Ben 47 yaşında bir uzman doktorum. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. Aslen Trabzonlu, doğup büyüdüğüm şehir ise Manisa. 21 yıllık meslek hayatımın 14 yılını Doğu Anadolu'da; başta Bitlis olmak üzere Van ve Cizre'de görev yaparak geçirdim.
Yıllar boyunca binlerce Kürt aileyle, binlerce Kürt kadınla karşılaştım. Şunu çok net gördüm ki; Kürt kadını her şeyden önce ailesinin, kültürünün ve onurunun temsilcisidir. Muayeneye çoğu zaman annesiyle, kardeşiyle, eşiyle ya da evladıyla gelirdi. Bunun sebebi bir doktora güvenmemek değil; yüzyıllardır taşıdığı örfün, edebin ve aile terbiyesinin bir yansımasıdır.
Bu yüzden Kürt kadınını konuşurken, onu siyasi tartışmalara ya da kişisel çıkarlara malzeme yapmak büyük bir haksızlıktır. Kürt kadını; yoklukta ailesini ayakta tutan, acıda dimdik duran, evladını büyüten, emeğiyle hayatı omuzlayan güçlü bir değerdir.
Bir insan konuşmadan önce sahip olduğu makamına, servetine ya da şöhretine değil; aynaya bakmalı, kendi ailesine bakmalı, kendi değerlerine bakmalıdır.
Çünkü bir toplumun namusu, kadınlarına gösterdiği saygıyla ölçülür. Kürt kadınının onuru da ne bir tartışmanın konusu olacak kadar küçüktür ne de birilerinin diline düşecek kadar değersizdir. O onur, yüzyıllardır dimdik ayakta duran bir halkın en kıymetli emanetidir. 🌹
Hakkâri’de vergi denetimi adı altında esnafa yönelik sistematik bir baskı uygulanıyor.
Denetim adı altında, gerekçesiz tutanaklar düzenlenip ardından ağır cezalar kesilmesi; bu kentin emeğine, alın terine açık bir saldırıdır. Özellikle Şemdinli ilçesinde, vergi memurlarının işyerlerine dahi gitmeden, yerinde incelemeden, bütün esnafa tek tip ve sistematik biçimde cezalar yazdığı yönünde ciddi şikâyetler bulunmaktadır.
Esnaf mevcut borçlarını ödemek için yapılandırma beklerken, cezalara boğmak iflasa sürüklemektir.
Vergi denetimi sadece ceza kesmek değildir. Esnafa hatalı işlemleri önceden bildirmek, eksiklerini düzeltmesi için süre tanımak ve yol göstermek kamu görevinin asli parçasıdır. Ancak sahada uygulanan yöntem; bilgilendirmeden uzak, rehberlikten yoksun ve doğrudan yaptırıma dayalıdır.
Vergi memurlarının şunu çok iyi bilmesi gerekir. Esnafı boğarak devlet ayakta kalmaz. O esnafın ödediği vergilerle maaş aldığınızı da unutmayın. Esnaf çökerse ekonomi de çöker.
Bu baskıya derhal son verin. Esnafı hedef almak yerine, vergileri silinen büyük sermaye gruplarını denetleyin. Hazine kasasını, baronların vergilerini silip, esnafa ceza keserek dolduramazsınız.
@HMBakanligi@memetsimsek@ticaret
Hakkari-Van karayolunun Sere Sola mevkiinde yaşanan acı olay, yıllardır dile getirdiğimiz ihmal zincirinin yeni bir halkasıdır.
Dağdan kopan kaya parçalarından kaçarken uçuruma sürüklenen aracın Zap suyuna düşmesi ve dört yurttaşımızın saatlerce suda kurtarılmayı beklemesi, ardından iki yurttaşımızı kaybetmemiz, sadece bir “kaza” değil, ihmaller zincirinin bir sonucudur.
Mevsimsel yağışlar her yıl aynı felaketi getiriyor. Düşen kayalar, kapanan yollar, geç ulaşan ekipler, yetersiz kurtarma çalışmaları... Bölge insanlarının kaderi sürekli ölüm riski olmamalıdır.
Buradan ilgililere çağrıda bulunuyoruz:
1- Karayolları, kaya düşmesine ve heyelanlara karşı gerekli bariyer, tünel tedbiri ve yol güvenlik projelerini artık ertelememeli, bölgeyi “kaderine terk edilmiş” bir coğrafya gibi görme anlayışı sona ermelidir.
2- AFAD ve kurtarma ekipleri, hızlı müdahale için güçlendirilmeli; personel, ekipman ve koordinasyon açısından yeniden yapılanmalıdır.
3- Hakkari’nin yıllardır süren bu sorunlara, merkezi idarenin acilen öncelik vermesi gerekmektedir. Bölge halkının can güvenliği, ihmal edilebilir bir mesele değildir.
Yaşanan bu trajedi, bir kez daha “doğa şartları” bahanesiyle geçiştirilemez. Gerçek sorun, yıllardır alınmayan önlemler ve eksik bırakılan kamu hizmetleridir. Bugün kaybettiğimiz yurttaşlarımız, bu ihmal zincirinin bedelini hayatlarıyla ödedi.
Hakkari’nin yol güvenliği bir lütuf değil, devletin asli görevidir. Gereken adımlar atılmadığı sürece bu sorumluluk, bu acılar ve bu kayıplar karar vericilerin omzunda kalacaktır.
Yaşamını yitiren insanlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı, yaralı yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum.
@UABakanligi@KarayollariGM@HakkariValiligi@AFADBaskanlik
Aşağıdada görüldüğü gibi son zamanlarda Şemdinli Devlet Hastanesi’nde yaşanan doktor eksikliği, tıbbi cihaz yetersizliği ve mevcut cihazların başka ilçelere taşındığına dair iddialar, kamuoyuna sıkça yansıyor. Benzer şekilde, cihazların taşındığı belirtilen diğer ilçelerde de sağlık hizmetlerine erişimde sorunlar yaşandığı bilinmektedir. Bu durum, Hakkari ve ilçelerinde sağlık sisteminin yetersiz kaldığını ortaya koymaktadır.
Coğrafi koşulların zaten zorlayıcı olduğu bu bölgede, sağlık hizmetlerinin böylesine aksaması, insan hayatını doğrudan tehdit eden bir durumdur. Şemdinli ve diğer ilçelerimizde yaşayan vatandaşlarımız, sağlık hizmetlerine erişimde sürekli engellerle karşılaşmakta; bu da hem bireysel hem de toplumsal sağlık sorunlarını derinleştirmektedir.
Bu bağlamda;
➡️ Sağlık Bakanlığı’nı, Hakkari İl Sağlık Müdürlüğü’nü ve ilgili tüm kurumları, bu vahim tabloyu düzeltmek için derhal ve kararlı bir şekilde harekete geçmeye çağırıyoruz.
➡️ Şemdinli Devlet Hastanesi’ne acilen yeni doktor atamaları yapılmalı, tıbbi cihaz eksiklikleri kalıcı olarak giderilmeli ve başka yerlere taşındığı iddia edilen cihazların geri getirilmesi sağlanmalıdır.
➡️ Bölgedeki tüm ilçelerde sağlık hizmetlerinin eşit, erişilebilir ve sürdürülebilir bir şekilde sunulması için kapsamlı, şeffaf ve sonuç odaklı bir eylem planı hayata geçirilmelidir.
Bu çağrımız bir eleştiri değil, halkımızın sesi ve talebidir. İlçemizde yaşayan her bireyin sağlık hizmetine eşit biçimde ulaşabilmesi, sosyal devlet anlayışının bir gereğidir.
@saglikbakanligi@HakkariValiligi@SesHakkari@hakkariilsaglik
ACİL!
Şemdinli Derya Köyünde yangın ciddi derecede büyüdü. Yerleşim alanlarına çok yakın ve evler alevlerin tehditi altında. AFAD gönülülüleri, orman ekipleri ve köylüler ekipman eksikliğinden dolayı müdahalede yetersiz kalıyorlar.
Çok acil daha etkin müdahale için harekete geçilmelidir.
@TCTarim@HakkariValiligi
Şemdinli’ye bağlı Derya köyünde ormanlık alanda başlayan yangın, kısa sürede yayılarak yerleşim yerlerini tehdit etmeye başladı. Kendi imkanları ile yangını durdurmaya çalışan vatandaşlar, ekiplerden destek istedi. Ekiplerin katılımı ile yangına müdahale sürüyor.
#yangın#hakkari
Tam olarak 3 yıldır bitmek bilmeyen yapımı devam eden @şemdinlicumhuriyetilkokulu okulların açılmasıyla bitmedi malesef çalışan yok soran yok öğrenciler yine kalabalık okullarda devam edecek malasef .Bir okul nasıl olurda 3 yılda bitmez Sorarım sorumlulara…@HakkariValiligi
KAMU KURUMLARI ESNAFLIK YAPMAKTAN VAZGEÇMELİDİR.
Kamu kurumları bünyesinde kurulan kantinler ve yemekhaneler, esnafa 3 harfli zincir marketlerden daha çok zarar veriyor.
Belediyeler, askeriye ve devletin bütün kurumları kendi bünyelerinde yemekhaneler ve kantinler kuruyor. Devletin bütün imkanları kullanılarak esnafla haksız rekabet içine giriyor.
Hakkari esnafının en büyük hedef pazar ve hedef kitlesi askeriye ve kamu personelleridir. Ve Hakkari ekonomisi çoğunlukta kamu personeli maaşları üzerinde dönmektedir. Ancak kurumlar kendi içinde işletmeler açarak esnafımızın bu hedef kitleye ulaşması engellenmiştir. Asker kışladan çıkarılmıyor. Askeri alan içerisinde yemekhaneler, kafeler ve zincir market gibi kantinler kurulmuştur. Yine kamu kurumları bünyesinde yemekhaneler ve kantinler devlet imkanları kullanılarak piyasa aşağısında ürün satarak esnafla rekabet ediyor. Üstelik bu yemekhaneler iç personelin haricinde dışardan da müşteri alarak adeta esnafın ekmeği ile oynuyor. Ve bu açılan yemekhane ve diğer işletmeler, hiç bir ürünü yerel esnaftan almıyor.
Anayasanın 173. Maddesinde “Devlet, esnaf ve sanatkarı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır” denilmektedir. Oysa bugün devlet kurumları esnaflık yapmaya başlamış ve esnafla haksız rekabet içine girmiştir.
Esnafın sürdürülebilirliği ve ayakta kalması için kamu kurumlarında açılan ve devletin imkanlarını kullanarak esnafla rekabet içine giren bütün yemekhaneler ve kantinler kapatılmalıdır.
Askeri alanlarda açılan işletmeler kapatılmalı, askerin çarşıya çıkması sağlanmalıdır.
Devlet esnaflık yapmaktan vazgeçmeli, esnafı korumalıdır.
@TC_icisleri@tcsavunma@ticaret@HakkariValiligi
Maalesef “Ölüm Yolu” bir kez daha bizden can aldı. Kentimizi yasa boğan Hakkari Van Karayolunda meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden hemşehrilerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Yaşamını yitiren insanlarımızın ailelerine sabır ve başsağlığı diliyor, acılarını kalben paylaşıyorum.
Halk arasında “ÖLÜM YOLU” olarak tabir edilen Hakkari yollarında nice canlarımızı yitirdik. Yollara kaya düşmesi sonucu, kış aylarında yola çığ düşmesi sonucu, dar ve keskin virajlarda büyük araçların kazası sonucu, yol kenarlarında bariyerlerin olmaması nedeni ile uçurumlardan ve dereye uçarak hayatını kaybeden nice insanlarımız oldu.
İhmaller sonucu bu yolların her bir karışı kanla yıkandı. Yeter artık…
Hakkari yolları artık ulaşılabilir ve güvenli hale getirilmelidir. Hakkari yolları “Ölüm Yolu” olmaktan çıkmalı, eşsiz coğrafyasıyla, doğasıyla, tarihiyle ve ticari potansiyeliyle turizm ve ticaret yolu olmalıdır.
@UABakanligi@KarayollariGM
HER AY ORTALAMA BİR DEFA ELEKTİRİK ARIZASI YAŞANIYOR VE ESNAF MAĞDUR EDİLİYOR .ARIZANIZI BULAMIYORSANIZ HALKI ALDATMAYIN RAMAZAN GÜNÜ BU ŞEMDİNLİ ESNAFINA YAPILMAZ @TurkerlerAS Herşey faturanızı yatırın demekle olmuyor @tknmuharrem@HakkariValiligi