETÖ’nün en üst ve etkili yöneticisi olan Mustafa Özcan’ın mazisi uzun yıllara dayanan “dostluğu” biliniyor.
Soruşturma dosyasında geçen kayıtlara göre Enver Altaylı, 15 Temmuz’a ilişkin olarak FETÖ’cü askerlerin hazırladığı ve “kontrollü darbe yalanının” temelini oluşturan “A Search For Truth” başlıklı iftira raporunu henüz yayınlamadan önce Nisan 2017’de kendi bilgisayarında düzenlemiş ve bu konuda örgüte yönlendirmede bulunarak akıl hocalığı yapmış.
Bir ay sonra 16 Mayıs 2017’de FETÖ/PDY kontrolündeki Stockholm Center For Freedom isimli medya kuruluşu tarafından servis edilen bu raporda FETÖ’cülerin “darbe teşebbüsünün senaryo olduğu” yalanı geniş şekilde işlenmişti. FETÖ ve Enver Altaylı’nın müşterek mamulü olan örgütün B Planı niteliğindeki “Kontrollü Darbe” yalanına inanılarak siyasi malzeme olarak kullanılması ise örgütün kurduğu tuzağa düşülmesinin en talihsiz örneklerinden birisi olarak tarih ve aziz milletimizin vicdanında mahkum olacaktır.
Enver Altaylı, 17-25 Aralık yargı darbesinden itibaren gezi olaylarında, MİT tırlarının durdurulmasında ve sonrasında FETÖ’nün koro halinde “IŞİD’e destek” senaryosunun da akıl hocası oldu. Darbe girişiminin başarısız olmasının ardından, Haziran 2017 sonunda FETÖ’cü eski askerler tarafından hazırlanan "Erdoğan ve Türkiye'nin Dönüşümü" başlıklı propaganda metnini Almanya ve İsrail'de üst düzey yöneticilere iletilmesi amacıyla İsrailli Profesör Dr. Amatzia BARAM'agönderilmesini sağlayan yine Altaylı idi.
Halk Darbecileri Püskürtünce “Kaos Planı” Devreye Sokuldu
Cumhurbaşkanı’nın çağrısıyla sokaklara çıkan halk darbeye geçit vermedi. Başarısızlık ihtimalini de düşünen FETÖ yıllardır Türkiye aleyhine yaptığı “Radikal İslâm, IŞİD destekçisi” gibi gösterme operasyonlarını 15 Temmuz’un ardından dezenformasyon operasyonlarına çevirdi. Örgütün firari darbeci militanlarının hazırladığı kurgu raporlar farklı ülkelerde çok sayıda etkili isme ve kuruluşa yine Enver Altaylı’nın onayının ardından yayıldı.
Meşru Türk Hükümetinin yıkılması için FETÖ yöneticileri ile karanlık yabancı mihraklar arasında adeta yalvarırcasına mekik dokuması yargılandığı davada delilleri ile ortaya konan Enver Altaylı’nın bilgisayarından çıkan kanlı kaos planı şok etkisi yarattı. Darbeci bazı askerlerde benzerleri elde edilen kaos planında “kardeşi kardeşi kırdırarak milletimizin kanının dökülmesi” planı ayrıntıları ile mevcut. Belgede Enver Altaylı “tüm muhalif kesimleri sokağa dökmek gerektiğini, bunu sağlamak için ekonomik kriz çıkarılmasının şart olduğunu, Körfez ülkelerinden Türkiye’ye para akışının durdurulmasını sağlayacak uluslararası baskı ortamına ihtiyaç duyduklarını, aşama aşama ülkede iç çatışma ortamının hazırlanması ile iktidarın değişebileceğini” vurgulayarak FETÖ’nün kaos planının da akıl hocalığını yapmış. Bu planlama ile eş zamanlı olarak FETÖ’nün mahrem yapılanmalarının Türkiye’deki cezaevlerinde isyan ve kaos planlamaları yaptığı da biliniyor. Ayrıca Enver Altaylı’nın bilgisayarından 15 Temmuz öncesinde hazırladığı 18/02/2016 tarihli nottaki ibareler açıkça “Devlete ve devlet yönetimine karşıayaklanmayı” desteklediğini açıkça gösteriyor.
Al sana Kontrollü Darbe..
FETÖ’nün Whatsapp grubundan örgüt mensubu polislere talimat:
“Darbeyi gerçekleştiren askerlere karşı direnmeyin, askerle çatışmayın.
Darbe girişimi sadece üniforma giymiş cuntacıların işi değildi.
Örgütün “mahrem” yapılanması, emniyet, bilişim, mülki idare ve medya ayağı aynı merkezden yönetilen bir mekanizma gibi çalıştı.
Bunun en çarpıcı örneklerinden biri FETÖ’nün Emniyet imamı Temel Alsancak’ın talimatıydı.
15 Temmuz gecesi FETÖ mensubu polislere WhatsApp üzerinden şu mesaj iletildi:
“Darbeyi gerçekleştiren askerlere karşı direnmeyin, askerle çatışmayın.”
Bu mesaj, darbecilerin önünün açılması ve devletin teslim alınması için verilen açık bir talimattı. Talimatın varlığı, Temel Alsancak’a bağlı mahrem imamların ifadeleri ve sosyal medya paylaşımlarıyla da doğrulandı.
Koordinasyon bununla sınırlı değildi.
TRT, TÜRKSAT ve Digiturk gibi kritik yayın kuruluşlarına yönelik baskınları örgütün bilişim yapılanması organize etti. Sivil mühendislerden oluşan ekipler, mahrem imamlarının talimatıyla Ankara ve İstanbul’da harekete geçirildi. Amaç; bilgi akışını kesmek ve kamuoyunu darbecilerin istediği şekilde yönlendirmekti.
Örgütün mülki idare yapılanması da devredeydi.
Anadolu’nun farklı illerindeki bazı FETÖ mensubu mülki idare amirleri, darbe gecesi camilerden okunan salaları susturmaya çalıştı. Çünkü salalar, milleti meydanlara çağırıyor ve darbenin seyrini değiştiriyordu.
Üstelik FETÖ’nün planı sadece 15 Temmuz gecesiyle sınırlı değildi.
Örgüt, darbe sonrasının propaganda hazırlığını da yapmıştı.
Bunu, örgüt elebaşı Fetullah Gülen’in yeğeni Ebuseleme Gülen bizzat itiraf etti.
Anlattığına göre Adil Öksüz ve Mustafa Özcan’ın topladığı paralarla, darbe sonrasında çocuklara ve gençlere yönelik uzun vadeli algı operasyonları planlanıyordu.
Gülen’in talimatıyla Adil Öksüz’ün kontrolünde kurulacak ekip; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı karalayan, 15 Temmuz’u ise “kurtarıcı” gibi gösteren oyunlar, animasyonlar ve dijital içerikler hazırlayacaktı.
Kısacası…
15 Temmuz sadece tankların yürüdüğü bir gece değildi.
O gece, FETÖ’nün bütün mahrem yapıları aynı hedef için eş zamanlı harekete geçirildi.
Mahkeme dosyaları ve itiraflar gösteriyor ki; darbe girişiminin arkasında rastlantılar değil, yıllarca hazırlanmış, çok katmanlı ve merkezi olarak yönetilen bir örgüt mekanizması vardı.
FETÖ ile mücadele geçmişte kalmış bir mesele değildir. FETÖ tehdidinin tamamen ortadan kalktığını düşünmek ciddi bir yanılgıdır. İhanetin yöntem değiştirmesi, ihanetin sona erdiği anlamına gelmez.
"Unutmadık, Unutmayacağız!"
Rumeli Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği olarak; vatanımızın bölünmez bütünlüğüne kasteden 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yıl dönümünde, milli iradeye ve demokrasiye sahip çıkmanın onurunu yaşıyoruz.
15 Temmuz, bu aziz milletin iradesine zincir vurulamayacağını tüm dünyaya ilan ettiği destanın adıdır.
Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor; millî iradeye sahip çıkmaya devam ediyoruz.
İrade Bizim Zafer Bizim 🇹🇷
Berat Albayrak, 15 Temmuz gecesini anlattı.
◾️2 pilottan biri FETÖ'cüydü.
◾️4 tane uçak indirdik. Telefonlar sürekli dinlendiği için hangisine gideceğimizi tahmin edemesinler diye.
◾️O pilot geldi dedi ki; Atatürk Havalimanı sıkıntılı, biz Sabiha Gökçen’e inelim.
◾️Sabiha’da pist karanlık, piste kamyon çekmiş olabilirler. Çarpıp farklı sıkıntı da yaşayabiliriz.
◾️ Atatürk Havalimanı’na inişi engellemeye yönelik uyarılara rağmen dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan’dan gelen güvence üzerine tekrar Cumhurbaşkanımızla konuştuk, ikna ettik ve öyle indik.
15 Temmuz gecesi milletimiz yalnızca bir darbeyi durdurmamıştır.
Her biri vicdanının sesini dinlemiştir. Her biri millet olmanın şuuruyla davranmıştır. Her biri vatan söz konusu olduğunda gerisinin teferruat olduğunu göstermiştir.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ