ÖZEL HABER | Akın Gürlek Başsavcıyken fon vurgunuyla ilgili şikayetçi olmuştu, neden gereğinin yapılması için muhalefet sürecin takipçisi olmamış diye sormuştum. Sorumun cevabını da kendim yanıtlıyorum.
Meğer Sayın Gürlek’in şikayetçi olmasını da eleştirmişler, Özgür Özel “Erdoğan’ın emriyle şikayetçi oluyorsun, neden SPK’yı beklemiyorsun” diye de çıkışmış üstelik. İşte aşağıya delilini yüklüyorum.
Şimdi dezenformasyon içerikli paylaşımları ve Sayın Gürlek’i neden hedef aldıkları daha net görünüyor:
Çünkü Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğanın ortaya koyduğu “ucu nereye giderse gitsin hırsızlar hesap verecek” iradesiyle ve Türk yargısının Adalet Bakanımız Sayın Gürlek’ten aldığı cesaretle fon hırsızlarının üstüne gidilmesinden rahatsızlar.
Artık hangi fon hırsızlarını koruyorlarsa soruşturmanın derinleştirilmemesi için de her yolu deniyorlar.
SON DAKİKA!
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı silahla burulmuş halde ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Dün akşam Sözcü TV’de iki gazetecinin, şahsımın ismini vererek; soruşturulan şirketlerden biri olan Hedef Yatırım’da 16 Eylül 2026 tarihinde 7 finansal şirkete yapılan operasyon öncesinde Sayın Ümit Özlale tasarruf hesabımı kapattığıma ve “400 koydu, 800 aldı” şeklinde ifade edilen iftirayı anında çürüttükten sonra, iftira sırasının size geldiği sorduğunuz sorudan anlaşılmaktadır. Her şeyden önce, bir ilim adamı olduğunuz halde, piyasa bilgileri konusunda yeterli donanımınızın olmadığı ve bir meslektaşınıza iftira atacak kadar ilim ahlak yoksunu olduğunuz da anlaşılmaktadır.
Hedef Yatırım şirketinde 26 Şubat 2024’te, yani 2 yıl 8 ay önce, başlattığım Sukuk hesabımın, hükümetimizin 7 finansal şirkete karşı başlattığı 16 Eylül operasyonundan sonra, tasfiye için Ziraat Bankasına devredildiği zaten açık bir gerçektir. O zaman 170 milyon TL’lik bir para çekme işlemi nasıl olmaktadır?
Bu birinci yalandır.
İkincisi; MKK’nın (Merkezi Kayıt Kurulu) doğrudan şahıs talimatı ile işlemi yapabilmesi kanunlara göre yasaktır. MKK, sadece menkul değerler kayıt ve saklama kurumudur.
Üçüncüsü, sermaye piyasalarındaki tüm işlemler, ancak ve ancak bankalar üzerinden ve banka hesaplarına transfer yapılarak gerçekleştirilir.
Öyleyse size açık davetim; Türkiye’deki 50’den fazla bankaya şu soruyu sorup öğrenebilirsiniz; “Ömer Bolat’a veya bir yakınına MKK’dan ya da Hedef Yatırım’dan bahsettiğiniz 170 milyon TL para transfer işlemi yapılabilmiş midir? Size hodri meydan. Siz, dün akşamki iftiralar üzerine halkımızdan yediğiniz ağır darbeden sonra, yeni iftiralar peşinde koşuyorsunuz. Ancak yukarıda belirttiğim ve kanunlar çerçevesinde yapılabilecek finansal muameleler ve ödeme işlemleri konusunda teknik bilgi sahibi bile değilsiniz.
SUKUK hesabı nasıl işler, size anlatayım:
SUKUK olarak ifade edilen kira sertifikaları, birden fazla kişinin tasaruflarını değerlendirebildiği yasal finansal araçlardır. Tasarrufun değerlendirildiği portfoyün yalnızca bir şahsa ait bir varlık bütünü olmadığı, farklı yatırımcıların da bu yapı içerisinde yer alabildiği bilinmelidir. Her yatırımcının bu portföy içerisindeki hakkı, kendi payı ile sınırlıdır. Dolayısıyla bir kira sertifikasının toplam ihraç tutarını veya portföy kapsamında gerçekleştirilen bir işlemin tamamının doğrudan bir şahsın hesabıymış gibi sunulması abesle iştigaldir.
Bu verileri ilgili banka ve aracı kurumlar üzerinden yalan yanlış şekilde sızdırıp iftira ve tezvirat yayanlara karşı tespiti durumunda gerekli hukuki işlem başlatılacaktır.
Kamuoyunun bilgisine sunulur.
Fon soruşturması üzerinden son dönemde dolaşıma sokulan iddialar, artık yalnızca kişiler üzerinden yürütülen bir tartışma olmaktan çıktı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kendileri hakkında gündeme getirilen iddialara açık ve net cevaplar verdi. Haklarındaki tüm iddiaların da yalandan ibaret olduğu ortaya çıktı.
Bundan sonrası için ölçü bellidir: İddia varsa delil ortaya konulmalıdır.
Sosyal medya hesaplarının aynı iddiayı art arda paylaşması, iddiayı gerçeğe dönüştürmez. Bir dezenformasyon zincirinin en önemli özelliği de budur: Tekrarı, kanıtın yerine geçirmek.
Fon soruşturması üzerinden oluşturulan bilgi kirliliği, yalnızca kişilerin itibarını değil, kamu kurumlarına ve devlet mekanizmalarına duyulan güveni de hedef alabilir.
Şeffaf siyasetin yolu kayıt dışı iddialardan değil, kayıtlı belgelerden geçer. Kamuoyunun ihtiyacı daha fazla gürültü değil, daha fazla hakikattir. Biri Yeni Parti’ye bunu anlatmalıdır. Kayıt dışı iddialarla kayıt dışı siyaset arayışına bu millet yüz vermez...
Tokadı basar geçer...
Haydi oradan haysiyetsizler…
Gazze’de bu 3 yılda 100.000 den fazla insan katledildi…
Milyarlarca dolarlık altyapı ve üstyapı yok edildi…
Bebekler kundaklarında öldürüldü…