İmamoğlu, ahlaksızlıkta sınır tanımıyor.
Çıkar amaçlı İmamoğlu suç örgütü davasının bugün görülen duruşmasında savunma sırası Ekrem İmamoğlu’na geldi.
İmamoğlu, savunma yapmayacağını yineleyince Mahkeme Başkanı, “Neden savunma yapmaktan kaçıyorsunuz?” diye sordu. İmamoğlu ise, “Ben buraya yargılanmaya değil, yargılamaya geldim.” ifadelerini kullandı.
Bunun üzerine duruşma savcısı, İmamoğlu’nu duruşma salonundan çıkardı.
Devletin mahkemelerini tanımayan bu ahlaksızlar, düşünün ki bu ülkeyi yönetmeye çalışacak.
Hem götürüp hem de ahlaksızlık yapamazsınız utanmazlar
📌EMİN PAZARCI 🇹🇷
Olmaz böyle bir tablo. Akılla, mantıkla izah edilemez. Düpedüz soygun!
Su: 761 lira.
Elektrik: 530 lira.
Doğal gaz: 221 lira.
Allah'ın suyu, (ki öyle demişti Mansur Yavaş) elektrik ve gazın iki katından fazla!
Eskiden elektriğin üçte biriydi. 💸
@eminpazarci
📍Silivri Gümüşyaka
Arıtma tesisini çalıştırmayan vizyonsuz yönetim, lağım sularını direkt denize vererek hem doğayı katlediyor hem de salgın hastalıklara davetiye çıkarıyor.
TUNCAY YILMAZ, HASAN İMAMOĞLU'NU NAMLUNUN UCUNA OTURTTU.
Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasının bugün görülen duruşmasında savunma yapan İmamoğlu İnşaat ve SSB Gayrimenkul şirketinin genel müdürü Tuncay Yılmaz ile duruşma savcısı arasında gerçekleşen soru-cevap bölümünde, Bodrum'da satın alınan şirket ve sahibi olduğu arsa için elden ödenen 1 MİLYON EURO'nun kaynağına ilişkin önemli bir gelişme yaşandı.
Duruşma savcısı, şirket devri sürecinde ödemenin 1 MİLYON EURO'luk kısmının elden yapıldığını, bugünkü değeri yaklaşık 53 MİLYON liraya karşılık gelen bu paranın hangi kaynaktan temin edildiğini ayrıntılı şekilde sordu. Savcı, söz konusu tutarın SSB veya İmamoğlu İnşaat hesaplarından çıkıp çıkmadığını, İstanbul'dan Bodrum'a nasıl ve hangi yöntemle taşındığını, paranın kimden teslim alındığını peş peşe yönelttiği sorularla açıklığa kavuşturmaya çalıştı.
Tuncay Yılmaz ilk olarak parayı "şirkette aldığını" söyledi. Ancak bu cevap, savcının hemen ardından yönelttiği "Şirketten para çıkışı oldu mu?" sorusuyla yeni bir boyut kazandı. Yılmaz bu kez net bir şekilde "Hayır" yanıtını verdi. Bunun üzerine savcı, şirketten para çıkışı olmadığını söylediği halde parayı nereden aldığını yeniden sordu. Bu kez Yılmaz, 1 MİLYON EURO'yu Hasan İmamoğlu'ndan elden teslim aldığını ifade etti.
Savcı, şirketlerin mali işlerinden sorumlu kişinin kendisi olduğunu hatırlatarak, Hasan İmamoğlu'nun bu parayı hangi kaynaktan temin ettiğini bilmesi gerektiğini söyledi ve yeniden "Şirketlerden herhangi bir para çıkışı oldu mu?" diye sordu. Tuncay Yılmaz ikinci kez "Hayır, olmadı" cevabını verdi.
Bunun üzerine duruşma savcısı bu kez doğrudan paranın kaynağına odaklandı. "Hasan İmamoğlu bu parayı nereden buldu?" sorusuna Tuncay Yılmaz, "Gayrimenkul satışı yaptı" karşılığını verdi. Ancak savcının "Hangi gayrimenkul satışı?" sorusuna ise "Bilmiyorum" cevabını vermesi dikkat çekti.
Duruşma savcısı, dosyadaki beyanlara da atıf yaparak Hasan İmamoğlu'nun daha önce şirketin ve mali işlerin tamamını Tuncay Yılmaz'ın takip ettiğini söylediğini hatırlattı. Buna karşılık Tuncay Yılmaz ise bu kez tam tersine, paranın kaynağına ilişkin bilginin Hasan İmamoğlu'nda olduğunu belirterek, "Hasan Bey biliyor. Parayı ondan aldım, benim bilgim yok" dedi.
Duruşma savcısı ve Tuncay Yılmaz arasında gerçekleşen bu soru-cevap diyaloğunda ortaya çıkan tablo, 1 MİLYON EURO nakit ödemenin şirket hesaplarından çıkmadığının iki kez ifade edilmesi, paranın Hasan İmamoğlu'ndan elden alındığının belirtilmesi, ancak bu paranın hangi gayrimenkul satışından elde edildiğinin açıklanamaması ve şirketlerin mali işlerinden sorumlu olduğu belirtilen kişinin, paranın gerçek kaynağı konusunda bilgi sahibi olmadığını söylemesi şeklinde kayıtlara geçti.
Bir insan neden kendini bu hale düşürür? Bağımlı olacağını bilmesine rağmen neden bu zehri içer ki...
Rusya'da madde bağımlılarının kaldığı harabe bir evde çekilen görüntüler, gençlerin düştüğü dramı gözler önüne serdi.
Belgeli, tespitli, delilli:
Belediye ihaleleri ile ilgili bilgiler, para transferleri, "100 bin dolar yazışmaları", Turgut Koç'tan alınan 150 bin lira rüşvet ve tanık ifadeleri var.
CHP Milletvekili Veli Ağbaba'nın yeğeni Can Ağbaba, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.
Geçen günlerde "karşılıksız çek" verip ceza alan Haluk Levent'e karşı toplumu defalarca uyardım.
Mesajlarıma cevap veren Kemal Kılıçdaroğlu bile mevzuyu çarpıtıp "Ahbap'a çökecekler" dedi.
Ne oldu yardımlar?
Buyrun şimdi konuşun.
Yetkililer de o günden beri kılını kıpırdatmıyor.
İlk olarak Avrupa’da gördüğüm ve yıllardır keşke bizde olsa dediğim Pet şişeler için depozito sistemi nihayet bizde de başladı. Sistemin bize de getirilmesinde katkısı olan herkesi minnetle selamlıyorum