𝐓.𝐂.
𝐓𝐔̈𝐑𝐊𝐈̇𝐘𝐄 𝐁𝐔̈𝐘𝐔̈𝐊 𝐌𝐈̇𝐋𝐋𝐄𝐓 𝐌𝐄𝐂𝐋𝐈̇𝐒𝐈̇ 𝐁𝐀𝐒̧𝐊𝐀𝐍𝐋𝐈𝐆̆𝐈’𝐍𝐀
(𝐃𝐢𝐥𝐞𝐤𝐜̧𝐞 𝐊𝐨𝐦𝐢𝐬𝐲𝐨𝐧𝐮 𝐁𝐚𝐬̧𝐤𝐚𝐧𝐥ı𝐠̆ı’𝐧𝐚) @TBMMDilekceKom
𝐯𝐞
𝐓.𝐂. 𝐂𝐔𝐌𝐇𝐔𝐑𝐁𝐀𝐒̧𝐊𝐀𝐍𝐋𝐈𝐆̆𝐈’𝐍𝐀
@RTErdogan@tcbestepe
𝐤𝐨𝐧𝐮: 1982–2000 (özellikle 22 Mart 1985 – 4 Ekim 2000) döneminde vergi mükellefiyeti, esnaf sicil kaydı veya oda kaydı bulunan esnaf ve sanatkârların Bağ-Kur (4/B) sigortalılık başlangıcının geriye dönük olarak tanınması, Geçici 18. madde ve benzeri kısıtlayıcı hükümlerin kaldırılması ile kapsamlı yasal düzenleme yapılması talebi.
-----
Sayın Cumhurbaşkanım,
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Değerli Başkanı ve Değerli Üyeleri,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde yer alan sosyal devlet ve hukuk devleti ilkeleri, 5. maddesinde belirtilen devletin temel amaç ve görevleri, 10. maddesindeki eşitlik ilkesi ile 60. maddesinde güvence altına alınan “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar” hükmü, vatandaş ile devlet arasındaki en temel sözleşmelerden biridir.
Bu dilekçe, 1982–2000 yılları arasında ticari faaliyette bulunmuş, vergi ödemiş, esnaf ve sanatkâr siciline veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmuş çok sayıda vatandaşın, 1479 sayılı Kanun’un açık hükümlerine rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu (eski Bağ-Kur) nezdinde resen tescil edilmemesi sonucunda ortaya çıkan ve 𝟐𝟔 𝐲ı𝐥𝐝ı𝐫 devam eden ağır hak kaybını konu almaktadır.
𝟏. 𝐓𝐚𝐫𝐢𝐡𝐬𝐞𝐥 𝐯𝐞 𝐇𝐮𝐤𝐮𝐤𝐢 𝐂̧𝐞𝐫𝐜̧𝐞𝐯𝐞
Bağ-Kur, 2 Eylül 1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile kurulmuş, 1 Nisan 1972 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 24, 25 ve 26. maddeleri, vergi mükellefi olan veya esnaf sicili ile oda kaydı bulunan kişilerin zorunlu sigortalı sayılacağını ve tescil işleminin idare tarafından resen (kendiliğinden) yapılacağını açıkça düzenlemiştir.
20 Nisan 1982 tarihli 2654 sayılı Kanun ve 22 Mart 1985 tarihli 3165 sayılı Kanun ile bu zorunluluk daha da netleştirilmiştir. Buna rağmen vergi daireleri, esnaf sicil müdürlükleri ve meslek odaları ile Bağ-Kur arasında yeterli veri entegrasyonu sağlanamamış, tescil yükümlülüğü yerine getirilmemiştir. Sonuç olarak vergi kaydı, oda kaydı ve fiilî çalışma belgeleri mevcut olan çok sayıda esnaf ve sanatkâr, sosyal güvenlik sisteminin dışında bırakılmıştır.
𝟐. 𝐌𝐚𝐠̆𝐝𝐮𝐫𝐢𝐲𝐞𝐭𝐢 𝐃𝐞𝐫𝐢𝐧𝐥𝐞𝐬̧𝐭𝐢𝐫𝐞𝐧 𝐃𝐮̈𝐳𝐞𝐧𝐥𝐞𝐦𝐞𝐥𝐞𝐫
4 Ekim 2000 tarihli düzenlemelerle, daha önce tescil yaptırmamış olanların sigortalılık başlangıcı bu tarihe çekilmiştir. 24 Temmuz 2003 tarihli 4956 sayılı Kanun’un 47. maddesiyle 1479 sayılı Kanun’a eklenen 𝐆𝐞𝐜̧𝐢𝐜𝐢 𝟏𝟖. 𝐦𝐚𝐝𝐝𝐞, mağduriyeti kurumsallaştırmıştır. Bu maddeye göre 4 Ekim 2000 tarihine kadar tescil yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülükleri anılan tarihten itibaren başlamış; yalnızca kanunun yürürlüğünden itibaren altı ay içinde başvurup 20 Nisan 1982 – 4 Ekim 2000 arası vergi kayıtlarını belgeleyenlere sınırlı borçlanma imkânı tanınmıştır. Bu süre 2004 yılında sona ermiştir.
2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile sistem yeniden yapılandırılmış, ancak 1982–2000 dönemi için kalıcı ve kapsayıcı bir çözüm üretilmemiştir. 1996 yılı reform raporlarından, 2006 tarihli 5502 sayılı Kanun’a ve 5510 ile 5754 sayılı kanunlara kadar yapılan düzenlemeler, tescil mağduriyetine çözüm getirmemiş; emeklilik yaşlarının ve prim gün sayılarının yükseltilmesi mevcut mağduriyeti daha da artırmıştır.
𝟑. 𝐘𝐞𝐫𝐢𝐧𝐞 𝐆𝐞𝐭𝐢𝐫𝐢𝐥𝐦𝐞𝐲𝐞𝐧 𝐒𝐢𝐲𝐚𝐬𝐢 𝐓𝐚𝐚𝐡𝐡𝐮̈𝐭𝐥𝐞𝐫
8 Kasım 2016 tarihinde Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle gerçekleştirilen 5. Esnaf ve Sanatkârlar Şurası kararlarının 5. maddesinde açıkça şu hüküm yer almıştır:
“22/3/1985 – 4/10/2000 tarihleri arasında vergi kaydı olup, SGK kayıtları resen yapılmayan esnaf ve sanatkârların geriye dönük SGK prim borçlanmasının sağlanması.”
Aradan geçen on yıla rağmen bu karar yasalaşmamıştır. 2023 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı düzeyinde verilen benzer taahhütler de somut yasal düzenlemeye dönüşmemiştir.
𝟒. 𝐌𝐚𝐠̆𝐝𝐮𝐫𝐢𝐲𝐞𝐭𝐢𝐧 𝐁𝐨𝐲𝐮𝐭𝐮 𝐯𝐞 𝐒𝐨𝐬𝐲𝐚𝐥 𝐄𝐭𝐤𝐢𝐥𝐞𝐫𝐢
Mağduriyet, yaş ortalaması yüksek olan, büyük bir kısmı hâlâ çalışmak zorunda kalan ve uzun yıllar vergi ödemiş, ekonomik hayata katkı sunmuş esnaf ve sanatkârları kapsamaktadır. 70 yaşını aşmış çok sayıda esnaf, 40 yılı aşkın çalışma hayatına rağmen sosyal güvenlik sisteminin dışında kalmıştır. Bu durum, yalnızca ekonomik değil, sosyal ve insani boyutları olan ağır bir hak kaybı yaratmıştır.
𝟓. 𝐒𝐢𝐬𝐭𝐞𝐦𝐬𝐞𝐥 𝐄𝐬̧𝐢𝐭𝐬𝐢𝐳𝐥𝐢𝐤𝐥𝐞𝐫
5510 sayılı Kanun sonrası uygulamada, asgari kazanç üzerinden prim ödeyenler arasında belirgin farklılıklar ortaya çıkmıştır. Bağ-Kur kapsamında bir esnaf 5.400 gün prim ödeyerek 60 yaşında emekli olabilirken, bir diğeri 9.000 gün prim ödeyerek aynı yaşta emekli olabilmektedir. SSK kapsamında ise daha düşük gün sayılarıyla emeklilik mümkündür. Aylık Bağlama Oranı prim günüyle artmasına rağmen, ortalama kazancın düşük olması nedeniyle hesaplanan maaş asgari seviyenin altında kalmakta ve devlet tarafından tamamlanmaktadır (Temmuz 2026 itibarıyla en düşük emekli aylığı 23.552 TL seviyesindedir). Bu durum, sistemin iç tutarsızlığını ortaya koymaktadır.
𝟔. 𝐒𝐨𝐦𝐮𝐭 𝐎̈𝐫𝐧𝐞𝐤𝐥𝐞𝐫
𝐒̧𝐮̈𝐤𝐫𝐚𝐧 𝐇𝐚𝐧ı𝐦 (𝐊𝐮𝐚𝐟𝐨̈𝐫): 1990 yılında kendi işyerini açmış, tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirmiştir. 2008 yılında sağlık sorunları nedeniyle başvurduğunda geçmiş hizmetlerinin tanınmadığı bildirilmiştir. 18 yıllık emeği dikkate alınmamış olup, 2026 yılı itibarıyla 66 yaşındadır ve hâlâ emeklilik hakkından mahrumdur.
𝐀𝐥𝐢 𝐁𝐞𝐲 (𝐁𝐞𝐫𝐛𝐞𝐫): 1982 yılından beri berberlik yapmaktadır. Resen tescil yapılmamış, herhangi bir bilgilendirme alınmamıştır. Sonradan teklif edilen borçlanma, birikmiş faizler nedeniyle ödenemez hale gelmiştir.
Benzer durumlar Türkiye’nin her ilinde birçok esnaf ve sanatkâr için geçerlidir.
𝟕. 𝐔𝐥𝐮𝐬𝐥𝐚𝐫𝐚𝐫𝐚𝐬ı 𝐘𝐮̈𝐤𝐮̈𝐦𝐥𝐮̈𝐥𝐮̈𝐤𝐥𝐞𝐫
Türkiye’nin taraf olduğu Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi, sosyal güvenlik hakkını temel insan hakkı olarak tanımlamakta ve devletlerin bu hakkı gerçekleştirme yükümlülüğünü öngörmektedir. Mevcut durum bu uluslararası taahhütlerle bağdaşmamaktadır.
𝟖. 𝐓𝐚𝐥𝐞𝐩𝐥𝐞𝐫𝐢𝐦𝐢𝐳
Yukarıda arz edilen hususlar çerçevesinde:
1. 1982–2008 dönemini (veya en azından 22 Mart 1985 – 4 Ekim 2000 dönemini) kapsayan, süre kısıtlaması bulunmayan yasal düzenleme yapılması,
2. Vergi kaydı, esnaf sicil kaydı veya oda kaydı bulunan kişilerin Bağ-Kur (4/B) sigortalılık başlangıcının geriye dönük olarak tanınması,
3. Geriye dönük prim borçlanmasının faizsiz veya düşük faizli ve uzun vadeli taksitlerle mümkün kılınması,
4. 1479 sayılı Kanun’un Geçici 18. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un ilgili geçici maddelerinde yer alan kısıtlayıcı şartların kaldırılması,
5. SGK bünyesinde özel bir birim oluşturulması ve vergi – oda – SGK kayıtları arasında otomatik veri entegrasyonunun sağlanması
hususlarında gerekli yasal ve idari düzenlemelerin bir an önce yapılmasını saygılarımla arz ve talep ederim.
Bu düzenleme, Hazine’ye önemli ölçüde prim geliri sağlayacak, aynı zamanda Anayasa’nın öngördüğü sosyal devlet ve hukuk devleti ilkelerinin gereğini yerine getirecektir.
Devlet, kendi yasal yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle oluşan hak kaybının bedelini vatandaşa yüklememelidir. 26 yıldır süregelen bu mağduriyetin giderilmesi, yalnızca esnaf ve sanatkârlar için değil, Anayasa’nın üstünlüğü bakımından da zorunludur.
Gereğini saygılarımla arz ederim.
Tarih: 27 / 07 / 2026
#BagkurTescilHaklari #BağkurTescilMağdurları
İmza: #HAK_DER
@BAGKURDERNEGI
𝐁𝐀𝐆̆-𝐃𝐄𝐑 (𝐁𝐚𝐠̆𝐤𝐮𝐫 𝐯𝐞 𝐄𝐦𝐞𝐤𝐥𝐢𝐥𝐞𝐫𝐢 𝐃𝐞𝐫𝐧𝐞𝐠̆𝐢)
𝐁𝐀𝐒𝐈𝐍 𝐀𝐂̧𝐈𝐊𝐋𝐀𝐌𝐀𝐒𝐈
𝐤𝐨𝐧𝐮:Bağ-Kur’lu Esnaf ve Sanatkârların SGK Sistemindeki Sistemik Mağduriyeti
Bağ-Kur’lu (4/b) esnaf, sanatkâr ve serbest meslek erbabı, SGK sisteminde 𝐢𝐤𝐢 𝐚𝐲𝐫ı 𝐤𝐚𝐭𝐦𝐚𝐧𝐥ı ağır dezavantaj ve mağduriyet yaşamaktadır. Bu mağduriyetler, binlerce vatandaşın emeklilik ve sağlık haklarından fiilen dışlanmasına yol açmaktadır. Küçük esnaf ve sanatkârlar, yıllarca devlete vergi, oda aidatı ve diğer yükümlülüklerini eksiksiz öderken, SGK sistemi tarafından sistematik olarak dezavantajlı konumda tutulmaktadır.
𝟏. 𝐁𝐨̈𝐥𝐮̈𝐦: 𝟏𝟗𝟖𝟐-𝟐𝟎𝟎𝟖 𝐃𝐨̈𝐧𝐞𝐦𝐢𝐧𝐝𝐞 𝐓𝐞𝐬𝐜𝐢𝐥 𝐄𝐝𝐢𝐥𝐦𝐞𝐲𝐞𝐧 𝐅𝐢𝐢𝐥𝐢 𝐂̧𝐚𝐥ı𝐬̧𝐦𝐚 𝐇𝐚𝐲𝐚𝐭ı
1982 ile 2008 yılları arasında vergi dairesine kayıt yaptırmış, esnaf odasına üye olmuş, fatura kesmiş ve tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirmiş binlerce esnaf ve sanatkârın 𝐟𝐢𝐢𝐥𝐢 𝐜̧𝐚𝐥ı𝐬̧𝐦𝐚 𝐬𝐮̈𝐫𝐞𝐥𝐞𝐫𝐢 devletin ihmali ve çıkarılan geçici yasalar nedeniyle SGK tarafından otomatik olarak tescil edilmemiştir.
Özellikle:
𝟐𝟎.𝟎𝟒.𝟏𝟗𝟖𝟐 - 𝟎𝟒.𝟏𝟎.𝟐𝟎𝟎𝟎 arası için 4956 sayılı Kanun’un Geçici 18. maddesiyle,
𝟎𝟒.𝟏𝟎.𝟐𝟎𝟎𝟎 - 𝟎𝟏.𝟏𝟎.𝟐𝟎𝟎𝟖 arası için 5510 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesiyle
getirilen kısa süreli başvuru ve ödeme imkânlarının süresi çoktan dolmuştur. Bu nedenle bu fiili çalışma yılları sigortalı gün olarak kabul edilmemektedir.
Bu mağdurlar için 𝐦𝐞𝐯𝐜𝐮𝐭 𝐦𝐞𝐯𝐳𝐮𝐚𝐭𝐭𝐚 𝐢𝐡𝐲𝐚, 𝐛𝐨𝐫𝐜̧𝐥𝐚𝐧𝐦𝐚 𝐯𝐞𝐲𝐚 𝐠𝐞𝐫𝐢𝐲𝐞 𝐝𝐨̈𝐧𝐮̈𝐤 𝐭𝐞𝐬𝐜𝐢𝐥 𝐡𝐚𝐤𝐤ı 𝐛𝐮𝐥𝐮𝐧𝐦𝐚𝐦𝐚𝐤𝐭𝐚𝐝ı𝐫. Hukuk yoluyla (hizmet tespiti davası vb.) da genel olarak çözüm mümkün olmamakta, sigortalılık başlangıcı 𝟎𝟒.𝟏𝟎.𝟐𝟎𝟎𝟎 veya 𝟎𝟏.𝟏𝟎.𝟐𝟎𝟎𝟖 tarihi olarak kabul edilmektedir.
𝐒𝐨𝐧𝐮𝐜̧: Bu tescil mağdurları emeklilik ve sağlık sisteminin tamamen dışında bırakılmıştır. EYT düzenlemesi, kademeli emeklilik, ihya affı veya benzeri hiçbir yeni yasadan fiili çalışma yıllarını dikkate alarak yararlanamamaktadırlar. Yıllarca vergi ve oda yükümlülüğü taşıyan esnaf, emeklilikte sıfır günle karşı karşıya kalmaktadır.
𝟐. 𝐁𝐨̈𝐥𝐮̈𝐦: 𝐁𝐚𝐠̆-𝐊𝐮𝐫’𝐚 𝐔𝐲𝐠𝐮𝐥𝐚𝐧𝐚𝐧 𝐙𝐨𝐫 𝐒̧𝐚𝐫𝐭𝐥𝐚𝐫
Tescil mağduriyeti olmayan dönemlerde bile Bağ-Kur’lulara, SSK’lı (4/a) sigortalılara göre 𝐜̧𝐨𝐤 𝐝𝐚𝐡𝐚 𝐚𝐠̆ı𝐫 𝐬̧𝐚𝐫𝐭𝐥𝐚𝐫 uygulanmaktadır. Bu eşitsizlik, esnafı emeklilikte dezavantajlı hale getirmektedir:
Kadınlarda genellikle 7200, erkeklerde 9000 prim günü şartı ile emeklilik yıllarca geciktirilmekte, aynı dönemde SSK’lılar daha kolay emekli olabilmektedir.
Aynı ağır ve riskli işte çalışan Bağ-Kur’lu esnaf,𝐲ı𝐩𝐫𝐚𝐧𝐦𝐚 𝐩𝐚𝐲ı (𝐅𝐢𝐢𝐥𝐢 𝐇𝐢𝐳𝐦𝐞𝐭 𝐒𝐮̈𝐫𝐞𝐬𝐢 𝐙𝐚𝐦𝐦ı) hakkından tamamen mahrumdur.
Emekli maaşı hesaplaması, 4/a’lılara göre %𝟏𝟎-𝟐𝟎 𝐝𝐚𝐡𝐚 𝐝𝐮̈𝐬̧𝐮̈𝐤 çıkmaktadır.
2026 yılı itibarıyla ihya (durdurulan hizmetlerin canlandırılması) primi oranı %𝟒𝟓’𝐞 𝐲𝐮̈𝐤𝐬𝐞𝐥𝐭𝐢𝐥𝐦𝐢𝐬̧, bu da borçlanmayı esnaf için neredeyse imkânsız hale getirmiştir.
Prim borcu nedeniyle sağlık provizyonu sık sık bloke olmakta; 31 Aralık 2026 tarihine kadar geçici bir uzatmayla devlet hastanelerinden yararlanılabilse de, ilaç ve kalıcı sağlık erişimi için borç ödenmesi şartı devam etmekte, kalıcı çözüm üretilmemektedir.
En düşük Bağ-Kur primi 2026’da 𝟏𝟏.𝟖𝟎𝟖 𝐓𝐋’ye (teşviksiz) yükselmiştir. Buna bir de vergi yükü eklenince çifte yük altında kalan birçok esnaf dükkanını kapatmak zorunda kalmaktadır.
İşsizlik ödeneği gibi kısa vadeli sigorta hakları ya hiç yoktur ya da şartları son derece ağırdır.
Bu ağır şartlar, küçük esnafı ekonomik olarak zorlamakta, dükkan kapatma ve tekelleşmeyi hızlandırmaktadır.
𝐆𝐞𝐧𝐞𝐥 𝐃𝐞𝐠̆𝐞𝐫𝐥𝐞𝐧𝐝𝐢𝐫𝐦𝐞 𝐯𝐞 𝐂̧𝐚𝐠̆𝐫ı𝐦ı𝐳
Bağ-Kur’lu esnaf ve sanatkârlar, hem geçmişteki tescil ihmali hem de bugünkü ağır prim, gün ve maaş şartları nedeniyle sistematik olarak dışlanmaktadır. Bu adaletsizlik, yıllarca ülkeye katkı sağlayan küçük esnafı yok oluşa sürüklemekte ve ekonomik yapımızı olumsuz etkilemektedir.
𝐓𝐚𝐥𝐞𝐩 𝐞𝐭𝐭𝐢𝐠̆𝐢𝐦𝐢𝐳 𝐚𝐜𝐢𝐥 𝐯𝐞 𝐚𝐝𝐢𝐥 𝐜̧𝐨̈𝐳𝐮̈𝐦𝐥𝐞𝐫:
Prim günü şartlarının 4/a ile eşitlenmesi (kadın ve erkek için 7200 güne çekilmesi)
Yıpranma payının (Fiili Hizmet Süresi Zammı) Bağ-Kur’lulara (4/b) de tanınması
𝟏𝟗𝟖𝟐-𝟐𝟎𝟎𝟖 dönemindeki tescil mağduriyetinin, vergi dairesi ve oda kayıtlarına dayalı olarak geriye dönük otomatik tescil ve sigortalılık başlangıcı tanınması yoluyla düzeltilmesi
İhya maliyetlerinin makul ve erişilebilir seviyeye indirilmesi (%45 oranının düşürülmesi veya özel kolaylık getirilmesi)
Kamuoyuna ve yetkili mercilere sesleniyoruz:
𝐊𝐮̈𝐜̧𝐮̈𝐤 𝐞𝐬𝐧𝐚𝐟ı 𝐲𝐨𝐤 𝐨𝐥𝐮𝐬̧𝐚 𝐬𝐮̈𝐫𝐮̈𝐤𝐥𝐞𝐲𝐞𝐧 𝐛𝐮 𝐚𝐝𝐚𝐥𝐞𝐭𝐬𝐢𝐳𝐥𝐢𝐠̆𝐞 𝐬𝐨𝐧 𝐯𝐞𝐫𝐢𝐥𝐬𝐢𝐧. 𝐄𝐬𝐧𝐚𝐟ı𝐦ı𝐳ı𝐧 𝐞𝐦𝐞𝐤𝐥𝐢𝐥𝐢𝐤 𝐯𝐞 𝐬𝐚𝐠̆𝐥ı𝐤 𝐡𝐚𝐤𝐤ı𝐧ı 𝐚𝐝𝐢𝐥 𝐛𝐢𝐫 𝐬̧𝐞𝐤𝐢𝐥𝐝𝐞 𝐭𝐚𝐧ı𝐲ı𝐧.
𝟏𝟕 𝐍𝐢𝐬𝐚𝐧 𝟐𝟎𝟐𝟔
𝐁𝐀𝐆̆-𝐊𝐔𝐑 𝐓𝐄𝐒 𝐂𝐈̇𝐋 𝐌𝐀𝐆̆𝐃𝐔𝐑𝐋𝐀𝐑𝐈 𝐏𝐋𝐀𝐓𝐅𝐎𝐑𝐌𝐔
𝐁𝐀𝐆̆-𝐃𝐄𝐑 (𝐁𝐚𝐠̆𝐤𝐮𝐫 𝐯𝐞 𝐄𝐦𝐞𝐤𝐥𝐢𝐥𝐞𝐫𝐢 𝐃𝐞𝐫𝐧𝐞𝐠̆𝐢)
Kurucu Üye ve Başkan Yardımcısı
✍️ 𝐇𝐮̈𝐬𝐞𝐲𝐢𝐧 𝐀𝐬𝐥𝐚𝐧
- #BağKur
- #BağKurDer
- #BağKurİhya
- #BağKurMağdurları
- #BağKurEmeklileri
- #SGKMağdurları
- #BağKurPrimEşitliği
- #BağKurTescilMağdurları
@dailyyturkiye 1982-2000 Yılları arasında Vergi veya Oda kaydı Olup Resen Bağkura kayıt Yapılması gerekirken 1479/24.25.26 Maddeleri çiğnenerek yapılmadı.
Bağkura #TESCİL imizi Vermeyen Kimseye #OY Yok birde sözünü tutmayanlara zaten yok #Oy#BağkurTESCİLMağdurları
Bağ-Kur tescil mağduriyeti, 1982–2000 yılları arasında ticaret yapan on binlerce esnaf ve sanatkârın ortak sorunudur. O dönemde yasa gereği Bağ-Kur’a kayıtlı olmaları zorunluydu. Ancak kamu kurumları gerekli tescil işlemlerini zamanında yapmadı. Vergisini düzenli ödeyen, sicilini temiz tutan yurttaşlarımız bugün emeklilik hakkından mahrum bırakılıyor.
Devletin geçmişteki idari ihmalleri, vatandaşa yüklenemez. Sorumlusu esnaf değil; sistemi işletmeyen, görevini yerine getirmeyen idaredir. Yıllarca alın teri döken insanlar şimdi “kayıt dışı” sayılıyor.
Bu durum adalet duygusunu zedeliyor, sosyal güvenlik sistemine güveni sarsıyor. Bağ-Kur tescil mağdurlarının haklarının teslimi bir ayrıcalık değil, anayasal bir zorunluluktur. Sorun, adil ve kalıcı bir yasal düzenlemeyle derhal çözülmelidir. #CHP #bagkurtescilmagdurlari
Vergi kaydım vardı, devlet kayıtlarında mükelleftim.
Ancak Bağkur tescilim yapılmadı.
Kusur vatandaşın değil, sistemindir.
Vergi başlangıç tarihimizin sigorta başlangıcı sayılmasını istiyoruz.
Bu bir af değil, hak teslimidir.
#BağkurTescilMağduriyeti@tcbestepe@vedatbilgn
Bağ-Kur Tescil Mağdurlarının Hakları Teslim Edilmelidir!
1982-2000 yılları arasında ticari faaliyet gösteren, vergisini ödeyen esnaf ve sanatkarların, yasa gereği Bağ-Kur’a otomatik olarak kaydedilmesi gerekiyordu. Ancak devletin o dönemdeki ihmali nedeniyle binlerce vatandaş bugün emeklilik haklarından mahrum bırakılmış durumda. Kanunların açıkça tanıdığı bir hakkın zamanında uygulanmaması, vatandaşın suçu değil, devletin eksikliğidir.
Bu insanlar devletten bir ayrıcalık istemiyor; sadece yıllarca alın teriyle kazandıkları, hak edilmiş emekliliklerini talep ediyor. Sosyal adaletin en temel gereği olan bu mağduriyet, artık görmezden gelinmemeli ve çözüm ivedilikle sağlanmalıdır. Devlet, vatandaşının hakkını teslim etmekle yükümlüdür. #bagkurtescilmagdurlari @Mehmettenestas
@alibabacan VERİLEN SÖZ ESNAF ÖLDÜKTEN SONRA TUTULSA NE OLUR TUTULMASA NE OLUR BIKTIK USANDIK BİR YIL DEĞİL İKİ YIL DEĞİL ONLARCA YILDIR HER SEÇİM ÖNCESİ SADECE SEÇİM MALZEMESİ OLDUK DEVLETE SADAKAT'İN BEDELİ SADECE MAĞDURİYET OLMAMALI SİYASİLERİ İNSAFA ÇAĞIRIYOZ . #BağkurTescilMağdurları