Azerbaycanlı kızlarımızın, Aliyev Rejimi tarafından başörtüleri nedeniyle okula girişleri yasaklandıktan sonra çağrısı;
“Ey iman edenler, ey kalplerinde Allah korkusu taşıyanlar, bize yardım edin. İnananlar arasında kimse yok mu, kalplerinde Allah korkusu taşıyan kimse yok mu?+
Direnişin iki devinin doğum günü kutlu olsun
İran füze programının babası Hasan Tahrani Mukaddem, 29 Ekim 1959 doğumlu..
Aksa Tufanı'nın mimarı Yahya Sinvar, 29 Ekim 1962 doğumlu..
Siyonist terör örgütü israil'e boş bir fındık kabuğu dahi atmakatan aciz ve ezik takımı Filistin davası için can ve kan vermiş direniş liderlerine ve erlerine
hakaret ediyorlar.
Dönüp filistin tiyatrosusu oynuyorlar....
NESNELLİK VE TARAFGİRLİK
Geçenlerde aziz bir dosttan bir bir mesaj aldım. Bana Ebubekir Sifil'in Yeni Şafak'ta yayınlanan "https://t.co/tqAuXKog1f" içeriğine bizim de katıldığımız bir yazı gönderdi. Ancak dipnotu mütalaa ve mülahaza etmemi ve dipnotta geçen bilginin doğruluğunu öğrenmek istedi. Hatta kendisi de Merhum İsmail Cerrahoğlu Hoca'nın Tefsir Usulü Kitabında uydurma sureler kitabında bu surelere değindiğini belirtti. Allah bu kardeşimizin makamını yüce eylesin.
Öncelikle Ebubekir Sifil'in yazısındaki ilgili bölümü aktaralım.
"Şia'nın uydurduğu "Nûreyn" ve "Velâyet" isimli iki sure için bkz. et-Tabersî, Faslu'l-Hitâb (yazma), 156-7; Mahmûd Şükrî el-Âlûsî, Muhtasaru't-Tuhfeti'l-İsnâ Aşeriyye, 31."
Bu maddeyi okuyan birisi Şia'nın genelinin böyle iki sure olduğunu ve bunların Kur'an'dan çıkartıldıklarına inandığını sanacak ve Ehl-i Beyt mektebi müntesiplerine karşı olumsuz bir bakış açısına sahip olacaktır. Ebu Bekir Hocam cümlenin fehvasını buraya vardığını bizden daha çok sen biliyorsun. Bu tutumun maalesef sorunlu bir tavır olarak duruyor. Pasajınızdaki bazı hususları maddeler halinde sıralayalım.
a-"Şia'nın uydurduğu" ifadesini kullanmışsanız. Bu ifadeden hareketle en azından şiî ulemadan bir kesimin bu görüşte olduğundan emin olduğunuz anlaşılıyor. Hatta bu surelerin Şiî bilginlerin tasnif ve teliflerine girdiği sonucu çıkıyor. Daha da ilerisi bunun şianın resmî görüşü olduğu dahi elde edilir.
b-Bu cümlelerden hareketle bu surelerin en azından şianın kadim telif ve tasniflerinin bir kesitinde veya bir kaçında yer alması gerekir.
c-Azınlık ta olsa ulemanın bir kesimini bu görüşte değilse ve şianın kadim tasniflerinde hatta Ehl-i Sünnet'in şiayı eleştiri ve ta'n bağlamında kaleme aldıkları kadim eserlerde bundan hiçbir emare ve belirti bulunmamaktadır. Tararttırmama rağmen ne Küleynî’nin Kâfisinde, ne Şeyh Sadûk’un İtikâdatında ve diğer eserlerinde ne Şeyh Müfîd’in başta Mesâilü’s-Sereviyye olmak üzere onlarca eserinde, ne Seyyid Murtazâ Alemü’l-Hüdâ’nın kelâm ve akaid ile ilgili eseri olan ez-Zehîra fî ilmi’l-kelâmında, ne bizim tefsir sahasındaki iftiharlarımızdan Tabersî’nin Mecmeü’l-Beyânında, ne Tûsî’nin et-Tibyânında vd bu iki sureye ait hiçbir emare yok. İsim dahi geçmiyor. Hatta Ehl-i Beyt mektebine ta’n eden İbn Hazm el-Endülüsî’nin şiayı yer yer eleştirdiği el-Faslında ve ne de mezhepler tarihindeki kadim eserlerden olan Ebü’l-Hasan el-Eşarî’nin Makâlâtü’l-İslâmiyyîn’de böyle bir bilgiden bir kırıntı var. Bu durumda şu iki olasılık söz konusudur.
1-Ya siz meseleyi irdelememişsiniz
2-Yahut da Ehl-i Beyt mektebine ve mensuplarına karşı son derece menfî duygulara sahipsiniz ve toplumu da Ehl-i Beyt mektebine olumsuz bir şekilde bakmaları için özel bir gayret içerisindesiniz. Temennim ilkinin olmasıdır.
Ancak şunu da belirtmekte fayda görüyorum. 2013-2014lerekadar yazılarınızı takip ediyordum. Şiî olmama rağmen ilmîliğinizden ötürü yazılarınızı okumakta fayda mülahaza ediyor ve çevremdeki insanlara da sizin farklı olduğunuzu anlatıyordum. Ancak görünen o ki son dönemlerdeki yazı ve videonuzdaki olayları sunuş tarzınızdan anlaşılan ilmîlik ve nesnellik yerini menfî duygulara bırakmış. Daha ilerisini aklıma getirmek dahi istemiyorum.
d-Ebû Bekir Sifil Bey, Muhaddis Nurî Tabersî dışında ikinci bir isim sunabilecek misiniz? Varsa yoksa Tabersî en-Nurî ve Faslu’l-Hitâb adlı eseri. Belki en fazla köşede kuytu yerlerde kalmış olan bir iki kişi dışında isim veremeyeceğinizden de eminim. Kaldı ki Muhaddis Nurî et-Tabersî’nin kendisi dahi eserinde bu surelerin şiî tasniflerden hiçbirisinde yer almadığını açıkça belirtmektedir. Adı sanı belli olmayan ve bilinmeyen bir müellifin Debestân-ı mezâhib kitabından naklettiğini belirtmekte ve hikayeyi buraya dayandırmaktadır. Bu kadar ötesi yok. Burada sizin çok büyük bir tedliste bulunduğunuz, hatta İslam Ümmetinin önemli bir kesimini teşkil eden Şia-i İmâmiyye’ye bühtanda bulunduğunuz ve kara çaldığınız anlaşılıyor.
Konuyu uzatmak istemiyorum. Bu kadarının meramımı anlatmaya yettiğimi düşünüyorum. Selam ve dua ile.
Bu müptezeln yazdıklarına bakın. Hz Aişe Devlete isyan eden Münafıklarla savaştı diyor. Hz Aişe kime karşı savaştı? Cemelde Hz Ali a.s'ma karşı savaşmadımı? Bu durumda haşa münafıklar dediği Hz Ali ve ordusu olmuyormu? Resmen sahabelere hakaret ediyor. Üstelik canlı kuran Aliye.
Azerbaycanlı kızlarımızın, Aliyev Rejimi tarafından başörtüleri nedeniyle okula girişleri yasaklandıktan sonra çağrısı;
“Ey iman edenler, ey kalplerinde Allah korkusu taşıyanlar, bize yardım edin. İnananlar arasında kimse yok mu, kalplerinde Allah korkusu taşıyan kimse yok mu?+
Allah’a hamd ve şükürler olsun.
Taiz vilayetindeki El-Dabab ve El-Cebel el-Esved cephelerinden, Suudi yanlısı düşman takviye birliklerinin çıkarılmasını ve bu bölgelerin güvenli hale getirilmesini gösteren görüntüler.
Filistin, Arapların ve Müslümanların kalbi; mutlak hakikat ile mutlak batıl arasındaki evrensel mücadelenin merkezidir.
Filistin İslâmi Cihad Hareketi'nin lideri. Dr. Fethi Şikaki,
26 Ekim 1995'de Özgür Kudüs Yolunda Malta adasında siyonistlerin suikast'ı ile ŞEHADET'e yürüdü..