“Özür dilerim, kabahat benim” deyip, telaşla görevden aldığınız daire başkanını iade edecek misiniz?
Rektör olarak önce suçu Vali’ye attınız.
Valiliğin böyle bir müracaat karşısında salon tahsis etmediğini ve reddettiğini öğrenince, “Ne yapacağız şimdi?” dediniz.
Valiliğin reddettiği bir konuda üniversite olarak salon tahsis etmiş duruma düşünce, bu görüntülerin nasıl sızmış olduğu telaşıyla bu kez suçlu arayıp daire başkanını görevden aldınız.
Bugün kamuoyuna da yansıyan görüntüler, Bilgi İşlem departmanı ile ilgili bir olay olmadığını çok net gösteriyor.
Günah keçisi olarak daire başkanını niye seçtiniz ve suçsuz yere üyemiz olan personelinizi örseleyip, mağdur edip itibarsızlaştırdınız?
Masum olan daire başkanını görevine iade edecek ve özür dileyecek misiniz?
“Suçlu benim, üniversite de ‘SABOTAJ’ı ben yaptım” diyerek erdemli davranacak mısınız?
Kaldı ki; kapalı devre bir güvenlik toplantısı mı ki ev sahipliği yaptığınız etkinlik, “Dışarı nasıl sızmış” telaşı yaşıyor sunuz?
YÖK’ün konuya ilişkin inceleme/soruşturma başlattığı konuşuluyor.
Üzeri örtülecek, geçiştirilecek bir sorumsuzluktan öte, üniversitede yaşananlar…
Munzur Üniversitesi üç yıldır peş peşe yaşadığı skandallar dizisini hak etmiyor.
Bu skandaldan bağımsız söyleyecek o kadar çok şey var ki…
Üniversiteye yazık oluyor.
@tcbestepe | @YuksekogretimK
Munzur Üniversitesi ve muzur işler…!
Karaman Valiliği’nin izin vermediği ama Tunceli Munzur Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı bir gösteri ve mizah adı altında üniversite gençliğine yapılan siyasi (!) telkinler üzerinden birkaç gündür tartışma var ve bugün #KenanPekerGitsin hashtagı açılmış.
Rektör Kenan Peker’in hukuk tanımaz işleri ve üniversitede yaşananlar "Buradan Fizan'a yol olur."
Oğuz Atay’ın dediği gibi “Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler; ağzına dolar insanın… Sussan acıtır, konuşsan kanatır.”
@tcbestepe | @YuksekogretimK
68. BAŞKANLAR KURULUMUZ İSTANBUL’DA TOPLANDI
Kurulumuzda, adalet mücadelesine, ahlak müdafaasına, ilkeli sendikal duruşa, erdeme ve sınırları aşan emek mücadelesine öncülük eden kıymetli şube başkanlarımızla yükümlülüklerimizi, teşkilat çalışmalarımızı, yeni dönem hedeflerimizi ve sendikal mücadelemizin yol haritasına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk.
Eğitim-Bir-Sen olarak üye sayımızı 15.836 artırarak 444.454’e yükselten, sahada emek, alın teri ve akıl teriyle büyük gayret ortaya koyan bütün şube başkanlarımıza ve teşkilatımıza yürekten teşekkür ediyorum.
Memur-Sen olarak 1 milyon 130 bin üyeye ulaşarak tarihi zirvemizi yenilememiz de teşkilatımızın inancının, emeğinin ve kararlılığının eseridir.
İnsanlık olarak zorlu bir süreçten geçiyoruz. Gazze’de, Filistin’de, Lübnan’da, Doğu Türkistan’da yaşananlar; hukukun, ahlakın ve vicdanın yok sayıldığı küresel düzenin insanlık sınavında sınıfta kaldığını gösteriyor.
Emperyalizm ve siyonizmin coğrafyamızı kan gölüne çevirmeye çalıştığı bu dönemde, dünyanın medeniyetimizden tevarüs ettiğimiz değerlere her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.
Türkiye’nin en büyük eğitim örgütlenmesi olarak biz, bir yandan emeğin ve alın terinin mücadelesini verirken diğer yandan sınırlarımızı aşan bir sorumlulukla insanlık haysiyetini savunmaya devam ediyoruz. Küresel haydutluğa karşı emeğin küresel dayanışmasını büyütüyor, bulunduğumuz her platformu insanlığın sesinin yükseldiği zeminlere dönüştürüyoruz.
Merhum Mehmet Akif İnan’ın emek, erdem ve medeniyet ufkuyla kurduğu bu büyük büyük teşkilatın mensupları olarak, hakkın, emeğin, insan onurunun ve mazlumların sesi olma sorumluluğumuzu yerine getirmenin gayretini gösterdik. Bu anlayışla, Uluslararası Sumud Filosu’nda ve Gazze ablukasına karşı karadan yürütülen konvoyda yer alarak insanlığın ortak vicdanını harekete geçirmek için yola revan olan şube başkanlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
ILO’da İsrail heyetinin Filistin’in dışlanmasına yönelik girişimine karşı ortaya koyduğumuz protesto, emeğin ve insanlığın onurunu savunma irademizin somut göstergesi olmuştur.
Kurulumuzda ayrıca yeni Sendika Yasası çalışmalarımızdan Kamu Personel Sistemine, ILO ve ILC kapsamında yürüttüğümüz çalışmalardan eğitimde küresel dayanışmanın yeni platformu İstanbul EdUnion Forum 2026 hazırlıklarımıza kadar birçok başlığı ele aldık.
16-17 Haziran tarihlerinde dünyanın dört bir yanından sendikacı lideri İstanbul’da buluşturacağımız İstanbul EdUnion Forum 2026 ile küresel belirsizlikler çağında emeğin ve eğitimin ortak sorunlarına ortak çözümler üretme irademizi daha da güçlendireceğiz.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarımıza yönelik saldırılar sonrası yürüttüğümüz çalışmalar ile “Eğitim Ekosisteminde Şiddetle Mücadele Çalıştayı” kapsamında ortaya çıkan tespit ve çözüm önerilerini de değerlendirdik.
İki gün sürecek 68. Başkanlar Kurulumuz, beş farklı alanda oluşturulan çalıştay gruplarının çalışmalarıyla devam edecek.
Kurulumuzun, teşkilatımıza, eğitim çalışanlarımıza, ülkemize, emek mücadelemize ve insanlık adına verdiğimiz haklı duruşa hayırlar getirmesini diliyorum.
Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürü Bilal Şentürk ile “Üniversite İdari Personeline Yer Değişikliği” talebimizi görüştük.
Toplu Sözleşme kararımız gereği önceki yıl atılan adımın geliştirilmesini, üniversite idari personelinin yer değişikliği konusunda objektif kriterlere dayalı, şeffaf, merkezi, kapsayıcı, köklü bir yer değişikliği sisteminin hayata geçirilmesi talebimizi ve çözüm önerilerimizi konuştuk.
Üniversite İdari Personelinin Yer Değişikliği konusunda geciktirilmeden adım atılması ve soruna kalıcı çözüm getirilmesi için arayışımız sürüyor.
@tcbestepe | @YuksekogretimK
Genel Başkanımız Ali Yalçın, Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürü Bilal Şentürk ile “Üniversite İdari Personeline Yer Değişikliği” talebimizi görüştü
Görüşmede, Toplu Sözleşme kararımız gereği önceki yıl atılan adımın geliştirilmesini, üniversite idari personelinin yer değişikliği konusunda objektif kriterlere dayalı, şeffaf, merkezi, kapsayıcı, köklü bir yer değişikliği sisteminin hayata geçirilmesi talebimiz ve çözüm önerilerimiz konuşuldu.
Üniversite idari personelinin yer değişikliği konusunda geciktirilmeden adım atılması ve soruna kalıcı çözüm getirilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
@tcbestepe | @YuksekogretimK
MTÜ yönetimi ile Kurum İdari Kurulu (KİK) toplantımızı gerçekleştirdik. Toplantıda üyelerimizden gelen talep, öneri ve beklentileri gündeme taşıyarak çözüm süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunduk.
Millet iradesini ezen, temsilcilerini idam sehpalarında katleden 27 Mayıs 1960 darbecilerini ve destekçilerini, üzerinden geçen 66 yılın artırdığı bir öfke ile lanetliyoruz.
Merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan başta olmak üzere darbeciler tarafından şehit edilen ve işkencelerden geçirilen milletimizin tüm temsilcilerini rahmet, minnet ve hürmetle yad ediyoruz.
#27Mayıs #MilletinAdamları
Kurban Bayramımız mübarek olsun
Bayramlar; ülkemiz ve tüm islam aleminde kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma duygularını en yoğun yaşandığı, sevinçlerimizin arttığı, üzüntülerimizin azaldığı günlerdir.
Bayramlar; adlarını ve dillerini bilmediğimiz ama aynı inanç etrafında kenetlendiğimiz, birlik duygusunu en güçlü şekilde hissettiğimiz mübarek zamanlardır.
Bugün dünya sistemi bir dövüş ringine dönüştürülmüş ama bu ringte mazlumların el, kol ve gözleri bağlanmakta, zalimler ise serbest bırakılmaktadır. Açlıktan kavranan kardeşlerimize bir yudum su taşımamıza dahi müsade edilmemektedir.
Kurban Bayramı, insanlığın içine düşürüldüğü bu hazin tabloyu hatırlatmakta ama aynı zamanda kurtuluş için gerekli dirlik ve birlik reçetesini önümüze koymaktadır. Bu reçeteye sadece Müslümanların değil bütün bir insanlığın ihtiyacı vardır.
Gönül coğrafyamızda ve dünyada zalimlere karşı ayağa kalkmasını, insanlığın vicdan ve merhamet ekseninde buluşmasını, mazlumların gözyaşının dinmesini, yüzlerinin gülmesini diliyorum.
Kurban Bayramının, ülkemizin bolluk ve bereketine, İslam coğrafyasının ve dünyanın huzur ve kurtuluşuna, tüm insanlığın hak, emek, vicdan ve merhamet ekseninde buluşmasına, mazlumların gözyaşının dinmesine vesile olmasını temenni ediyorum.
Hep birlikte idrak ettiğimiz nice bayramlarımız olsun.
Sumud Filosu ile İspanya'da başlayan yolculuklarının 33.gününde Yunanistan açıklarında İTrailin müdahalesi ile gözaltına alınan ve çeşitli işkencelere maruz kalan genel başkan yardımcımız Sayın @alideniz02 'e teşekkür ve geçmiş olsun ziyaretinde bulundum.
Genel Başkanımız Sayın @_aliyalcin 'i ziyaretimde genel sekreterimize vermiş olduğum dosyadaki konular ile alakalı gerekli açıklamayı kendilerine yaptım.
Tüm konuların takipçisi olacaklarını ifade eden Sayın Genel Başkanımıza ilgilerinden dolayı teşekkür ederim.
Genel Merkez'de Genel Sekreterimiz Sayın @talatyavuz29 'u ziyaretimde üyelerimizden gelen soru, sorun ve talepleri içeren dosyayı takdim ettim.
Mevcut konular üzerine yaptığımız istişarede gerekli görüşmeleri yapacaklarını ifade eden genel sekreterimize teşekkür ederim.
4688 sayılı Kanunun Revize Edilmesine İlişkin Alt Komisyon Çalışması Devam Ediyor
Kamu görevlileri sendikacılığı alanına ilişkin değişikliklerin uluslararası sendikal hak ve özgürlüklere uygun hale getirilmesi, ILO sözleşmeleri ve Uzmanlar Komitesi Raporlarında belirtilen hakların kamu görevlilerine de tanınması için çalışmalar sürüyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar, uzmanlarım katılımıyla devam ediyor. Memur-Sen olarak, toplu sözleşme süreci ve uygulama aşamasında yaşadığımız sorunları sosyal diyalog zemininde iletmeye ve çözüm yollarını önermeye devam ediyoruz.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun 🇹🇷
Geleceğimizin teminatı gençlerimiz başta olmak üzere aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı tebrik ediyorum. Bizlere bu toprakları vatan kılan ecdadımızı, aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; emanetlerine sahip çıkma kararlılığımızı bir kez daha yineliyoruz.
#19Mayıs 1919; bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, milletimizin hürriyet yolunda kararlılıkla yürümeye başladığı tarihi bir dönüm noktasıdır. İnanıyoruz ki gençlerimiz, kendilerine emanet edilen bu kutlu mirası aynı bilinç ve sorumlulukla geleceğe taşıyacak; güçlü Türkiye’nin yarınlarını inşa edecektir.
++++++
Devlete sadakatleri, adalete güvenleri sarsılmasın. Bir karar, bir kanun maddesi veya bir talimat bu kadar insanın hayatından, geleceğinden ve duygularından daha kıymetli olamaz, olmamalıdır.
Talat YAVUZ
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri
[email protected]
***Pazartesi'den Pazartesi'ye***
▪︎▪︎▪︎KATMERLİ MAĞDURİYET, MÜLAKAT!▪︎▪︎▪︎
Sınava girdiler, kontenjan içindeydiler, mülakat sonrası atanamadılar, yerlerine daha düşük puanlı adaylar atandı, mağdur oldular. Yollara düştüler, hep beraber “çözülecek” dedik, aylardır çalmadığımız kapı, başvurmadığımız merci kalmadı, şimdi bildiğimiz bütün çözümler tükendi! Yeni sınava da çalışamadılar ve mağduriyet katmerlendi.
Peki, neden böyle oldu? Öğretmen alımında 2002 yılında KPSS, 2013 yılında ilave alan sınavları, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası, 2016 yılından itibaren ise güvenlik kaygısı ile mülakatlar gündeme gelmişti. Gerekçe güvenlik olunca mülakatlarda amaç daha iyi öğretmen seçmek değil örgüt üyesi adayları atamamak olmuştu.
Bu yöntem çok sağlıklı olmasa da karşılık bulmuştu. Önceleri komisyonlara artı-eksi beş, daha sonra üç puan yetkisi verildi. Bu uygulama da tepki alınca, elenenlerin mahkemeye başvurduğu, puanlardaki ondalık kısmın otomatik yuvarlama yapıldığı uygulamaya geçildi.
Akademi öncesi, 2023 KPSS puanı ve mülakatla son atama yapılacakken bir anda; “mülakatı, mülakat gibi yapacağız.” aşamasına geçildi. Hiç gereği yoktu, zaten akademi tartışmaları başlamıştı. Adayların isimleri ile değil son anda verilecek kodla gireceği, sınav puanını komisyonun görmeyeceği, bir ders saati sürecek, örnek ders anlatımının yapılacağı, puanın hemen öğrenileceği vs. bir sistem çalışıldı.
Sistem çalışıldı ancak yerleşik bir uygulama vardı. Komisyonlar özenli kurulamadı, uygulayıcılar eğitime alınamadı, yeni sistem çalışılamadı. Uygulama kâğıtta yazıldığı gibi olmadı, komisyonlar adayın puanını gördü, süre bir ders saati olmadı. Önceden prensip kararı alıp, eski alışkanlıkla sınav puanını mülakat puanı olarak veren komisyonlar olduğu gibi, tamamen özgün puanlayan komisyonlar da oldu. Sonuçta iller, hatta aynı ildeki komisyonların puanları arasında uçurumlar oluştu.
Sınav puanı ve yerleşik yuvarlama yöntemi uygulanmış olsaydı atamaya hak kazanacak adayın, hayatının kalan kısmını üzerine bina edeceği mülakatta, verdiği beş puan türünü doğru toplayıp yazamayan komisyonlar bile gördük mahkeme evraklarında. Karalamalar da cabası.
Adaylar, aileleri, sendikalar, mahkemeler, siyasetçiler, gazeteciler. Eylemler, isyanlar, ağlamalar, mahkeme salonları. Herkes bir yerinden tutuyor ancak, adayların en son sığındığı, adaletine güvenmek istediği ve Türk milleti adına karar veren mahkemelerin, bu kadar ayan beyan ortada olan adaletsizliği nasıl görmediklerini anlayabilmiş değiliz. Sadece maddi hata ve karalama ile ilgili denetim yapan mahkemenin yaptığını, iki muhakkik okul müdürü de yapabilirdi.
Samimiyetle çırpındık, çözüm için çabaladık. Ek kontenjan verilsin dedik olmadı. İdari mahkeme dedik, üst mahkeme dedik, emsal karardan torba yasada istisna bir maddeye kadar zorladık. Muhalefet şovunu yaptı, bazı vekiller umut verdi, şimdi aldığımız son bilgi bizi suçlama aşamasına geçmişler.
Bu problem çözülmelidir. Bu hak teslim edilmelidir. Bu adaletsiz uygulama böyle unutturulamaz. Ben hala aradan aylar, yıllar geçse de bir gün bu hak teslim edilecek diye düşünüyorum. Bu yazıyı da bu inançla yazıyorum. Bir isyanı dile getirmek adına yazıyorum.
Bir hak teslim edilecekse, bir yanlış düzelecekse, bir adaletsizlik ortadan kaldırılacaksa; partiyi, sendikayı, siyaseti, bitmez tükenmez hesapları bir kenara bırakın ve bir çözüm bulun.
Danıştay’daki bir hâkim çıksın ve bir karar yazsın: “Bu mülakatlar şeklen hukuka uygun gibi görünse de uygulaması ve sonuçları itibari ile hukuka uygun değildir. Sınav puanına göre kontenjana dahil olduğu halde elenen adayların mülakatları yeniden yapılsın.” Desin.
Desin ve başından beri bu problemi çözmek için bizimle ve mağdur adaylarla sağlıklı diyalog kuran Personel Genel Müdürü Bülent Çiftçi atamaları hızlıca yapsın. Gelin bu ağır yükü bu gençlerimizin omuzlarından alalım ve hayatları boyunca bu duygu ile yaşamalarına seyirci kalmayalım.
++++
ILC Members Convene for an Online Consultation Meeting
The International Labour Confederation (ILC) held an online consultation meeting with its member confederations.
The meeting addressed a wide range of issues, including activities carried out on the occasion of May Day, recent developments in the global world of work, the institutional agenda of the ILC, the participation process for the 114th International Labour Conference, the general challenges faced in member countries, and current developments across the world.
To read more👇
🔗https://t.co/c7tkl6kU3l