Aylık 1 milyon lira maaş alan herifler, 70 bin lira maaşla hayatta kalmaya çalışan memurun hakkını alacaklarmış !..
Bunlardan insaf bekliyor Okumuş ! Çalışanlar..!!!
🚨 İŞÇİ AİDATLARI NEREYE GİDİYOR? 625 BİN TL’LİK SÖZLEŞME NASIL 3.1 MİLYON TL OLDU? 🚨
Özçelik-İş Sendikası Gebze Şubesi'nin 13. Olağan Genel Kurulu için yapılan harcamalardaki usulsüzlük ve fahiş farklar belgeleriyle ortaya çıktı!
İşçinin alın teri ve helal rızkından kesilen aidatların hesabını soruyoruz! 👇
📊 İŞTE BELGELERİYLE HARCAMA KALEMLERİ:
1️⃣ 625 BİN TL'LİK OTEL SÖZLEŞMESİ VE BİLİNMEYEN FATURALAR
Otel ile yapılan resmi sözleşme bedeli 625.000 TL iken, kesilen fatura 737.000 TL oldu! Ancak skandal bununla da sınırlı kalmadı.
2️⃣ AYNI GÜN İKİ AYRI TURİZM FATURASI!
Anri Turizm firmasından aynı tarihte (18.05.2026) "Kongre Organizasyonu" açıklamasıyla iki ayrı fatura kesildi:
• 1. Fatura: 840.103 TL
• 2. Fatura: 887.722 TL
📌 Turizm Toplamı: 1.727.825 TL
3️⃣ EKSTRA YEMEK FATURALARI!
Kongre için otel ve turizm şirketi dışında restorandan da ekstra faturalar kesilmiş:
• Eskihisar Sahil Res. (09.05): 115.000 TL
• Eskihisar Sahil Res. (09.04): 14.000 TL
• Antikkapı Turizm: 31.415 TL
📌 Yemek Toplamı: 160.415 TL
4️⃣ LOBİ BARDA VİSKİ VE BİRA HARCAMALARI!
Harcama dökümlerinde yer alan lobi bar ve banquet fişlerinde Chivas Regal (viski), bira ve ekstra harcamalar dikkat çekiyor. Sadece bu lobi/banquet fişlerinin toplamı bile 486.659 TL tutuyor!
💥 TOPLAM BİLANÇO: 3.1 MİLYON TL!
Sözleşmesi 625 bin TL olan bir organizasyonda; otel, 2 ayrı turizm faturası, ekstra yemekler ve lobi bar fişleri toplandığında net harcama 3.112.185 TL'ye ulaşıyor!
📣 YETKİLİLERİ VE DENETİM ORGANLARINI GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ!
İşçilerin alın teriyle ödediği aidatların bu şekilde kullanılması ve bölünen faturaların hesabının verilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (@csgbakanligi) ile ilgili mali denetim organlarını acilen göreve çağırıyoruz!
Paylaşalım, duyuralım!
#OzcelikIsSendikasi #Sendika #HakIs #MaliDenetim #IsciHaklari #Gebze @RTErdogan@tcbestepe@csgbakanligi@adalet_bakanlik@TC_icisleri@HMBakanligi@EmniyetGM@memetsimsek@mustafaciftcitr@abakingurlek@isikhanvedat@AhmetAYDIN_02@farukozcelikgsb
Gerçekleri yazmanın bedelinin gözaltı ve tutuklama olduğu bir düzende; kalemini bükmeyen, halkın haber alma hakkını savunan gazetecilerin yanındayız.
@ismailari_ ’nın yeniden gözaltına alınması kabul edilemez. Gazetecilik suç değildir, susturulamaz! ✊
#İsmailArı #GazetecilikSucDegildir
SENDİKA BÜNYESİNDEKİ MİLYONLUK AVANSLAR VE ALAY KONUSU GERİ ÖDEME ŞARTLARI
Sendika bünyesinde üst düzey yöneticilere ve çalışanlara sağlanan astronomik tutarlardaki avanslar ve bu avansların geri ödenme şekli, kurumun kaynaklarının nasıl peşkeş çekildiğini açıkça gözler önüne sermektedir:
1. "Kardeş Eğitimi" Bahaniyle Yılda Taksit Taksit Ödeme (!)
M. T. S.: "Kardeşimin eğitim masrafları" bahanesiyle 11.05.2026 tarihinde tam 650.000,00 TL (diğer belgelere göre yaklaşık 700.000,00 TL) avans talebinde bulunmuştur.
Trajikomik Geri Ödeme Şartı: 650.000 TL gibi devasa bir nakit para tek kalemde çekilirken; geri ödemesinin 10.06.2026 tarihinden itibaren ayda sadece 20.000 TL normal maaştan, 40.000 TL ise ikramiyeli maaştan kesilerek yapılması istenmiştir. Sendika kasasından çıkan bu devasa meblağın adeta sembolik taksitlerle yıllara yayılması ve tazyiksiz bir ödeme planına bağlanması tam anlamıyla bir ayrıcalık göstergesidir!
2. Ev Alımı Gerekçesiyle Çekilen Milyonluk Avanslar
A. Ç. (Genel Sekreter): "Zaruri ihtiyacım olan kendimin oturacağı Ankara'dan bir ev alacağımdan dolayı..." diyerek 02.09.2024 tarihinde tam 1.700.000,00 TL tutarında şahsi avans talep etmiş ve talebi derhal işleme alınmıştır.
M. K.: Yine aynı şekilde Ankara'da ikamet edeceği konutu almak gerekçesiyle 09.09.2024 tarihinde 1.700.000,00 TL şahsi avans talebinde bulunmuş, 2025 yılı sonuna kadar kapatacağını bildiren dilekçesi kayda girmiştir.
3. Dağıtılan Diğer Astronomik Avanslar
G. İ. (İskenderun Şube Sekreteri): Kongreye bir aydan az bir zaman kala 1.250.000,00 TL tutarında yakın avans almıştır.
R. Y. (Amatör Görevli): Amatör yöneticilerin aylık teşvik ödeneği sadece 16.000,00 TL iken, kendisine tam 250.000,00 TL avans verilmiştir. Maaşının veya teşvikinin katbekat üstünde verilen bu tutarın izahı bulunmamaktadır.
C. Ö. (Baş Temsilci): Aylık teşvik ödeneği 32.000,00 TL olan baş temsilciye 80.000,00 TL tutarında avans tanımlanmıştır. @tcbestepe@RTErdogan@hasandogan@abakingurlek@mustafaciftcitr@isikhanvedat@AhmetAYDIN_02@farukozcelikgsb@csgbakanligi@adalet_bakanlik@TC_icisleri@EmniyetGM
Şimdi düğün sizin beyim, çalın oynayın,
Tokmak sizin davul sizin.
Siz sanırsınız ki meydan boş,
Çığlığınız gür saltanatınız sarhoş.
Sözün belini kırdığınız her sahnede,
Adaleti sattığınız her ihalede,
Yarınlar yokmuş gibi bağırmanıza bakıp ta,
Çaresiz sanmayın bizi.
Siz söyleyin şimdi söyleyeceğinizi,
Meydanların dilini kitleyin,
Manşetleri tek bir renge boyayın,
Hakikatı zindan duvarlarına asın,
Kesin nefesimizi ve susturun bizi.
Ama yanılıyorsunuz...
Bizim susmamız bir riyanın gölgesi değil,
Toprağın derininde biriken su,
Yoksulun mutfağında sönen ocak,
Ağzı bağlı gencin gözündeki öfke,
Emeği çalınmış her işçinin nasırlı ellerindeki ahh,
Ve oğulsuz anaların çığlığıdır.
Sizler biriktirin hesabınızda miktarları,
Biz dipte sönen ateşi harlıyoruz.
Sanmayın ki susmamız biattır.
En ağır hesabın vaktini bekleyen,
Derin bir memleket sevdasıdır.
Sizler bağırın bağırabildiğiniz kadar,
Ve biriktirin hesabınızda milyonları.
Elbet bir gün sizin de düğününüz bitecek,
Derinde biriken su coşacak,
Sönen ocaklar yeniden yanacak,
Emeği çalınan her işçi hakkını alacak,
Analar oğullarına kavuşacak,
Ve bizim düğünlerimiz başlayacak.
Bayram Aksoy
Fake hesaplardan bu tarz yorumlar yaparak ahlaksızlıklarının üzerini kapatmaya çalışanlara cevabımız;
"Burada mesele bireylerin 'özel hayatı' değil; temsil makamındaki bir yöneticinin kamusal ve etik sorumluluğudur.
Kamu/İşçi Kaynaklarının Kötüye Kullanımı: Bahsi geçen olay, işçilerin gece gündüz alın teri dökerek ödediği aidatlarla ayakta duran sendika genel merkezinde gerçekleşmektedir. Emekçinin hakkını koruması gereken bir makam, kişisel çıkar ve ilişki alanı haline getirilemez.
Söylem ve Eylem Çelişkisi: Her fırsatta muhafazakar, dindar ve ahlaki değerlerden bahseden, torun torba sahibi bir genel başkanın, kendi yetkisini ve makamını bu şekilde kullanması dürüstlük ilkesiyle tamamen çelişmektedir.
Hiyerarşik Güç İstismarı: İş yerinde amir-çalışan ilişkisi bulunan bir ortamda yaşanan bu tür durumlar, sıradan bir 'özel hayat' değil, kurum içi nüfuzun ve gücün kötüye kullanılmasıdır.
Kimsenin dört duvar arasındaki özel hayatı bizi ilgilendirmez; ancak işçinin aidatıyla kurulan makamlarda, ahlak nutukları atıp işverene ve kamuoyuna karşı rol yapanların ipliğini pazara çıkarmak kamuoyunun ve emekçinin hakkıdır."
MASALLAR BİTTİ, DEKONTLAR ORTADA!
Sendika yönetimi "Bordrolar sahte, algı operasyonu var" diye resmi açıklama yapıp durdu. Peki ya şimdi ne diyecekler?
Hani Genel Başkan Yunus Değirmenci’nin 1,5 milyon lirayı bulan aylık kazancı, Genel Başkan Yardımcısı Bayram Altun’un 751 bin liralık maaşı "yalandı"?
İşte o günlerce inkâr edilen, "tahrif edildi" denilen rakamların banka dekontları en net haliyle ortada! Fabrikada asgari ücrete/sefalet ücretine mahkûm edilen metal işçisinin aidatlarıyla dönen bu lüks çarkın belgeleri şimdi masada.
"Temsil gideri" kılıfıyla gizlenen o devasa paralar, kurumsal faaliyet masalları artık işçi nezdinde hükmünü yitirmiştir.
Alın teriyle geçinen üyelerin hakkını savunduğunu söyleyenler, o koltuklarda işçinin parasıyla sefa sürmektedir.
Maskeler düştü, dekontlar konuştu! Söz sırası artık gerçek mağdurlarda, yani işçi sınıfının kendisindedir.
SENDİKA KOLTUKLARINDA YAŞANAN AHLAKSIZLIK VE SKANDALLAR GÖZLER ÖNÜNDE!
Emekçinin hakkını koruması gereken, işçinin aidatlarıyla kurulan genel merkez odalarını ve makamlarını kendi şahsi saltanat alanına çevirenlerin gerçek yüzü, ortaya dökülen belgelerle bir kez daha tescillenmiştir. Ortada sadece bir ahlaksızlık değil, tam anlamıyla bir makam gaddarlığı, yetki suiistimali ve vicdansızlık vardır:
Fütursuz Baskı ve Taciz: Sendika genel başkanından çalışanına kadar uzanan bu süreçte, kadın personele "İstediğim yerde, istediğim şekilde yakınlaşırım" denilerek açıkça mobbing uygulanmaktadır.
Ahlaksız Talepler: Bir genel başkanın kız yaşındaki personele "Babayiğitsen sütyenli resmini çek at" veya kahvaltı masasında "Çıplak şekilde kahvaltı yapacağım, o şekilde atarım" gibi skandal cümleler kurduğu net bir şekilde ortadadır.
Emekçiyle Alay Edilmesi: İşçi sahada ter döküp helal rızık peşinde koşarken, beyefendi "İşinden başlatma bana, aşktan bahsediyorum" diyerek kendi çirkin heveslerinin peşindedir. Üstelik genel merkez odalarında yapılan özel pazarlıklar ve çalışan kadının eline para sıkıştırılması bu çürüklüğün tuzu biberidir.
İkiyüzlülük: Sosyal medyada dini paylaşımlarla göz boyayan, evli olduğu halde makamını kalkan yapan bu zihniyet, sendikacılığı haktan ve emekten tamamen koparmıştır.
Peki, bu adaletsizliğe ve rezalete karşı ses çıkarması gereken sözde "muhalifler" nerede?
Ortada bu kadar açık delil, bu kadar net bir haysiyetsizlik varken üç maymunu oynayanlara yazıklar olsun! Meydanlarda "Ben muhalifim, emekçinin alınteri benim derdim" diye geçinip kameralar önünde kabadayılık taslayan ama iş kendi menfaatlerine veya dokunmamaları gereken kişilere gelince süt liman kesilenler; susmaktan başka bir şey yapmayanlar da bu düzenin suç ortağıdır! Koltuk korkusuyla ya da menfaat hesaplarıyla bu rezaletleri görmezden gelen sahte duyarlılar, unutmayın ki bu adaletsizliğe ses çıkarmamak onaylamaktır. İşçinin, emekçinin ahı iki yakanızda bir gitsin!
@tcbestepe@RTErdogan@hasandogan@csgbakanligi@isikhanvedat@farukozcelikgsb@AhmetAYDIN_02@adalet_bakanlik@abakingurlek@TC_icisleri@mustafaciftcitr@EmniyetGM@ankaracbs@AnkaraValiligi
Sessizlik, geri adım attığımız anlamına gelmez; fırtına öncesi sessizliktir. ⏳
2 haftadır paylaştıklarımız, elimizdeki buzdağının sadece görünen kısmıydı. Takibe alan, süreci panikle izleyen yönetime ve teşkilata duyurulur:
📂 Belge arşivimizin, usulsüzlük ve usul hataları klasörlerimizin henüz çok az bir kısmını gördünüz. Elimdeki binlerce sayfalık dokümanı, resmi kayıtları ve somut delilleri incelemeye devam ediyorum.
Önümüzdeki günlerde ulusal basında yayınlanacak haberlerle birlikte sürecin boyutu herkes tarafından net şekilde anlaşılacaktır. O an gelene kadar, hafızaları tazelemek adına bugüne kadar paylaştığım somut belgeleri tekrar yayına alıyorum.
Siz geride bıraktığınız izleri silmeye çalışın, biz dosyaları açmaya devam edeceğiz.
Gerçeklerin ortaya çıkma gibi güzel bir huyu vardır. 📁⚖️
@ozcelikissen@Yunus_Degirmenc@hakiskonf@hakismahmut@devletsert@oztasimais@Ozgidais_snd@ozburois@hizmetissendika@HAcar66@Ahmet05Colak@byaydn13@AhmetColak05
BİLİRKİŞİ RAPORU, CANLI YAYIN, ŞİMDİ DE SENDİKANIN 27 YILLIK İDARİ BÜRO MÜDÜRÜNÜN SAVCILIĞA VERDİĞİ İFADE!
Sendika binasının önünde 4 kişinin saldırısına uğradım. Telefonum zorla elimden alındı. Bilirkişi raporu saldırıyı ve telefonumun zorla alınmasını ortaya koydu. Buna rağmen yerel mahkeme, 4 personele yalnızca darptan ceza verdi; telefonun zorla alınması nedeniyle gasp suçundan ceza verilmedi. Üstelik ben de darptan ceza aldım! Üzerime adam gönderdiğini söylediğim Bayram Altun ise cezasız kaldı.
Peki asıl çarpıcı olan ne biliyor musunuz?
Sendikanın 27 yıllık personeli, İdari Büro Müdürü Mustafa Yavuz, savcılığa sunduğu suç duyurusunda olayın perde arkasını anlattı!
İfadesinde; kamera kayıtlarının polis gelmeden önce nasıl silinmek istendiğini, kayıt cihazının nasıl söküldüğünü ve Bayram Altun’un polislerin gelip kamera görüntülerini isteyeceğini önceden bildiğini anlatıyor.
Şimdi soruyorum:
Polis gelmeden önce kamera kayıtları neden silinmek istendi? Bayram Altun, polislerin görüntüleri isteyeceğini nasıl biliyordu? Bilirkişi raporuyla ortaya konulan olay neden mahkemede bütün yönleriyle karşılık bulmadı?
Ben saldırıya uğradım, telefonum elimden alındı. Yargılandım, ceza aldım. Saldıranlara gasp suçundan ceza verilmedi. Hakkında şikâyette bulunduğum Bayram Altun ceza almadı.
Şimdi ise sendikanın içinden, 27 yıllık bir yöneticinin savcılığa sunduğu suç duyurusu var!
Bu soruların cevabı verilmeden bu dosyanın üzeri nasıl örtülebilir? Ben adalet istiyorum. Delillerin, ifadelerin ve kamera kayıtlarına ilişkin iddiaların sonuna kadar araştırılmasını istiyorum!
GERÇEKLERİN ÜZERİ ÖRTÜLEMEZ. @tcbestepe@ankaracbs@EmniyetAnkara@EmniyetGM@mustafaciftcitr@abakingurlek@csgbakanligi@RTErdogan@hasandogan@Akparti@yenipartiyiz@ismailari_@ctekurumsal
KAPALI BİNAYA MAAŞ BAĞLAMIŞLAR! 🚨💣
Özçelik-İş Sendikası’nın Ankara’da "7 katlı, 84 yataklı" diye övündüğü konukevi 3 yıldır atıl vaziyette çürümeye terk edilmiş durumda. ❌
27 yıllık idari büro müdürü M. Y.’nin savcılığa sunduğu suç duyurusuna göre:
• Binanın tapuda MESKEN olduğu bilindiği halde yapıldığı için Çankaya Belediyesi ruhsat vermiyor!
• ASIL SKANDAL: Tek bir işçinin bile adım atamadığı, kapısı kilitli bu atıl misafirhaneye YÖNETİM ATANIP DÜZENLİ MAAŞ ÖDENDİĞİ iddia ediliyor! 💸
• Aynı müteahhit üzerinden şaibeli işlerle emekçinin yüzlerce milyon TL’si gasbediliyor.
İşçi otel köşelerinde sürünürken, hayalet binadan maaş alanlar bu tüyü bitmemiş yetimin hakkının hesabını nasıl verecek? 🏢🔒
#Özçelikİş #Metalİşçisi #Sendika @tcbestepe@ankaracbs@Akparti@yenipartiyiz@herkesicinCHP@cankayabelediye@csgbakanligi@adalet_bakanlik@TC_icisleri@RTErdogan@abakingurlek@isikhanvedat@mustafaciftcitr
3/3
O KEBAP MASALARI DEĞİL, ADALET KONUŞACAK: CEZADAN KAÇAMAYACAKSINIZ!
Bugün dağ gibi yolsuzluk iddiaları karşısında kafasını kuma gömüp kebap fotoğrafları paylaşan Şerafettin Koç bilsin ki; o Gebze’de çevirdiği dolapların, tahrif ettiği defterlerin hesabı sorulacak. @ankaracbs
2/3
📄 ANKARA’NIN REDDETTİĞİ PİSLİĞİ GEBZE’DE BİZZAT KENDİSİ YAPTIRDI
Sendika defterlerindeki tahrifatı sendikaya yakın 61. Noter "usulsüz" diyerek onaylamadı. Durdu mu Şerafettin Koç? Hayır! Defteri bizzat koltuğunun altına alıp Gebze’ye götürdü; tanıdık noter ile işi bitirdi!
3/6
Muhalif İstanbul Anadolu Havacılık Şubesi’nin Sendika yazılımına erişimi kesildi. THY Teknik A.Ş. üyelerinin istifaları ve üye düşüşleri şubeden gizlendi. Amaç şubeyi işveren ve üyeler gözünde itibarsızlaştırmaktı. @farukozcelikgsb@tcbestepe@hasandogan@Akparti@abuyukgumus