bir defasında namazı farkında olmadan sadece aklımdaki işleri yapmayı düşünerek hızlıca kılmıştım,hemen yanımda namaz kılan biri selam verdiğim gibi şunları söyledi; 'onu aceleye getiren kişi hiçbir şeye yetişemez,yetiştim sanır ama asla yetişemez' hala da zihnimde yankılanır..
8 saattir sekerat halinde bir teyzemizin yanındayız. ‘Ne öğrendin?’ derseniz;
Zikrullahı dilimizden düşürmemeliyiz. Can verirken çok ihtiyaç duyuluyor. Ölümle pençeleşirken zikretmek o kadar da kolay olmuyor. Gündelik hayatta; para, şarkı, türkü, mal-mülk, dizi, film, top, pop, magazin (kim kiminle nerde ne yapmış?) dedikodu vs. yerine dilimizde Zikrullah olmalı. Heryerde, her ortamda paradan, ekonomide, dünyalık işlerden konuşmak yerine Kelime-i Tevhid-i konuşmalıyız, dilimizi ona alıştırmalıyız. Gün içerisinde ara sıra telefonu elimizden bırakıp tesbihi almalıyız. Evde, arabada, iş yerinde heryerde bir tesbihimiz olmalı.
Unutmayalım! Kur’an-ı Kerim ‘çokça namaz kılın’, ‘çokça oruç tutun’, ‘çokça zekat verin’ demez ama; "Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin." der. (Ahzâb Suresi, 41)
Herkes İbrahim olmak ister,
Ama kimse de ateşe atılmak istemez,
Peki, “İbrahim olmak” ne demek?
“Ateşin bir tarafından girip öbür tarafından çıkacaksın sapasağlam olarak.
Ateş yakacak bir şey bulamayacak sende:
İşte İbrahim olmak bu.”
#lacivertdergi