Ne yazsam diye bir süredir düşünüyorum açıkçası. Fazla da bir şey bulamadım. Daha doğrusu aşağıdaki “insansı şahıs(lar)a” ne yazsak az gelir diye düşündüm. Şahıslar diyorum çünkü sadece sapıtan değil onu izleyenler de en az onun kadar suçlu.
Bir akademisyen olarak aklımdaki amansız soru hiç şüphesiz;
“Biz toplum ne zaman bu hale geldik?” oluyor.
Hayatımda bir kere tüm aile fertleriyle maça gittim ve bir daha adımımı atmadım onlarla tribünlere. 90 dakika boyunca aşağılık küfürler. Ne oluyorsunuz arkadaş ya? Siz kendinizde misiniz?
Neyse ana konumuza dönelim;
Her zaman söylüyorum bizim öğretimden çok eğitime ihtiyacımız var. Başta “güzel ahlak” eğitimi. Ardından toplumda yaşama. Toplumun içinde yaşama eğitimi. Son olarak da değerler eğitimi. Yani insan olabilmek, kalabilmek ve öyle bu hayata gözlerini yumabilmek.
Matematik, Türkçe, Sosyal Bilgiler öğrenilir. Tarih, Coğrafya, Fen Bilimlerinde derece yapılabilir. Akademide çok başarılı olunabilir. Çok büyük kariyerler inşaa edilebilir. Çok önemli koltuklarda oturulup, zengin olunabilir.
Ama önemli olan ve her zaman olacak olan tek bir şey vardır ki o da “insan olabilmek ve kalabilmektir”.
Türk Yargısı, bu insansıya gerekli cezayı kesecektir. Anlar mı sanmam ama dediğim gibi biz eğitimciler bu işin ana sorumlularıyız. Daha fazla çalışmak, üretmek ve iyi insan yetiştirmek zorundayız.
Ecdadımız, ülkemiz, bayrağımız, dinimiz, vatanımız, eşsiz toprağımız. Çok daha iyi olmayı ve kalmayı hak ediyor
İstanbul Esenyurt Üniversitesi’nin GZFT Analizini yoğun bir katılımla gerçekleştirdik. Üniversitelerde Stratejik Planlamanın mantığı, gerekliliği ve olmazsa olmazlarını aktardıktan sonra Stratejik Planlamada GZFT Analizi’nin yeri ve önemine kapsamlı bir şekilde değindik.
50’nin üzerinde akademik ve idari personelin katılımıyla “Ortak Akıl Platformu’nda Nominal Grup Tekniği” kullanarak gerçekleştirdiğimiz GZFT Analizinin ortaya koyduğu sonuçlar, Üniversitenin geleceğe ilişkin daha rasyonel amaç, hedef ve performans göstergesi tespit edebilmesi için önemli bir araç niteliği taşıyacaktır.
Misafirperverliklerinden dolayı başta İstanbul Esenyurt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Özdemir @suleymanozde hocamız olmak üzere tüm üst yönetime; sabahın erken saatlerinden akşam saatlerine kadar katma değerli performans sergileyen @iesuniversitesi nin akademik ve idari personeline teşekkür ederim.
Yine bu sürecin yönetilmesinde benimle iş birliğinde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Türkoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Ali İhsan Balcı @AlihsanBalc hocalarımıza teşekkürü borç bilirim.
Son teşekkürüm ise kıymetli hocam ve büyüğüm Prof. Dr. Sedat Murat hocama. Her zaman olduğu beni / bizi yalnız bırakmadı ve baştan sona katkı sağladı.
Sonuçların hayırlı olmasını diliyorum.
👇🏻👇🏻👇🏻
Üniversitemizde GZTF (SWOT) Analizi Çalıştayı Gerçekleştirildi
İstanbul Esenyurt Üniversitesi olarak kurumsal gelişim, stratejik planlama ve kalite güvencesi çalışmalarımıza yön verecek önemli bir çalıştaya ev sahipliği yaptık.
Üniversitemizin mevcut durumunu bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmek; güçlü yönlerimizi ve gelişime açık alanlarımızı ortaya koymak, önümüzdeki dönemde değerlendirebileceğimiz fırsatları belirlemek ve karşılaşabileceğimiz tehditlere karşı hazırlıklı olmak amacıyla akademik ve idari personelimizin katılımıyla “GZTF (SWOT) Analizi Çalıştayı” düzenlendi.
Çalıştayda, İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Levent ŞAHİN konuşmacı ve eğitmen olarak yer aldı. Ayrıca İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Süleyman TÜRKOĞLU ile Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi İİBF öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ali İhsan BALCI bilgi ve deneyimleriyle çalıştaya katkı sundular.
Çalıştaya Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Süleyman ÖZDEMİR, Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Dinçer ATLI ve Prof. Dr. Hüseyin ÇALIK başta olmak üzere; dekanlarımız, dekan yardımcılarımız, müdürlerimiz, müdür yardımcılarımız, kalite koordinatörlüğümüz ile ilgili koordinatörlük ve müdürlüklerimizin yöneticileri ve akademik-idari personelimiz katılım sağladı.
İnteraktif bir anlayışla gerçekleştirilen çalıştayın, İstanbul Esenyurt Üniversitesinin geleceğe yönelik stratejilerini daha sağlıklı biçimde oluşturmasına, kalite kültürünün güçlendirilmesine ve sürdürülebilir kurumsal gelişim hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.
Denzel Washington, dünyanın en iyi oyuncularından biri. Kanımca birincisi. Yaşlandıkça ustabaşılık seviyesi daha da arttı. “Adalet” serisine de oldum olası ilgi duymuşumdur. Bu üçüncü film, öncekilerden de iyi olmuş.
AI is reducing prod. costs for the neoliberal digital econ. in ways comp. to tech breakthroughs in industrial capitalism. Yet the real question underlying this is how sustainable the invisible labor, institutional capacity required to keep proliferating digital systems running.
One paradox of AI is that the same thing that accelerates us can later slow us down.
That’s because in the short run AI helps us make more projects. But in the long run it means we have more projects to maintain.
One thing that I learned a long time ago by managing projects like the OEC, DataUSA, & Pantheon, is that the question is not whether an online platform will fail. The question is how often and who fixes it.
We tend to think of digital infrastructure as solid. But in reality it is very brittle. Websites go dark all the time. The fact that the web works reliably is in part an illusion, a result of teams working behind the scenes on constant maintenance.
If 2026 is the year where we all get to build 20 projects, then 2027 will be the year where we need to start choosing between making new ones or keeping alive the old ones.
AI productivity will be a victim of its own success.
Anne ve babalar olarak iki uçlu çocuk yetiştirme hatası yapıyoruz. Bir kesim ebeveyn, kusursuz çocuk yetiştirme derdinde yıllardır. Kendi çocukluklarındaki tüm eksiklikleri “deney çocuklar” üzerinde test etmekle meşguller. Bir diğer kesim ise sadece doğuruyor ve çocuklarının varlığının dahi farkında değiller. Oyunlar, dizi filmler, gün içi programlar ve diğerleri. Bunlar da ebeveyn ile oluşan duygusal boşlukları ikame eden enstrümanlar. Yani bunlar neden değil sonuca götüren araçlar. Önce aile. Yıllardır her dersimde “aile” kurumunun önemine değindim durdum. Yeryüzünde bundan daha değerli ikinci bir kurum yok. Önce aileler olarak kendimize gelmeliyiz. Tüm ebeveynler şapkalarını önlerine koymalı ve düşünmeli. ACABA …………. demeli.
28 Nisan 2026 Salı günü saat 19:00’da Birlik Vakfı Genel Merkezi’nde katılımcılarla birlikte interaktif bir yöntemle “Dijital Çağda Liderlik Yetkinlikleri”ni çalışacağız.
Genç Birliği bu atılımlarından dolayı tebrik ediyorum. Yetkinlik kavramı tüm ülkede hakettiği değeri bulmaya başladı.
👇🏻👇🏻👇🏻
Şu anda gençlerimizin kendilerine yapabileceği en büyük yatırımlardan bir tanesi küfürsüz konuşmayı içselleştirmeleri. Elbet hepsi değil ama bu kadar fazla gencimizin üç kelimede bir kullandıkları o çirkin ötesi sözleri sokaklarda rahatlıkla söylemeleri kabul edilebilir değil. Önce bir düşün kardeşim neye küfür ediyorsun kime küfür ediyorsun? Sonra sert uyarınca kusura bakmayacaksın. Önce ahlak, önce ahlak, önce ahlak.
TC İçişleri Bakanlığı ve Türkiye Yerel Güç Platformu işbirliğinde düzenlenen; genelde sivil toplum kuruluşlarının özelde ise derneklerin stratejik bir vizyon doğrultusunda nasıl yapılandırılması gerektiğini tartıştığımız bu üst düzey platformda ben de “Toplumsal Değişim - Dönüşüm Sürecinde Sivil Toplum Kuruluşları: Stratejik Bakış” isimli sunumu gerçekleştirdim. Medyanın yoğun ilgisiyle gerçekleştirilen programa kamu bürokrasisinin önde gelen bürokratları, sivil toplum dünyasının ileri gelenleri, akademik camia ve toplum gönüllüleri yoğun ilgi gösterdiler. Bu ve benzeri çalışmaların sahada uygulanabilirliği ve sürdürülebilirliğine ilişkin perspektifin önemini hususen vurguladım. Emeği geçenlere teşekkür ederim.
Cân bula cânânını
Bayrâm o bayrâm ola
Kul bula sultânını
Bayrâm o bayrâm ola
Hüzn ü keder def' ola
Dilde hicâb ref' ola
Cümle günâh af ola
Bayrâm o bayrâm ola
Alvarlı Efe
“Bu bayram, insanlığa sükunet, mutedil akıl ve barış getirsin. Sağlık, huzur ve mutluluk hanenizden eksik olmasın”.
New preprint! We re-analyze 46 papers that use log-like specifications (ln(Z+1), inverse hyperbolic sine, etc). We find widespread non-robustness, and we show through theory + simulation how these models drive spurious significance. 1/
https://t.co/Uxy4srDuxe
Kasımpaşa maçından sonra hiç konuşmayacaktım ama bir kaç kelam etmek istedim.
Önce ana manşet: “Fenerbahçe Tedesco’ya rağmen 3 puanı aldı”.
Orijinali stoper olmayan oyuncularla üçlü savunmadaki ısrarı, oyuncu değişikliklerinde hem zaman planlaması hem de tercihler anlamında yaptığı hatalar. Bugün mucize üç puan gelmese idi muhtemelen valizler dolaplardan çıkartılmış olacaktı.
Kabul etmek lazım ki; Skriniar ve Talisca eksiklikleri takımı inanılmaz olumsuz etkiledi. Fenerbahçe sahada yeterli gücü yansıtamıyor. Çünkü sınırlı düzeyde orta/üst düzey oyuncusu var. Asensio, Talisca, Skriniar, Gendouzi ve Kerem Aktürkoğlu bunların en önde gelenleri. Bunlardan bir veya bir kaçı eksik olunca takım çok zorlanıyor. Bunu haftalardır yaşayarak gördük zaten.
Taraftara kızanlar var. Taraftara kızmak, şu anda yapılacak son şey. Buraya kadar bile çok iyi tahammül etti taraftar olan bitene. Her sene alması gereken vasat maçlarda kaybedilen puanlar ve sonrasında Galatasaray’ın puan kaybetmesini beklemeler. Yapılar, hakemler, bahaneler. Bir yere kadar kabul edilebilir ama sen önce kendi evinde yenmen gereken maçları kazan. Her sene aynı senaryoyu izlemekten yoruldu taraftar.
Hiç şüphe yok ki şampiyonlukta avantaj Galatasaray’da. %65’e 35 gibi. Ama camia son dakikaya kadar mücadeleyi bırakmamalı. Tedesco bir daha 3’lü savunmayı rüyasında bile oynatmamalı.
Hemen 4’lü savunmaya dönülmeli. Bunu yapabilecek bir çok oyuncu var elinde. Gendouzi’yi çekersin stopere onun yerine de İsmail’i oynatırsın. Orta sahada alternatif çok fazla.
Gelelim Kerem Aktürkoğlu’na. Takımın en çok çalışan ve her an skor katkısı yapabilecek futbolcusu. Onu her seferinde oyundan çıkarmak adeta bir akıl tutulması. Şu klişe hareketlerinden bir an evvel vazgeçmeli Tedesco.
Son sözüm de Federasyon ve MHK’ye. Bu ligin sonunun ahlak ve iyi niyet kurallarına göre tamamlanmasını arzu ediyorsanız oturun günlerce toplantılar yapın ve doğru kararlar alın. 9 haftayı onurlu bir şekilde tamamlayın.
@LeventSAHIN_IU Değerli hocam akademik hayatımda ilk adımlarımdan bu yana gösterdiğiniz ilgi ve destek, bugünü yaşamamızın temelini oluşturdu. Sizin gibi bir hocanın teveccühü, üzerimdeki emanetin bilinciyle daha sıkı çalışmama vesile olacaktır.
Çalışma ekonomisini anlatırken insan ömrünün “çalışma ve boş zaman”arasındaki tercih ve/veya mecburiyetlerinin toplamından oluştuğunu anlatırız. Herhalde boş zaman denince akla ilk olarak Fenerbahçe maç saatleri gelir. Bundan daha boş bir şey olamaz. Yazıklar olsun.
📢📰New Paper 📢📰
Optimizing Economic complexity
Industrial strategies must place some bets.
Over the last decade, economic complexity tools became a standard way to make those calls.
Yet, the standard application of these tools suffer from some well-known issues. 👇
🧵 Thread: Introducing the Journal of AI Generated Papers (JAIGP)
AI can now write papers. But journals were never designed for that.
Today Claude and I are launching something new: https://t.co/ZAlb6XD1IK
Here's why it matters...
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum “Terörsüz Türkiye'ye Geçiş Sürecinde "Sol" Tartışması” başlıklı yazısında;
- Kapitalizmin son elli yıllık dönüşümünün işçi sınıfı esaslı solculuğu ortadan kaldırdığını ve sınıf esaslı solculuktan toplum esaslı solculuğa geçildiğini,
- Emek-sermaye çelişkisinin yerini baskıcı otoriterler arasındaki çelişkinin aldığını,
- Türkiye’de tarihsel perspektifen bakıldığında işçi sınıfına dayanan sosyolojik bir güçle sınıf esaslı güçlü bir sol siyasetin oluşmadığını,
- Günümüzde sol siyaseti belirleyen üç temel mecranın devlet ve halk/vatandaş ilişkileri, devletle sermayenin ilişkisinde devletin rolü ve sosyal politikalar mecrası olduğunu,
- Temel kimlik açısından ise enternasyonel değil yurtsever sol demokratlığın ön plana çıktığını,
- Yurtsever solculuğun kayıtsız şartsız Terörsüz Türkiye hedefine destek vermesi gerektiğini belirtmiş.
Türkiye’de sol ve solculuk söyleminin ve hatta ötesinde uygulamasının, “solun kendi öz tanımına ve ortaya çıkışına ne kadar uygun olup /olmadığını tahlil etmek ve bugün solun nasıl bir pozisyon alınması gerektiğini düşünmek ve düşündürmek açısından” son zamanlarda okuduğum en iyi ve ustaca tahlil.
Kaleminize sağlık @mehmetucum