Evinde 26 kilo külçe altın, 1 milyon 320 bin dolar ve 121 bin Euro ele geçirilen ve rüşvet ve yolsuzluk suçlamalarından tutuklu yargılanan eski DHMİ Daire Başkanı Mehmet Cemil Acar tahliye edildi.
Acar, tutuklulukta geçirdiği süre göz önünde bulundurularak tahliye edildi.
“Türkiye Cumhuriyeti’ne ait olan her şeye yabancılaştırılmış, silahlı mücadeleyi yücelten, cahil bir megalomanı idol ve rol model olarak benimseyen yeni bir nesil!”
Bu İnternet geçmişini sildirme işini ilk olarak yaklaşık on yıl önce şimdilerde çok önemli bir isim hakkında işitmiştim.. Kim olduğunu söylemeyeyim. Çok ciddi bir iş kanımca.
Yansıtma böyle bir şeydir!
Ne günlere kaldık hasbelkader hukuk fakültesini bitirmiş, sonra İmralı'da Öcalan'dan aldığı emirleri dışarıya taşımaktan başka özelliği olmayan biri, boyunu aşan neler söylüyor!
Batı tarafından yaratılan bir etnitiseden olduğundan bahisle, tarihin en eski iki milletinden birini, yani Türkleri, hem de Türkçe ileyok sayması, sadece akılsızlıkla, cahillikle izah edilemez!
Ayrıntıya girmeden sadece bir hususu dile getirip mevzuyu kapatayım; Bir dilin özgün olması için en önemli kriter sayı sistemidir!
Bu şahıs ve gibilere soralım, kendini ne olarak görüyorsa o dilde, önce "bir" desin bakalım!
Ama sakın Farsça "yek" demesin, kendi dilinde olacak, sonra konuşuruz, kışkırtıcı ajan!
Bir de "Kürt"ün kendi dilinde ne anlama geldiğini söylesin!
Her şeyi, tarihinden, kültürüne ortaya dökeriz de henüz buna hazır olmayan dostlarımızı üzeriz!
Halkın çocuklarına yoksulluğu ve ekonomik krizi reva görenler; her fırsatta “yerli ve milli”söylevleriyle caka satanlar sıra kendi evlatlarının Avrupa’daki saltanatına ve milyonluk mülklerine gelince sınır tanımıyor.
Savcılık soruşturması çok yönlü olarak sürerken biz de gazetecilik sorumluluğumuz gereği bu para ve tapu zincirinin üzerine gitmeye devam edeceğiz.
Gökçek ‘’İki daire aldı’’ demişti.Bu bilgi doğru değil.
Elimdeki Amtsgericht Düsseldorf Grundbuch (tapu sicil) belgeleri bu gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Düsseldorf Pempelfort 5210 numaralı tapu kütüğünde yer alan kayıtlar, Hohenzollernstraße 30 adresindeki mülkün ve arkasındaki ticari ağın boyutunu net bir şekilde ifşa ediyor.
Bugünkü yazım…
Bugün markette tespit ettiğimiz Feast markalı bu limonlu cheesecake ürününde Türkiye'de 2024 yılından bu yana yasaklı E171 kodlu titanyum dioksit isimli genotoksik madde bulunuyor!
Bu ürünleri denetleyen bir tane kurumumuz yok mu?
@TCTarim@tcbestepe
https://t.co/q2wbGfNuXz
Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge yayınlamış.
"Bu genelgede, Türkiye Yüzyılı vizyonu ve devletimizin hedefleri doğrultusunda, Gazi Meclisimizin ortak iradesiyle kabul edilen 'Millî Dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine dair kanunla ortaya konulan millî duruş…"
Sayın yetkililer, Sayın Bakan, yasa bu.
Çocuklara bu yasayı niye öğretiyorsunuz? Bu yasa PKK affı yasası.
Bakın, maddelere bakalım. Birinci madde, 'Bu kanunda geçen örgüt, PKK, KCK terör örgütünü ve bağlı bütün oluşumlarını, kurul bu kanunun yedinci maddesi uyarınca oluşturulacak kurulu ifade eder' diye devam ediyor.
İnanılır gibi değil.
Ne yaptığınızın farkında mısınız? Atatürk'ü unutturmak için elinden geleni yapan Milli Eğitim Bakanlığı, İstiklal Harbi'nin, Kurtuluş Savaşı'nın adını bile yasaklayan bakanlık, şimdi bizi burada Atatürk'e dayanarak diyor ki: 'Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, gerektiğinde vatan için tek bir kişi gibi, tek vücut olmuş olmak lazım, azim ve kararlılıkla çalışmasını bilen bir millet elbette büyük geleceğe layık ve aday olan bir millettir sözleriyle temeli atılan maarif vekâletinin’. Evet, maarif vekâletinin temeli bu düşünceyle atıldı. Ama bugün gelmiş olduğu noktada bu düşünceden tamamen koptuğu, tarikat ve cemaatlerin denetimine girdiği, millî eğitimi terk ettiği açık bir gerçektir.
Terör örgütünün siyasi ayağından Tülay Hatimoğulları :
“Kürtler, Aleviler, Hristiyanlar ve tüm inançlar kendi dilleriyle konuşabilmeli.” demiş.
Yanına bir bütünü daha da parçalayacak ortaklar ararken somut gerçekliğin karşısında zırvalıyor. Zırva tevil götürmez.
Alevice veya hrıstiyanca diye dil mi var?
Hizbullahçılar da Hizbullahça konuşmalı mı?
Terör örgütünün siyasi ayağından DEM Parti İmralı Heyeti üyesi ve uyuşturucu baronunSavaş Buldan’ın eşi Pervin Buldan:
''Öcalan, yeni bir partiden söz ediyor. Hem tüzük hem program hem kadro değişikliği. Bütün bunların hepsinin içerisinde yer aldığı yeni bir yapılanma, yeni bir hareket olacak. Bu yeni hareket 6 Eylül’deki kongreden sonra çalışmalarına başlayacak.'' diyerek terör örgütü elebaşının işaretiyle DEM Parti'de değişime gidileceğini açıklamış.
Daha geçen hafta bir proğramda mevcut açılım-saçılım sürecinin ilk kurbanının DEM’in şu anki kadrosu olacağını söylemiştim.
Çünkü, Yürürlüğe koyulmak istenen (s)açılım sürecinde eli kanlı teröristlerin yancılarına yer yok. Cezaevinden salınarak siyasi bir kişilik gibi meydanlarda konuşturulan eli kanlı katillere ve dağdan inecek kadrolara yer açılacak.
Bu sürecin sonunda gazi dediğimiz meclisin koltuklarında direkt olarak bu eli kanlı katilleri göreceğiz. Çetin Arkaşın, Veysi Aktaşın vekil, Murat Karayılan gibi tiplerin grup başkan vekili olacağı, bunların kanun teklifi vereceği, 467’li evet cephesi gibi oluşturacakları ittifaklarla bu teklifleri kanunlaştıracakları, çakarlı araçlar, dolgun maaşlar, VIP ayrıcalıklarla, çocuklarına sağlanacak özlük hakları ile Türkiye Cumhuriyetinin hıyrını görecekleri bir dönem gelecek.
Distopya değil bu, gidilen yolun bir parçası…
"Milli dayanışma, kardeşlik ve barış" gördúğünúz gibi tam gaz!👇
Babaları almış gibi, İstanbul'un ismini bile değiştirmişler!
Ne demişlerdi 1000 km.lik yolun ilk adımındayız diye, düşünün diğer adımlardan sonrasını!
Durum, yorum yapmaya gerek olmayacak kadar açıktır!
Her şeyin bu kadar gözönünde cereyan ettiği bir iklimde, bölücülükle ilgili artık yorum yapmayacağımı ifade etmiştim.
Aşağıda, bölücü partinin eski bir vekilinin paylaşımını yorumsuz sunuyorum! 👇
Yakın gelecekte PKK kadrolarının Türkiye’nin her yerinde, işgal
İstanbul’unda (1918-1923) şenlenen azınlıkları hatırlatan bir şımarıklıkla taşkınlık yaptıklarını, kindar bir tutumla yurttaşları taciz
ettiklerini göreceğiz.
✍️🏻Yemeğin tuzlu olduğunu anlamak için tencereyi bitirmenize gerek yok, aptal değilseniz ilk kaşıkta anlarsınız!
✍️🏻Malum on binlerce insanımızın katili PKK ve başıyla bir "süreç" yürüyor!
✍️🏻Nereye varacağını görmek için, Türk kamuoyunu ikna için sahte kardeşlik, birlik vs. söylemlerini, siyasilerin örtülü temaslarını, ikircikli laflarını, önceki süreçlerin kanlı sonuçlarını bırakın, Tom Barack adlı ABD Büyükelçisinin söylediklerine bakın!👇
Kütahya'da evi hakkında yıkım kararı alınan 74 yaşındaki teyzemize kamulaştırma bedeli olarak 550 bin TL ödenecekmiş.
Ne yapacak bu teyzemiz? Nereye gidecek?
Nusaybinde, Surda sokaklara hendekler kazan ve devlete başkaldıran mahallelere Türk milletinin parasıyla sıfırdan ev verenler, bu teyzemize neden malının değerini bile vermez?
#UnutmaTürk
AKP, Akkuyu Nükleer Güç Santrali
İşi’nde; Cumhuriyet tarihinin en büyük peşkeşine imza attı.
AKP’nin bugüne kadar Akkuyu’da;
Rusya’ya verdiği teşviklerin, yaptığı vergi indirimlerinin dolar tutarı karşılığı;
9 Milyar 819 Milyon Dolar!
AKP, şimdi de Rusya’ya 2045 yılına kadar yeni imtiyazlar vermenin peşinde.
Mecliste görüşülen kanun teklifine göre⬇️
🔴Akkuyu’da damga vergisi kalkıyor
🔴İnşaat, malzeme, teçhizata KDV istisnası geliyor
🔴Rusya az sermaye koysun çok borçlanma yapsın diye, %25’lik bir avantaj mekanizması kuruluyor.
Peki bu teşviklerin Türkiye’ye faturası ne olacak?
Bizim hesaplamalarımıza göre:
Yaklaşık 5 Milyar Dolar!
Sonuç⬇️
Rusya 5 Milyar Dolar az para, az vergi ödesin diye;
AKP, vatandaşımızın sırtına ekstra 5 Milyar Dolar daha vergi yükü bindiriyor!