Torreira pozisyonunun tribün çekimi
Yan hakem kartını çıkarıyor
Orta hakeme bakıyor, kart gösterince kendi kartına not etsin diye
Ama orta hakem arkasını dönüyor kart göstermiyor
#WhatAreYouHidingTFF
https://t.co/XylWp5cW9o
Avrupa Komisyonu ayağımıza kadar gelip "gelin iletişimde sınırları kaldıralım" diyor, bizim operatörler "yok, biz vatandaşı kendi içimizde yolmaya devam edeceğiz" deyip kapıyı kapatıyor.
Düşünün ki uçağa biniyorsunuz, Berlin'e veya Roma'ya iniyorsunuz ve telefonunuzu tıpkı Kadıköy'de, Kızılay'da geziyormuş gibi hiçbir sürpriz fatura korkusu olmadan kullanıyorsunuz. İşin asıl can alıcı kısmı ne biliyor musunuz? Roaming sisteminin çift yönlü çalışması. Yani sınırlar kalktığı için, elin Avrupalısının ayda üç beş Euro'ya kullandığı o devasa, sınırsız ve ucuz GSM paketlerini burada, kendi ülkemizde şebeke sorunu yaşamadan kullanma şansımız olacaktı.
Peki bu devasa fırsat neden elimizin tersiyle itildi?
Çünkü bu topraklarda sıradan vatandaşın herhangi bir hizmete kolay, ucuz ve dünya standartlarında ulaşmasına karşı inanılmaz bir alerji var. Sizin sınırları aşmanız, cebinizden daha az para çıkması, fatura derdi düşünmeden internete girmeniz birilerini fena halde rahatsız ediyor. Kurulmuş bir sömürü çarkı var ve yerli operatörlerin o astronomik kâr marjları düşmesin, tekel düzeni bozulmasın diye 85 milyonun dünyayla arasına bir kez daha duvar örüldü.
Mesele sadece yurt dışına çıkınca harita açmak, fotoğraf atmak değil. Mesele halkın en ufak bir refah kırıntısına ulaşmasına sermaye sahipleri tarafından duyulan o derin tahammülsüzlük. Bize reva görülen tek senaryo belli: Her şeyin en kalitesizine, dünyanın en yüksek bedellerini ödemeye mahkum edilmek.
Bugünü tarihe not düşün. Sırf siz ucuza ve özgürce iletişim kurmayın diye Avrupa'nın altın tepside sunduğu fırsatı göz göre göre çöpe attılar. Kendi insanına reva görülen bu düzeni ve bugün alınan bu kararı asla unutmayın.
30 Euro
1 Şubat'da "satın almama" eylemi başlayacak..
6 Şubat'da ise "ürün satın alıp iade etme" eylemi başlayacak..
Lütfen beğenin ve retweet edin.. Bu tweet yürümeli.. Herkes okumalı..
30 Euro düzenlemesinin amacı yerli üreticiyi ve esnafı korumaktır.
Buna kimsenin itirazı olamaz.
Ancak bugün ortaya çıkan tablo, bu amacın ciddi biçimde saptırıldığını göstermektedir.
50 liralık ürün 750 liraya çıkıyorsa,
2500 liralık cihaz 15 bin liraya satılıyorsa,
burada artık koruma değil, açıkça fırsatçılık ve istismar vardır.
Elektronik komponentten yedek parçaya kadar pek çok alanda vatandaş adeta cezalandırılmakta,
3 dolarlık ürün için insanlar gümrük müşavirlerine yönlendirilerek binlerce liralık masrafa mecbur bırakılmaktadır.
Bu tablo, ne vicdanla bağdaşır ne de sosyal devlet ilkesiyle.
Devletin aldığı her kararın merkezinde millet olmalıdır.
Uygulama vatandaşın omzuna yük bindiriyorsa, orada durup samimiyetle hesap yapılmalıdır.
Evet, yerli üretici desteklenecektir.
Ama bu destek, vatandaş ezilerek değil; adaletle ve ölçüyle sağlanmalıdır.
Yurtdışından satın alınan tüm ürünlerin gümrüğe tabi olması uygulaması sonrasında Türkiye’de satılan birçok ürünün satış fiyatlarına ciddi zamlar yapıldı.
ağustos 2024’te yani 1,5 yıl önce yerli üretimi desteklemek gerekçesiyle gümrüksüz alışveriş limiti 150€’dan 30€’ya düşürülmüştü. peki bunun yerli üretime nasıl bir katkısı oldu? bu kısıtlama sayesinde 1,5 yılda hangi yerli ürünün üretimi arttı?? hiçbiri…
gerçek amaçları yerli üretime destek olmak filan değil. aslında mutlu olmamızı istemiyorlar... içe kapalı, mutsuz, gri-siyah renksiz bir ülke istiyorlar…
Yeni bir ürün için arge yapıyoruz. Bunun için Türkiye’de her yerde çeşitli ürünlerde kullanılan ama üretimi olmayan enjektör(şırınga) uçlarını Çin’den sipariş verdik, deneme yapacağız. Bu uçlara 70$ ödedik. Şu an gümrükte takıldı, bunlar için bizden toplamda 100.000 lira para isteniyor 😂 ticareti al sattan ibaret sananlar ülkeyi üreticiye, sanayiciye cehennem etti.
Zerre kadar faydası olmayacağı gibi aksine yarattığı zararın haddi hesabı olmayacak...
Bugün dünyada dev olarak anılan birçok şirketin garajlarda kurulduğundan haberi yok sanırım Şekib Bey'in...
Bu saatten sonra küçük ölçekli ar-ge yapan start-uplar bir kere bitti...
Birçok ürünün yedek parçası mesela süpürgelerin filtreleri ya bulunamayacak ya da bir buçuk dolarlık filtreyi bu beyefendiler 10 dolara satıp vatandaşı kazıklayacak ve hükümet de buna muhteşem çanak tuttu kutlarım...
Zaten Avrupa ve Amerika ki fiilen Hem üretim kapasitesi hem de fiyat istikrarı olarak Türkiye'den Fersah fersah ötedeki ülkeler salaklar bir tek biz akıllıyız...
Gerçekten merak ediyorum Son zamanlarda vatandaşın en ufak bir faydasına bir yasa çıktı mı veya çıkması düşünülüyor mu...
Az buçuk robotikle, kodlamayla, yazılımla uğraşan biriyim. Bu düzenleme üretene engel olan bir düzenleme. Arge yapana, geliştiriciye, ülkeden çıkacak donanıma düşman bir düzenleme. Burda ülke maalesef kazanmıyor. Aksine çok şey kaybediyor.
Yıllarca AKP'ye oy veren biri olarak, ben gireyim o tehlikeli sulara.
Yaklaşık 3 aydır VR için askeri eğitimlerde kullanılabilecek bir yürüyüş bandı geliştiriyorum. Prototip hazır, yazılım bitti. Amacım 1000–1500 dolarlık ürünlere 500 dolarlık bir alternatif çıkarmak.
Sorun şu: Gerekli parçaların %80’i Türkiye’de yok. Olanlar pahalı. Mecburen dışarıdan alıyorsun. Tam siparişe geçeceğim, bu yeni gümrük düzenlemesi önüme düştü.
Sistem diyor ki:
“Çok parça aldın, O zaman ticaret yapıyorsun. Hem bunlar güvenli mi bilmiyorum”
Hayır.
Ar-Ge yapıyorum.
Ama sistem bunu ayırmıyor. Ayırmak da istemiyor. Ayrıca bunların ithalatını yapanlara da bu güvenliği sormuyor. Sonuçta ben ya müşavir-antrepo-ek masraflarla boğuşacağım ya da aynı parçayı ithalatçıdan 10 kat pahalıya alacağım.
Kim kazanıyor?
Üreten değil.
İthal eden.
Bu sadece benim meselem değil. Robotikten oyuna kadar bir şey üretmeye çalışan herkes aynı yerde. Yıllardır konsol development kitlerinin gümrükleri yüzünden oyun çıkaramayan stüdyoları da hatırlayın. Kimse seslerini duymadı.
Bu iş gümrük güvenliği falan değil.
Bu iş ithalat lobisinin, vergi muafiyeti alan torpillilerin, haraç kesen ticaret odalarının talebi.
Birkaç yıl sonra ben de bu ürünü bir ABD’li firmadan alıp “vaktiyle biz de yapacaktık” derim.
O gün tweet atarsam ciddiye almayın; bu düzen zaten bizi oraya getirmek için var.
Vakfımızın 10. Mütevelli Heyeti Genel Kurul Toplantısı’nda, iş hayatına adım atan öğrencilerimiz İrem Taş, Eren Bülbül, Emre Sakinoğlu, Cengiz Kahveci ve istihdam öğrencimiz Ömer Aşçı, protokol üyelerimiz ile mütevelli heyeti ve yönetim kurulu üyelerimize hitap etti.
Sahnedeki doğal halleri, samimi cümleleri ve enerjileriyle toplantının en unutulmaz, en eğlenceli anlarını yaşattılar. 💛
| #otizm #sobeotizm #istihdam