Kitapçı vitrinlerinin önünde biraz fazla kalıyordu, duraklara en kısa yoldan çıkmıyordu; duraktaki insanlardan daha hesaplı davranıp dolmuşa, önce o binmiyordu; bu beceriklilik, kendisini üstün saymasında oldukça önemli bir noktaydı oysa.
Ağır hastalık koşullarına rağmen halka hizmetten geri adım atmayan, tedavi süreçlerinin akabinde bulduğu ilk fırsatta sokağa, insanlarımızın arasına karışmak için can atan kıymetli belediye eş başkanımız Memet Akkuş.
Kıymetli hatıranı asla unutmayacağız.
Konuşma, beslenme ve hareket etme yetisini büyük oranda kaybeden 71 yaşındaki Mehmet Şirin Çelik, Elazığ R Tipi Hapishanesi’nde tek kişilik odada tutulmaktadır. Bakıma muhtaç bir mahpusun tek başına tutulması kabul edilemez.
#HastaMahpuslaraÖzgürlük #MehmetŞirinÇelikSerbestBırakılsın
BASIN AÇIKLAMASI
İHD Üzerindeki İdari ve Yargısal Baskılara Son Verilmelidir
İnsan Hakları Derneği (İHD), son bir ay içerisinde 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi uyarınca verilen mahkeme kararlarına dayanılarak üç ayrı erişim engelleme ve içerik kaldırma tedbiriyle karşı karşıya bırakılmıştır.
Son olarak, İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği’nin kararı uyarınca, X platformunda LGBTİ+ haklarına ilişkin bir paylaşımımıza Türkiye’den erişim engeli uygulanmıştır. Bugün ise Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Isparta 2. Sulh Ceza Hâkimliği’nin kararına dayanarak, İzmir Şubemiz tarafından hazırlanan ve internet sitemizde yayımlanan 2020 Yılı Ege Bölgesi Kadın Hakları Raporu ile Merkez Kadın Komisyonumuz tarafından hazırlanan 2021 Yılı Kadın Hakları İhlalleri Raporunun internet sitemizden kaldırılmasını talep etmiştir.
2020 ve 2021 yıllarında kamuoyu ile paylaşılan raporların, yıllar sonra erişime engellenmesinin hangi hukuki gerekliliğe, hangi kamu yararına ve hangi toplumsal ihtiyaca karşılık geldiği sorusunu kamuoyunun takdirine sunuyoruz.
İnsan Hakları Derneği; Anayasa’nın 26. ve 34. maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. ve 11. maddeleri ile Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 19. ve 22. maddeleri kapsamında güvence altına alınan ifade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğünün, evrensel insan hakları normlarına uygun biçimde kullanılmasını savunmaktadır. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmelerinden doğan yükümlülükler, tüm kamu kurumları ve yargı mercileri bakımından bağlayıcıdır. Kamu kurumlarını ve yargı organlarını, ulusal ve uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerine uygun davranmaya bir kez daha çağırıyoruz.
Belirtmek isteriz ki İHD tarafından hazırlanan hak ihlali raporları; mağdurların beyanlarına, tanıklıklara, yerinde yapılan inceleme ve gözlemlere, doğrulanabilir bilgi ve belgelere dayanmaktadır. Raporlarımızın temel amacı, insan hakları ihlallerini görünür kılmak, kayıt altına almak ve benzer ihlallerin tekrarının önlenmesine katkı sunmaktır.
BTK tarafından kaldırılması talep edilen raporlarımız da Derneğimizin uzun yıllardır sürdürdüğü izleme, belgeleme ve raporlama faaliyetlerinin bir parçasıdır. Bu çalışmalar, kadınlara yönelik hak ihlallerinin görünür kılınmasını, belgelenmesini ve önlenmesini amaçlayan insan hakları savunuculuğu faaliyetleridir.
İHD olarak, söz konusu hukuka aykırı müdahalelere karşı ilgili mahkemeler nezdinde gerekli itiraz ve başvuruları yapacağımızı, bunun yanında uluslararası insan hakları koruma mekanizmaları nezdinde de gerekli girişimlerde bulunacağımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz.
İnsan Hakları Derneği, kırk yıllık insan hakları mücadelesinde olduğu gibi; ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkına yönelik açık müdahale niteliği taşıyan idari ve yargısal baskılara rağmen hak ihlallerini izleme, belgeleme ve raporlama faaliyetlerini, insan hakları savunuculuğunu, barış ve demokrasi mücadelesini kesintisiz biçimde sürdürmeye devam edecektir.
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ
Yüksek lisans öğrencimiz Av. İhsan Artuç, tüm AYM kararlarını taradı, elindeki verileri eleştiri süzgecinden geçirdi ve "Anayasa Mahkemesi Kararlarında Ceza İnfaz Hukuku Sorunları" başlıklı tezini yazıp savundu.
Kendisini kutluyorum.
Uygulamaya dönük çalışması, özellikle mahpuslar için -Yalçın Küçük'ün ifadesiyle- "kırılmak istenen isteme ve talep etme arzusu"na destek olacak ve projeksiyon tutacak nitelikte.
İlgililere öneririm.
Çalışma, kitap olarak çıktığında da buradan duyuracağım.
Av. Sezin Uçar; Kürtlerin, Alevilerin, kadınların, emekçilerin ve sosyalistlerin avukatıdır.
Mesleğimizi ve mesleğimizi yapma biçimimizi yargılayamazsınız!
#AvSezinUçaraÖzgürlük
🖊️Faruk Eren yazdı:
Devrimci adalet hukuk, vefa ve Nebi Barlas
🔸"Yıllar sonra Güre’de ziyaretine gittiğimde kirada oturduğunu öğrendiğimde burukluk yaşadım açıkçası. Yüzlerce müvekkili olan bir avukat çok zengin olabilirdi. Ama Nebi Barlas için adalet, hukuk ve mücadele bir din gibiydi. Hakkını helal et Nebi Abi"
@faruk_eren1
https://t.co/EHuc3MXelN
Hakikatin Peşindeyiz, Barışta Israrlıyız!
#İHD40Yaşında
Kırk yıl önce, insan haklarının ağır biçimde ihlal edildiği, korkunun ve suskunluğun egemen kılınmaya çalışıldığı bir dönemde bir söz söylendi:
İnsan onuru, hiçbir koşulda vazgeçilemeyecek bir değerdir.
İnsan Hakları Derneği (İHD), bu sözün etrafında kuruldu.
12 Eylül askeri darbesinin yarattığı baskı ortamında; hukukun askıya alındığı, işkencenin sistematik bir uygulama olarak sürdüğü, ifade özgürlüğünün yok sayıldığı ve cezaevlerinin ağır hak ihlallerinin yaşandığı mekânlara dönüştüğü bir dönemde 98 cesur kadın ve erkek insan hakları savunucusu bir araya geldi.
Mahpus yakınları, aydınlar, yazarlar, gazeteciler, akademisyenler, avukatlar, hekimler, mimar ve mühendisler ile öğretmenlerden oluşan bu insanlar, 17 Temmuz 1986 tarihinde İnsan Hakları Derneği'ni kurdu.
Bu yalnızca bir derneğin kuruluşu değildi. Aynı zamanda korkuya karşı cesaretin, inkâra karşı hakikatin, cuntaya karşı demokratik hukuk devletinin, tekçiliğe karşı çoğulculuğun ve şiddete karşı barışın örgütlü bir ifadesiydi.
İHD, kuruluşundan itibaren insan haklarını bütünlükçü bir perspektifle ele almış; işkence görenlerin, cezaevlerinde hakları ihlal edilenlerin, yakınları kaybedilenlerin, düşünceleri nedeniyle baskıya uğrayanların ve sesi duyulmayanların yanında durmuştur.
Çünkü insan hakları mücadelesi yalnızca belirli dönemlerin veya belirli kesimlerin meselesi değildir. İnsan hakları mücadelesi; herkes için adalet, özgürlük ve eşitlik arayışıdır.
Açıklamanın tamamı: https://t.co/YK6Rn4ZkOe
Diyarbakır’da düzenlenen Demokratik Kürt Hukukçular Konferansı’nda yer aldık. Hukukun üstünlüğü, insan hakları ve demokratik değerler eksenindeki ortak mücadeleyi güçlendiren bu buluşmayı kıymetli buluyor, emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.