“Kişioğlu acuna boş gelmiştir.”
Bu düşünceye katılmıyorum. Çünkü; Yaratılış ile verilen ve içine acunu yerleştireceğimiz ve açarının sadece bizde olduğu bir us ile varoluşumuz vardır. Burada en büyük çözüm; çalışkanlık ve tembellik gibi varoluş veya yokoluş isteğinde gizlidir!.
Artık Kurtuluş Savaşı denmeyecekmiş
çünkü neyden kurtulmuşuz ki?
Sayalım:
~İngilizce tren biletlerinden
~Fransızca su faturalarından
~Yunanca, Ermenice ibareli paralardan
~Konsolosluk mahkemelerinden
~İstanbul'da yargı dağıtan papazdan
~Kapitülasyondan kurtulduk.
Kurtulmuştuk(!)
Demek ki; sen ve senin gibilerden, yagı (düşman) sevici ve aparatlarından kurtulamamışız!
Kanunen verilen "İstiklal Madalyası" ile özel bir düşünceniz var mı?
İlgilisine!..
Muhabir: “DEM Parti Açılım için size gelse ne yapardınız?”
Ümit Özdağ: “Biz DEM Partiyi parti olarak görmüyoruz. Bizim Terör politikamız bellidir, Teröre diz çöktürme ve yok etme.”
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’dan protesto yapan sözleşmeli öğretmenlere destek:
yükseliş ancak eğitimle, bilgiyle gerçekleşebilir. Onu topluma ve çocuklara, gençlere taşıyacak olanlar da öğretmenlerdir. Ancak üniversiteden binlerce on binlerce genç öğretmen adayı mezun oluyor.
Atanamıyor. Atananlar aldıkları maaşla hayata zor tutunuyorlar. Öğretmenler arasında anlamsız ve öğretmenlerin haklı olarak tepki gösterdikleri değişik kademelendirmeler yapılıyor.
Bu kademelendirmelerin yine gereksiz ve anlamsız mali ayrı çadırlar yarattığını görüyoruz. Özetle bütün bunların değişmesi ancak bugünkü bilim düşmanı, bilgi düşmanı yetişmiş, aydın, yurttaş istemeyen sistemin değişmesiyle mümkün, aksi halde parça parça sorunları çözmek, öğretmenin sorununu çözmek, eğitimin sorununu çözmek ne yazık ki mümkün değil.
Bütün bunlar kadar üzücü olan bir başka hususta burada en demokratik hakkını kullanan anayasa ve yasalar çerçevesinde tepkisini ortaya koyan genç arkadaşlarımızın polisle karşı karşıya gelmek durumunda kalmaları.
Inanılır gibi değil. Yani insanlar yasa dışı anayasayı çiğneyen bir eylem yapmıyorlarsa barış içerisinde demokratik haklarını savunuyorlarsa neden onları polisle karşı karşıya bırakıyorsunuz?
İYİ Parti’den “Öcalan’a Özgürlük” mitingine karşı miting!
27 Haziran’da Tandoğan Meydanı’nda “Bayrak Açıyoruz” mitingi düzenleyecek İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu:
“Buyursunlar yapsınlar. Türkiye’yi sahipsiz zannediyorlar.
Siz 27 Haziran’da hangi meydana çıkarsanız çıkın biz Türk milletini arkamıza alıp meydana çıkacağız!”
Ahmet Türk şöyle diyor:
“Kürdistan’da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum, ama kimliğim yok, dilim yok. İşte Kürt sorunu benim!”
Bak Ahmet Türk…
9 köyün ağasısın, milyonlarca paran var, yüzlerce mülkiyetin ve toprağın var, 21 yıl bu ülkede milletvekilliği yaptın, her ay 100 binlerce lira maaş alıyorsun, misafirin gelince 600 kişilik yemek hazırlıyor, 42 oğlak kesiyorsun, bir şehrin belediye başkanlığını yaptın, tutuklandın, yargı kararı olmadan birinin söylemesiyle cezaevinden çıktın, Kürt’üm diyorsun, istediğin yerde Kürtçe konuşuyorsun, bu ülkenin gariban çocuklarının görmediği sahillerde çocukların torunların görüyor, son model arabalara biniyorsun, …
İşte Kürt sorunu sensin Ahmet Türk!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Bütün ümidim gençliktedir" dediği Türk gençliğini, yoksulluk, adaletsizlik, umutsuzluk, karamsarlık ve en önemlisi ümitsizlik içinde bırakmayacağız!
19 Mayıs'ta Samsun'da açıkladığımız Zafer Partisi Gençlik Programı'nın detaylarını ve gençler için hazırladığımız gelecek vizyonumuzu bundan böyle düzenli olarak sizlerle paylaşacağım.
Unutmayın; Mustafa Kemal’in cumhuriyeti emanet ettiği Türk gençliği yalnız değildir, ümitsiz hiç değildir!
#TürkGençliğininÜmidi
Ümit Özdağ’dan CHP’ye “Atatürk’te Birleşelim” Çağrısı!
Ümit Özdağ, CHP lideri Özgür Özel ve tüm siyasi aktörlere seslendi: “Demokratik Kuva-yı Milliye ruhuyla Atatürk’te birleşelim, Cumhuriyetin temel değerlerinde buluşalım. Bölünmeyi değil, milli birlikteliği büyütelim.”
Yıl 2011...
Ortada henüz ne sığınmacı krizi var, ne bugünkü sınır operasyonları, ne de yeni anayasa dayatmaları...
Banu Avar 15 yıl önce çıktı ve bugün yaşadığımız her şeyi, kelimesi kelimesine televizyonda anlattı. O günden sonra da ulusal kanallara çıkması yasaklandı..!!!