Dem Parti Mersin Mv. Perihan Koca:
"Kürtler, LGBT'nin özgürlüğü için her türlü bedeli vermeye hazır."
Müslüman Kürt kardeşlerimiz bu oyuna gelmez Perihan! Haddinizi bilin !
"İbne"liğin lüzümü yok !
Kürt milletini kendi ideolojik ajandalarına malzeme etmeye çalışanlara söyleyecek sözümüz var:
DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca'nın, "Kürtler, LGBT'nin özgürlüğü için her türlü bedeli vermeye hazır." şeklindeki ifadeleri; Kürt milletinin ortak iradesini değil, yalnızca kendi siyasi ve ideolojik yaklaşımını yansıtmaktadır. Hiç kimsenin milyonlarca Kürt adına bu şekilde konuşma hakkı ve yetkisi yoktur.
Kürt milleti asırlardır inancıyla, örfüyle, aile yapısıyla ve kadim medeniyetiyle var olmuş bir millettir. Bu milletin uğruna bedel ödediği değerler; Allah'ın rızası, ezanı, ailesi, namusu, adaleti ve insan onurudur. Bunların dışında hiçbir ideolojik söylem, Kürt milletinin ortak değeriymiş gibi sunulamaz.
Perihan Koca'nın LGBT ideolojisine yönelik düşünceleri kendisini bağlar ve bu düşünceler kesinlikle Kürt milletine mal edilemez. Çünkü Kürt milletinin tarihi; aileyi koruyan, iffeti ve edebi esas alan, inancını hayatının merkezine koyan bir medeniyetin tarihidir. Selahaddin Eyyubi'den Bediüzzaman Said Nursî'ye kadar nice âlim ve devlet adamı yetiştiren bu millet, İslam medeniyetine ilimle, irfanla ve fedakârlıkla hizmet etmiştir. Böylesine köklü bir mirası, toplumun inanç ve ahlak değerleriyle bağdaşmayan ideolojilerin temsilcisi gibi göstermeye çalışmak, Kürt milletine yapılmış büyük bir haksızlıktır.
Ayrıca ülkemizin birlik ve beraberliğini tehdit eden her türlü ayrıştırıcı anlayışa karşı durmak ortak sorumluluğumuzdur. Dün silahlı terör örgütleri toplumsal huzurumuzu hedef aldıysa, bugün de aile kurumunu, çocuklarımızı ve milletimizin manevi değerlerini dönüştürmeyi amaçlayan ideolojik dayatmaların toplum üzerinde oluşturduğu etkiler aynı ciddiyetle ele alınmalıdır. İnanç, aile ve kültürel değerlerimizi aşındıran her türlü ideolojik baskıya karşı kararlı bir duruş sergilemek, sadece bugünün değil, gelecek nesillerimizin de meselesidir.
Bizler her insanın onuruna ve hukukuna saygı duyarız. Hiç kimsenin hakarete uğramasını, ötekileştirilmesini veya şiddete maruz kalmasını kabul etmeyiz. Ancak bu yaklaşım, toplumumuzun inanç ve ahlak değerleriyle bağdaşmayan ideolojik söylemlerin Kürt milletinin ortak iradesi gibi sunulmasına sessiz kalacağımız anlamına gelmez ve çağrımız nettir: Kendi siyasi ve ideolojik görüşlerinizi savunabilirsiniz; ancak Kürt milleti adına konuşmayın. Kürt kimliğini kendi ideolojik ajandanıza meşruiyet zemini hâline getirmeyin. Kürt milletinin sesi; kadim medeniyetinden, İslami hassasiyetlerinden, aile değerlerinden ve kardeşlik hukukundan yükselen sestir. Bunu değiştirmeye de, çarpıtmaya da kimsenin gücü yetmeyecektir.
Sağlık-Sen teşkilatımızda yürütülen seçim sürecinin tüm sağlık çalışanlarımız ve teşkilatımız adına hayırlara vesile olmasını temenni ediyor; sürecin demokratik olgunluk içerisinde hayırla tamamlanmasını diliyoruz.
Sendikacılık; çalışanların hak ve menfaatlerini koruma mücadelesinin yanında, nezaketin, istişarenin, demokratik iradenin ve teşkilat ahlakının da temsilidir. Bu nedenle seçim süreçleri; kişilerin değil fikirlerin, gerilimin değil hizmet anlayışının yarıştığı dönemler olmalıdır.
Ancak son günlerde seçim sürecine ilişkin çeşitli değerlendirmeler tarafımıza ulaşmaktadır. Üyelerimizin tercihlerini etkilemeye yönelik ayrıştırıcı ve baskıcı tutumların teşkilat kültürümüzle bağdaşmadığını açıkça ifade etmek isteriz. Hiçbir makam, hiçbir adaylık ve hiçbir seçim hesabı; üyelerimizin özgür iradesi üzerinde gölge oluşturmaya kalkışacak girişimlere meşruiyet kazandıramaz.
Bu doğrultuda herhangi bir yönlendirmeye veya tercihinden dolayı sonradan bir mağduriyet yaşayacağı endişesine maruz kalan üyelerimiz hiçbir çekince duymadan özgür iradelerini sandığa yansıtmalıdır. Hiç kimse, kullandığı oy nedeniyle çalışma huzurunun, kurum içindeki konumunun veya geleceğinin zarar göreceğini düşünmemelidir.
Dün olduğu gibi bugün de üyelerimizin hukukunu ve emeğini korumak bizim en temel sorumluluğumuzdur. Seçim sürecinde veya sonrasında, tercihinden dolayı herhangi bir üyemizin baskıya uğraması, dışlanması ve görev yeri veya çalışma şartları üzerinden yıldırılmaya çalışılması mümkün değildir.
Sandıkta ortaya konulacak irade yalnızca kendi iradeleri değil, aynı zamanda sendikal demokrasinin de teminatıdır. Bu nedenle hiç kimse kendisini yalnız hissetmemeli ve tercihinin bedelini ödeyeceği düşüncesine kapılmamalıdır.
Seçim sonucunda oluşacak yönetim kurulunun kimlerden meydana geldiğine bakılmaksızın ortaya çıkacak iradeye saygı duyulmalıdır. Ancak seçim sürecinde veya sonrasında tercihinden dolayı herhangi bir üyemizin hedef hâline getirilmesine, baskı altına alınmasına, dışlanmasına veya mağdur edilmesine asla müsaade edilmeyecektir.
Öte yandan sağlık kurumlarımızda görev yapan üst yöneticilerimizin de seçim sürecine ilişkin azami hassasiyet göstermeleri gerekmektedir. Kamu yöneticilerinin herhangi bir ekip, grup veya aday lehine tavır alması, koruyucu-kollayıcı bir yaklaşım sergilemesi, çalışanlar üzerinde doğrudan ya da dolaylı baskı oluşturabilecek tutumlara yönelmesi asla kabul edilemez.
Kamu gücünü, makamını veya idari yetkisini kullanarak seçim sürecini etkilemeye çalışan, çalışanların tercihlerini yönlendirmeye kalkışan ya da herhangi bir taraf lehine pozisyon alan yöneticiler karşılarında yalnızca bireysel tepkileri değil, Memur-Sen teşkilatının kurumsal duruşunu bulacaktır. Hiç kimsenin Memur-Sen çatısı altındaki sendikalarımıza ayar vermeye, teşkilatlarımızın iradesini şekillendirmeye, seçim sonuçlarını etkilemeye veya herhangi bir yapıyı kendi nüfuz alanı hâline getirmeye hakkı yoktur. Sendikalarımızın iradesi; makam odalarında değil, üyelerimizin hür vicdanında ve sandıkta tecelli etmelidir.
Bu vesileyle seçim yarışında yer alan her iki adayımıza başarı dileklerimizi iletirken, başkanlarımızı ve kıymetli ekiplerini de suhulete ve teşkilat hukukuna uygun hareket etmeye davet ediyoruz. Sergilenen tavrın ve yürütülen çalışmaların seçim sonuçlarından çok daha uzun süre hatırlanacağını unutmamak gerekir. Bugün aynı teşkilat çatısı altında omuz omuza mücadele verenlerin, yarın da aynı davaya hizmet etmeye devam edecekleri unutulmamalıdır.
Bu nedenle kırıcı söylemlerden, üyeler üzerinde baskı oluşturabilecek girişimlerden ve teşkilatımızın birlik ruhuna zarar verebilecek tutumlardan uzak durulması hepimizin ortak sorumluluğudur.
Üyelerimiz herhangi bir yönlendirmeye ihtiyaç duymadan, özgür iradeleriyle en doğru kararı verecek bilgiye, tecrübeye ve ferasete sahiptir. İnanıyoruz ki seçim tamamlandıktan sonra kazanan veya kaybeden taraflar değil; Sağlık-Sen'in kurumsal gücü ve teşkilatımızın ortak değerleri olacaktır.
68. BAŞKANLAR KURULUMUZ İSTANBUL’DA TOPLANDI
Kurulumuzda; adalet mücadelesine, ahlak müdafaasına, ilkeli sendikal duruşa, erdeme ve sınırları aşan emek mücadelesine öncülük eden şube başkanlarımızla teşkilat çalışmalarımızı, yeni dönem hedeflerimizi ve sendikal mücadelemizin yol haritasını kapsamlı biçimde değerlendirdik.
Genel Başkanımız Ali Yalçın, 68. Başkanlar Kurulumuzun açılış konuşmasında, Eğitim-Bir-Sen’imizin üye sayısını 15.836 artırarak 444.454’e yükselten, sahada emek, alın teri ve akıl teriyle büyük gayret ortaya koyan bütün şube başkanlarımıza ve teşkilatımıza teşekkür etti.
Bir yandan emeğin ve alın terinin mücadelesini verirken diğer yandan sınırları aşan bir sorumlulukla insanlık haysiyetini savunduklarını vurgulayan Genel Başkanımız, küresel haydutluğa karşı emeğin küresel dayanışmasını büyüttüklerini, bulundukları her platformu insanlığın sesinin yükseldiği zeminlere dönüştürdüklerini ifade etti.
Emperyalizm ve siyonizmin coğrafyamızı kan gölüne çevirmeye çalıştığı bu süreçte Türkiye’nin en büyük eğitim örgütlenmesi olan Eğitim-Bir-Sen’in büyük bir sorumluluk taşıdığını ifade eden Genel Başkanımız Ali Yalçın, Gazze ablukasına karşı Uluslararası Sumud Filosu’nda ve karadan yürütülen konvoyda yer alarak insanlığın ortak vicdanını harekete geçirmek için gayret gösteren şube başkanlarımıza teşekkür etti.
ILO toplantısında İsrail heyetinin Filistin’in dışlanmasına yönelik sunduğu önergenin, ortaya koydukları protestoların ardından Genel Kurul’da büyük oy farkıyla reddedildiğini hatırlatan Yalçın, İsrail temsilcisinin üç kez söz verilmesine rağmen protestolar nedeniyle konuşmasını yapamadığını ifade etti.
Eğitimde küresel dayanışmanın yeni platformu İstanbul EdUnion Forum 2026 ile ilgili açıklamasında Ali Yalçın, “16-17 Haziran tarihlerinde dünyanın dört bir yanından sendikacı liderleri İstanbul’da buluşturacağımız İstanbul EdUnion Forum 2026 ile küresel belirsizlikler çağında emeğin ve eğitimin ortak sorunlarına ortak çözümler üretme irademizi daha da güçlendireceğiz.” dedi.
Genel Başkanımız, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarımıza yönelik saldırıların ardından yürüttüğümüz çalışmalar ile “Eğitim Ekosisteminde Şiddetle Mücadele Çalıştayı” kapsamında ortaya çıkan tespit ve çözüm önerilerine yönelik değerlendirmelerde bulundu.
İki gün sürecek 68. Başkanlar Kurulumuz, beş farklı alanda oluşturulan çalıştay gruplarının çalışmalarıyla devam edecek. Kurulumuzun teşkilatımıza, eğitim çalışanlarımıza, ülkemize, emek mücadelemize ve insanlık adına ortaya koyduğumuz haklı duruşa hayırlar getirmesini diliyoruz.
#EğitimBirSen #EğitimBirSenBaşkanlarKurulu
🗣️Ülkeleri Filistin’i savunan Mücahitlerin sevdikleriyle son vedaları
🗣️onlar İsrail tarafından idam edilmek için götürülen yüzlerini son kez gördüğünüz şehitler
🗣️ haydi durma bu Allah adına verilen bir cihattır sen de katıl paylaş yorum yap dünyanın görmesini sağla
68. BAŞKANLAR KURULUMUZ İSTANBUL’DA TOPLANDI
Kurulumuzda, adalet mücadelesine, ahlak müdafaasına, ilkeli sendikal duruşa, erdeme ve sınırları aşan emek mücadelesine öncülük eden kıymetli şube başkanlarımızla yükümlülüklerimizi, teşkilat çalışmalarımızı, yeni dönem hedeflerimizi ve sendikal mücadelemizin yol haritasına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk.
Eğitim-Bir-Sen olarak üye sayımızı 15.836 artırarak 444.454’e yükselten, sahada emek, alın teri ve akıl teriyle büyük gayret ortaya koyan bütün şube başkanlarımıza ve teşkilatımıza yürekten teşekkür ediyorum.
Memur-Sen olarak 1 milyon 130 bin üyeye ulaşarak tarihi zirvemizi yenilememiz de teşkilatımızın inancının, emeğinin ve kararlılığının eseridir.
İnsanlık olarak zorlu bir süreçten geçiyoruz. Gazze’de, Filistin’de, Lübnan’da, Doğu Türkistan’da yaşananlar; hukukun, ahlakın ve vicdanın yok sayıldığı küresel düzenin insanlık sınavında sınıfta kaldığını gösteriyor.
Emperyalizm ve siyonizmin coğrafyamızı kan gölüne çevirmeye çalıştığı bu dönemde, dünyanın medeniyetimizden tevarüs ettiğimiz değerlere her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.
Türkiye’nin en büyük eğitim örgütlenmesi olarak biz, bir yandan emeğin ve alın terinin mücadelesini verirken diğer yandan sınırlarımızı aşan bir sorumlulukla insanlık haysiyetini savunmaya devam ediyoruz. Küresel haydutluğa karşı emeğin küresel dayanışmasını büyütüyor, bulunduğumuz her platformu insanlığın sesinin yükseldiği zeminlere dönüştürüyoruz.
Merhum Mehmet Akif İnan’ın emek, erdem ve medeniyet ufkuyla kurduğu bu büyük büyük teşkilatın mensupları olarak, hakkın, emeğin, insan onurunun ve mazlumların sesi olma sorumluluğumuzu yerine getirmenin gayretini gösterdik. Bu anlayışla, Uluslararası Sumud Filosu’nda ve Gazze ablukasına karşı karadan yürütülen konvoyda yer alarak insanlığın ortak vicdanını harekete geçirmek için yola revan olan şube başkanlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
ILO’da İsrail heyetinin Filistin’in dışlanmasına yönelik girişimine karşı ortaya koyduğumuz protesto, emeğin ve insanlığın onurunu savunma irademizin somut göstergesi olmuştur.
Kurulumuzda ayrıca yeni Sendika Yasası çalışmalarımızdan Kamu Personel Sistemine, ILO ve ILC kapsamında yürüttüğümüz çalışmalardan eğitimde küresel dayanışmanın yeni platformu İstanbul EdUnion Forum 2026 hazırlıklarımıza kadar birçok başlığı ele aldık.
16-17 Haziran tarihlerinde dünyanın dört bir yanından sendikacı lideri İstanbul’da buluşturacağımız İstanbul EdUnion Forum 2026 ile küresel belirsizlikler çağında emeğin ve eğitimin ortak sorunlarına ortak çözümler üretme irademizi daha da güçlendireceğiz.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarımıza yönelik saldırılar sonrası yürüttüğümüz çalışmalar ile “Eğitim Ekosisteminde Şiddetle Mücadele Çalıştayı” kapsamında ortaya çıkan tespit ve çözüm önerilerini de değerlendirdik.
İki gün sürecek 68. Başkanlar Kurulumuz, beş farklı alanda oluşturulan çalıştay gruplarının çalışmalarıyla devam edecek.
Kurulumuzun, teşkilatımıza, eğitim çalışanlarımıza, ülkemize, emek mücadelemize ve insanlık adına verdiğimiz haklı duruşa hayırlar getirmesini diliyorum.
Bir Bilenle Bilge Nesil Projemizin Ödül Törenini Büyük Bir Coşkuyla Gerçekleştirdik
Millî Eğitim Bakanlığımız ile ortaklaşa yürüttüğümüz, gençlerimizi kitapla, bilgiyle, düşünceyle ve medeniyet değerlerimizle buluşturmayı amaçlayan Bir Bilenle Bilge Nesil Projemizin Ödül Törenini yoğun bir katılım ve büyük bir heyecanla gerçekleştirdik.
Programımıza teşrif ederek bizleri onurlandıran; AK Parti Van İl Başkanımız Sayın Abdulahat Arvas’a, İl Millî Eğitim Müdürümüz Sayın Bilal Yılmaz Çandıroğlu’na, İl Müftümüz Sayın Mehmet Sırrı Şık'a, ilçe millî eğitim müdürlerimize, Memur-Sen’e bağlı sendikalarımızın kıymetli başkan ve temsilcilerine, Eğitim-Bir-Sen Kadınlar Komisyonumuza, Eğitim-Bir-Sen teşkilatımıza, okul yöneticilerimize, öğrenci velilerimize ve değerli misafirlerimize teşekkür ediyoruz.
Gençlerimizin okuma kültürünü geliştirmeyi, düşünce dünyalarını zenginleştirmeyi ve medeniyet değerlerimizle buluşmalarını hedefleyen projemiz kapsamında dereceye giren öğrencilerimiz ödüllendirildi. Toplam 15 büyük ödülün sahiplerini bulduğu törende; 3 bilgisayar, 3 bisiklet, 3 tablet, 3 akıllı saat ve 3 Millî Takım forması öğrencilerimize takdim edilerek emekleri ve başarıları taçlandırıldı.
Bugün ödül alan öğrencilerimiz kadar, kitapla kurdukları bağ sayesinde kendilerini geliştiren ve bu sürece emek veren tüm öğrencilerimiz de bizim nazarımızda kazanan olmuştur. Gençlerimizin ortaya koyduğu gayret, azim ve başarı; geleceğe dair umutlarımızı daha da güçlendirmiş, okuyan, düşünen ve değerleriyle yetişen nesiller adına bizlere büyük bir mutluluk yaşatmıştır.
İlimizde kitap okuma seferberliğine önemli katkılar sunan ve öğrencilerimizin kitaplarla buluşmasına vesile olan başta Sayın Valimiz olmak üzere, projemize destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz.
Ayrıca bu anlamlı projenin sahadaki gerçek kahramanları olan öğretmenlerimize, okul yöneticilerimize, velilerimize, teşkilat mensuplarımız ile sürecin her aşamasında emek veren tüm Genç Memur-Sen başkanımız ve ekibine şükranlarımızı sunuyoruz.
Ödül almaya hak kazanan öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyor; bilgiyle donanmış, kitapla büyüyen, değerleriyle güçlenen nesillerin çoğalmasını temenni ediyoruz.
Bir kitapla başlayan yolculuğun, bir neslin istikbaline ışık tuttuğuna inanıyor; Bir Bilenle Bilge Nesil projemizi aynı heyecan ve kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz.
@MemurSenKonf@tcvanvaliligi@_aliyalcin_@ArvasAbdulahat@VanilMem@bycandiroglu@gencmemursen #BirBilenleBilgeNesil
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Haysiyet Cellatlarına, müfterilere gerekli yanıtı vermiş.
“Maaşla ilgili, benimle ilgili bir itibar suikastı yapıldı. Buna ilişkin konu yargıya taşınmıştır.
500 bin TL alıyor diye Memur-Sen’e ilişkin itibar suikastı yapılmıştır.
Memur-Sen’de maaşın dışında 1 TL bile alamazsınız. Herhangi bir ek ödeme yoktur.
Maaş olarak 146 bin 500 TL aylık gelir olarak mahkemeye bizzat sunulmuştur.
Biz maaşımızı sendikadan alırız.”
“Oğlum 1300 villanın sahibi değildir.
TOKİ’den alınmış bir ihale. Orada 941 hissedardan oluşan bir kooperatif.
Benim oğlumun orayla tek bağı 750 TL taksit vererek 2+1 eve sahip olmaya çalışmak.
Oğlum adına kurulmuş bir tane inşaat şirketi de yok.
Oğlum emlak danışmanlığı yapan, kendi namına çalışma yürüten birisi.”
MEMUR-SEN’İ HEDEF ALAN MÜFTERİLERİN KAMPANYASI ÇÖKTÜ
Genel Başkanımız Ali Yalçın, TV100 canlı yayınında paylaştığı gerçeklerle şahsı ve Memur-Sen’i hedef alan çok ortaklı iftira kampanyasını çökertti:
❌ Ortada villa yok,
❌ Ortada Memur-Sen’e ait bir kooperatif yok,
❌ Ortada Memur-Sen’le ilişkili herhangi bir kooperatif yok,
❌ Ortada söz konusu kooperatifin yöneticisi bir oğlum yok.
Ortada sadece iftira ve müfteri var.
Gerçekler ortaya çıktı;
🔥🔥🔥iftira da müfteri de yandı, bitti, kül oldu…
KAMUOYUNU YANILTMAYA YÖNELİK İDDİALARA NET CEVAP
Algı operasyonlarıyla, asılsız iddialarla ve karalama kampanyalarıyla yıllardır emeğin mücadelesini hedef alanlar; bir kez daha kamuoyunu yanıltmaya çalıştı.
Memur-Sen Genel Başkanımız Ali Yalçın ve oğlu hakkında ortaya atılan; “TOKİ arazisinde villa projesi”iddialarını Genel Başkan Ali Yalçın TV100 ekranlarında cevapladı.
Belgelerle, net ifadelerle ve şeffaf bir duruşla ortaya konulan gerçekler; iddiaların nasıl bir iftira zincirine dönüştürüldüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Sosyal konut arazisi üzerinden anlatılan senaryoların gerçekle ilgisi yoktur.
Hakikatin yerine algıyı, belgenin yerine dedikoduyu koyan anlayış; sendikal mücadeleyi yıpratmayı, emeğin sesini kısmayı hedeflemektedir.
Ancak Memur-Sen; iftiralara teslim olmayan duruşuyla, şeffaflığıyla ve milletin vicdanındaki yeriyle yoluna devam etmektedir.
Çünkü gerçekler eninde sonunda ortaya çıkar.
@_aliyalcin_@tv100@aktaserdogan@barisyarkadas@hasanozturke@aytuncerkin1907@canozcelik_
alci İsrail tarafından alıkonulan yol arkadaşımız Thiago Ávila’nın kıymetli annesi Teresa Regina de Ávila e Silva’nın vefat haberini derin bir teessürle öğrenmiş bulunuyoruz.
Bir evladın annesini kaybetmesinin acısı tarif edilemez… Hele ki bu acıya hasretin, belirsizliğin ve zulmün gölgesi eşlik ediyorsa.
Thiago’ya ve ailesine en kalbi taziyelerimizi iletiyor; sabır, metanet ve rahmet diliyoruz.
May her soul rest in peace.
We are deeply saddened by the passing of Teresa Regina de Ávila e Silva, the beloved mother of our friend and fellow activist Thiago Ávila, who has been detained by the Israeli occupation.
Losing a mother is an immeasurable pain — even more so under the shadow of separation, uncertainty, and ظلم.
We extend our heartfelt condolences to Thiago and his family, and pray for strength, patience, and mercy during this difficult time.
@thiagoavilabr
Alçaklık da zirve yapar.
Nasıl mı?
İşte böyle:
Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın oğlunun kurduğu kooperatif, TOKİ'den arsa almış. 1.300 villalık lüks bir site inşa ediyormuş!
Yalan. Yok öyle bir şey.
Doğrusu:
Ali Yalçın'ın oğlu, orada sadece çalışan. Bir de 2 artı 1 daire için üyeliği bulunuyor.
FETÖ var bu saldırının arkasında. Alçaklık onların en belirgin özellikleri.
MEMUR-SEN’İ HEDEF ALAN MÜFTERİLERİN KAMPANYASI ÇÖKTÜ
Genel Başkanımız Ali Yalçın, TV100 canlı yayınında paylaştığı gerçeklerle şahsı ve Memur-Sen’i hedef alan çok ortaklı iftira kampanyasını çökertti:
❌ Ortada villa yok,
❌ Ortada Memur-Sen’e ait bir kooperatif yok,
❌ Ortada Memur-Sen’le ilişkili herhangi bir kooperatif yok,
❌ Ortada söz konusu kooperatifin yöneticisi bir oğlum yok.
Ortada sadece iftira ve müfteri var.
Gerçekler ortaya çıktı;
🔥🔥🔥iftira da müfteri de yandı, bitti, kül oldu…
MEMUR-SEN’İ HEDEF ALAN MÜFTERİLERİN KAMPANYASI ÇÖKTÜ
Genel Başkanımız Ali Yalçın, TV100 canlı yayınında paylaştığı gerçeklerle şahsı ve Memur-Sen’i hedef alan çok ortaklı iftira kampanyasını çökertti:
❌ Ortada villa yok,
❌ Ortada Memur-Sen’e ait bir kooperatif yok,
❌ Ortada Memur-Sen’le ilişkili herhangi bir kooperatif yok.
❌ Ortada söz konusu kooperatifin yöneticisi bir oğlum yok.
Ortada sadece iftira ve müfteri var.
Gerçekler ortaya çıktı;
🔥🔥🔥iftira da müfteri de yandı, bitti, kül oldu…
https://t.co/rtAYFgnW1R
Seyirci kalmak yerine insan olmayı seçen bir Japon 3 yıldır aralıksız İşgail’i protesto ediyor.
Allah seni İslamla Müslümanları da senin azminle şereflendirsin.
KAMUOYUNU YANILTMAYA YÖNELİK ORGANİZE İFTİRA KAMPANYASI ÇÖKMÜŞTÜR...
Memur-Sen Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın hakkında günlerdir sosyal medya üzerinden yürütülen algı operasyonu ve karalama kampanyası, dün akşam TV100 ekranlarında yapılan açıklamalarla çökmüştür.
Programın sürekli yorumcularından biri tarafından dile getirilen iddialar üzerine cevap hakkını kullanan Genel Başkanımız; belgelerle, net ifadelerle ve şeffaf bir duruşla gerçekleri kamuoyunun önüne koymuştur.
Ortaya çıkan tablo şunu açıkça göstermiştir: “TOKİ arazisi”, “villa projesi”, “kooperatif” ve “maaş” üzerinden yürütülen söylemler; hakikate değil, organize bir algı operasyonuna dayanmaktadır.
Nitekim yayın sonrası bazı yazarlar paylaşımlarını kaldırmış, bazı basın-yayın organları tekzip yayımlamak zorunda kalmış, Sayın Gürsel Tekin ise yaptığı paylaşımı silmiştir.
Peki bu saldırının fitilini kim ateşledi?
İftira dalgasının ilk işaret fişeği; FETÖ firarisi Gevheri Güven isimli bir operasyon aparatı tarafından atılmıştır. Çünkü onlar, 15 Temmuz gecesi milletin yanında saf tutanları unutmadılar… Milletin tankların önüne çıktığı gece; Memur-Sen meydanlardaydı. Darbecilere karşı halkı sokağa çağıranlar arasındaydı. Devlet içinde kurulan paralel yapının deşifre edilmesinde en kararlı duruşu sergileyen yapılardan biri oldu. Bugün aynı kararlılığın hedef alınması tesadüf değildir.
Bu saldırılara; 👉🏽 Sendikal rekabette başarısız olup algıyla sonuç almaya çalışanlar, 👉🏽 Siyasi hesaplarla hareket edenler, 👉🏽 Sosyal medya linçlerini fırsata çevirmek isteyenler, 👉🏽 Hakikatin değil dedikodunun peşinden gidenler eşlik etmektedir.
Ancak unutulmamalıdır ki; Rüzgârın kayaya zarar verdiği görülmemiştir.
Genel Başkanımız yaptığı açıklamalarla tüm manipülasyonları çökertmiş, açılan davalarda iftira ve karalama yapanların mahkûm edildiğini de açıkça ortaya koymuştur. Hakikatin yerine algıyı koyanlar kaybetmeye, Doğrunun yanında duranlar ise kazanmaya devam edecektir. İtibar suikastı yapanlarla ve haysiyet cellatlığına soyunanlarla hukuk önünde mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.
@aliyalcin@tv100@aktaserdogan@barisyarkadas@hasanozturke@aytuncerkin1907@canozcelik_
PES ETMEDİLER…
Önce Madleen dediler... Durduruldular.
Sonra Hanzala ile açıldılar...
Engellendiler.
Ardından Sumud Filosu... Gözaltına alındılar.; Hatta İsrail Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir çıkıp bu aktivistler için açıkça: #“Bunlar teröristler. Teröristler hak ettikleri muameleyle karşılaşırlar.” diye bağırdı.
AMA ASLA VAZGEÇMEDİLER!
Chloé: "Koşullar daha da kötüleşti, bu yüzden geri döndüm" diyen bir gönüllü.
Thiago: "Savaş suçlularına izin vermeyeceğiz" diyen bir aktivist.
Nadi: "Gazze'deki kızımı görmek istiyorum" diyen bir baba.
Hüseyin: "Girene kadar deneyeceğiz" diyen bir mühendis.
Ve daha niceleri…
Tarih 12 Nisan 2026’da Barselona’dan insanlık onuru için dev bir armada daha havalandırdılar…
▪️100’e yakın gemi
▪️100’den fazla ülke
▪️Binlerce cesur yürek
Şu an Akdeniz’in kalbinde, sadece yardım değil; UMUT taşıyorlar.
Daha önce gemilerine el konulması onları yıldırmadı, aksine daha da kenetledi.
Çünkü onlar çok iyi biliyor:
Zulme karşı sessiz kalanlardan olmak, en büyük riskti...
Ve bu yüzden onların adı:
PES ETMEYEN KAHRAMANLAR…
@GlobalSumudF
@GlobalSumudF
Karıncayı bile incitmeyecek nesil bu.
Bu çocukların nesinden rahatsız oluyorsunuz?
İlle de uyuşturucu bağımlısı, katil adayı mı olması gerekiyor?
Manyak mısınız siz!
Dinsiz eğitime hayır!
Yeter!
#OkullardaKatliamaHayır#okulsaldırısı#okuldaşiddetehayır
Şehit öğretmen ve öğrencilerimiz milletimizin yüreğine gömüldü. Onları unutmayacağız.
Pazartesi günü çocuklarımıza ve işimize daha sıkı sarılmak için ellerimizde bayraklarla okullarımıza gideceğiz.
Kriz anlarını kendileri için bir fırsat gören karanlık odakların oyunlarını bozacağız.