1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nda karşılaşılan ambargoların ardından yakılan o ilk kıvılcım, bugün küresel bir teknoloji devine dönüştü 🇹🇷
Kendi savunmasını kendi üreten, dışa bağımlılığa son veren savunma sanayiimizin gurur dolu bağımsızlık hikâyesi…
#KıbrısBarışHarekatı
Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak.
15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek.
Birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece kimse bu milletin iradesine zincir vuramayacak.
İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak.
Demokrasimize kastedenler; millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacağını bilecek, bu millete kötülük yapmayı aklından bile geçiremeyecek.
TÜRKİYE’NİN DİPLOMASİDEKİ BAŞARI SONUÇLARI
Dünyanın dengelerini değiştiren liderlik, güçlü Türkiye!
“Daha adil bir dünya mümkündür ve Türkiye bu mücadelenin öncüsüdür.”
Recep Tayyip Erdoğan
Türkiye’nin diplomatik vizyonunun öne çıkan sonuçları:
🤝 Aktif ve Dengeleyici Diplomasi
Doğu ile Batı, Kuzey ile Güney arasında kurduğu dengeli ilişkiler sayesinde Türkiye, küresel meselelerde etkisini artıran önemli bir aktör hâline geldi.
🕊️ Bölgesel Barış İçin Arabuluculuk
Farklı coğrafyalardaki krizlerde diyalog kanallarını açık tutarak barış ve istikrarın tesisi yönünde aktif rol üstlendi.
🌍 Küresel Liderlerle Güçlü İlişkiler
Devletler arası diplomatik temasların güçlenmesiyle Türkiye, uluslararası platformlarda daha görünür ve etkili bir konuma ulaştı.
📈 Ekonomik ve Stratejik İş Birlikleri
Yeni ticaret anlaşmaları, yatırım fırsatları ve stratejik ortaklıklar sayesinde uluslararası ekonomik ilişkilerini geliştirdi.
🇺🇳 Uluslararası Platformlarda Etkin Temsil
BM, NATO, G20 ve benzeri uluslararası platformlarda Türkiye’nin görüş ve önerileri daha fazla gündem oluşturdu.
🇹🇷 Türkiye Yüzyılı Vizyonu
Diplomasi, savunma, ekonomi ve bölgesel iş birliklerinde atılan adımlarla Türkiye, küresel ölçekte etkinliğini artırmayı hedefleyen bir vizyon ortaya koydu.
Güçlü Liderlik • Güçlü Türkiye • Güçlü Gelecek
Dünya değişiyor, Türkiye yön veriyor!
İrade bizim Zafer Bizim
Kitap Tavsiyesi
Tarihin yalnızca yaşanan olaylardan değil; devletlerin masa başında hazırladığı planlardan, çıkar hesaplarından ve uzun vadeli stratejilerden de oluştuğunu görmek isteyenlere önemli bir eser:
“Türk İmparatorluğu’nun Paylaşılması Hakkında Yüz Proje (1281–1913)”
Bu çalışma, Türk ve Osmanlı coğrafyasını parçalamaya yönelik yüzyıllar boyunca hazırlanan projeleri tarihî belgeler ve gelişmeler ışığında ele alıyor. Bugün Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu bölgesel ve küresel meseleleri daha sağlıklı değerlendirebilmek için geçmişte kurulan planları bilmek büyük önem taşıyor.
Tarihe, siyasete, jeopolitiğe ve Türkiye üzerinde yürütülen uzun vadeli hesaplara ilgi duyanların dikkatle okuması gereken kıymetli bir eser olduğunu düşünüyorum.
Geçmişi bilmeden bugünü anlamak, bugünü anlamadan da geleceği doğru inşa etmek mümkün değildir.
Okunmasını ve özellikle gençlere tavsiye edilmesini öneriyoruz
#KitapTavsiyesi #TürkTarihi #OsmanlıTarihi #Türkiye #Jeopolitik #TarihŞuuru #Strateji #OkumakGüzeldir
Ben ülkemin aşığıyım. 🇹🇷
Sevgim; toprağına, bayrağına, ezanına, tarihine ve insanınadır
Bu topraklarda umutla yaşamak, emek vermek ve güzel yarınlar için çalışmak benim en büyük gururumdur
Vatan sevgisi, sözle değil; duruşla emekle ve sadakatle gösterilir
#15Temmuz#ZaferBizim
📍İrade Bizim Zafer Bizim
#15Temmuz şehitleri anılıyor...
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında şehitliklerde anma programları gerçekleştirildi.
#ZaferBizim
Bu vatan uğruna canını hiç düşünmeden feda eden kahraman Şehidimiz Ömer Halisdemir'i rahmet, minnet ve sonsuz saygıyla anıyoruz.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
Allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin. Mekânları cennet olsun.
#15Temmuz#ZaferBizim
AKŞAMA NOT
FETÖ’yü Hiç Görmediğimiz ya da Görmek İstemediğimiz Yerlerde Aramamız Gerekiyor
Bugün FETÖ ile mücadele denildiğinde akla çoğunlukla kamu bürokrasisi geliyor. Oysa üzerinde daha fazla düşünülmesi gereken iki kritik alan var:
1. Finans ve iş dünyası
2. Teknoloji dünyası
Soruyoruz:
Devletin son 23 yılda sanayi ve teknoloji alanında firmalara sağladığı yaklaşık 1,4 trilyon TL’lik Ar-Ge desteği, gerçekten ülkemizin teknolojik bağımsızlığını güçlendirecek şekilde mi kullanıldı?
Yoksa bu kaynakların bir bölümü, geçmişte yeterince denetlenmeyen süreçlerde FETÖ başta olmak üzere devlet güvenliği açısından risk oluşturabilecek yapılara veya bu yapılarla bağlantılı kişi ve kuruluşlara dolaylı ya da doğrudan avantaj sağladı mı?
Bu soruların sağlıklı ve şeffaf biçimde cevaplandırılması, geçmişi tartışmaktan çok geleceği güvence altına almak açısından önemlidir.
Cevabı aranması gereken sorular:
🔍 Bu desteklerle kurulan, büyüyen veya kamu projelerinde yer alan teknoloji firmalarında; yazılım, algoritma, yapay zekâ, siber güvenlik ve büyük veri gibi kritik alanlarda görev yapan personel ve yöneticilerin güvenlik süreçleri yeterince değerlendirildi mi?
🔎 FETÖ başta olmak üzere, kripto yapılanmalar ve devlet güvenliği açısından risk oluşturabilecek diğer yapılanmalar tamamen tasfiye edildi mi?
💻 Kamu kurumlarına ve kritik altyapılara yazılım geliştiren özel şirketlerde kullanılan kodların güvenliği, yazılım ekiplerinin geçmişi ve denetim mekanizmaları hangi düzeydedir?
Bugün artık mesele sadece “Kimin silahı var?” sorusu değildir.
Asıl soru şudur:
“Kimin kodu var?”
Çünkü dijital çağda yazılan her satır kod, gerektiğinde bir savunma sistemi olabileceği gibi, kötü niyetli kullanıldığında ciddi bir güvenlik açığına da dönüşebilir.
Kod yazan ellerin güvenilirliği, artık silah taşıyan eller kadar stratejik öneme sahiptir.
Millî Güvenlik Sorusu
Devlet desteklerinden yararlanarak büyüyen, stratejik kurumlara yazılım geliştiren, veri işleyen ve dijital altyapılar oluşturan şirketlerde;
* Personel güvenliği,
* Şeffaflık,
* Denetim mekanizmaları,
* Kurumsal yönetişim,
* Kritik görevlerde çalışanların güvenlik soruşturmaları
hangi seviyededir?
Startup ekosistemi kimlerin elindedir?
Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek teknoloji şirketlerinde millî güvenlik perspektifi yeterince dikkate alınıyor mu?
Bu soruların cevaplandırılması, teknoloji üretimini engellemek için değil; tam tersine daha güçlü ve güvenilir bir teknoloji ekosistemi oluşturabilmek içindir.
Unutulmamalıdır ki 15 Temmuz sadece sokaklarda yaşanmadı.
Bilgi sistemlerinde, veri merkezlerinde, yazılım altyapılarında ve dijital ağlarda da kritik mücadeleler verildi.
Eğer bugün benzer riskler farklı yöntemlerle devam ediyorsa, bunu görmezden gelmek geleceğimizi riske atmaktır.
Bu konu mutlaka kapsamlı biçimde çalışılmalı, araştırılmalı ve kamuoyunda bilimsel, hukuki ve stratejik boyutlarıyla tartışılmalıdır.
Çünkü bu mesele sadece geçmişin hesabı değil, doğrudan geleceğimizin güvenliği meselesidir.
Bu ülkenin millî evlatlarının, mühendislerinin, yazılımcılarının, bilim insanlarının ve teknoloji girişimcilerinin önü çok daha güçlü biçimde açılmalıdır.
Ar-Ge destekleri; şeffaflık, liyakat, millî menfaat ve kamu yararı esas alınarak ülkemizin teknolojik bağımsızlığını güçlendirecek projelere yönlendirilmelidir.
Ayrıca geçmişte Ar-Ge teşviklerinden yararlanmış şirketler arasında, hukuki süreçlerle örgüt bağlantısı tespit edilen kişi veya yapılar bulunuyorsa, bunlar hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde titizlikle incelenmelidir.
Bunun yanında, bundan sonraki süreçte Türkiye’nin dâhi ve üstün yetenekli gençlerini keşfedecek, destekleyecek ve dünyayla rekabet edecek millî teknoloji hamlesini güçlendirecek kapsamlı bir seferberlik başlatılması da artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur.
@tcbestepe
15 Temmuz’a 24 Saat kala.
Bugün ekranlarda, salonlarda ve düzenlenen toplantılarda bazıları var ki,15 Temmuz’u ruhundan ve özünden uzak, yılda bir kez yapılan “görev tamamlandı” anlayışıyla ananlar, “dostlar bizi de görsün” düşüncesiyle FETÖ üzerine konuşanlar, panel düzenleyenler ve ahkâm kesenler…
Yakınlarını koruyanlar kollayanlar, Fetö ile mücadeleyi itibarsızlaştırmak için sinsice her şeyi yapanlar ve ne acı bugün hepsi Fetö uzmanı kesilmiş.
Bu millet, dün sessiz kalan siyasetçileri de, en kritik zamanlarda irade ortaya koyamayanları da unutmadı.
Kimlerin kimleri nasıl koruduğunu ve kolladığını herkes biliyor hiç boşuna bu tip toplantılarda milleti kandırmaya çalışmamalılar
Çünkü bu devletin de, bu milletin de güçlü bir hafızası vardır.
Kim hangi gün nerede durdu…
Kim mücadele etti…
Kim sessiz kaldı…
Kim fırsat kolladı…
Kim samimiyetle bedel ödedi…
Hepsi kayda geçti.
Geçmiş de unutulmadı, bugün de unutulmuyor, yarın da unutulmayacak.
15 Temmuz; sadece yıldönümünde hatırlanacak bir tarih değil, ihanet ile sadakatin, cesaret ile sessizliğin birbirinden ayrıldığı bir milattır.
We are deeply saddened by the passing of His Highness the Father Emir Sheikh Hamad bin Khalifa Al Thani, the former Emir of the State of Qatar and the father of His Highness Emir Sheikh Tamim bin Hamad Al Thani.
His Highness was a distinguished leader and a wise statesman. We will always remember with gratitude the value he placed on advancing relations with Türkiye, as well as his dedicated efforts toward regional and global peace and stability.
We extend our heartfelt condolences to his family and to the people of Qatar, and we pray for Allah’s mercy upon His Highness the Father Emir Sheikh Hamad bin Khalifa Al Thani.
@ibrahimCanTR Bunu sayın @abdullahozdemir başkan herkesimi İstanbulluyu dinleyerek onlarla dertlenerek daha verimli ve daha kendini tanıtarak İstanbulu ve İstanbulluyu bir şiir gibi yazarak başarılı olucaktir.
İrade bizim, zafer bizim! 🇹🇷
Milletin iradesi asla teslim alınamaz.
Zafer; inananların, birlik olanların ve vatanına sahip çıkanlarındır.
#15Temmuz#ZaferBizim