"Bugün Irak'ta yaklaşık 3 milyon "Sümer" Türkü yaşıyor. Kendilerine "Kerkük Türkmenleri" diyorlar. Hem dilleri hem de antropolojik yapıları Azerbaycan Türklerinin dili ve anatomisiyle uyum içinde."
Tariyel Azertürk, Doktora, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayan Azerbaycanlı bilim insanı, araştırmacı ve Türkolog.
Türk Tarihi Eşsizdir. M. K. Atatürk
“Göbeklitepe’nin 4. katman kazılarında Göbeklitepe’nin Türk olduğu ortaya çıktı.”
👉 Tarihçi Ramazan Sevinç’in Göbeklitepe tezi yeniden gündem oldu:
“Hakkari’de 2 tane taş yazıt bulundu. Eski Arkaik Dönem’e ait.
Türkçe runik harfleriyle yazılmış.
Biz dedik ki Türkler 4500 sene önce burada yaşıyordu.
Yazıtın yaşı 4500.
4500 sene önce Hakkari, şimdi Hakkari denilen yerde Türkler yaşıyordu. Al sana kanıt dedik.
7 sene uğraştık.
Akademi dünyası 7. yılın sonunda kabul etti. O süreye kadar ‘Hayır, öyle bir şey yok, kanıt yok’ dediler.
E kanıt var. E kanıtı kabul etmiyorsun.
Çünkü senin ağababan, küresel akademi dünyası kabul etmemenizi söylüyor.
Aynı Göbeklitepe’de olduğu gibi. Türk olduğu, dördüncü katmanda ortaya çıktı.
Bir de 17 bin yıla uzandığı ortaya çıkınca bütün siyasal tarih, bütün dinler tarihi çöp oldu.
Ve bütün fonlar kesildi. Yani o kazıları fonlayan uluslararası yapılar fonları kesti.”
“Gözaltına alınan 29 kişiden biri bile hapis gerektirecek bir şey yapmadıysa 13 büyük şirkete kayyum atamak neden?”
👉 Sabahattin Önkibar: (Beyaz et operasyonunda gözaltına alınan 29 kişinin tamamının serbest bırakılması hk.)
“Söylentilere göre Saray devreye girmiş ve gözaltına alınanların tamamı, üstelik pazar günü, acil koduyla serbest bırakılmış.
Bu doğru mu değil mi bilmiyorum. Lakin başkentteki fısıltı bu şekilde.
Yapılan bu operasyonla beraber AKP dünyası da ayağa kalktı. Çünkü olanlar ülkeye zarar vermeye başladı.
Pardon ama gözaltına alınanların biri bile tutuklanmayı gerektirecek bir suç işlemediyse manşetlere sebep olan bu gürültülü operasyon niye?
Ondan önemlisi gözaltına alınan 29 kişiden biri bile hapis gerektirecek bir şey yapmadıysa 13 büyük şirkete kayyum atamak neden? Bu kararı alanlar ne yaptıklarının farkında mı ve Türkiye onların oyuncağı mı?
Mülkiyet hakkı ve teşebbüs hürriyeti yok sayılmıştır. Adeta yabancı sermayeye ‘gelme’, yerli sermayeye de ‘git’ denilmiştir.
Hayır, öyle değilse ve ortada hakikaten bir suç varsa büyük şovla operasyon yapmak ve gözaltına alınanların tamamını iki güne serbest bırakmak niçin?
Kimdir bunu yapanlar ve niye yapıyorlar?
Amaç eğer kartel tekel oluşturanların cezalandırılmasıysa bunun yolu belli.
Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu bunun için var. Gereğini onlar yaparlar.
Eğer ortada acil müdahale edilmesi gereken bir suçüstü hali varsa o zaman 29 kişiyi yani tamamını iki gün sonra serbest bırakmak niye?
Maalesef yargıdaki bazı isimler bir süredir sadece siyasetin merkezinde değil aynı zamanda yürütme erki gibi davranıyorlar.”
SAVCIDAN TUTUKLUYA:
SENİN EKREM'İN DE ZATEN DİPLOMASI YOK!
İBB Davası'nda savunma yapan Taner Çetin, "Oğlum yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir savcı ilk olarak ‘Gel bakalım Taner’ dedi ve içeriye girdim. Elindeki tespihi göğsünün üzerinde çekerek ‘Sen 63-64 yaşına gelmişsin. Burdan çıkamazsın. Suçların belli, şansın yok. Gel etkin pişmanlıktan faydalan ben de seni çıkarayım’ dedi. Bana sosyal medyada çıkan, bazı kadın çalışma arkadaşlarımın isimlerini sorarak çirkin ifadelerde bulundu. ‘Sen ne mezunuydun?’ diye sordu sonra. ‘Sen ilkokul mezunu muydun? Ne mezunusun diploman yok galiba’ dedi sonra. Daha sonrasında dedi ki ‘Zaten senin Ekrem’in de diploması yok. Senin gibi adamları doldurmuş buraya’ dedi" diyerek savcılıkta yaşadıklarını anlattı. #İBBDavası
AKP'li başkan vatandaşın paylaşımına sinirlendi: "Ulan Angut, ulan dingil"
Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Sümer Holding’de Daire Başkanı olan Erhan Öcal, sosyal medyada Cumhurbaşkanı Erdoğan için "Tayyip" ifadesini kullanan vatandaşa sert çıktı: "Tayyip ne lan dingil. Seni aldıklarında 'ben yazmadım' demek yok" diyerek açıkça tehdit etti.
Başka bir kullanıcıya da "Ulan angut" diyerek hakaretler savuran bürokratın, geçmişte uzun yıllar AKP Genel Merkezi'nde danışmanlık yaptığı öğrenildi.
@temettukafasi Ah kardeşim bu usta kesimi o kadar kurnaz ki, kralı gelse ayak üstünde s2kerler, fayans işe yaramaz diyerek yenisini aldırmıştır, aldırdığı yerden komisyonunu alır, sonra kırma parası alır, sonra moloz taşıma parası alır ve en sonunda yenisini döşeme parası alır, eline düştü
Mevcttaki 24 yıldır siyasi iktidar olan şurekanın kendileri için kurdukları düzen bundan daha iyi nasıl anlatılabilirdi kl?
Haber bu.
https://t.co/pa4iXCgDi6
Yalova’da kızıyla beraber arbedilen baba, adliye önünde sitem etti:
“4 milyona aldığım evi 1.9 milyona bana sattırdılar.
Adalet bakanlığının kapısının önüne gidiyorum.”
Ümit Özdağ, AKP’nin son 10 yılda kaybettiği 4 seçimi ve AKP hegemonyasını anlattı:
“2011’de yumuşak hegemon parti modeli kuruldu ama bu AKP’ye yetmedi.
Neden yetmedi? Çünkü 2015’te Haziran seçimlerini kaybetti.
Sonra referandumu kaybetti.
Referandumu nasıl düzeltti? İki şekilde düzeltti.
Bir, devreye öğleden sonra mühürsüz oyların kabulünü kabul eden bir YSK kararıyla; arkasından da YSK’nın önüne Ana Muhalefet Partisi’nin gelmesini engelleyerek gerçekleştirdi.
Ama sonra kaybetmeye devam etti.
2019 yerel seçimlerini kaybetti.
2024 yerel seçimlerini kaybetti.
Şimdi Erdoğan artık bu yumuşak hegemon modelden tam hegemon modele geçip bütün partileri uydu parti haline getirmek istiyor.
Var olacaklar ama seçimleri, teorik olarak bile kazanmak mümkün olmayacak.
Bunu oluşturmaya çalışıyor.
Çünkü görüyor ki kendisi Türk halkının önüne bir model koyarak, yeni bir program, yeni bir atılım programı, istihdam programı, ekonomik yükseliş programı koyarak kazanamayacak.
Son seçimden sonra bu zamana kadar denendi zannediyorum ama bir çıkış yolu bulunamadı.
Enflasyon düşürülemedi. Yeni istihdam alanları arttırılamadı. Ekonomik kriz ekonomik buhrana dönüştü. Derinleşmeye devam ediyor.
Toplumun %90’ı fakirleşiyor. Böyle bir ortamda bir tek şansı var ve onu kullanıyor. Aslında bu yanıltıcı, Pirus zaferi olacak kendisi için.
Sonuçta muhalefeti bölerek ve baskı uygulayarak, düşman ceza hukuku uygulayarak onların teorik olarak bile seçilmesini ihtimal dışına çıkartacak bir model oluşturmak istiyor.
Şimdi biz şunu diyoruz ya; Erdoğan bu işin neresinde? Bunu soruyoruz.
Tabi ki yargının bağımsız olduğunu düşünmek gerçekten şu anki Türkiye için bir ütopya.”
@r_zelyut Aklıma Yavuz Sultan Selim geldi, Şah İsmail geldi...
Osmanlıcılar Anadolu'da neler yaşandığını bilmiyorlar mı?
Türkmenlerin acılarından haberleri yok mu?
👇
YAVUZ SULTAN SELİM
https://t.co/kMpoJRDhsR
👇
Kızılbaşların şahı: ŞAH İSMAİL
https://t.co/HQm6RGofzs
Abone olmayı unutmayın
Bir Alevinin solcusunu anlarım; sağcısını anlarım ama...
Bir Alevi'nin Osmanlıcısını hiç anlayamam...
Bu tavır; Osmanlı'nın yaptığı Alevi katliamlarına sahip çıkmak demektir.
Su kuyularına doldurulan çocuklara, çuvallara konulup Kızılırmak ve Yeşilırmak'a atılan babalara ihanet tam budur.
Durun bakalım daha ne özellikleri çıkacak bu şahsın?
Denizkurdu-2026 Tatbikatı sırasında 11 Haziran’da icra edilen fiili atışlarda, MİLGEM’in babası 20’nci Deniz Kuvvetleri Komutanı merhum Oramiral Özden Örnek’in başlattığı vizyonun ürünü olan ATMACA güdümlü mermisi ve AKYA ağır torpidosu suüstü hedeflerine karşı kullanıldı.
Her iki atış da büyük başarıyla sonuçlandı. Böylece Türk Deniz Kuvvetleri, suüstü ve sualtı vurucu gücünün milli imkânlarla ulaştığı seviyeyi bir kez daha göstermiş oldu.
AKYA ağır torpidosu daha önce 27 Aralık 2023’te TCG Preveze’den ateşlenmiş ve münfesih hedef gemi Gazal Römorkörünü batırmıştı.
Dün gerçekleştirilen atış ise AKYA’nın artık kendisini tamamıyla ispat ettiği, olgunluğa eriştiği ve Türk deniz harp tarihindeki yerini sağlamlaştırdığı bir aşamayı temsil etmektedir.
Diğer yandan 1997’den 2024’e kadar çeyrek asır boyunca Deniz Harp Okulu son sınıf öğrencilerine okul gemisi olarak hizmet eden münfesih TCG Sokullu Mehmet Paşa, bu kez AKYA’nın hedefi olarak son görevini yerine getirdi ve Mavi Vatan’ın derinliklerine uğurlandı.
AKYA ağır torpidosunun münfesih TCG Sokullu Mehmet Paşa’nın omurgasını kırarak batırması bir yandan bizleri üzmüş, diğer yandan ilk kez bu ölçekte test edilen savaş torpidomuzun büyük başarısı geleceğe dair güven vermiştir. Bu güveni, münfesih TCG Sokullu Mehmet Paşa’nın fedakârlığı sayesinde gördük ve kendi gözlerimizle teyit ettik. Ne şerefli bir son. Ölümünde bile büyük hizmet sundu. Cumhuriyet Donanması’na 27 yıllık hizmetinin önünde saygıyla eğiliyoruz.
Donanma, Sokullu Mehmet Paşa adını başka bir gemide mutlaka yaşatacaktır. Münfesih TCG Sokullu Mehmet Paşa’yı asla unutmayacağız.
Her zaman söylediğimizi tekrar edelim. Doğu Akdeniz’de cephe genişlemektedir. İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi üçlüsüne artık Fransa da eklenmiştir. ABD’nin gelecekte Türkiye ile söz konusu blok arasında yaşanabilecek bir kriz durumunda nerede duracağı ise izahtan varestedir.
Bu nedenle Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de coğrafi gücüyle simetrik ve asimetrik savaş gücünü entegre etmesi, bu süreçte suyun altını esas alması kaçınılmazdır.
Suyun üstünün artık en zayıf aktörler tarafından dahi tehdit edilebildiği bir konjonktürde son sözü denizaltılar, ağır torpidolar, sualtı sensör ağları, otonom ve insansız sualtı araçları söyleyecektir. Gözetleme, tespit ve ateş gücünü suyun altından hedefe intikal ettirebilen taraflar geleceğin deniz savaşlarında üstünlüğü elde edecektir.
Gerek ATMACA gerekse AKYA başarılarına imza atan, öncelikle projeleri başlatan Deniz Kuvvetleri Araştırma Merkezi Komutanlığı’nı, daha sonra Roketsan liderliğinde oluşturulan konsorsiyumu ve destek sağlayan tüm kurum ve şirketleri tebrik ediyoruz.
ATMACA ve AKYA ile taçlanan bu başarının temelinde, 2005 yılında bu projelerin düğmesine basan, MİLGEM’in babası 20’nci Deniz Kuvvetleri Komutanı merhum Oramiral Özden Örnek’in stratejik vizyonu bulunmaktadır. Merhum Oramiral Özden Örnek’i rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Bugünden sonra Türk Milleti’nin, Anadolu’nun, KKTC’nin ve Mavi Vatan’ın düşmanları iki kez düşünsün. Çünkü Türkiye artık sadece denizin üzerinde değil, denizin altında da caydırıcı, vurucu ve sonuç alıcı güce sahiptir.
AKYA’nın Mavi Vatan’ın derinliklerinden verdiği mesaj budur.