EMEKLİLER TÜKENİYOR, HAKKI OLANI İSTİYOR
Emeğiyle, alın teriyle ve birikimiyle kamu hizmeti sunarak ülkemizin kalkınmasında önemli rol üstlenen, çalışma hayatındaki aktif görevlerini tamamladıktan sonra da tecrübe, birikim ve irfanıyla topluma rehberlik etmeyi sürdüren tüm emeklilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.
Ne yazık ki emeklilerimiz, hak ettikleri refahtan ve itibardan uzak bir şekilde bu anlamlı güne buruk giriyor.
30 Haziran Emekliler Günü; emeklilerimizin haklarının teslim edildiği, insan onuruna yaraşır bir hayat standardına kavuştuğu günlerin başlangıcı olsun.
https://t.co/1mZOfLpapI
Soldaki fotoğraflar, Gazi Koşusu’ndan, sağdaki fotoğraf dün benim de bizzat katıldığım Bosna’nın Müslüman oluşunun 516. yılının kutlandığı Ayvazdede Şenlikleri’nden…
Hangisi biziz?
Ve biz kimiz?
YOK OLUYORUZ!
Gönüllü acentalar, gönüllü köleler, celladına âşık tasmalı çekirgeler, bizi sömürge ülkesi haline getirmek için can atıyorlar!
Bu ülke dışarıdan fiilen işgal edilmedi, içeriden zihnen işgal altında!
Bu toplum devşirmelerin çocuklarımızı mankurtlaştırarak ülkeyi elimizden almalarına asla izin vermeyecek!
Bu kölelik düzeni yıkılacak!
Kürt milletini kendi ideolojik ajandalarına malzeme etmeye çalışanlara söyleyecek sözümüz var:
DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca'nın, "Kürtler, LGBT'nin özgürlüğü için her türlü bedeli vermeye hazır." şeklindeki ifadeleri; Kürt milletinin ortak iradesini değil, yalnızca kendi siyasi ve ideolojik yaklaşımını yansıtmaktadır. Hiç kimsenin milyonlarca Kürt adına bu şekilde konuşma hakkı ve yetkisi yoktur.
Kürt milleti asırlardır inancıyla, örfüyle, aile yapısıyla ve kadim medeniyetiyle var olmuş bir millettir. Bu milletin uğruna bedel ödediği değerler; Allah'ın rızası, ezanı, ailesi, namusu, adaleti ve insan onurudur. Bunların dışında hiçbir ideolojik söylem, Kürt milletinin ortak değeriymiş gibi sunulamaz.
Perihan Koca'nın LGBT ideolojisine yönelik düşünceleri kendisini bağlar ve bu düşünceler kesinlikle Kürt milletine mal edilemez. Çünkü Kürt milletinin tarihi; aileyi koruyan, iffeti ve edebi esas alan, inancını hayatının merkezine koyan bir medeniyetin tarihidir. Selahaddin Eyyubi'den Bediüzzaman Said Nursî'ye kadar nice âlim ve devlet adamı yetiştiren bu millet, İslam medeniyetine ilimle, irfanla ve fedakârlıkla hizmet etmiştir. Böylesine köklü bir mirası, toplumun inanç ve ahlak değerleriyle bağdaşmayan ideolojilerin temsilcisi gibi göstermeye çalışmak, Kürt milletine yapılmış büyük bir haksızlıktır.
Ayrıca ülkemizin birlik ve beraberliğini tehdit eden her türlü ayrıştırıcı anlayışa karşı durmak ortak sorumluluğumuzdur. Dün silahlı terör örgütleri toplumsal huzurumuzu hedef aldıysa, bugün de aile kurumunu, çocuklarımızı ve milletimizin manevi değerlerini dönüştürmeyi amaçlayan ideolojik dayatmaların toplum üzerinde oluşturduğu etkiler aynı ciddiyetle ele alınmalıdır. İnanç, aile ve kültürel değerlerimizi aşındıran her türlü ideolojik baskıya karşı kararlı bir duruş sergilemek, sadece bugünün değil, gelecek nesillerimizin de meselesidir.
Bizler her insanın onuruna ve hukukuna saygı duyarız. Hiç kimsenin hakarete uğramasını, ötekileştirilmesini veya şiddete maruz kalmasını kabul etmeyiz. Ancak bu yaklaşım, toplumumuzun inanç ve ahlak değerleriyle bağdaşmayan ideolojik söylemlerin Kürt milletinin ortak iradesi gibi sunulmasına sessiz kalacağımız anlamına gelmez ve çağrımız nettir: Kendi siyasi ve ideolojik görüşlerinizi savunabilirsiniz; ancak Kürt milleti adına konuşmayın. Kürt kimliğini kendi ideolojik ajandanıza meşruiyet zemini hâline getirmeyin. Kürt milletinin sesi; kadim medeniyetinden, İslami hassasiyetlerinden, aile değerlerinden ve kardeşlik hukukundan yükselen sestir. Bunu değiştirmeye de, çarpıtmaya da kimsenin gücü yetmeyecektir.
🎙️EMEKLİLER DUYULSUN, HAKLARI VERİLSİN !
Emeği aziz bilerek ömrünü milletimize ve devletimize hizmet ederek geçiren emeklilerimizin gönül kırgınlığını ve duygusal yorgunluğunu telafi edecek düzenlemeler artık ötelenmeden hayata geçirilmeli ve toplumdan ayrışmalarına müsaade edilmemelidir.
• 22 Bin TL’yi aşan ilave seyyanen ödeme emekli aylıklarına yansıtılmalıdır.
• Ek ödeme, eş ve çocuk yardımı başta olmak üzere bütün gelirler prime esas kazanca dahil edilmeli, emekli aylığı hesabında dikkate alınmalı ve görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki oran en az %75 olmalıdır.
• 1. Dereceye 3600 Ek Gösterge hayata geçirilmeli, tazminat yansıtma oranları düzenlenmelidir.
• Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinesinde yürütülen 4688 sayılı Kanuna ilişkin çalışma sonlandırılmalı, emeklilere sendikal hak verilmeli, emekli olmadan önceki hizmet kolundaki sendikaya üye olmalıdır.
• Bayram İkramiyesi 20.000 gösterge rakamına yükseltilmelidir.
• Kamu konut, misafirhane ve sosyal tesislerinden herhangi bir kısıtlama olmaksızın indirimli yararlanılmasısağlanmalıdır.
• Evi olmayan emeklilere kira yardımı yapılmalı, TOKİ sosyal konut projelerinde öncelik tanınmalıdır.
• Zorunlu emeklilik yaşı yeniden düzenlenmeli, hizmetine ihtiyaç duyulan emeklilerin tekrar devlet hizmetinde görevlendirilmesi sağlanmalıdır.
• Her türlü muayene, teşhis ve tedavilerinden katkı payı vs. ad altında ödeme alınmamalıdır.
@emekli_memursen | @alikucukkosen@HMBakanligi | @memetsimsek
@mehmet_uca Seçim heyecanında bu tür değerlendirmeler ve eleştiriler olabilir. Kimseyle polemik içinde olmadan yapılan çalışmaları ve üyeler için verilen mücadeleyi anlatmak gerekir. Son sözü söyleyecek olan da her zaman kendi iradeleridir. Meselenin koltukla alakasının olması ne alaka...
Tuvalet terliğine dahi oy verecek koyun sürüsü burada mı?
CHP’de 70 delegeye, 70 daire verilmiş…
Millet bir ev alabilmek için yıllarca emek veriyor ama bunlar bir oy karşılığı daire alıyor.
Ama bu koyun sürüsüne göre hırsız AK PARTİ oluyor..!
Ahlaksız utanmazlar…!!
Devekuşu gibi başınızı kuma gömmeyin.
Kabul edin artık.
Seferihisar Belediyesindeki yolsuzluk operasyonu Güzelbahçe'ye uzandı. Başkan eşi Nermin Günay'ın 2024 başında Veli Ağbaba'nın danışmanına 500 bin lira gönderdiği ortaya çıktı.
Her yerde aynı kirli tablo var...
Sağlık-Sen teşkilatımızda yürütülen seçim sürecinin tüm sağlık çalışanlarımız ve teşkilatımız adına hayırlara vesile olmasını temenni ediyor; sürecin demokratik olgunluk içerisinde hayırla tamamlanmasını diliyoruz.
Sendikacılık; çalışanların hak ve menfaatlerini koruma mücadelesinin yanında, nezaketin, istişarenin, demokratik iradenin ve teşkilat ahlakının da temsilidir. Bu nedenle seçim süreçleri; kişilerin değil fikirlerin, gerilimin değil hizmet anlayışının yarıştığı dönemler olmalıdır.
Ancak son günlerde seçim sürecine ilişkin çeşitli değerlendirmeler tarafımıza ulaşmaktadır. Üyelerimizin tercihlerini etkilemeye yönelik ayrıştırıcı ve baskıcı tutumların teşkilat kültürümüzle bağdaşmadığını açıkça ifade etmek isteriz. Hiçbir makam, hiçbir adaylık ve hiçbir seçim hesabı; üyelerimizin özgür iradesi üzerinde gölge oluşturmaya kalkışacak girişimlere meşruiyet kazandıramaz.
Bu doğrultuda herhangi bir yönlendirmeye veya tercihinden dolayı sonradan bir mağduriyet yaşayacağı endişesine maruz kalan üyelerimiz hiçbir çekince duymadan özgür iradelerini sandığa yansıtmalıdır. Hiç kimse, kullandığı oy nedeniyle çalışma huzurunun, kurum içindeki konumunun veya geleceğinin zarar göreceğini düşünmemelidir.
Dün olduğu gibi bugün de üyelerimizin hukukunu ve emeğini korumak bizim en temel sorumluluğumuzdur. Seçim sürecinde veya sonrasında, tercihinden dolayı herhangi bir üyemizin baskıya uğraması, dışlanması ve görev yeri veya çalışma şartları üzerinden yıldırılmaya çalışılması mümkün değildir.
Sandıkta ortaya konulacak irade yalnızca kendi iradeleri değil, aynı zamanda sendikal demokrasinin de teminatıdır. Bu nedenle hiç kimse kendisini yalnız hissetmemeli ve tercihinin bedelini ödeyeceği düşüncesine kapılmamalıdır.
Seçim sonucunda oluşacak yönetim kurulunun kimlerden meydana geldiğine bakılmaksızın ortaya çıkacak iradeye saygı duyulmalıdır. Ancak seçim sürecinde veya sonrasında tercihinden dolayı herhangi bir üyemizin hedef hâline getirilmesine, baskı altına alınmasına, dışlanmasına veya mağdur edilmesine asla müsaade edilmeyecektir.
Öte yandan sağlık kurumlarımızda görev yapan üst yöneticilerimizin de seçim sürecine ilişkin azami hassasiyet göstermeleri gerekmektedir. Kamu yöneticilerinin herhangi bir ekip, grup veya aday lehine tavır alması, koruyucu-kollayıcı bir yaklaşım sergilemesi, çalışanlar üzerinde doğrudan ya da dolaylı baskı oluşturabilecek tutumlara yönelmesi asla kabul edilemez.
Kamu gücünü, makamını veya idari yetkisini kullanarak seçim sürecini etkilemeye çalışan, çalışanların tercihlerini yönlendirmeye kalkışan ya da herhangi bir taraf lehine pozisyon alan yöneticiler karşılarında yalnızca bireysel tepkileri değil, Memur-Sen teşkilatının kurumsal duruşunu bulacaktır. Hiç kimsenin Memur-Sen çatısı altındaki sendikalarımıza ayar vermeye, teşkilatlarımızın iradesini şekillendirmeye, seçim sonuçlarını etkilemeye veya herhangi bir yapıyı kendi nüfuz alanı hâline getirmeye hakkı yoktur. Sendikalarımızın iradesi; makam odalarında değil, üyelerimizin hür vicdanında ve sandıkta tecelli etmelidir.
Bu vesileyle seçim yarışında yer alan her iki adayımıza başarı dileklerimizi iletirken, başkanlarımızı ve kıymetli ekiplerini de suhulete ve teşkilat hukukuna uygun hareket etmeye davet ediyoruz. Sergilenen tavrın ve yürütülen çalışmaların seçim sonuçlarından çok daha uzun süre hatırlanacağını unutmamak gerekir. Bugün aynı teşkilat çatısı altında omuz omuza mücadele verenlerin, yarın da aynı davaya hizmet etmeye devam edecekleri unutulmamalıdır.
Bu nedenle kırıcı söylemlerden, üyeler üzerinde baskı oluşturabilecek girişimlerden ve teşkilatımızın birlik ruhuna zarar verebilecek tutumlardan uzak durulması hepimizin ortak sorumluluğudur.
Üyelerimiz herhangi bir yönlendirmeye ihtiyaç duymadan, özgür iradeleriyle en doğru kararı verecek bilgiye, tecrübeye ve ferasete sahiptir. İnanıyoruz ki seçim tamamlandıktan sonra kazanan veya kaybeden taraflar değil; Sağlık-Sen'in kurumsal gücü ve teşkilatımızın ortak değerleri olacaktır.
Bu videoyu izlerken, İsrail'in Uluslararası Kızılhaç Komitesi (CICR) delegelerine, Dr. Hussam Abu Safiya'yı ziyaret etme hakkını neden kesin bir şekilde reddettiğini bilmek daha da açık hale geliyor.
🏷️ #KeepPalestine
📍 GAZZE BİTİYOR
KENDİMİZLE SAVAŞI KAZANAMAZSAK
BAŞKALARIYLA SAVAŞI HİÇ KAZANAMAYIZ!
6 Şubat Maraş depreminde kira fiyatlarını bir anda fırlattı sevgili halkımız!
Çok ürpertmiştim!
Toplumun sekülerleşmesi, dünyevîleşmesi, menfaatperestleşmesi sonucunda toplumun çöküşünün habercisiydi bu!
Çok büyük bir açgözlülük ve çok büyük bir felâketin işaret fişeğiydi: İslâm’ın yitirilmesi, sekülerleşmede patlamanın yaşanmasının yani helal-haram ölçülerinin terkedilmesinin kaçınılmaz sonuçları.
Helal-haram ölçülerini yitirmiş bir halk için savaş felaket olur.
Oysa İslâm ne güzel hazine.
Ne müthiş, leziz bir nimet.
Düşünsenize, kul hakkı, Yaratıcı’nın asla affetmeyeceğini söylediği muhteşem bir ölçü.
Ama toplumun İslâm’la ilişkisini sakatlaması, koparması için var gücümüzle çalışıyoruz çarpık eğitim sistemi, mankurtlaştırıcı medya rejimi ve yoz, yozlaştırıcı kültür-sanat dünyasıyla el ele vererek, güle oynaya kendi altımızı oyuyor, uçuruma yuvarlanıyoruz…
Yeniden adam gibi Müslümanlaşırsak, helal-haram ölçülerine uyarsak, kul hakkına riayet edersek, âhiret bilinciyle ve kardeşlik ruhuyla kuşanırsak hiçbir savaş bizi yenemez!
Kanada - Bosna Hersek maçının oynandığı Toronto'da göstericiler, soykırımcı İsrail'in FIFA organizasyonlarından ihraç edilmesi için protesto düzenledi.
▪️"İsrail'i FIFA'dan atın!"
SON DAKİKA: İRAN, ABD’nin yüksek zenginlikteki uranyuma erişimini engellemek için uranyumun bulunduğu tünelleri patlayıcı mayınlarla donattı
🇮🇷- İRAN ; öncelikle İsrail’deki nükleer başlıklı silahlar yok edilecek
- CNN
Bir Bilenle Bilge Nesil Projemizin Ödül Törenini Büyük Bir Coşkuyla Gerçekleştirdik
Millî Eğitim Bakanlığımız ile ortaklaşa yürüttüğümüz, gençlerimizi kitapla, bilgiyle, düşünceyle ve medeniyet değerlerimizle buluşturmayı amaçlayan Bir Bilenle Bilge Nesil Projemizin Ödül Törenini yoğun bir katılım ve büyük bir heyecanla gerçekleştirdik.
Programımıza teşrif ederek bizleri onurlandıran; AK Parti Van İl Başkanımız Sayın Abdulahat Arvas’a, İl Millî Eğitim Müdürümüz Sayın Bilal Yılmaz Çandıroğlu’na, İl Müftümüz Sayın Mehmet Sırrı Şık'a, ilçe millî eğitim müdürlerimize, Memur-Sen’e bağlı sendikalarımızın kıymetli başkan ve temsilcilerine, Eğitim-Bir-Sen Kadınlar Komisyonumuza, Eğitim-Bir-Sen teşkilatımıza, okul yöneticilerimize, öğrenci velilerimize ve değerli misafirlerimize teşekkür ediyoruz.
Gençlerimizin okuma kültürünü geliştirmeyi, düşünce dünyalarını zenginleştirmeyi ve medeniyet değerlerimizle buluşmalarını hedefleyen projemiz kapsamında dereceye giren öğrencilerimiz ödüllendirildi. Toplam 15 büyük ödülün sahiplerini bulduğu törende; 3 bilgisayar, 3 bisiklet, 3 tablet, 3 akıllı saat ve 3 Millî Takım forması öğrencilerimize takdim edilerek emekleri ve başarıları taçlandırıldı.
Bugün ödül alan öğrencilerimiz kadar, kitapla kurdukları bağ sayesinde kendilerini geliştiren ve bu sürece emek veren tüm öğrencilerimiz de bizim nazarımızda kazanan olmuştur. Gençlerimizin ortaya koyduğu gayret, azim ve başarı; geleceğe dair umutlarımızı daha da güçlendirmiş, okuyan, düşünen ve değerleriyle yetişen nesiller adına bizlere büyük bir mutluluk yaşatmıştır.
İlimizde kitap okuma seferberliğine önemli katkılar sunan ve öğrencilerimizin kitaplarla buluşmasına vesile olan başta Sayın Valimiz olmak üzere, projemize destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz.
Ayrıca bu anlamlı projenin sahadaki gerçek kahramanları olan öğretmenlerimize, okul yöneticilerimize, velilerimize, teşkilat mensuplarımız ile sürecin her aşamasında emek veren tüm Genç Memur-Sen başkanımız ve ekibine şükranlarımızı sunuyoruz.
Ödül almaya hak kazanan öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyor; bilgiyle donanmış, kitapla büyüyen, değerleriyle güçlenen nesillerin çoğalmasını temenni ediyoruz.
Bir kitapla başlayan yolculuğun, bir neslin istikbaline ışık tuttuğuna inanıyor; Bir Bilenle Bilge Nesil projemizi aynı heyecan ve kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz.
@MemurSenKonf@tcvanvaliligi@_aliyalcin_@ArvasAbdulahat@VanilMem@bycandiroglu@gencmemursen #BirBilenleBilgeNesil
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Haysiyet Cellatlarına, müfterilere gerekli yanıtı vermiş.
“Maaşla ilgili, benimle ilgili bir itibar suikastı yapıldı. Buna ilişkin konu yargıya taşınmıştır.
500 bin TL alıyor diye Memur-Sen’e ilişkin itibar suikastı yapılmıştır.
Memur-Sen’de maaşın dışında 1 TL bile alamazsınız. Herhangi bir ek ödeme yoktur.
Maaş olarak 146 bin 500 TL aylık gelir olarak mahkemeye bizzat sunulmuştur.
Biz maaşımızı sendikadan alırız.”
“Oğlum 1300 villanın sahibi değildir.
TOKİ’den alınmış bir ihale. Orada 941 hissedardan oluşan bir kooperatif.
Benim oğlumun orayla tek bağı 750 TL taksit vererek 2+1 eve sahip olmaya çalışmak.
Oğlum adına kurulmuş bir tane inşaat şirketi de yok.
Oğlum emlak danışmanlığı yapan, kendi namına çalışma yürüten birisi.”
🔴 #SONDAKİKA Gol sesi geldi.
ODTÜ'de Türk bayrağı açan öğrencilere saldıran 6 kişi gözaltına alındı.
Gözaltına alınanlar arasında provokatör İlhan Kaya’nın da olduğu öğrenildi.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol:
“Küresel savunma şirketlerinde büyüme oranı dünya genelinde yüzde 11 seviyesindeyken, biz yüzde 29 büyüdük.
Artık robotlarla üretim yapıyoruz. Seri üretim gerçekleştiriyoruz. Binlerce ürün üretiyoruz.”
Pavyoncu mavyoncu diyorlar da...
Özkan Yalım buralardan kazandığı paraları götürüp CHP'ye yatırmış. Yazdığı mektupta, "Beni ihraç ettiler ama CHP'nin Uşak'taki il ve ilçe binalarını ben aldım" diyor.
Çok kızmış.
Bu öfke ile bakalım daha neler anlatacak?
KAMUOYUNU YANILTMAYA YÖNELİK ORGANİZE İFTİRA KAMPANYASI ÇÖKMÜŞTÜR...
Memur-Sen Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın hakkında günlerdir sosyal medya üzerinden yürütülen algı operasyonu ve karalama kampanyası, dün akşam TV100 ekranlarında yapılan açıklamalarla çökmüştür.
Programın sürekli yorumcularından biri tarafından dile getirilen iddialar üzerine cevap hakkını kullanan Genel Başkanımız; belgelerle, net ifadelerle ve şeffaf bir duruşla gerçekleri kamuoyunun önüne koymuştur.
Ortaya çıkan tablo şunu açıkça göstermiştir: “TOKİ arazisi”, “villa projesi”, “kooperatif” ve “maaş” üzerinden yürütülen söylemler; hakikate değil, organize bir algı operasyonuna dayanmaktadır.
Nitekim yayın sonrası bazı yazarlar paylaşımlarını kaldırmış, bazı basın-yayın organları tekzip yayımlamak zorunda kalmış, Sayın Gürsel Tekin ise yaptığı paylaşımı silmiştir.
Peki bu saldırının fitilini kim ateşledi?
İftira dalgasının ilk işaret fişeği; FETÖ firarisi Gevheri Güven isimli bir operasyon aparatı tarafından atılmıştır. Çünkü onlar, 15 Temmuz gecesi milletin yanında saf tutanları unutmadılar… Milletin tankların önüne çıktığı gece; Memur-Sen meydanlardaydı. Darbecilere karşı halkı sokağa çağıranlar arasındaydı. Devlet içinde kurulan paralel yapının deşifre edilmesinde en kararlı duruşu sergileyen yapılardan biri oldu. Bugün aynı kararlılığın hedef alınması tesadüf değildir.
Bu saldırılara; 👉🏽 Sendikal rekabette başarısız olup algıyla sonuç almaya çalışanlar, 👉🏽 Siyasi hesaplarla hareket edenler, 👉🏽 Sosyal medya linçlerini fırsata çevirmek isteyenler, 👉🏽 Hakikatin değil dedikodunun peşinden gidenler eşlik etmektedir.
Ancak unutulmamalıdır ki; Rüzgârın kayaya zarar verdiği görülmemiştir.
Genel Başkanımız yaptığı açıklamalarla tüm manipülasyonları çökertmiş, açılan davalarda iftira ve karalama yapanların mahkûm edildiğini de açıkça ortaya koymuştur. Hakikatin yerine algıyı koyanlar kaybetmeye, Doğrunun yanında duranlar ise kazanmaya devam edecektir. İtibar suikastı yapanlarla ve haysiyet cellatlığına soyunanlarla hukuk önünde mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.
@aliyalcin@tv100@aktaserdogan@barisyarkadas@hasanozturke@aytuncerkin1907@canozcelik_
Sumud Filosu Yalnız Değildir...
Uluslararası sularda insani yardım taşıyan Sumud Filosu’na yönelik müdahale, vicdan sahibi herkes için alarm niteliğindedir. İsrail’e ait savaş gemilerinin ve dronlarının filoyu Girit Adası’nın batısında ablukaya alması, uluslararası hukukun ve insan haklarının açık ihlalidir. 18 tekneyle bağlantının kesildiği bu süreçte gözümüz, kulağımız ve dualarımız Sumud Filosu’nda…
Ne baskılar, ne tehditler ne de hukuk dışı müdahaleler insanlık vicdanını susturabilir. Gazze’ye umut, dayanışma ve insani yardım ulaştırmak için yola çıkan aktivistlerin kararlılığı tüm dünyaya umut vermektedir.
Bu saldırı yalnızca bir yardım filosuna değil; insanlığın ortak vicdanına, hukuka ve mazlumların yanında durma iradesine yöneliktir. Ancak tarih göstermiştir ki; zulmün ateşi ne kadar büyürse büyüsün, hakikatin safında duranların taşıdığı bir damla su bile o ateşi söndürmeye yeter. Bugün Sumud Filosu, Gazze’ye ulaşmaya çalışan teknelerden ibaret değildir; o, insan onurunun, direnişin ve adalet arayışının adıdır.
Hukuk tanımaz bu saldırıyı lanetliyor, ablukayı kırmak için cesaretle mücadele eden tüm aktivistleri selamlıyoruz. Kalbimiz, dualarımız ve desteğimiz Sumud Filosu’yla...
#CourageAgainstZionism
#SiyonizmeKarşıCesaret
#GlobalSumudFilosunuKoruyun
#GlobalSumudFlotilla
#SumudForGaza
#SumudFlotilla
#Gazze
#Sumud
Pazartesi günü sabah okullarımıza kaybettiğimiz canlara dualarla başlayacağız ve ay yıldızlı bayraklarımızla mesaj vereceğiz, okulumuza öğrencimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız. Çünkü bu memleket bizim.
Eğitim-Bir-Sen olarak, okul güvenliği, akran zorbalığı ve dijital mecralardaki tehlikeleri içeren geniş kapsamlı bir çalışma başlatıyoruz. Herkes, bu konuda çalışmalı ve meselenin çözümüne yönelik ortak bir yol haritası çıkarmalıyız. @tgrthabertv