Bir bakıştan onlarca ihtimal çıkarır, gerçekleşmemiş bir ihtimali gerçeğin yerine koyarız. Sonra da yaşananın değil, zihnimizde büyüttüğümüz şeyin ağırlığını taşırız. Yani insan gerçeğin değil, zihninde büyüttüğü ihtimallerin altında ezilir…
KOVA
Benim fikrini anlattığında boş boş bakıldığı için zamanla anlatmamayı öğrenen Kovam… Sen son zamanlarda kendini bazı ortamlarda fazlasıyla yalnız hissettin. İnsan eksikliğinden değil, zihnine yetişen insan eksikliğinden. Bir şey anlatmak istedin, konuyu değiştirdiler. Bir hayalinden bahsettin, fazla uçuk buldular. Sonra sen de “Neyse” deyip sustun. Ama önünde seni konuşturan insanlar var. Yeni bir çevre, iş bağlantısı, proje veya tesadüfi tanışma sayesinde ilk kez biri sana “Devam et, daha fazlasını anlat” diyecek. Hatta o fikirlerden biri sana gerçek bir fırsat ve kazanç getirebilir. Bir dönem seni garip bulanların anlamadığı şey, doğru insanların seni tam da o farklılığın yüzünden seçecek olmasıydı.
Personel yok → Hemşire yetişsin.
Malzeme yok → Hemşire bulsun.
Planlama yok → Hemşire idare etsin.
İletişim sorunu var → Hemşire çözsün.
Hasta yakını öfkeli → Hemşire sakinleştirsin.
Hasta kötüleşti → Hemşire müdahale etsin.
Hata riski arttı → Hemşire dikkat etsin.
Nöbet bitti → Hemşire yine gelsin.
Sistem aksıyor, faturayı hemşire ödüyor.
#hemşire
KOVA VE YÜKSELEN KOVA
Eğer Kova burcuysan, hayatın boyunca insanlar seni anlamakta zorlandı. Kimileri seni fazla özgür buldu, kimileri duygusuz sandı, kimileri ise seni çözmenin imkânsız olduğunu düşündü. Oysa kimsenin bilmediği şey şu; sen hayatın boyunca aslında anlaşılmayı bekledin ama bunu hiçbir zaman yüksek sesle söylemedin. Çünkü çok küçük yaşlardan beri farklı olduğunu hissettin. Bir odanın içinde olsan bile bazen oraya ait değilmişsin gibi hissettin. İnsanlar aynı şeylerden mutlu olurken sen başka şeylerin hayalini kuruyordun. Herkes aynı yoldan giderken sen içinden başka yollar çiziyordun. Ve belki de bu yüzden seni en çok yoran şey yalnızlık olmadı. Seni en çok yoran şey, kalabalıkların içinde bile bazen kendini yabancı hissetmek oldu.
2000-2002 yılları arasında seni sandığından çok daha fazla etkileyen olaylar yaşanmış olabilir. Belki aile içinde yaşanan değişimler, belki evin enerjisindeki değişiklikler, belki de çocuk kalbinin tam anlam veremediği bazı eksiklikler… İnsanlar seni uslu, kendi halinde ve zeki bir çocuk olarak gördüler ama kimse geceleri düşündüğün şeyleri, kimseye anlatmadığın korkuları, bazen sebepsiz yere içine çöken o yalnızlık hissini fark etmedi. Çünkü daha küçük yaşta bile insanlara yük olmamayı öğrendin. Ve belki de tam o yıllarda duygularını saklamayı, kırıldığında susmayı, ihtiyacın olduğunda bile “iyiyim” demeyi öğrendin.
2004-2006 yılları senin için arkadaşlıkların ve aidiyet duygusunun çok önemli olduğu dönemlerdi. O yıllarda hayatına giren insanlar seni heyecanlandırdı. Kendini bir yere ait hissetmek istedin. Ama aynı zamanda çok güvendiğin bir arkadaşlık ya da bir insan seni düşündüğünden daha fazla hayal kırıklığına uğrattı. Çünkü sen insanların görünen tarafına değil, içindeki potansiyele inandın. İnsanlar değiştiğinde ise onları suçlamaktan çok kendini sorguladın. “Ben neyi göremedim?” diye düşündüğün zamanlar oldu. Oysa sorun çoğu zaman sende değildi. Sen sadece insanların içinde gördüğün güzelliğe fazla inandın.
2008-2010 yılları ise hayallerinin büyüdüğü yıllardı. O dönem farklı bir hayatın hayalini kuruyordun. Belki başka bir şehir, başka bir meslek, başka bir gelecek… İnsanlar seni gerçekçi sandı ama aslında içinde kocaman hayaller taşıyordun. Ve belki de ilk kez o yıllarda bir insan seni çok etkiledi. Bir dostluk, bir aşk ya da sadece seni anlayan bir ruh… Ama kader her şeyi düşündüğün hızda ilerletmedi. Çünkü senin hayatında hiçbir şey erken olmadı. İnsanlar seni geç anladı, başarıların geç geldi, huzurun geç geldi. Ama gelen şeyler de kolay kolay kaybolmadı.2012-2014 yılları seni değiştiren yıllardan biri oldu. O dönem yaşanan bir ayrılık, bir dostluk kaybı, aile içinde yaşanan bir mesele ya da büyük bir hayal kırıklığı seni dışarıdan daha güçlü, içeriden ise daha sessiz birine dönüştürdü. İnsanlar seni aynı Kova sandı ama aslında o yıllardan sonra içinde bir şey değişti. Çünkü ilk kez herkesi kurtaramayacağını, herkesi yanında tutamayacağını ve herkesin senin kadar derin düşünmediğini fark ettin. Ve belki de tam o yıllarda, insanlara fazla bağlanmaktan korkmaya başladın.
2016-2018 yılları kaderinde önemli dönüm noktaları taşıyor. O yıllarda hayatına giren biri ya da yaşanan bir olay seni uzun süre etkiledi. Belki ilk kez gerçekten sevildiğini hissettin. Belki ilk kez “Tamam, artık her şey güzel olacak” dedin. Ama hayat yine bildiği gibi ilerledi. Bir şeyler eksik kaldı. Belki gururlar, belki zamanlama, belki de hayat şartları… Ama ne yaşandıysa yaşansın, senden geriye uzun süre kapanmayan bir soru kaldı. Çünkü Kova burçları insanları unutabilir ama yarım kalan ihtimalleri kolay kolay unutamaz. İnsanlar seni hayatına devam ediyor sandı ama kimse bazı geceler geçmişteki konuşmaları düşündüğünü, bazı isimleri duyduğunda içinin sessizce sızladığını bilmedi.2020 yılıyla birlikte ruhunda bambaşka bir süreç başladı. Özellikle 2021-2023 yılları seni düşündüğünden daha fazla olgunlaştırdı.
Sayın Rahmi Koç bir bir nükte yapmış arkadaşlar da incinmiş.
Yıllardır lazların aklı saat 12’den sonra çalışmaz deyip Karadenizliler ile alay edilirken biz hiç böyle tepki vermedik. Sizin bu hassasiyetiniz nereden geliyor? Açıklarsanız seviniriz.