EĞİTİMDE ŞİDDETE SON,
YAŞAM NÖBETİNDEYİZ !
Okullarımızı şiddet sarmalından kurtarmak için iş kolu sendikamız Eğitim-Sen öncülüğünde tüm kamu emekçilerini ve halklarımızı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde mücadeleye davet ediyoruz.
İstanbul’da Büyük Kadın Buluşması
Boğa heykelinden yapılan yürüyüşün ardından binlerce kadın Kadıköy İskele Meydanı'nda
#8MartDünyaKadınlarGünü
https://t.co/KJozflQV92
SES İstanbul Aksaray Şube Kadın Meclisi #8mart açıklaması;
Yoksulluğa Şiddete Güvencesizliğe karşı Barış Laiklik ve Özgürlük Mücadelesini Büyütüyoruz şiarıyla.
Yaşasın kadın dayanışması
yaşasın örgütlü mücadelemiz.
@azadpenabers Herkes sadece tespit yapma peşinde. O olmuyor bu olmuyor diyenler çok biliyorlardıysa öngörülerini icraate dökselerdiler de biz de deseydik ki, helal olsun ne güzel okumuş dünya siyasetini,oturmuş bir de yola engel olabilecek engelleri temizlemiş, eee tabi şikayet etmek kolay
@karasburg123 Çocuk suçlular ve mağdurlar hakkında düşüncem buraya sığmaz ve ayrıca paylaşım mı belirliyor duyarlılığımı. Ben azından minguza’nın katillerinin azmettiricisinin avukatının Ahmet minguzanın avukatlığını yapması kadar absürtlüğü görebiliyorum. Buna ne demeli
Kürtler bu yy’ınYahudileri'dir. Yahudilerin yaşadığı zulmün benzerini bugün Yahudiler eliyle Kürtler yaşıyor.
Onların binlerce yılını alan bu mücadeleyi, biz bir yy’da başaracağız.
Yahudilerden büyük farkımız;tüm halklarla birlikte özgürleşecek olmamız olacak. #SaveRojava
KRİMİNALİZE EDEMEZSİNİZ
SES BARIŞIN VE EMEĞİN YANINDA
SES; savaşsız ve sömürüsüz bir dünya hedefiyle, ülkemizde ve dünyada savaşa karşı kalıcı barışın yaratılmasına katkıda bulunmayı; her tür baskıcı yönetime karşı demokrasinin tüm kurum ve kurullarıyla yerleşmesini sağlamayı amaçlayan, Faşizme karşı demokrasi, emperyalizme karşı bağımsızlık, baskıya karşı özgürlük; ırkçılığa ve şovenizme karşı halkların eşitliği, özgürlüğü ve kardeşliği için mücadele eden bir sendikadır.
SES kurulduğu yıldan beri savaşın halk sağlığı sorunu olduğunu dile getirdi. Filistin işgaliyle başlayan Gazze ablukasında, Ukrayna, Suriye savaşlarında katledilen Ezdi, Alevi, Arap, Türk, Kürt, Slav halkalarının, sesi olduk. İşid barbarlarının Türk askerlerine yaptıklarına da köle pazarlarında satılan, tacize, tecavüze uğrayan kadınların çocukların çığlıklarına da sessiz kalmadık, kalamazdık!
Pandemide iş yerlerimizde 6 Şubat depremlerinde yıkılan kentlerimizdeydik.İş kazalarına sağlıkta şiddette baskı ve mobbinge karşı meslektaşlarımızın yanındayız.
Tüm şube ve temsilciliklerimizle birlikte;trollerin ve ırkçıların, Sendikamızı ve sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini hedef alan saldırılarına karşı susmadık, susmayacağız!
Üyelerimizle dimdik ayakta; iş yerlerimizde, hayatın içindeyiz. Sendikamızı kriminalize etmeye çalışan gerici ve faşist kişi ya da kurumsal açıklamalara karşı; barışın, demokrasinin, emeğin ve emekçinin sesi olmaya devam edeceğiz.
Yaşasın SES!
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Rojova'da HTŞ, IŞİD vb çetelerin Kürt, Ezidi, Alevi, Dürzi kadınlar üzerinden yürüttüğü savaşta, bir kadını vahşice öldürüp, örgülü saçını keserek paylaşması sonrası tüm dünyaya yayılan saç örme eylemi bir suç değil, kadınların savaşa, militarizme, sömürüye karşı dayanışma eylemidir.
#birliğinvedirenişinörgüsü
“Aynı Saç Değil Belki ama Aynı Acı”
SES İstanbul Kadın Meclisi olarak
Hemşire İkra ile dayanışmamızı gösteriyor, Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğünü Kınıyoruz.
@sesgenelmerkezi#birliğinvedirenişinörgüsü
KADINLARIN YAŞAMINA, BEDENİNE VE EMEĞİNE YÖNELİK SALDIRILARA KARŞI SUSMAYACAĞIZ
Rojova'da HTŞ, IŞİD vb çetelerin Kürt, Ezidi, Alevi, Dürzi kadınlar üzerinden yürüttüğü savaşta, bir kadını vahşice öldürüp, örgülü saçını keserek paylaşması sonrası tüm dünyaya yayılan saç örme eylemi bir suç değil, kadınların savaşa, militarizme, sömürüye karşı dayanışma eylemidir.
Suriye’de yaşanan kadın katliamlarını protesto etmek için 'saç örme' paylaşımı yapan kadın sağlık emekçilerinin ‘Cadı avı’ misali hedef gösterilmesi ve bunun üzerinden soruşturma açılması kabul edilemez!
Bunun üzerinden Kocaeli’de ve bir çok yerde paylaşım yapan sağlık emekçisini hedef göstermek hesaplar üzerinden haksız yere soruşturma açmak erkek devletin tahakkümünden başka bir şey değildir.
Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü açtığı idari soruşturmayı derhal geri çekmelidir!
Sağlık emekçisi kadın arkadaşımızın sergilediği tutum suç değil vicdani ve meşru bir pasif eylemdir.
Arkadaşımızın yanındayız.
Kadın Yaşam Özgürlük
Jin jiyan azadi
زن, زندگی, آزادی
SES KADIN MECLİSİ
ROJAVA’DA SÜREN SAVAŞ VE SİVİLLERE YÖNELİK SALDIRILAR BİR HALK SAĞLIĞI KRİZİ VE AÇIK SAVAŞ SUÇUDUR
Rojava’da uzun süredir devam eden askeri saldırılar, yalnızca silahlı çatışma başlığı altında ele alınamayacak boyutlara ulaşmış; doğrudan sivilleri, yaşam alanlarını ve temel yaşamsal altyapıyı hedef alan sistematik bir yıkım ve halk sağlığı krizine dönüşmüştür. Uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları sözleşmeleri açısından bakıldığında, bugün Rojava’da yaşananlar açık biçimde savaş suçu ve insanlığa karşı suç kapsamındadır.
Yerleşim alanlarının, hastanelerin, sağlık merkezlerinin, tarım arazilerinin, su kaynaklarının ve enerji altyapısının hedef alınması; Cenevre Sözleşmeleri, Ek Protokoller, Roma Statüsü ve Dünya Sağlık Örgütü’nün silahlı çatışmalarda sağlık hakkına ilişkin ilkeleri uyarınca açıkça yasaktır. Sivillerin korunması, sağlık hizmetlerine erişimin güvence altına alınması ve yaşamı sürdüren altyapının dokunulmazlığı uluslararası hukukun temel yükümlülüklerindendir.
Rojava’da uygulanan kuşatma, zorla yerinden etme, demografik müdahaleler ve sürekli bombardıman; başta kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar olmak üzere tüm toplumu derinden etkilemektedir. Savaş yalnızca doğrudan ölümlerle değil; susuzluk, yetersiz beslenme, salgın hastalıklar, ruhsal travmalar, sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi ve yoksulluk yoluyla da yaşamı tehdit etmektedir. Bu yönüyle savaş, en ağır ve en önlenebilir halk sağlığı sorunlarından biridir.
Bizler sağlık emekçileri ve emekten yana örgütler olarak biliyoruz ki; sağlık hakkı, barış ortamı olmadan korunamaz. Savaş koşullarında tarafsızlık mümkün değildir. Sivillere yönelik her saldırı, sağlık hakkına, yaşam hakkına ve insan onuruna yönelmiş bir saldırıdır. Rojava’da süren şiddet; halkların kendi kaderini tayin etme hakkını, eşitlik ve birlikte yaşam temelinde kurulan toplumsal iradeyi hedef almaktadır.
Uluslararası toplumun sessizliği, etkili soruşturma ve yaptırım mekanizmalarının işletilmemesi, bu suçların sürmesine zemin hazırlamaktadır. Oysa devletler ve uluslararası kurumlar, savaş suçlarını önleme, belgelemek ve failleri yargılamakla yükümlüdür. Cezasızlık, yeni ihlallerin önünü açmaktadır.
Taleplerimiz nettir:
•Rojava’ya yönelik sivilleri hedef alan tüm askeri saldırılar derhal durdurulmalıdır.
•Sağlık kurumları, sağlık emekçileri, su ve enerji altyapısı uluslararası hukuk gereği korunmalıdır.
•Zorla göç ettirme ve demografik müdahale politikalarına son verilmelidir.
•Bağımsız uluslararası heyetler bölgede yaşanan ihlalleri yerinde incelemeli, savaş suçları etkin biçimde soruşturulmalıdır.
•Rojava halklarının yerel, demokratik ve katılımcı yönetişim hakkı, sağlık hakkı başta olmak üzere temel insan hakları güvence altına alınmalıdır.
Bir kez daha vurguluyoruz: Savaş bir halk sağlığı sorunudur. Barış ise en temel koruyucu sağlık hizmetidir. Rojava’da hedef alınan yaşam, yalnızca oradaki halkların değil, tüm insanlığın ortak değeridir.
Türkiye’deki emekçilere, sağlık emekçilerine, kadınlara, gençlere ve tüm ezilen kesimlere çağrımızdır:
Rojava halkıyla dayanışma, barışı ve yaşam hakkını savunmanın ayrılmaz bir parçasıdır. Savaşa, yoksulluğa, baskıya ve sömürüye karşı mücadelelerimiz ortaktır. Sağlık, barış ve adalet için susmayacağız.
Yaşasın halkların kardeşliği!
Yaşasın barış, sağlık ve özgürlük mücadelesi!
Evde, sokakta, mecliste İSTİSMARA HAYIR!
İstismar ve şiddetin araştırılması için verilen önergeleri AKP–MHP milletvekillerinin çoğunluğuyla reddeden Meclis’te, stajyer olarak çalışan çocukların sistemli biçimde istismara maruz bırakıldığı ortaya çıktı. Yasamayı yürütmekle sorumlu bir kurumun kalbinde yaşanan bu olay, hükümetin şiddet ve istismara ilişkin tutumunu acilen değiştirmesi gerektiğini gösteriyor.
Hükümet, başta Lanzarote Sözleşmesi (Çocukların Cinsel Suiistimal ve İstismara Karşı Korunması) olmak üzere taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeli, hukuksuzca çıktığı İstanbul Sözleşmesi’nden fesih kararını bir an önce geri çekmeli ve ILO’nun 190 sayılı Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizin Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi’ne taraf olmalıdır.
Tacize ve istismara karşı:
•Etkin, işler, hızlı ve bağımsız bir soruşturma mekanizması oluşturulmalı,
•Tüm işyerlerinde çalışma yaşamında şiddet ve tacizi engellemeye yönelik koruyucu ve önleyici önlemler alınarak hayata geçirilmelidir.
•Şiddet ve tacize karşı erişilebilir, işleyen savunma ve başvuru mekanizmaları oluşturulmalıdır.
•Tacize maruz bırakılan çocukların güvenliği, mahremiyeti ile fiziksel ve psikolojik bütünlüğünü korumaya dönük önlemler alınmalı, çocuk istismarı suçları için uzmanlaşmış özel birimler oluşturulmalıdır.
Meclis’te yaşanan bu istismar vakası, çocukların korunması ve çalışma yaşamında güvenliğin sağlanması konusunda devletin sorumluluğunu acilen yerine getirmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Kadınların, çocukların, öğrencilerin, çalışanların güvenliği sağlanana kadar mücadele etmekte kararlıyız!
İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz!
ILO’nun 190 Sayılı Sözleşmesi'ni imzala!
#ILO190 #İstismaraHayır #İstanbulSözleşmesindenVazgeçmiyoruz!
Şube Kadın Meclisimiz öncülüğünde örgütlü olduğumuz Yedikule Göğüs Hastanesinde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma günü kapsamında basın açıklaması düzenledi.
@sesgenelmerkezi@kad_kesk#25kasım
Şiddetin her türlü halini kadınların hayatlarından ve toplumun içinden söküp atmak için örgütleniyoruz.
Şube kadın meclisimiz, ‘NORT COUNTRY” filmini izleyerek, Av Aslı Gülseren ve Psk. Münever Aslan katılımı ile İLO 190 ve şiddetin türlerinin hayatlarımıza etkisini konuştular.
Bu ülkenin yöneticilerinin suçluları aklamayı bırakıp, görevlerini yaptığı günleri göreceğiz, getireceğiz? Şüpheli bir ölümü araştırmak yerine suçu örtbas etmek için 1 yıldır didinen bir çuval dolusu sözde yetkili de hesap vermeli.
Organize erkeklik suç örgütünü çökerteceğiz…