Okudunuz mu bilmiyorum ama Gazap Üzümleri’nde şöyle bir cümle geçer: “Ancak yeni doğan bir bebek baştan başlayabilir. Sen, ben… Biz artık geçmiş zamanız.” Geçmişi silmeye çalışma; onu kabul et,anlamlandır ve ondan ders al. Gerçek başlangıç,unutmak değil; bilinçle devam etmektir.
Bu yazıyı okuyan kadına... Umarım bir sonraki seveceğin adam o kadar nazik, o kadar sabırlı ve o kadar tutarlı olur ki, sonunda vücudun rahatlar. Tahmin yok. Kaygı yok. Karışık sinyaller yok. Tutku kılığında kaos yok
Seni içimden yavaş yavaş atıyorum. Artık bu kadar canımı yakmaman, hayatımda bu kadar yer kaplamaman için. Her geçen gün seni biraz daha az düşünüyorum. Her geçen gece, yokluğuna biraz daha alışıyorum. Gelmeyişin, aramayışın eskisi kadar sarsmıyor beni. Artık telefonunun çalmasını beklemiyorum. Çünkü kabul etmeyi öğrendim; sen başka bir hayatın içindesin. Sevgin başka birine ait, dokunduğun eller başka eller, kurduğun hayaller başka biriyle. Ve ne kadar acı verse de biliyorum ki, insanın hak ettiği sevgiyi alamadığı bir yerde, acımadan verilen kırıntılarla yaşamaya çalışmasındansa aç kalması daha iyidir. Hâlâ canım yanıyor. Hâlâ ağladığım oluyor. Bazen adın aklımdan geçiyor. Ama artık sana seslenmiyorum. Artık yolunu gözlemiyorum.