Mevlid’in bidat olup olmadığı tartışılıyor. Faraza bunu tartışmalı kabul edelim; ancak üzerinde hiç ihtilaf bulunmayan kesin hükümler var. Allah Resulünü gerçekten sevenler, öncelikle bu hükümleri ihya etmelidir.
Allah (c.c.), peygamberleri ve kitapları yeryüzünde Kendi hükümleri uygulansın diye göndermiştir. Gelin, bütün peygamberlerin ortak daveti olan Allah'ın şeriatını ikame etmeye çağrıda bulunalım ve bu hususta gevşeklik gösterenlere karşı duralım.
Bütün peygamberler, başta şirk olmak üzere zulmün her türlüsüyle mücadele etmiştir. Bugün her yanımız zulüm, haksızlık ve çifte standartla dolu. Zalimlerin zalim olduğunu açıkça dillendirip insanları bu zulme karşı uyaralım.
Bütün peygamberler putları ve putperestliği yıkmak için gelmiştir. Bugün İslam coğrafyasında adeta her köşeye bir put dikilmekte ve insanlar bunlara tazim etmeye davet edilmektedir. Gelin, bu putlara ve insanları bunlara çağıran anlayışlara hep birlikte karşı çıkalım.
Allah'ın haram kıldığı; faiz, zina, içki ve kumar gibi haramlığında ittifak edilen fiilleri yasal olarak serbest bırakan ve meşrulaştıran sistemleri reddedelim.
Bütün peygamberler ezilenlerin, fakirlerin ve yoksulların yanında saf tutmuştur. Bugün 28.000 ₺ asgari ücretle geçinmeye çalışıp 40.000 ₺ kira ödemek zorunda kalan insanlar var. Gelin, bu mağdur insanların yanında yer alıp onları sömüren azgın azınlığa karşı sesimizi yükseltelim.
Eğer Resulullah'ın sünnetini yaşatmak istiyorsak, peygamberlerin üzerinde birleştiği asıl sünnetler ortadadır. Tartışmalı konular üzerinden Allah Resulüne sevgi ve bağlılık göstermek yerine, üzerinde ittifak edilen esasları ihya etmek Allah'ın rızasına daha uygun ve daha akıllıca değil mi?
Kanaatimce İslam karşıtı Kemalistler, İslam şiarlarını izhar edenlerden intikam almanın bir yolunu buldu: Cumhurbaşkanına hakaret!
Güçlü oldukları yerlerde doğrudan, güçlü olmadıkları alanlarda ise hükümete veya Cumhurbaşkanına yönelik eleştirileri gündeme taşıyarak istedikleri kişileri tutuklatıyorlar. Zira hükümetin yumuşak karnını iyi biliyorlar.
Benzer bir durum daha önce Furkan Bölükbaşı'nda da yaşanmıştı. Ancak unutmamak lazım: Zulüm zulümdür. Zulüm için tuzak kuran da onu uygulayan da ona sessiz kalarak meşrulaştıran da zulme ortaktır.
Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevketmesin. Adaletli olun, çünkü o, takvaya daha yakındır. (Maide:8)
Televizyon ekranına çıkmak, kimseye tek taraflı itham etme hakkı vermez.
Bir gazeteci veya yayıncı, hakkında konuşulan kişiye de aynı ölçüde söz hakkı tanımıyorsa buna objektif gazetecilik denilemez. Muhatabını dinlemeden hüküm vermek ne basın ahlâkına ne de adalet ilkesine sığar.
Eğer programa @EbubekirSifil davet ediliyorsa ve belirli kişiler hakkında iddialarda bulunuyorsa, örneğin @_halisbayancuk Hoca gibi, o hâlde hakkında konuşulan kişiler de aynı programa davet edilmeli ve cevap hakkı verilmelidir.
Kendisini ilim ehli olarak servis eden bir kimsenin, cemaatleri, mezhepleri ve şahısları onların gerçek görüşleri üzerinden değil, kendi tasvir ettiği şekliyle yargılaması ilmî olmadığı gibi ahlakide değildir.
Adalet, iki tarafı da dinlemeyi gerektirir. Gerisi ise hakikati aramak değil, bilâkis ahlaksızlık ve algı oluşturmaktır.
🔴 Ankara’da “IŞİD” gerekçesiyle düzenlenen şafak operasyonunda eşiyle birlikte öldürülen Muhammed Kavi'nin babası:
Gece 3'te kapıyı çaldılar. Oğlumu sordular. Muhammed içeride uyuyor çağırayım dedim dinlemediler.
Yatak odasına ateş açmaya başladılar. Gelinim başından, oğlum ağzından vuruldu. Çatışma olarak servis ettiler ama bizim evimizde silah yok.
Oğlum IŞİD'e karşıydı, alakası yoktu. Polis kameraları kayıttaydı bunları yayınlasınlar. Oğlum ve gelinime yargısız infaz yapıldı, hakkımızı istiyoruz.
Seçimlerde "benim adıma kanun yapabilirsin" yetkisi verdikten sonra böyle ağlayanları anlamıyorum. Konulan bu kanunlar tüm seçmenlerin vekâleti ile konuluyor, yani doğrudan seçmenlerin koyduğu kanunlar aslında, dolaylı olarak bile değil.
Ateşkes ilan edildi dedikleri saatlerde bile Gazze ağır bombardıman altındaydı.
Silahların patladığı, karadan ve havadan vurmanın sürdüğü bir yerde katliam durmamıştır; sadece kameralardan saklanmıştır!
#SizeYalanSöylediler
Netenyahu’yu yüksek perdeden terörist ilan ederken; Netenyahu’ya açık desteğine rağmen Trump’ı dostu belleyen, Trump’a tek bir kelime dahi etmeyen yöneticiler
#SizeYalanSöylediler
Aksa Tufanı harekâtı ile birlikte İslâm ümmetinin yeniden yeşeren ümitlerini; sömürgeci Batı’nın kirli siyasetine peşkeş çeken yöneticiler yalan söylediler!
Yalan söylemekle de kalmadılar. Gazze’ye ihanet ettiler…
Bilmeyen veya duymayan varsa diye ben de söylemek istedim: Gazze'de ateşkes yok.
Ateşkes adı altında ve garantör ülkelerin sessizliğinde, Aksa Tufanı sonrasında yaşanan katliamın bir benzeri yaşanıyor.
#SizeYalanSöylediler
4 Kişilik Özbek Aile Şafak Operasyonuyla Gözaltına Alındı
🔻Özbekistanlı muhacir Abdülhayev Kemaleddin, eşi Mahmudova Halidehan ve 4 ile 2 yaşlarındaki çocukları, 17 Temmuz sabahı İstanbul'daki evlerine düzenlenen şafak operasyonuyla gözaltına alındı. Abdülhayev Kemaleddin Çatalca Binkılıç GGM'ye, eşi ve iki çocuğu ise Arnavutköy GGM'ye götürüldü.
🔻Aile yakınları, kemik erimesi hastası olan Abdülhayev Kemaleddin'in maddi imkânsızlıklar nedeniyle tedavi olamadığını, eşi Mahmudova Halidehan'ın ise ikinci doğumun ardından kansızlık (anemi) yaşadığını belirtti.
🔻Yakınları, ailenin Özbekistan'a iade edilmesi halinde can güvenliklerinin tehlikeye gireceğini ifade ederek, sınır dışı işlemlerinin durdurulması çağrısında bulundu.
"Çarşaflı anneler, öğrenciler, takke takan babalar..."
🔻İslam'a ve değerlerine karşı düşmanlığıyla bilinen Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin (ÇYDD) eski yöneticilerinden Tijen Mergen, Boğaziçi Üniversitesi mezuniyet töreniyle ilgili paylaşımında çarşaflı ve takkeli velileri çağdışı bir tablo olarak göstererek hedef aldı.
🔻Mergen paylaşımında, "Her kesimden, her yaşam tarzından aileler çocuklarının mezuniyet heyecanını paylaşmak için oradaydı. Çarşaflı öğrenciler, anneler, takke takan babalar, yıllarca emek verip o gurur gününü yaşamaya gelen binlerce insan… Türkiye'nin önde gelen bilim yuvasında daha çağdaş bir portre görmek isterdim..." ifadelerini kullandı.
22 Haziran'da oğlumu yüksek hızda araç kullanarak katleden Fatih Oral'ın iddianamesi çıktı. Bilirkişi raporunda oğlum Alper Yusuf Polat da asli kusurlu bulundu.
Bu konuda #AlperYusufPolataAdalet diyecek vicdan sahiplerinin sesimize ses olmalarını rica ediyoruz..
Bu videoyu dikkatle izleyin. Geçmişte benzerlerini gördük:
Dava takip edilmeyip kamuoyu baskısı azalırsa, şüpheliler nüfuzlarını kullanıp serbest kalıyor ve ceza alsalar bile yurt dışına kaçıyorlar.
Bu dosyanın da peşini bırakır ve gündemde tutmazsak aynı şey yaşanacak; şahıs önce serbest kalacak, sonra da kaçacaktır. Nitekim bilirkişi raporu davanın gidişatına dair ipucu veriyor.
#AlperYusufPolataAdalet
Kemalist Doktorlardan İslam Hazımsızlığı ve Irkçılık
🔻İstanbul Başakşehir'de yaşayan Cibuti kökenli Türk vatandaşı bir aile, komşuları Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Dr. İlteriş Y. ile Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde görev yapan eşi Dr. Duygu Y. tarafından ırkçılık, İslam düşmanlığı ve tehditlere maruz kaldı.
🔻Olay, doktor çiftin çocuğunun "Dün domuz eti yedik" demesi üzerine Cibutili ailenin çocuğunun, "Biz Müslümanız, domuz eti yemeyiz. Haramdır." cevabını vermesiyle başladı. Ailenin aktardığına göre Dr. İlteriş Y., bu sözlerin ardından küçük çocuğu kolundan sarsıp hakaret etti.
🔻Aile, durumu konuşmak için komşularıyla görüştüğünde Dr. İlteriş Y.'nin, "Burası Atatürk'ün Türkiyesi. Buradan defolup gideceksiniz. Senin çocukların benim çocuklarıma 'Allah var', 'cennet var', 'selamünaleyküm' diyemez." dediğini, daha sonra ise "Türkiye'ye ait değilsiniz. Çocuklarınızı sizden aldıracağız." sözleriyle tehdit edildiklerini aktardı.
Kaynak: Haksözhaber, Haber7
🔴 Üç çocuk annesi Ümran D., Afrika'daki bir dernek için gönderdiği 22.620 TL’lik yardım parası gerekçe gösterilerek "IŞİD'e finansman sağlama" suçlamasıyla 9 aydır Bakırköy Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.
Ümran D.’nin paraları gönderdiği aracı kişi Dilan A. tahliye edilmesine rağmen, Ümran D. hakkında hâlâ iddianame bile hazırlanmadı.
Avukatların alınmadığı 8 ara duruşmanın ardından, 10 Temmuz'daki son incelemede Ümran D.’nin tutukluluk süresi 1 ay daha uzatıldı.
Avukat Mustafa Kocamanbaş, çocuklarına tek başına bakan dul bir kadının yaşadığı bu hukuki çelişkiye ve mağduriyete dikkat çekerek müvekkili için acil tahliye çağrısında bulundu.
Kim bizim dinimizi mizah malzemesi haline getirmeyi kendine uygun görüyorsa o bizim düşmanımızdır.
Bunları görmeye dahi tahammülü olmaması gereken insanlar, bunların üretmiş olduğu içerikleri takip ediyorlar. Yapacağımız şey onlardan beri olmak ve düşmanlığımızı izhar etmektir.
Herif peygamberlerle alay ediyor, mucizeleri küçümsüyor, dini maskaralığa çeviriyor!
Hadi kafir kafirliğini yapıyor! Peki kendisine "Müslüman" diyen, kahkahalarla buna neden gülüyor?
Bu toplum Allah'ın dininden yüz çevirmiş dediğimizde de bize "tekfirci" diyorlar.