Bu ülkede yoksul ve azınlık olmak zor. Çünkü bu topraklarda yaşayanlar belli ki o kadar da merhametli değiller. Ülkenin bir köşesinden diğer köşesine çalışmaya gelen çocuk işçilere yapılan bu saldırı da bunu gösteriyor.
UHUB ULUSLARARASI HUKUKÇULAR BİRLİĞİNİN TÜRKİYE’NİN NETANYAHU'NUN YAKALANMASI İÇIN
KIRMIZI BÜLTEN ÇIKARILMASI TALEBİ HAKKINDA AÇIKLAMASIDIR:
HİÇBİR ZALİM CEZASIZ KALMAMALIDIR
D��nya tarihinin görmediği katliamlara imza atan Siyonist İsrail'in Başbakanı Netenyahu,
açık hava hapishanesine çevirdiği Gazze' ye insani yardım götürme amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda müdahale emri vermiş, O' nun emri üzerine aktivistler yakalanmış, gözaltına alınmış ve insanlık dışı muamelelere maruz bırakılmışlardı.
Bu aktivistler içerisinde bulunan TC. Vatandaşları, ülkelerine döndükten sonra zulme sebeb olan zalimler haklarında suç duyurularında bulunmuşlar ve bu suç duyuruları dava dönüşmüştü.
Netanyahu ve Afek Moskovitch'in de bulunduğu 35 sanık hakkında İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinde kovuşturmada Netanyahu ve Moskovitch hakkında yakalama emirleri verilmiştir. Yakalanmaları mümkün olmayınca, yakalanmaları ve yargılamanın devam edebilmesi için mahkemece kırmızı bülten çıkarılması için süreç başlatıldı.
UHUB olarak şikayetçileri arasında bulunduğumuz dosyanın gelmiş olduğu aşamadan memnuniyet duyuyoruz.
Gazze'de işlenen suçların peşinin bırakılmayacağı ve zalimlerin cezasız kalmaması için uluslararası hukukun bütün yollarının kullanılacağına ilişkin Adalet Bakanı tarafından yapılan açıklamayı sonuna kadar destekliyor, UHUB olarak bu konuda elimizden geleni tüm çabayı gösterceğimizi belirtiyoruz.
Hiçbir zalimin cezasız kalacağını düşünemeyeceği dünya, zulümlerin bitmesi için çok önemli bir aşama olacaktır. O günler de mutlaka gelecektir.
Derdim var, açım var, aşk acısı falan çekenler Yusuf Akgünü izlesin ve can kulağı ile izleyerek ibret almasın, ilham alsın bir insanın hayata tutunuşu…..
The Chief Rabbi of the State of Israel, Rabbi David Yosef said today that the Palestinian people do not exist, do not have rights, that it is good that Gaza was destroyed and that with the help of God, all of Gaza and the West Bank will be Jewish soon. The Jewish religion is being used as a tool of genocide. This is not a fringe rabbi. This is the most important rabbi in Israel.
Konya Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığı görevine başlayan kıymetli Gökhan Oflaz beyefendiye HUDER olarak olarak hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Nezaketleri ve misafirperverliği için teşekkür eder hayırlı başarılar dileriz.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı görevine başlayan kıymetli Mehmet Uzun beyefendiye HUDER olarak olarak hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Nezaketleri ve misafirperverliği için teşekkür eder hayırlı başarılar dileriz.
Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl, Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl?
Bundan 755 yıl önce Hakk'a yürüyen Hacı Bektaş Veli Hazretleri başta olmak üzere bu toprakları imanlarıyla yoğurarak Anadolu'yu vatanımız hâline getiren tüm alpleri, erenleri, gönül sultanlarını rahmetle anıyoruz.
ULUSLARARASI HUKUKÇULAR BİRLİĞİNDEN RAŞİD EL GANNUŞİ AÇIKLAMASI
DERHAL DURUMU HAKKINDA NET BİLGİ VERİLMELİ VE SERBEST BIRAKILMALIDIR
Yıllarca sürgün hayatı yaşadıktan sonra ülkesine dönen, yapılan ilk seçimde partisi iktidar olan, kendisi meclis başkanlığı yapan Raşid Gannuşi hep özgürlükleri savunmuş, demokratik yöntemler içerisinde yol yürümeye çalışan birisi olmuştur.
Yazık ki O'nun bu tutumu cuntacıları rahatsız etmiş, darbeye maruz kalmış, partisi kapatılmış, meclis feshedilmiş, kendisi de hapse atılmıştır.
Uluslararası Hukukçular Birliğinin de kurucuları arasında olan Gannuşi yıllardır ceza evlerinde tutulmuş, göstermelik suçlar ile yargılanıp cezalar verilmiştir.
Son gelen bilgiler Üstad Raşid Gannuşi'nin 85 sağlık durumunda hızlı ve endişe verici bir kötüleşme yaşandığı yönündedir.
Haziran 2026 nın son günlerinden itibaren Tunus'ta yaşanan şiddetli sıcak hava dalgası sırasında, 17 Temmuz'da bilincini kaybetmesi de dahil olmak üzere en az altı kez hastaneye kaldırıldığı, ailesine ve avukatlarına sağlık durumu hakkında hiçbir resmi bilgi verilmediği on gün boyunca hastanede tutulup tamamen izole edildiği ifade edilmiştir.
Bu despot ve insanlık dışı zulümler üzerine, 27 Temmuz'da cezaevine geri gönderildikten sonra, dış dünyadan tamamen izole edilmesini protesto etmek için açlık grevine başlamış, 29 Temmuz'da sağlık durumunun daha da kötüleşmesi üzerine tekrar hastaneye kaldırılmıştır.
Yetkililer, nerede olduğu veya sağlık durumu hakkında bilgi vermeyi reddetmeye devam etmektedirler.
İleri yaşı, tekrarlayan tıbbi acil durumlar ve kronik hastalıkları göz önüne alındığında, tutukluluğunun devam etmesi hayatı için giderek artan ve ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
UHUB olarak, mevcut yönetimi;
Üstad Gannuşi' nin son durumu hakkında tatmin edici bilgiler vermeye, insan hakları çerçevesinde insani ve hukuki tüm sorumluluklarını yerine getirmeye, haklarını iade ederek serbest bırakmaya, hukuka ve insan haklarına duyarlı tüm kesimleri de Gannuşi'ye yapılan hukuksuz uygulamlara karşı tavır almaya çağırıyoruz. UHUB, konunun takipçisidir ve takipçisi olmaya devam edecektir.
Uzun yıllardır süren Usulsüz Müftü Atamaları nedeniyle İbadethanelere müdahaleye gelen atanmış Yunan memurlarının sözde mağduriyeti davasında karar çıktı.
Baro üyelerimizden Dış İlişkiler Mrk. Bşk. Av. Uğur Faruk TÜZÜN ile Baro Üyelerimiz Av. Korcan Civanoğlu, Av. Mücahit Çiğdem,
Av. Fatih Alkan, Av. Muhammet Keserci, Av. Hasan Hüseyin Palan ile birlikte Londra Barosu’ndan Av. Ahmed Alterk & Konya Barosu’ndan Av. Halil Özkan ve Av. Ahmet Sorgun ve Gümülcine Avukatlarından Ercan Ahmet katıldılar. +
5 Haziran ve 18 Haziran Tarihlerinde celselerine katılıp Uluslarası Hukuk & İnsan Hakları nezdinde raporlama yaptığımız Yunanistan - İskeçe’deki yargılamada, İstanbul 2 No’lu Baro dışında Londra Barosu’ndan ve Konya Barosu’ndan da meslektaşlarımız katılım sağladılar.
+
İstanbul 2 No’lu Barosu olarak gerek Türkiye’de gerek yurt dışındaki hakkı savunma mücadelemiz devam ediyor.
İstanbul 2 No’lu Barosu, 5 Haziran ve 18 Haziran tarihlerinde Yunanistan’ın İskeçe kentinde görülen davanın duruşmalarını, Dış İlişkiler Merkezi Başkanımız Av. Uğur Faruk Tüzün ve baro üyelerimiz yerinde takip ederek uluslararası hukuk ve insan hakları perspektifinden gözlemlemiştir. Yargılamaya ayrıca Londra Barosu, Konya Barosu ve Gümülcine Barosu’ndan meslektaşlarımız da münferiden katılım sağlamıştır.
Mahkeme, Müslüman Türk azınlığa mensup dört sanık hakkında 17’şer ay hapis cezasına hükmetmiştir. Fiziki şiddet veya hakaret unsurunun bulunmadığı bir olayda verilen bu karar, yargılamanın siyasi saiklerle yürütüldüğüne ilişkin ciddi kaygılar doğurmuştur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin benzer ihlal kararlarına rağmen Yunanistan’ın din özgürlüğü ve azınlık haklarına ilişkin uygulamalarını sürdürmesi, uluslararası hukuk bakımından endişe vericidir.
İstanbul 2 No’lu Barosu olarak, yurt içinde ve yurt dışında temel hak ve özgürlüklerin korunmasına yönelik faaliyetlerimiz aralıksız devam edecektir.