Şanlıurfa Kent Konseyi’nin 11. Olağan Genel Kurulu’na ilişkin açtığımız dava neticesinde Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesi, usulüne uygun oluşturulmayan katılımcı listesiyle yapılan Genel Kurulun seçimlerini ve kararlarını iptal etmiştir.
Uğradığı tüm ırkçı saldırılara rağmen Amedspor Süper Lig'e yükselmiştir.
Amedspor yönetimini, emeği geçen tüm futbolcuları ve Amedspor taraftarlarını tebrik ediyor, Süper Lig'de Amedspor'a başarılar diliyoruz.
Pîroz be Amedspor!
#Amedspor
@DicleElektrikAS 4 gündür köy yolunda iki direk arasındaki elektrik hattı kopuk şekilde durmakta olup açıkça can ve mal güvenliği riski oluşturmaktadır. Tarafımıza rağmen müdahale edilmemesi hizmet kusurudur. Acilen müdahale edilmemesi halinde gerekli hukuki yollara başvurulacaktır.
BASINA VE KAMUOYUNA
Şanlıurfa Kent Konseyi seçimlerin hukuka aykırı şekilde yapıldığı gerekçesiyle açmış olduğumuz davada, Şanlıurfa birinci idare Mahkemesi tarafından yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Watching the deteriorating situation in Syria with great concern. The Kurds are under threat from the new Syrian government that is aligned with Turkey.
It would be a disaster for America’s reputation and national security interests to abandon the Kurds, who were the chief ally in destroying the ISIS caliphate.
Therefore, I will be introducing legislation this week designed to impose crippling sanctions on any government or group engaged in hostilities against the Kurds. The Save the Kurds Act, I believe, will receive strong bipartisan support and must have teeth to make it effective.
Stay tuned.
Sykes–Picot, Kürtleri dört devlete böldü; aynı halkın dilini, kültürünü ve akrabalık bağlarını yapay sınırlarla parçaladı. Kurtuluş Savaşı’nda Kürtler, Türklerle birlikte işgale karşı ortak ve kurucu bir mücadele verdi. Bu, ayrılıkçı değil, ortak kader bilinciyle yürütülen bir varoluş savaşıydı.
Rojava’da Kürtlerin geliştirdiği öz savunma yapıları da benzer biçimde, devlet otoritesinin çöktüğü ve IŞİD gibi yok edici aktörlerin doğrudan hedefi hâline geldikleri koşullarda ortaya çıktı. Bu süreç yayılmacı değil, hayatta kalmaya dönük varoluşsal bir reflekstir.
Türkiye ise Rojava’yı tarihsel paralellikler üzerinden değil, “sınır hattında terör devleti istemiyoruz” söylemiyle okuyor. Ancak pratikte bu yaklaşım, silahlı yapılardan ziyade Kürtlerin herhangi bir siyasal statü, özerklik ya da yönetsel hak kazanmasına yönelik kategorik bir reddi yansıtıyor.
Uluslararası hukukta self-determinasyon, bir halkın siyasal ve toplumsal kaderini belirleme hakkıdır. Güvenlik gerekçesi, bu hakkın sürekli ve toptan inkârını meşrulaştıramaz. Rojava meselesi bir dış politika başlığı değil; Kürtlerin yüzyıldır bastırılan siyasal varlığının güncel tezahürüdür.
Çözüm inkârda değil; Kürtlerin ulusal bilincinin gelişmesi ve bulundukları coğrafyalarda eşit, tanınmış bir siyasal özne olarak kabul edilmesindedir.
The unconditional integration of a political and military actor forged at the cost of tens of thousands of lives into a transitional government whose past is marred by jihadist violence cannot be expected either morally or politically; integration can only become legitimate if it is grounded in equal constituent status, constitutional guarantees, and international oversight.
نداء إلى كل الأحرار بالعالم إلى كل من ينبض قلبه من اجل الحرية و السلام، المقاتلين الكرد الذين حرروا الإنسانية من داعش الآن يتم تركهم للموت على يد فلول داعش و القوى الجهادية تحت اسم الجيش العربي السوري . الشعب الكردي تحت خطر الابادة، ندعو كل الأحرار بالتضامن معنا.
BASINA VE KAMUOYUNA
Bursaspor–Somaspor karşılaşması sırasında tribünlerde açılan "Beyaz Toros" pankartları ve Kürt siyasal yaşamının sembol isimlerinden Sayın Leyla Zana’ya yönelik atılan cinsiyetçi sloganlar; Kürt halkına karşı geçmişte işlenen ağır insan hakları ihlalleri olan işkence, gözaltında kaybettirme, faili meçhulleri çağrıştıran, ayrımcı ve hedef gösterici nitelikte eylemlerdir. Şiddeti ve zorla kaybetmeleri simgeleyen bu ifadeler ile kadın kimliği üzerinden kurulan aşağılayıcı dil, insan onurunu ihlal etmektedir.
Söz konusu futbol müsabakasında yaşananlar Ceza Kanunu ve Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında açıkça suç teşkil etmektedir.
İlgili kamu kurumlarını ve spor otoritelerini etkili soruşturma yürütmeye ve gerekli yaptırımları uygulamaya davet ediyoruz.
Süreci takip edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.
#LeylaZanaOnurumuzdur
Dün gece bir futbol sahasında oynanan şey maç değil, ahlâksızlığın tribünleşmiş hâliydi.
Deniz Ündav’a edilen küfürler, bir futbolcuya değil, bir kimliğe, bir halka, bir onura savrulmuş zehirli tükürüklerdi.
Ağızlarından çıkan her kelime, bu ülkenin kirli aynasında yıllardır saklanan nefretin yankısıydı.
Bu ülkede düzen çok basit: Kürt sahadaysa hedef, ama cüzdanını açtıysa “kardeş.”
Kürt’ün emeği değersiz, parası kıymetli.
Kürt kimliği lanetli, ama “Kürt’ün parasıyla yapılan stat” mübarek!
Evet, aynı stat…
Kürtlüğe tahammül edemeyenlerin, para uğruna “Kobani” ismini kapısına asarken gocunmadığı o utanç mekânı.
Sahada Kürt olana küfür eden o kalabalık, aynı stada girdiğinde “Kobani” tabelasının altından gururla geçiyor.
Ne güzel değil mi?
Kimliğiyle değil, parasıyla kabul gören bir halk yaratmayı başardılar.
Ve buna da “futbol kültürü” diyorlar.
Bir halkı hem aşağılarken hem cebinden beslenmek, işte tam da bu ülkenin icadı.
Bir yanda Deniz Ündav gibi alın teriyle var olmaya çalışan bir futbolcuya linç,
diğer yanda “stat ismi” uğruna kimliğini pazarlık masasına yatıran iş çevreleri…
İkisinin arasında ise, vicdanı sıfır, menfaati sonsuz bir düzen.
Bu düzenin adı: İkiyüzlülük Cumhuriyeti.