Bütün asırlar boyunca değişmeyen bir hukuk kuralı;
İhtilal yapan muvaffak olamazsa idam edilir
Bu hususta merhamet hadisesinin tekrarını getirir
Talat Aydemir tatbikatı daha akıllarımızda
Fetö bir aç canavardır ona merhamet uslandırmaz iştahını açar
5816 sayılı koruma kanunun aleyhinde rahat rahat konuşabiliyorduk istermisiniz şimdi 5816 sayılı kanun da korunmaya alınsın artık muhalif bir nefes bile alamayalım
BASIN AÇIKLAMAMIZ
Tam yüz yıl oldu. Her şey yüz yıl önce başladı; cebren yapıldı. Tepeden inme, halka rağmen cebren bir milletin kültürüne, âdetlerine, inancına müdahale edildi. Dini ve milli mukaddesat adına hangi değer varsa cebren ayaklar altına alındı. Ezan susturuldu, lisan ve harf değiştirildi, medreseler, mektepler kapatıldı, kadınların tesettürleri üzerinden kaldırıldı, erkeklerin kılık kıyafetleri değiştirildi ve ne yazık ki bunların hepsi Anadolu halkına kabul ettirilmediği, talep edilmediği halde cebren yapıldı. Yüz yıldır halk bunu hiçbir zaman kabul etmedi, etmiyor ve etmeyecek.
Türkiye’de, Anadolu’da her şehirde, her ilçede, her köyde camiler halkın hayırlarıyla, hayırseverlerin parasıyla yapılır. Millet bu camileri yapar ki inandığı gibi ibadetini yapsın; inanç değerlerini yaşatsın; namazını kılsın, Kur’an’ını okusun, mevlidini okutsun. Allah’a imanı olan herkes bilir ki okutulan Kur’an ya da mevlid, kime okutulursa okutulsun; imanı olanlara, ahiret inancı olanlara, İslam’ın esaslarına inanan ve bu değerlere hürmet edenlere fayda verir. Yapılan dualar, hayatta iken Allah inancı olmayana, ahiret inancı olmayanlara, İslam’ın esaslarına hürmet etmeyen, inanmayan kişinin, istersen mezar taşına Kur’an’ı Kerîm bağla, bir faydası olmayacağını bu camilerde görev yapan hoca, vaiz, müezzin, imam da, o camilere giden halk da bilir.
Burada, Kocaeli şehrinde Diyanet’in temsilcisi olan Kocaeli İl Müftüsü bunu bilmiyor mu?
İlla ki bir rahmet talep ediliyorsa Anıtkabir ne güne duruyor? Müftü Bey gitsin; imanı yetiyorsa, Kemalistlere gücü yetiyorsa Anıtkabir’de mezarın başında okutsun. Yok olmadı; konservatuvar salonları, tiyatro salonları, balo salonları ne güne duruyor? Gitsin oralarda okutsun. Rahmet talebi varsa Anıtkabir’in içerisine bir mescid, bir cami yapılsın; mezar sahibinin hayratı olarak oralarda okutulsun.
Camiler halkın malıdır; buralarda halka rağmen icraatler yapılmamalı. Bu millet buna göz yummaz, razı gelmez. Böyle temelsiz icraatlerle mal ve hak gasbı yapılmamalı. Yapanlar, yarın ahirete intikal ettiklerinde bunun hesabının sorulacağını da bilir. Kişi sevdiği ile beraberdir. Allah bu Müftü Bey’i de, onun gibi düşünenleri de, mevlid okutmak istedikleri kişi ile haşr etsin inşallah.
Basın açıklamasını bitirirken buradan Kemalist cenaha da seslenmek istiyorum ve bir çağrıda bulunuyoruz:
Ey Kemalistler! Bıkmadınız mı? Bu dindar, şeriatçı, muhafazakâr Müslümanların elinden sizin atanızın çektiği nedir? Kalkın, klavye şövalyeliği yapmaktan vazgeçin de Kemalizm’i ve kurucusunu bu Müslümanların elinden, dilinden kurtarın. Türkiye bir hukuk devletidir. Bir tarih mahkemesi kurulmasını talep edin; herkes elindeki bütün belgelerini mahkemeye sunsun. Gerçekler açığa çıksın. Bu tür provokasyonlardan siz de kurtulun, biz de kurtulalım.
Kemalizmin ana gücü milletin parçalanmışlığından geliyordu
Kürt ve Türk başta olarak ayırabildikleri kadar parçalara böldüler hepsini birbirine ezdirdiler
Türk ve kürt kucaklaşınca sırtının tam ortasından öyle bir darbe aldı ki;artık Kemalizmi yok sayabiliriz