Ama şunu bilsin isterim: Nerede olursa olsun, kimle olursa olsun, kalbimin en yumuşak yeri hep ona ait olacak. Ben onu sahiplenmedim, o benim kalbimi sahiplendi. Heroşum seni çok seviyorum 🤍🦴🥹
40 günlükken girdi hayatıma. Ben büyürken o da benimle büyüdü. Kardeşim yoktu, kalabalık bir hayatım yoktu ama o vardı. Derdimi anlattığımda başını yana eğip dinleyen, ağladığımda gözyaşımı yalayıp susturan bir can… Benim kızım, benim bebeğimdi.
Hayat bazen insanı istemediği ++
Şimdi Ankara’dayım. Evde onun yattığı yerler, duvarda fotoğrafları, bazen burnuma geldiğini sandığım kokusu… Özlem insanın içine sessizce yerleşiyor. Kimseye anlatamıyorum çünkü biliyorum, şu anki şartlarda geri alamam. Belki bir gün… Belki hayat bizi tekrar yan yana getirir.
kararların içine sürüklüyor. Onu verirken kalbimden bir parça kopmuş gibi oldu. Geceleri uyanıp “alışacağım, geçecek, yeter ki o mutlu olsun” diye kendimi telkin ettim. Çok rüya gördüm, çok özledim, çok ağladım. Ama hep şunu söyledim: O huzurluysa, ben bu acıya katlanırım.+
Ben herkesin gönlü olsun diye çabalarken kimse bana sen ne istiyorsun diye sormuyor. Sanki ben herkesi anlıyorum ama hiçkimse gerçekten benim ne hissettiğimi anlamıyor gibi. Öyle bir değersizlik hissi kaplıyor içimi.
Uyku düzenin yok, iyiymiş gibi gözükmeye çalışıyorsun. Yalnız hissediyorsun, hayattan keyif almıyorsun. Eski şarkılar dinliyorsun. Hatta hayal dahi kuramıyorsun.