Canlı yayına çıkıp elini kırar gözünü çıkarırım diye tehditler savuran Dursun Özbek ceza bile almazken
Mahmut uslu 15 gün hak mahrumiyeti 2,5 milyon tl ceza aldı
SAKIN HA sezonu kaldığı yerden devam ediyor, bu tarihin EN KARANLIK DÖNEMIDE BİTECEK ELBET!
Terörist fotoğrafını parçalayan
Rabia Nur Coşkun gözaltına alındı ve tutuklama talebiyle mahkemeye sevkedildi!
Burada suç unsuru nedir?
PKK militanları her gün Türk milletini tahrik edecek hainlikler yapıyor sıfır gözaltı!
BU NASIL SKANDAL?
@ersindesouza Ne kadar çok korkuyorsunuz biliyorum
ya yine 99 a ulaşırsa diye her konuda yorum yap yok et
İki hafta sonra uçan FB görünce bakalım ne diyecekler
Dünyanın en büyük ABD tahvili sahipleri listesinde bir isim var.
Ülke değil. Merkez bankası değil. Emeklilik fonu değil.
Bir stablecoin şirketi.
Elinde tuttuğu ABD tahvili birçok ülkeninkinden fazla. Çalışan sayısı bir mahalle bakkalı kadar.
Herkes stablecoin'i dijital dolar diye biliyor.
Ben başka bir şey görüyorum.
Stablecoin bir dolar değil. Bir tahvil talebi makinesi.
Anlatıyorum.
Şöyle düşünün.
Bir mekana giriyorsunuz. Vestiyere paltonuzu bırakıyorsunuz. Karşılığında bir fiş alıyorsunuz.
Fiş paltonuz değildir. Paltonuzu isteme hakkınızdır.
Fiş cebinizdeyken rahatsınız, çünkü palto arkada asılı duruyor sanıyorsunuz.
Ama vestiyerci arkada başka bir iş yapıyor.
Paltonuzu kiraya veriyor.
Siz fişi tutuyorsunuz. Kira gelirini o alıyor.
İşte stablecoin tam olarak bu.
Mekanizmayı adım adım kuralım.
Siz 1 dolar veriyorsunuz. Karşılığında 1 birim stablecoin alıyorsunuz. İşlem burada bitti sanıyorsunuz.
Bitmedi.
O 1 dolar kasada yatmıyor. Şirket o dolarla ABD kısa vadeli hazine bonosu alıyor. Bono faiz getiriyor.
Peki o faiz kime gidiyor?
Size değil.
Siz elinizde fiş tutuyorsunuz. Fişin getirisi sıfır. Getiriyi fişi basan alıyor.
Rakamı görün.
Siz: yıllık yüzde sıfır.
Şirket: aynı para üzerinden ABD faizi.
Yüz milyarlarca dolarlık bir havuzda bu farkın yıllık karşılığı milyarlarca dolar. Üretim yok. Fabrika yok. Neredeyse çalışan yok.
Dünyanın en kârlı iş modellerinden biri, bir vestiyer fişinden doğdu.
Şimdi zincirin tamamını görün.
Kripto piyasası büyür.
İşlem yapmak için stablecoin talebi artar.
Şirket daha çok dolar toplar.
Topladığı dolarla daha çok ABD tahvili alır.
Tahvile talep artar.
ABD daha ucuza borçlanır.
Bu zincirin son halkasını bir daha okuyun. Kriptonun büyümesi, ABD'nin borçlanma maliyetini düşürüyor.
Peki bu düzenek size tanıdık gelmiyor mu?
1974'te bir anlaşma yapıldı. Petrol sadece dolarla satılacaktı. Petrol almak isteyen her ülke önce dolar almak zorunda kaldı ve dolara yapay bir talep doğdu.
Bugün aynı düzenek yeni bir damardan işliyor.
Kriptoda işlem yapmak isteyen herkes önce stablecoin almak zorunda. Stablecoin almak da dolaylı olarak ABD tahvili almak demek.
Petrol musluğu kırk yıl boyunca dolara talep pompaladı. Şimdi ikinci bir musluk açıldı.
Aradaki farkı görüyor musunuz?
Bu muslukta kimse silah zoru kullanmadı. İnsanlar kendi istekleriyle sıraya girdi.
Şimdi ABD Hazinesi'nin gözünden bakın.
2026'da trilyonlarca dolarlık eski borç yenilenecek. Her yenilemede tek bir soru var: alıcı kim?
Japonya alacağını geri çekiyor. Çin tahvil stoğunu yıllardır azaltıyor.
Ve tam o boşlukta, kimsenin dikkat etmediği yeni bir alıcı büyüyor.
Kriptoyu bastırmak yerine düzenlemek isteyen bir yönetimin bu tablodan habersiz olduğunu düşünüyor musunuz?
Buraya kadarı düzeneğin nasıl çalıştığıydı.
Şimdi asıl önemli kısım.
Bu fişin üç riski var. Üçünü de bilmeden elde stablecoin tutulmaz.
Birinci risk: fiş, palto değildir.
Elinizdeki stablecoin bir dolar değil, bir söz. "İstediğinde 1 dolar vereceğim" sözü. O söz de arkadaki paltonun gerçekten orada olmasına bağlı.
Palto yoksa ne olur?
2022'de bunun cevabı canlı görüldü. Rezervi olmayan, sadece bir formüle dayanan bir stablecoin çöktü. Fiyatı günler içinde sıfıra gitti, milyarlarca dolar buharlaştı.
Aradaki fark tek bir şeydi. Arkada palto var mıydı, yok muydu.
İkinci risk: beyan denetim değildir.
Çoğu stablecoin şirketi düzenli rapor yayınlar. "Şu kadar rezervimiz var" der.
Ama rapor yayınlamak ile bağımsız tam denetimden geçmek aynı şey değil. Biri fotoğraf gösterir, diğeri kasayı açar.
Elinizde tuttuğunuz şeyin arkasında hangisi var?
Bunu bilmeden o fişi taşıyorsunuz demektir.
Üçüncü risk: fişi veren, fişi iptal edebilir.
Merkezi stablecoin'lerin çoğunda adres dondurma yetkisi vardır. Bir talep gelirse bakiyeniz durdurulabilir, transfer edemezsiniz.
Kriptoyu merkezsizlik için seçtiyseniz, cüzdanınızdaki en merkezi varlığın stablecoin olduğunu bilin.
Şimdi baştaki vestiyere dönelim.
Vestiyer kötü bir yer değil. İşe yarıyor. Paltoyu taşımaktan kurtarıyor. Fiş pratik.
Ama fişin palto olmadığını bilmek zorundasınız.
Ve şunu da bilmek zorundasınız.
O paltodan kazanan siz değilsiniz.
Bu benim şahsi analizim, yatırım tavsiyesi değil.
Kriptoyu dolardan kaçış diye satın aldınız.
Oysa dolara talep pompalayan yeni damar sizsiniz.
@TransferMerkez 2 senede olsa dünya yıldızi kadro içinde olduğunda öncelikle kaliteli katkı veriyor ikinci olarak da forma ve reklam geliri ile neredeyse bedavaya geliyor. Büyük takımlar devamlılığı böyle sağlar buna karşılık diğer takımlar ise aldığı scouting oyuncu iyi çıksın diye dua eder
Şampiyonlar ligi.
Mark Knopfler - Lead Gitar/Lead Vokal
Eric Clapton - Ritim Gitar
Phil Collins - Davul
Sting - Geri Vokal
Royal Albert Hall'da, Londra 15 Eylül 1997
Bu piyasa benim 12 yılımı aldı.
Öğrendiğim her şeyi 20 satıra indirdim. Lütfen sonuna kadar oku.
Sakın ilk mumdan alma.
Sakın hacme bakmadan alma.
Sakın dev cüzdanına bakmadan alma.
Sakın herkesin konuştuğu yerden alma.
Sakın gece alım yapma.
Sakın memecoini kaldıraçla alma.
Sakın bütün paranı tek coine koyma.
Sakın çıkışını yazmadan girme.
Sakın ana paranı çekmeden kâr saymaya başlama.
Sakın kaybederken üstüne ekleme.
Sakın zararına uzun vadeci olma.
Sakın kaybını aynı coinde geri almaya çalışma.
Sakın sattığın coini takip etme.
Sakın paranı borsada bırakma.
Sakın kurtarma kelimelerini hiçbir yere yazma.
Sakın cüzdanına gelen bilmediğin tokena dokunma.
Sakın tanımadığın bir linke tıklama.
Sakın sana ilk yazan kişiye güvenme.
Sakın acele ettiren hiçbir şeye inanma.
Sakın beni bile körü körüne dinleme.
Şimdi şunu söyleyeyim.
Bu 20 maddeyi kitaptan okumadım. Hepsini yaparak öğrendim.
Bazılarını bir kez, bazılarını üç dört kez.
Her biri bana para kaybettirdi. Bir tanesi neredeyse hepsini kaybettirdi.
Sen benim yaşadıklarımı yaşamak zorunda değilsin.
Kaydet. Yenisini öğrendikçe buraya eklerim.
Ağızlıksız gezdirilen Pitbull kediyi böyle parçaladı: Sahibi 'polisi aramayın' diye yalvardı
Adana’da sahibinin ağızlıksız dolaştırdığı Pitbull cinsi köpek, sokaktaki kediyi parçalayıp telef etti. O anlar, cep telefonu kamerasıyla saniye saniye görüntülenirken köpeğin sahibi kadının, vatandaşlara ‘Polisi aramayın’ diye yalvarması pes dedirtti.