Değiştirilmediği söylenen kitapta:
İkişer, üçer, dörder nikahlanın adaletli davranamazsanız bir tane ve cariyelerle yetinin. (Çok eşlilik)
Değiştirilmiş kitapta:
Her erkeğin kendi karısı ve her kadının kendi erkeği olsun. (Tek eşlilik)
Selamünaleyküm ve namaz Yahudilere aittir. Ezan da Yahudilere aittir. Müslümanlık pratikte Yahudiliğin bir mezhebidir. Hiç kimse kıvırmasın.
Bakınız: Bir Yahudi ezan okuyor ⬇️
"Tanrı bize diyor ki: Sizler benim kölemsiniz. Ömür boyu bana kölelik yapacaksınız. Böyle bir kıymet olabilir mi ya?
Bir de yaradana şükür ki beni yaratmış diyorlar. Keşke yaratmasaydı! Yaratmış da köle olarak yaratmış! Şu hale bak!
Tanrının yanında insanın kıymeti sıfır. Düşün ki kendi yarattığı insanların bazılarına taraf olup diğerlerini katlettiriyor.
İnsanı en değersiz hale sokan Tanrıdır."
Yasin Ceylan
“Çoğu Müslüman, bugünkü dünyaya uymadığı hâlde birçok ayeti ve hadisi yumuşatarak uyumlu hâle getirmeye çalışıyor. Arapça’daki 16. anlamına falan bakıyor, mecbur; çünkü dinden çıkmak istemiyor.
Ben ise kendimi kandıramadığım için dinden çıktım.”
— Diamond Tema
Teknik olarak, teistler Teizmi benimsemek zorunda değillerdir; 6-10 yaş gibi yeterli dil becerisine sahip olduktan kısa bir süre sonra beyinleri yıkanarak programlanırlar.
Onların suçu, zihinleri bu saçmalığı olduğu gibi görebilecek kadar olgunlaştıktan sonra onu reddetmemektir. #Ateizm
Furkan Suresi 51: Eğer isteseydik her yerleşik topluluğa bir uyarıcı gönderirdik.
Niye istememiş?
Herkesi uyarmak daha iyi olmaz mıydı?
Hep merak etmişimdir bunu.
Ortadoğu coğrafyası dışındakilerin uyarıcıya ihtiyacı yoktu belkide.
Dünyada 58 tane İslam ülkesi bulunuyor ama onlar şeriatla yönetildikleri ülkelerde yaşamayıp kafir topraklarına kaçıyor.
Huzur İslam'da ama onlar Britanya'da..
Halkı uyandırmaya çalışan herkesi susturdular. Çünkü halk gerçekten uyanırsa ne saraylarda yaşayabilirler ne de lüks içinde hüküm sürebilirler. Din, iman, Allah ve kitap söylemleriyle milyarlarca doları ceplerine indirme düzenleri sona erer.
— Ateolog
Hz. Muhammed, evlatlığının karısı bile olsa herkesle evlenebilir; çünkü o kimsenin babası değil (!)
Ama Hz. Muhammed’in eşleri, Muhammed ölse bile kimseyle evlenemezler; çünkü onlar herkesin anneleri (!)
Arapça sanılan, aslında İbranice kökenli olan bazı isimlere bakalım:
Gabriel: Cebrail
Michael: Mikail
David: Davud
Isaac: İshak
Mousa: Musa
Solomon: Süleyman
Eve: Havva
Adam: Adem
Abraham: İbrahim
Usain: Hüseyin
Elias: İlyas
Noah: Nuh
Jacob: Yakup
Jasmin: Yasemin
Joseph: Yusuf
Aaron: Harun
Örnekleri çoğaltmak mümkündür…
Çocuklarımıza Türkçe adlar verelim…
Arapça, İbranice veya başka kültürlere ait isimleri koymayalım…
Araplar, ev temizliği yapan kızlara “Ayşe” derler…
Fatma, “sütten kesilmiş” demektir.
Hatice, “vaktinden önce doğmuş” demektir.
Zeynep, “tombul” demektir.
Gonca, Yonca, Gül, Bilge, Irmak, Deniz, Doğa, Başak, Begüm, Burcu, Türkan, Türkü, Hatun, Işıl, Öykü, Sevim, Toprak, Ülkü, Aykız, Bengü vb. gibi öz Türkçe isimler dururken, neden Arapça ve İbranice isimleri çocuklarımıza koymakta ısrar ediyoruz?
Mesela Osman, Arapça bir isimdir ve “yılan yavrusu” demektir…
Öz Türkçe “Yiğit” gibi bir isim dururken, el kadar çocuğa “yılan yavrusu” anlamına gelen bir ismin konması akıl kârı mıdır?
Araplardan ayrı bir kültür geleneğine sahip olan Türk milleti içinde hâlâ İslam dini ile Araplığı ayıramayanlara, şalvarı ve hurmayı dinin gereği sayanlara rastlayabiliyoruz.
Bunlar, koyu bir Arap milliyetçiliğine hizmet ettiklerinin farkında değiller…
Asimile olmak, çocuklarınıza Türkçe isim vermemekle başlar…
Dilini, özünü unutursun…
Özün dışında herkese, her şeye benzersin…
Millî benliğini koruyamayan, vatanını da toprağını da koruyamaz.
TÜRKÇE KONUŞ, TÜRK GİBİ YAŞA…
Bu günden sonra çarşıda, pazarda, sokakta ve devlet erkânında yalnızca Türkçe konuşulacaktır…
Türkçe konuş!
Türkçe selamlaş!
Türkçe düşün!
Türkçe oku!
Türkçe yaz!
Türkçe dua et!
Türkçe giyin!
Türkçe gez!
Türkçe sev!
TÜRK GİBİ YAŞA…