ABD merkezli TruNews'in kurucusu Rick Wiles:
💢 Amerikalı politikacıların küçük kızlara tecavüzleri Mossad tarafından kayda alınıp İsrail tarafından şantaj için kullanılıyor.
💢 Küçük kız çocukları İsrail'in çıkarları için tecavüze uğruyor. Günümüz ABD'si budur.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) 2019-2025 yılları arasında yurtdışından kullandığı toplam 66 milyar TL kredinin 38.6 milyar TL'sinin kredilerin konusu olmayan alanlarda kullanıldığı, kredi kaynaklarının yolsuzluk örgütüne üye isimlerin firmalarına da ödendiği ortaya çıktı.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından İBB grubu hesap hareketlerine yönelik yapılan incelemede, 66 milyar TL fon girişi olan İBB'nin, bu paranın 18.1 milyar TL'sini doğrudan kişi ya da firma hesaplarına gönderildiği, 38.6 milyar TL'sinin kredi konusu projelerle ilgisi olmayan alanlarda harcandığı belirlendi.
Kullanılan 66 milyar liralık krediden kalan 9.7 milyar TL'nin ise İBB hesaplarına aktarıldıktan sonra başka para girişleriyle birleşerek muhtelif para transferi işlemlerinde kullanıldığı tespit edildi.
@yusufozdemirce https://t.co/fQTvcjNJsZ
DEVLETTE DEVAMLILIK ESASTIR 🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷
15 Temmuz kahramanı Şehit Ömer Halisdemir’in kızı Elif Nur Halisdemir bugün Teğmen olarak mezun oldu.
DEVLETİ AYAKTA TUTAN KAHRAMANLARDAN ÖMER HALİSDEMİR’İN KIZI DA AYNI KUTLU YOLDA….
Yolsuzluk magazini rüzgarı geçtiyse biraz da gerçekleri konuşalım.
İBB’nin sözde şehit yakınları ve gaziler için düzenleyeceği 14,5 milyonluk etkinlikte neler olmuş bir bakalım.
Gazeteci @e_ercis bunu aylar önce yazdı ama hatırlatmakta fayda var. Yolsuzluğa şehit yakınları ve gaziler bile alet edilmiş. Çok yazık.
Lan @eczozgurozel , ahtapot Ekrem ile İstanbul’u soyan naylon faturacı Murat Kapki gibi naylon faturacı hırsızlarla bir olup, kirli pazarlıkta benim adımı anan avukat Mücahit Birinci’nin de Kapki’nin de g..üne o mektubu sokarım. Bunu hiçbirinizin yanına bırakmam. Bakarsın yine bir asansörde karşılaşırız @eczozgurozel
Nasıl rüşvet çarkınız battıysa, oyununuz da açığa çıkıyor. Sen de bana attığın ve mahkemede mahkum olduğun iftiralarla kirlettiğin ağzınla adımı anma
(Twitim silindiği için tekrardır)
Ben baba tarafından Ahıska, anne tarafından Karabağ muhaciriyim.
Anne tarafı Osmanlı-Rus savaşı sırasında, Osmanlı'ya iltica ederek, baba tarafı Ahıska'dan 1937 yılında kaçarak gelmiş.
On yıllar sonra Türkiye'ye gelemeyen baba tarafından akrabalarla görüştük.
Dedemler geldikten sonra 1944'teki Ahıska sürgünü ile hepsini dağıtmışlar. Ahıska'da hiç kimse kalmamış. Benim akrabalarım da ağırlıklı olarak Kazakistan ve Özbekistan'da.
Özbekistan'dan gelen amcam (Rahmetli babamın amcasının oğlu) sürgünü şöyle anlatıyordu: "Bizi trenlere rastgele doldurdular. Sonra tren günlerce gitti. Sonra belirledikleri yerlerde rastgele vagonları boşalttılar."
Yani mesela Ukrayna'da bir vagonu, Azerbaycan'da bir vagonu, Özbekistan'da bir vagonu,.... gibi.
Sürgünde Ahıskan Türkleri'ni bu şekilde darmadağın etmişler.
Ayrıca gönderildikleri yerlerde de parya muamelesi görmeleri, o bölgenin halkı tarafından dışlanması; bu sayede bölge insanları ile kaynaşıp birlik olmamaları için de Sovyet istihbaratı her şeyi yapmış. Fergana olayları da bunun bir sonucudur mesela.
Bizim gibi 70-80 yıldır Türkiye'de yaşayanların Ahıska'ya dönmek gibi bir planı veya niyeti yok.
Ancak sürgünle Ahıska'dan gönderilenlerin hâlâ yüreklerinde sürgün acısı var ve vatan özlemleri var. Bunlar da çoğunlukla Türkiye dışındaki Ahıska Türkleri.
Türkiye'de olup da Ahıska'ya dönmek isteyenler de on yılşar önce direk Ahıska'dan Türkiye'ye gelenler değil, Ahıska'dan başka yerlere sürgünü edilmiş olup oralardan Türkiye'ye gelenler.
O adice algıyı yapanlar işte bunu anlamıyor, veya anlamama işlerine geliyor.
Sürgünle gidenler Ahıska'yı hâlâ vatan olarak görüyorlar ve dönmek istiyorlar.
Sn. Erdoğan bu dönüş için Gürcistan ile görüştü, eğer uygun şartlarda sağlanırsa Ahıska'ya dönecek olanların kesif çoğunluğu zaten Türkiye'den değil, Türkistan coğrafyasındaki diğer devletlerden olacak; yoksa kimsenin Ahıskalıları bir yere gönderdiği yok.