Bir kitaplığın içerisinde kendine münhasır bir raf kurmak için sosyal bilimler temalı #MinörKitaplar yayımlamayı amaçlıyoruz. Ayrıca; @pasajlardergisi.
Bilkent Üniversitesi Felsefe Şenliği aynı zamanda düşünmenin, paylaşmanın ve bir fikrin hayata kavuşmasının kutlamasıydı. Hayallerimizin peşinden koşmaya devam edeceğiz. Destekleyen ve yanımızda olan herkese teşekkür ederiz!
Okur buluşmalarımız kapsamında Kült Kavaklıdere'de Emine Ayhan ve Kemal Aydoğan'ı ağırladık ve #Shakespeare üzerine konuştuk. Video kaydı yakında YouTube kanalımızda yayınlanacak. Ev sahipliği için Kült Kavaklıdere'ye ve gösterdikleri ilgi için katılımcılara teşekkür ederiz.
Akademim Yayınları’ndan çıkan; kaleme aldığım, Almanca aslından çevirdiğim ya da katkıda bulunduğum bazı çalışmalar.
📘 Aynılığın Tekrarından Biricikliğin Büyüsüne — önceki baskısı kapsamlı biçimde gözden geçirilmiş, kavramsal olarak yeniden işlenmiş ve yeni metinlerle zenginleştirilmiş geçerli edisyon.
📘 Mesih Karşıtı (Der Antichrist) — Nietzsche’nin bu sarsıcı eserini Almanca aslıyla birlikte yayımladık. (“Deccal” ve benzeri başlıklar ilk bakışta "daha çarpıcı" görünse de, Almanca aslıyla karşılaştırıldığında filozofun düşüncesini yer yer evcilleştirdikleri fark edilecektir.)
📘 Ahlak Ötesi Anlamda Doğru ve Yalan & Müzik ve Söz — Nietzsche’nin dil, hakikat ve sanat anlayışını kavramak açısından temel metinler.
📘 Estetiğin Tarihi — Schopenhauer üzerine bir bölüm katkısı.
📘 Pasajlar: Evrim — Schopenhauer’ın evrim anlayışı üzerine bir makale.
Nietzsche, Schopenhauer, estetik ve eleştirel düşünce üzerine yürüttüğüm çalışmaların bu nitelikli yayınevi aracılığıyla okurlarla buluşmasından büyük mutluluk duyuyorum. Çalışanlarıyla iletişimin her zaman saygı ve nezaket çerçevesinde yürüdüğü Akademim Yayınları’na teşekkür ederim.
Sevgili arkadaşım Yaylagül Ceran Karataş ile birlikte editörlüğünü yaptığımız @AkademimKitap tan çıkan bu kitap, kadınların felsefedeki sesini düş��ncenin merkezine taşımayı, bizlerin yalnızca "felsefenin konusu" değil, bizzat kurucu öznesi olduğunu ortaya koyma amacını taşıyor.
#YeniKitap
Editörler: N. Petek Boyacı, Yaylagül Ceran Karataş
Sözden Eyleme Kadın Felsefeciler
Yazarlar: Arzu İbişi Temelli, Aslı Yazıcı, Betül Çotuksöken, Dilek Arlı Çil, Eren Tamer, Hatice Nur Erkızan, Yaylagül Ceran Karataş
Diotīma felsefenin zorlu meseleleri hakkında konuşmuştur fakat sesinin bugüne ulaşabilmesi için Sokrates’e ihtiyaç duymuştur. Aspasia’dan Hypatia’ya, Fatma Aliye’den Judith Butler’a uzanan böylesi sesler, kanona ancak yüzyıllar içinde sızabilmiştir. Sözden Eyleme Kadın Felsefeciler, bu sızmanın yetmediğini savunur. Mesele felsefenin nesnesi olmaktan çıkıp kurucu öznesi olmaktır. Cinsiyet kavramının felsefi çözümlemesinden feminist ontolojiye, yapabilirlikler yaklaşımından bağımsızlık korkusunun anatomisine, çağdaş sinemanın beden politikasına dek uzanan metinler; görünmezliği çözülmesi gereken felsefi bir problem olarak ele alır ve bu problemle yüzleşmekle kalmaz, bizzat felsefi bir üretime dönüşür. Söylemek ile var olmak arasındaki mesafeyi kapatmak her zaman felsefi bir eylem olmuştur. Bu kitap, o eylemdir.
Kitabın Detayları:
https://t.co/VVWw7Za9Pc
Amazon'dan Satın Al:
https://t.co/qrqVYTKCIc
#AkademimKitaplığı #Felsefe #Feminizm #FeministOntoloji #Cinsiyet #KadınÇalışmaları
#YeniKitap
Editörler: N. Petek Boyacı, Yaylagül Ceran Karataş
Sözden Eyleme Kadın Felsefeciler
Yazarlar: Arzu İbişi Temelli, Aslı Yazıcı, Betül Çotuksöken, Dilek Arlı Çil, Eren Tamer, Hatice Nur Erkızan, Yaylagül Ceran Karataş
Diotīma felsefenin zorlu meseleleri hakkında konuşmuştur fakat sesinin bugüne ulaşabilmesi için Sokrates’e ihtiyaç duymuştur. Aspasia’dan Hypatia’ya, Fatma Aliye’den Judith Butler’a uzanan böylesi sesler, kanona ancak yüzyıllar içinde sızabilmiştir. Sözden Eyleme Kadın Felsefeciler, bu sızmanın yetmediğini savunur. Mesele felsefenin nesnesi olmaktan çıkıp kurucu öznesi olmaktır. Cinsiyet kavramının felsefi çözümlemesinden feminist ontolojiye, yapabilirlikler yaklaşımından bağımsızlık korkusunun anatomisine, çağdaş sinemanın beden politikasına dek uzanan metinler; görünmezliği çözülmesi gereken felsefi bir problem olarak ele alır ve bu problemle yüzleşmekle kalmaz, bizzat felsefi bir üretime dönüşür. Söylemek ile var olmak arasındaki mesafeyi kapatmak her zaman felsefi bir eylem olmuştur. Bu kitap, o eylemdir.
Kitabın Detayları:
https://t.co/VVWw7Za9Pc
Amazon'dan Satın Al:
https://t.co/qrqVYTKCIc
#AkademimKitaplığı #Felsefe #Feminizm #FeministOntoloji #Cinsiyet #KadınÇalışmaları
Akademim Okur Buluşmaları'nın sekizincisi #Ankara'da @KultKavaklidere'nin ev sahipliğinde gerçekleşiyor. Konuşmacılar çevirmenimiz Emine Ayhan ve tiyatro yönetmeni Kemal Aydoğan. Konumuz: #Shakespeare Tiyatrosu. 14 Mayıs akşam 20.00'de ilgilileri bekleriz. Giriş ücretsiz ve herkese açıktır.
Shakespeare tiyatrosu Peter Brook’un belirttiği gibi, değişen sınıfsal pozisyonlar ve duyum katmanları arasındaki “uzlaşmaz karşıtlıklara” yer açan kuşatıcılığını çeşitli dil düzeylerine, tür geçişlerine, ���ses perdelerinin atonal cızırtılarına” ve “çatışmaları yumuşatmak” yerine “zıt kutupları bilinçli bir şekilde” diyaloğa sokan biçim oyunlarına borçludur. Shakespeare oyunlarını farklı yorum düzeylerine açan bu çokkatmanlı dilsel ve biçimsel yapı, oyun metinlerinin siyasal iktidarın sıkı gözetimi altında olan ama çeşitli sınıflardan seyircilere de açık çokboyutlu bir sahne için yazılmış olmasıyla alakalıdır öncelikle. Dönem sahnesini koşullayan bu farklı bakış ve yorum hatlarını göz önünde tutmak, Shakespeare oyunlarına da aşırı-yoruma meyleden tarihsiz bir saf metinsellik anlayışının ötesinde giriş kapıları sunar. Bu buluşmada Shakespeare oyunları özelinde, sahneleme koşullarını kayda alan bir çeviri pratiğinin orijinal/kaynak metinle gözetmeye çalıştığı mesafelerin yanısıra, sahneleme pratiğinde devreye giren (çeviri) metin ile performans, edebilik ile teatrallik, dil ile oyuncu/beden, sahne ile seyir yeri arasındaki çokboyutlu mesafeleri tartışacağız. Her türden kötü seyirliği estetik mesafe ve uzlaşmazlığın feshiyle tanımlıyorsak, icra ve seyir deneyimini “bütün ineklerin kara olduğu bir gece” kabilinden monoton bir uzlaşımsal tanıdıklığa indirgeyen günümüz kitlesel gösteri kültürü koşullarında sahnenin birbirine indirgenemez unsurları arasındaki mesafeleri tanımanın etik, estetik ve politik işlevi ne olabilir?
#Tiyatro #Oyun #Çeviri #Sahne
-Konuşmanın huzur vermediği bir Josef K.; kapılar, koridorlar, memurlar ve belgeler... Sürekli ertelenen erişim hissi ve Kafka’nın işleyen zihni. @AkademimKitap etiketiyle.
#YeniKitap
Virginia Morell
Hayvanların Bilgeliği:
Düşünüp Hissettiklerini Nasıl Biliyoruz?
İngilizce Aslından Çeviren: Orhan Düz
Birbirlerini eğiten karıncalar, gıdıklandıklarında neşeyle kıkırdayan fareler, ölülerinin kemiklerini şefkatle okşayarak yas tutan filler, yokluk kavramını anlayabilen papağanlar, aile bağı kurup ayrılık kaygısı yaşayan köpekler, gelenek inşa edebilen şempanzeler, tırtıl oldukları dönemi anımsayabilen güveler ve daha nicesi… Bunların hiçbiri metafor değil, hepsi laboratuvar bulgusu. Virginia Morell, hayvan zihninin bilimsel ve tarihsel haritasını çıkarırken, hayvanları basit reflekslerle hareket eden otomatlar olarak gören insanmerkezci kibri, bilişsel etoloji ve sinirbilimin bulguları ışığında yapıbozuma uğratıyor. Hayvanların dünyayı algılayan, problem çözen ve öznel deneyimlere sahip olduğunu gösteren Hayvanların dünyayı algıladığını, problem çözdüğünü ve öznel deneyimlere sahip olduğunu gösteren Hayvanların Bilgeliği, insanın kendisine atfettiği mutlak üstünlük vehmini sarsarak insanlığın kendi doğasını yansıtan dev bir aynaya dönüşüyor.
Kitabın Detayları:
https://t.co/cjOQHEYVL0
Amazon'dan Satın Al:
https://t.co/o6AXrnE2H9
#Hayvan #HayvanÇalışmaları #Bilim #PopülerBilim #AkademimKitaplığı
#YeniKitap
Virginia Morell
Hayvanların Bilgeliği:
Düşünüp Hissettiklerini Nasıl Biliyoruz?
İngilizce Aslından Çeviren: Orhan Düz
Birbirlerini eğiten karıncalar, gıdıklandıklarında neşeyle kıkırdayan fareler, ölülerinin kemiklerini şefkatle okşayarak yas tutan filler, yokluk kavramını anlayabilen papağanlar, aile bağı kurup ayrılık kaygısı yaşayan köpekler, gelenek inşa edebilen şempanzeler, tırtıl oldukları dönemi anımsayabilen güveler ve daha nicesi… Bunların hiçbiri metafor değil, hepsi laboratuvar bulgusu. Virginia Morell, hayvan zihninin bilimsel ve tarihsel haritasını çıkarırken, hayvanları basit reflekslerle hareket eden otomatlar olarak gören insanmerkezci kibri, bilişsel etoloji ve sinirbilimin bulguları ışığında yapıbozuma uğratıyor. Hayvanların dünyayı algılayan, problem çözen ve öznel deneyimlere sahip olduğunu gösteren Hayvanların dünyayı algıladığını, problem çözdüğünü ve öznel deneyimlere sahip olduğunu gösteren Hayvanların Bilgeliği, insanın kendisine atfettiği mutlak üstünlük vehmini sarsarak insanlığın kendi doğasını yansıtan dev bir aynaya dönüşüyor.
Kitabın Detayları:
https://t.co/cjOQHEYVL0
Amazon'dan Satın Al:
https://t.co/o6AXrnE2H9
#Hayvan #HayvanÇalışmaları #Bilim #PopülerBilim #AkademimKitaplığı
Daha önce YKY'den basılan ve uzun süredir baskısı bulunmayan Collingwood'un An Autobiography kitabı yeni bir çeviriyle, M. Murtaza Özeren'in çevirisiyle Bir Otobiyografi @AkademimKitap'tan yayımlandı.
“İşi düşünmek olan bir adamın otobiyografisi, düşüncesinin hikâyesi olmalıdır.” Collingwood bu son derece kişisel entelektüel vasiyetinde, tarihler ve olayların sıralandığı alışılmış anı geleneğini reddeder. Bir Otobiyografi, oluşum hâlindeki bir zihnin geçmişin hayaletleriyle sürdürdüğü amansız diyaloğun sürükleyici öyküsüdür. Collingwood, zamanının hâkim “realist” felsefesinin yalnızca akademik bir hata değil, bir nesli silahsızlandırarak onu faşizmin irrasyonel güçlerine karşı savunmasız bırakan tehlikeli bir yanılsama olduğunu tutkuyla savunur. Gerçek bilginin pasif bir gözlem değil, geçmiş düşüncenin aktif bir yeniden canlandırılması olduğunu gösterir; kendi geliştirdiği soru-cevap mantığını da bu eserde en berrak biçimiyle ortaya koyar. Bir Otobiyografi; aklın ateşli bir savunması, felsefenin amacına dair derin bir düşünme ve entelektüellerin zamanlarının acil krizleriyle yüzleşmesi için güçlü bir çağrıdır.
Amazon mağazamızda tüm kitap ve dergilerimizde %30 indirim var. Üç ve üzeri alışverişte ekstra %20 indirim. Son gün 26 Mayıs 2026. ⤵️
https://t.co/en1FNK9VXe
Ayşe Taşkent ve Gamze Keskin'in editörlüğünü gerçekleştirdiği Estetiğin Tarihi kitabı üzerine Salt Beyoğlu binasındaki @rob389'da, editörler ile gerçekleştirilen söyleşinin videosu YouTube kanalımızda yayınlandı.
İzlemek ve abone olmak için:
https://t.co/KaYh2qBIov
#YeniKitap
Franz Kafka, Dava
Almanca Aslından Çeviren: Regaip Minareci
Sonsöz: Emine Ayhan
Bir sabah, Josef K. herhangi bir şey yapmamış olmasına rağmen tutuklanır. Suçu nedir, bilemez. Yargılandığı da söylenemez zira mahkeme her yerdir, karşılaştığı her insan bir yargıç, girdiği her oda bir duruşma salonudur. Yüzyıllardır değişmeyen bir manzaradır bu. Dava, bir hukuk hikâyesi değildir, insan muammasının romanıdır. Sfenks’in bilmecesini çözdüğünü sanan Oidipus gibi, Josef K. da cevabı bildiğini zanneder, ta ki sorunun kendisine yöneldiğini fark edene dek. Kafka, K.’yı daha başından beri içinde bulunduğu bağlara; kurumların, rollerin, yasanın, başkalarının bakışlarının ördüğü o görünmez dokuya yavaş yavaş teslim eder. Kimlik katlarının tek tek açıldığı, insanın kendi boşluğuyla yüzleştiği trajik bir açımlanma… Suçsuz olduğu hâlde yargılananın hikâyesi, suçlu olduğunu çok iyi bildiği hâlde hiç yargılanmayanları yüzyıllardır aklar. Roman bitmedi. Dava sürüyor.
Kitabın Detayları:
https://t.co/NP2SIh6Ao6
Amazon'dan Satın Al:
https://t.co/Iah7wCjT3W
#Kafka #Edebiyat #Dava #AlmanEdebiyatı #AkademimKitaplığı #Klasikler #DünyaKlasikleri
#YeniKitap
Franz Kafka, Dava
Almanca Aslından Çeviren: Regaip Minareci
Sonsöz: Emine Ayhan
Bir sabah, Josef K. herhangi bir şey yapmamış olmasına rağmen tutuklanır. Suçu nedir, bilemez. Yargılandığı da söylenemez zira mahkeme her yerdir, karşılaştığı her insan bir yargıç, girdiği her oda bir duruşma salonudur. Yüzyıllardır değişmeyen bir manzaradır bu. Dava, bir hukuk hikâyesi değildir, insan muammasının romanıdır. Sfenks’in bilmecesini çözdüğünü sanan Oidipus gibi, Josef K. da cevabı bildiğini zanneder, ta ki sorunun kendisine yöneldiğini fark edene dek. Kafka, K.’yı daha başından beri içinde bulunduğu bağlara; kurumların, rollerin, yasanın, başkalarının bakışlarının ördüğü o görünmez dokuya yavaş yavaş teslim eder. Kimlik katlarının tek tek açıldığı, insanın kendi boşluğuyla yüzleştiği trajik bir açımlanma… Suçsuz olduğu hâlde yargılananın hikâyesi, suçlu olduğunu çok iyi bildiği hâlde hiç yargılanmayanları yüzyıllardır aklar. Roman bitmedi. Dava sürüyor.
Kitabın Detayları:
https://t.co/NP2SIh6Ao6
Amazon'dan Satın Al:
https://t.co/Iah7wCjT3W
#Kafka #Edebiyat #Dava #AlmanEdebiyatı #AkademimKitaplığı #Klasikler #DünyaKlasikleri
Uzun süreli, bilhassa akademik olarak batıya gidecek veya oraya yerleşmeyi düşünen herkesin okumasında fayda gördüğüm bir eser. Batı üzerine hamasi retoriklerden ziyade bir felsefecinin şahsi tecrübesini okumak, çok daha zihin açıcı olacaktır.
Şu anda bu kitabı okuyorum. Henüz başındayım ama çok hoşuma gitti. Yazar Kanada'da öğrencilik yıllarındaki deneyimleri ile felsefe kavramlarını bağdaştırıyor. Kırmızı ışıkta beklemek, gündelik hayatta sosyal mesafe... @AkademimKitap yine çok özgün kitaplarla yoluna devam ediyor.