_*“Lenin’in ifadesiyle ‘Kurtarıcılardan kurtulmak’ gerekir. İddia sahibi sosyalistlerin, komünistlerin görevi; emekçilere kurtuluşlarının yalnızca kendi kolları
Timur Soykan’dan Yeni Parti’ye:
“Siyasal iktidarın talimatı altına girmiş yargı, muhalif olan herkesi ezerken…
Yargı eliyle iktidar partilerinde yolsuzluklar örtülüp muhalefetin belediyelerine delilsiz, sadece gizli tanık ifadeleriyle bitmek bilmez operasyonlar yapılırken…
AKP’ye geçmeyen belediye başkanları tutuklanma tehdidi altındayken…
CHP’li ve DEM Partili belediyeler kayyumlara teslim edilmişken…
Türkiye, halkın kendisini yönetecek kişileri seçme hakkının elinde alındığı bir döneme sürüklenirken…
Ana muhalefet partisi fiilen kapatılıp binasına polislerce biber gazı ile baskın düzenlenmişken…
Ana muhalefet liderinin dokunulmazlığının kaldırılıp tutuklanmasından bahsedilirken…
İnsanlar düşüncelerini ifade etmekten korkar haline getirilmişken…
Yeni Parti, ‘Çerçeve Yasa’ya ‘Evet’ demek zorunda değil.
Bu yasa için kurulan komisyonun, Anayasa Mahkemesi, AİHM kararlarının uygulanmasına, ülkenin demokratikleştirilmesine dair sözü var.
Bu sözlerin yerine getirilmeyeceği bu kadar aşikarken Yeni Parti’nin ‘Hayır’ oyu meşrudur.
Yeni Parti her gün hukuksuz uygulamalarla kendisini ezmeye çalışan iktidarın peşine takılmış bir görüntü verirse halkın güvenini kaybedecek.”
Can Atalay, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Merdan Yanardağ, Nasuh Mahruki, Deniz Göktaş, Oğuzhan Uğur, Ekrem İmamoğlu, Resul Emrah Şahan, Murat Çalık, Sinem Dedetaş ve daha nice insan haksız hukuksuz hapsedilirken…
Siyasal iktidarın talimatı altına girmiş yargı, muhalif olan herkesi ezerken…
Yargı eliyle iktidar partilerinde yolsuzluklar örtülüp muhalefetin belediyelerine delilsiz, sadece gizli tanık ifadeleriyle bitmek bilmez operasyonlar yapılırken…
AKP’ye geçmeyen belediye başkanları tutuklanma tehdidi altındayken…
CHP’li ve DEM Partili belediyeler kayyumlara teslim edilmişken…
Türkiye, halkın kendisini yönetecek kişileri seçme hakkının elinde alındığı bir döneme sürüklenirken…
Ana muhalefet partisi fiilen kapatılıp binasına polislerce biber gazı ile baskın düzenlenmişken….
Ana muhalefet liderinin dokunulmazlığının kaldırılıp tutuklanmasından bahsedilirken…
İnsanlar d��şüncelerini ifade etmekten korkar haline getirilmişken…
Yeni Parti, ‘Çerçeve Yasa’ya ‘Evet’ demek zorunda değil. Bu yasa için kurulan komisyonun, Anayasa Mahkemesi, AİHM kararlarının uygulanmasına, ülkenin demokratikleştirilmesine dair sözü var. Bu sözlerin yerine getirilmeyeceği bu kadar aşikarken Yeni Parti’nin ‘Hayır’ oyu meşrudur. Yeni Parti, Kürt sorununun bu otoriter, baskıcı iktidar tarafından demokrasiden uzak zihniyetle çözülemeyeceğini topluma anlatabilir. Kendi iktidarında demokratik bir cumhuriyet inşa ederek bu sorunu çözeceğine halkı ikna edebilir. Yeni Parti her gün hukuksuz uygulamalarla kendisini ezmeye çalışan iktidarın peşine takılmış bir görüntü verirse halkın güvenini kaybedecek.
Teklifin, yıllardır cezaevlerinde, sürgünde ve dağda bulunan binlerce insanın yeniden günlük hayata katılabilmesi bakımından sınırlı da olsa bir imkan yaratmasını olumlu buluyoruz.
Bu, teklifin önemli bir yanı ve bunu mücadeleyle kazanılmış bir gelişme olarak değerlendiriyor, destekliyoruz.
Ama aynı zamanda teklifin eksiklerini ve sorunlarını da açıkça söylüyoruz.
Çünkü demokratik çözümün yolu, sorunları görmezden gelmekten değil, onları açıkça ortaya koyup değiştirmek için mücadele etmekten geçer.
Eksiklere ve yanlışlara ilişkin değerlendirmelerimizi açık sözlülükle çekinmeden söylemeye ilişkin ilkesel tutumumuz Kürt halkına sorumluluğumuz gereğidir, bunu her koşulda yapmaya devam edeceğiz.
Ayrıca ortak mücadelenin gücü eleştirilerin ve taleplerin açık biçimde dile getirilmesi ile büyür.
Nedir bu teklifin eksik ve yanlışları?
⚫Düzenleme cezaevinde bulunan seçilmiş siyasetçiler ve politik tutsaklara ilişkin açık ve hızlı bir sonuca götürecek bir çerçeve içermiyor.
⚫Siyasetin önünün açılmasını iktidarın keyfi şartlarına bağlıyor.
⚫AYM ve AİHM kararlarının uygulanmamasını meşrulaştıran bir yaklaşım içeriyor. Terörle mücadele adına her türlü demokratik hakkı kısıtlayan düzenlemelerden ayıklamak ve TCK'yi, Terörle Mücadele Yasas��'nı ortadan kaldırmak, lağvetmek yerine sınırlı bir biçimde yararlanabilecek bir çerçeve çiziyor.
⚫Siyaset yapma hakkını koşullara bağlıyor, binlerce insanın üzerinde “Her an seni yeniden cezaevine atabilirim” tehdidi savuruyor.
Acil atılması gereken adımlar ve mücadele gündemimiz açık:
🟢Kürt halkına yönelik geçmişte işlenen suçlar ve ağır hak ihlalleriyle yüzleşilmeli, sorumlulara hesap sorulmalı, faili meçhul cinayetler aydınlatılmalıdır.
🟢Halkın iradesine el koyan kayyım rejimine derhal son verilmeli, seçilmiş belediye başkanları görevlerine iade edilmelidir. Kürt halkı başta olmak üzere bu ülkenin işçi ve emekçilerinin seçme ve seçilme hakkı tanınmalıdır.
🟢Kürt halkının ana dilinde eğitim ve kamusal hizmet hakkı güvence altına alınmalı, Kürt yurttaşların kimliği anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır.
🟢Siyasi gerekçelerle cezaevinde tutulan tüm mahpuslar ve tutuklular kapsamlı bir genel af ile serbest bırakılmalıdır. AYM ve AİHM kararları istisnasız uygulanmalıdır.
İşçi sınıfının partisi ve sosyalistler olarak sürecin nereye gideceğini belirleyecek olanın, iktidarın çizdiği sınırlar değil, Türkiye’deki demokratik güçlerin bu sınırları aşmak için nasıl bir ortak mücadele yürüteceğiyle belirleneceğini hep ifade ettik, ediyoruz.
Bu mücadeleyi büyütmek, eksikleri değiştirmek ve gerçek bir demokratik çözümün önünü açmak için bütün gücümüzle çalışacağız.
Komisyonda bunları dile getirdik:
İzmir Çiğli’de yurttaşlar CHP'deki mutlak butlan sürecini, Yeni Partinin kuruluşunu ve Cemil Tugay’ın istifasını değerlendirdi. Yurttaşlar, siyasi tartışmalar sürerken geçim başta olmak üzere halkın sorunlarının gündeme gelmediğine dikkat çekti.
Eda Aktaş ve Bahar Emreoğlu haberi
https://t.co/FxJUVFnOp4
Başkanvekili seçilen Sibel Tan Çetinkaya, Sinem Dedetaş’a seslendi:
“Emanetiniz burada. Sizi o zindandan alana kadar durmadan mücadele edeceğiz. Emaneti tertemiz bir şekilde size geri vereceğiz başkanım.”
Bugün cezaevinde 1. ayını dolduran sevgili Deniz Göktaş’tan mektup var.
“Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim.
Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var.”
👇🏽
Belgesel'e emeği geçen herkese; Can Atalay'ın arkadaşlarına, onların adına yapımcılığı üstlenen ve
yurtiçinde ve yurtdışıda 48 gösterime belgeseli bizzat ulaştıran Av.Kemal Aytaç abime, yönetmen Zeynep Erpamir ve Volkan Evcim'e, belgesele sesini katan sevgili yoldaşım Barış Atay'a, gösterimi için emek harcayan, zaman ayırıp izleyen,
destek veren katkı sunan tüm dostlara teşekkür ederim.
Filmi aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.
https://t.co/Plu5kwz41V
Kartepe kuyu tipi cezaevinde kalan tutuklu komedyen Deniz Göktaş yaptığı açıklamada; “Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı, işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor” dedi
https://t.co/EThGydoVEN
Kutsallara hakaret ettiği için değil, Deniz Göktaş Cmbşk Erdoğan’ın oğlu Burak Erdoğan’ın yaya geçidinde aracıyla çarparak Sevim Tanürek’in ölümüne sebep olup cezadan kurtulmasına gönderme yaptığı için hala tutuklu. Unutturmayalım! #DenizGöktaşıSerbestBırakın
“cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor.”
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Kartepe kuyu tipi cezaevinde kalan tutuklu komedyen Deniz Göktaş yaptığı açıklamada; “Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı, işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor” dedi
https://t.co/EThGydoVEN
Sendikasız çalışma düzeni
'Sendikal örgütlenmenin ve TİS hakkının önünde, detayları bu yazının kapsamını aşacak birçok engel bulunmaktadır. Bu engellerin aşılabilmesi için gerçek bir iş güvencesinin bulunması, grev hakkının kullanılabilir ve yasaksız bir şekilde yeniden düzenlenmesi, yetki sisteminin yeniden ele alınması ve yetki ihtilaflarının referandumla işçiler tarafından çözülmesinin sağlanması gerekmektedir.'
✒️ Ahmet Ergin (@avahmetergin) yazdı
https://t.co/WKgpIKLmii