Ne zaman akıl hastalığı nedeniyle bir vesayet dosyası alsam hüzne boğulurum. Evet çok kötü fiziksel hastalıklar da var ancak hiçbir şey insanın, kendi zihninin kusurluluğuna esir olması kadar korkunç gelmiyor...
Üstadın dediği gibi:
"Gördüğünüz mapus bedenim,
Prangam sadece beynim"
Deniz Göktaş’ın tutukluluğuna karşı özgür düşünceyi ve susturulamayan savunmayı haykırmak adına, tüm meslektaşlarımızı ve meslektaş adaylarımızı "Ölü Deniz" performansını hep birlikte izlemeye davet ediyoruz.
Adaletin sesini çimlerden yükseltmek için sandalyenizi alıp gelin, bu duruşta yan yana olalım.
Etkinlik Bilgileri
- Tarih: 08/07/2026 Çarşamba
- Saat: 19.30
- Mekan: Baro Bahçe Yanı (Çimlik Alan)
#DenizGöktaşaÖzgürlük #SavunmaSusturulamaz #ÖzgürDüşünce #ÖlüDeniz
Komedyen Deniz Göktaş yurtdışından dönünce havaalanında ters kepçeyle gözaltına alındıktan sonra cumhurbaşkanına hakaret ve dini değerleri aşağılama suçlamasıyla mahkemeye sevk edilmiş ve yurtdışına kaçma şüphesi olduğu için tutuklanmış.
Mesleği komedyenlik. Adı üzerinde komiklik yapıyor. Eğer yaptığı şakalara kızıyorsanız Ona verilebilecek en büyük ceza gülmemektir, tutuklamak değil!
“Her cuma bir ayet sallıyorum, Bakara makara” diye doğrudan ayetlerle hem de siyaset yaptığını anlatmak için alay ettiği iddia edilenlerin büyükelçi yapıldığı bir ülkede kimse bana Deniz’in dini değerleri aşağıladığı için tutuklandığını söylemesin.
Deniz, beni Oxford’a davet etmişlerdi, seni de davet etmişler. Ben Silivri’de iken sen Oxford’a gitmiştin. Şimdi sen “devletimle” 😀 sorun yaşadığın için Silivri’desin.
Galiba benim Oxford’a gitme zamanım geldi:) @zaferpartisi@zpgencresmi
Göktaş’ın duruşu hepimiz için bir umuttur.
Meslektaşları ve arkadaşları olarak kenarda köşede sessiz durup, bu haksızlığı onaylamak bizler için bir utanç kaynağıdır.
Amasız ve fakatsız Deniz Göktaş’ın yanındayım.
Denizler Susturulamaz!
Bugün, düşüncelerini mizah yoluyla ifade eden komedyen Deniz Göktaş, sanatını icra ettiği, düşündüğü ve konuştuğu için gözaltına alınmıştır.
Demokrasiyle yönetilen ülkelerde sanatçı ve aydından beklenen; toplumun yaşadığı sorunlara dikkat çekmesi, görülmeyeni göstermesi, söylenmeyeni söylemesi, gerektiğinde eleştirmesi, düşündüklerini özgürce ifade ederek kamusal tartışmaya katkı sunmasıdır. Sanatın işlevi; en karanlık anda ışık olması ve karanlığı aydınlatmasıdır. Bu, ifade özgürlüğünü kullanan herkes için bir hak; sanatçı için ise mesleğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Elbette sanatın muhalif yönünü yok ederek aslında sanatı ortadan kaldırmak isteyen, mizah gibi güçlü bir alanı sessizleştirmek isteyenlerin yukarıda belirtilen evrensel değerleri ne kadar idrak edebildiği halen tartışmalıdır.
Uzun yıllardır karanlığa işaret eden, eleştiren, sorgulayan herkes susturulmaya çalışılmaktadır. Bir şakanın dahi yargısal müdahalenin konusu hâline gelebildiği bir ortamda, Deniz Göktaş'ın gösterisi de ilk yayımlandığı andan itibaren toplumun farklı kesimlerinde tartışılmıştır. Bunun nedeni söylenenlerin suç teşkil etmesi değil, ifade özgürlüğünün giderek daha fazla baskı altına alınması olmuştur.
Ve beklenen(!) gerçekleşmiş; Deniz, özgür bir ülkede olması gerektiği gibi düşüncelerini açıkladığı ve sanatını icra ettiği için gözaltına alınmıştır. İfade özgürlüğünün yargı eliyle bastırılmaya çalışıldığı bu uygulama yasal bir zemine oturmadığı gibi meşru da değildir.
Tek adam rejimlerinin en büyük korkusu, gülen ve güldüren toplumdur.
İzmir Barosu olarak toplumu susturmaya ve yıldırmaya yönelik bu politikaları asla kabul etmiyoruz. Mizah başta olmak üzere sanatın her dalı ülkenin, toplumun ilerlemesi için zorunlu alanlardır. Deniz Göktaş derhal serbest bırakılmalı; ifade özgürlüğü üzerindeki yargısal baskıya son verilmelidir. Espriden suç unsuru cımbızlamaya çalışmanın yine en başta mizah konusu olacağı açıktır.
⚖️ İSTİRAHAT RAPORLARINDA YENİ DÖNEM
19 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni Sağlık Raporları Yönetmeliği ile çalışma hayatında rapor süreçleri tamamen değişti. Çalışanların ve işverenlerin bilmesi gereken kritik değişiklikleri özetledik:🔻🔻🔻
#CELSE 2. Bölüm (Canlı)
15/06/2026 Pazartesi
Saat 20.30
Avukatlık Kanunu’ndaki Yeni Disiplin Hükümleri
-Neydi, ne oldu?
-Avukatları neler bekliyor?
Av. Mert-Er Karagülle
İstanbul Barosu
Eğitim ücretsiz olup tüm meslektaşlarımız ve meslektaş adaylarımız Youtube, Instagram ve X üzerinden katılım sağlayabilecektir.
İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu hakkında, cezaevlerindeki hak ihlallerini raporlamak ve 19 Mart eylemlerine katılmak gibi kaynağını Avukatlık Kanunundan alan eylemler nedeniyle soruşturma açılmıştır.
Soruşturmaya konu eylemlerin meşruiyeti, İzmir Avukat Hareketi adına açılan idari davayla tescillenmiştir. İzmir Valiliği’nin her türlü toplantı, gösteri yürüyüşü ve basın açıklamasını yasaklama kararı, İzmir 6. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ve kesinleşmiştir.
Yargı kararıyla hukuka aykırılığı kesinleşen bir idari işleme ve hukuksuz idari işlemden kaynaklanan hak ihlallerine karşı durmak anayasal bir haktır ve Avukatlık Kanunu ile Barolara yüklenen sorumluluklardandır.
Önemle belirtmek isteriz ki, başlatılan soruşturma aslen tüm avukatlara ve tüm barolara karşı bir müdahale girişimidir.
Tecrit ve işkenceyi raporlamak, antidemokratik yasaklara direnmek suçsa; İzmir Barosu avukatları olarak hep birlikte bu "suçu" işlemeye kararlılıkla devam edeceğiz!
İki kez beraat ettiği davadan üçüncü kez yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun mahkeme salonunda bulunma hakkı, akıllara durgunluk verecek bir "arıza" bahanesiyle engelleniyor: Silivri’den Kartal’a 60 kilometre yol gittikten sonra arızalandığı söylenen bir araçla, aynı mesafeyi geri dönerek cezaevine ulaşmak...
Üstelik en temel insani ihtiyaçların bile "beklesin" denilerek reddedildiği bu kabul edilemez süreci, Ekrem İmamoğlu duruşma hakimine bizzat SEGBİS ekranından aktarmak zorunda kalıyor. Aylardır Silivri’de tutulan bir insanın adaletin huzurunda, mahkeme salonunda fiziken bulunmasından bu kadar mı çekiniyorsunuz; neyden korkuyorsunuz?
Bu yollardan vazgeçin.
Hukuk, kişiye özel tasarlanan ve mantık sınırlarını zorlayan bu tarz senaryolarla yürütülemez. Adil yargılanma hakkının eksiksiz uygulanması anayasal bir zorunluluktur.
@0iamely Dava şartı arabuluculuk yoluna başvurabilirsiniz bu yol ücretsizdir. Arabuluculukta anlaşamazsanız da tanıdığınız, bildiğiniz ya da şehrinizdeki bir avukata giderseniz cüzi bir danışmanlık ücretiyle size yol gösterir. İş davalarında genelde dava sonunda yüzdelik ücrete anlaşılır.
ANAYASA MAHKEMESİ, EŞE ÖDENEN NAFAKADAKİ “SÜRESİZ” İBARESİNİ İPTAL ETTİ. PEKİ MEVCUT NAFAKA YÜKÜMLÜLÜĞÜ KALKTI MI?
Anayasa Mahkemesi, aile hukuku alanında uzun süredir tartışılan “süresiz nafaka” konusunda kritik bir karara imza attı. ⬇️⬇️⬇️
ANAYASA MAHKEMESİ, EŞE ÖDENEN NAFAKADAKİ “SÜRESİZ” İBARESİNİ İPTAL ETTİ. PEKİ MEVCUT NAFAKA YÜKÜMLÜLÜĞÜ KALKTI MI?
Anayasa Mahkemesi, aile hukuku alanında uzun süredir tartışılan “süresiz nafaka” konusunda kritik bir karara imza attı. ⬇️⬇️⬇️