Fatih Altaylı, son kullanma tarihi geçen bir muhalifi daha “yandaş” ilan etmiş...
Kendisi “müzmin muhalif" tanımının kusursuz bir örneği.
Sistem şöyle çalışıyor: İktidara zarar vereceğini düşündüğün herhangi bir şeyi (tuvalet terliği bile olabilir) kahramanlaştır, karşı çıkan olursa hain ve iktidarın adamı ilan et.
Kahramanlaştırdığın şeyin (tuvalet terliği) son kullanma tarihi geçince, onun için de “aslında yandaştı” de. (Eski twitlerini silmeyi unutma).
Hemen yeni bir kahraman adayı bul (platin saçlı birisi ya da kola kutusu olabilir), sistemdeki adımları en başından takip et.
Araştırmamın sonucu: Manifest-Epstein bağlantısı var. Manifest, Uluslararası Siyonist yapılanmanın örgütü ve bu bir pedofili faaliyeti.
Yakında ‘Global tanınırlık’ yaparak Türkiye’de dokunulmazlık sağlayacaklar. Bu akşam 21:00’de Analiz Tv’de anlatacağım. https://t.co/uUMWHqSD8B
HALUK LEVENT ve AHBAP YÖNETİCİLERİ MİLYARLARCA LİRALIK TRANSFERLER YAPARKEN "DEVLET NEREDEYDİ?" DİYE SORANLAR.
Cevabı aşağıda...
"Haluk Levent ve AHBAP yöneticileri milyarlarca lira transfer yaparken devlet neredeydi?" ya da "Yüz milyonlarca liralık yasal bahis oynanırken banka hareketleri neden fark edilmedi?" şeklindeki yorumlar, MASAK'ın çalışma sistemini bilmemekten kaynaklanan yanıltıcı iddialardır.
Soruşturmanın başlamasına neden olan MASAK raporunun giriş bölümü bunun en açık cevabını vermektedir. Raporda açıkça, 12.12.2024 tarihli görevlendirme yazısıyla MASAK Başkanlığına ulaşan istihbaratlar üzerine, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında analiz çalışması başlatıldığı belirtilmektedir. Yani MASAK, rastgele bütün banka hareketlerini sürekli suç olarak değerlendiren bir kurum değil; kendisine ulaşan ihbar, istihbarat, bildirim veya adli makamların talepleri doğrultusunda mali analiz yapan bir finansal istihbarat birimidir.
Nitekim aynı raporda, istihbarat kapsamında belirlenen kişilerle yoğun para transferi bulunan başka şahısların da analize dahil edildiği ifade edilmektedir. Bu da incelemelerin sadece tek bir kişiyle sınırlı kalmadığını, para trafiğinin bağlantılarıyla birlikte geriye dönük olarak analiz edildiğini göstermektedir.
Dolayısıyla "Devlet neredeydi?" sorusunun cevabı bizzat MASAK raporunun ilk sayfasındadır. Devlet, kendisine ulaşan istihbarat doğrultusunda incelemeyi başlatmış, banka kayıtlarını analiz etmiş ve raporunu hazırlamıştır. Bir bankacılık işleminin gerçekleşmiş olması, o işlemin aynı gün suç olarak tespit edilmesini gerektirmez. Finansal suç soruşturmaları çoğu zaman istihbarat, ihbar, şüpheli işlem bildirimleri ve teknik analizlerin bir araya gelmesiyle geriye dönük olarak yürütülür. Bu nedenle, raporun içeriği dikkate alındığında devletin ilgili kurumları yan gelip yatmış değil bizzat bugün gerçekleşen operasyonların temelini Aralık 2024'te atmaya başlamıştır.
Maalesef Türkiye’de kendi devleti ve hükûmeti hakkında olumlu tek cümle dahi duymaya tahammül edemeyen marjinal bir kesim var.
Bunlar tüm misafirlerimizin ülkemizden sitayişle bahsetmesini içlerine sindiremiyor.
Öyle ki NATO Ankara Zirvesi’ne ve Türkiye’nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için günlerdir akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar.
Siyasetin değil, tababetin konusu olan bu güruhu ve saçmalıkları gördükçe inanın onlar adına sadece üzülüyoruz.
DEVLETE AKIL VERMEYE GEREK YOK ÇÜNKÜ HİÇKİMSEYİ VE HİÇBİR FİTNEYİ UNUTMUYOR.
‘GÜNÜ GELEN’ GİDİYOR…
“Günü geldiğinde şu anda tuttuğumuz defteri de açacağız!”
📌 Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan 07 Şubat 2023 depremin ertesi günü:
🟥Devlet ve millet el ele vermiş. Bu tarihi felaketin üstesinden gelmeye çalışırken yalan haberler ve çarpıtmalarla insanımızı birbirine düşürmeye niyetlenenleri yakından takip ediyoruz.
🟥Gün, onlarla tartışma günü değildir. Günü geldiğinde şu anda tuttuğumuz defteri de açacağız. Savcılarımız, insanlık dışı yöntemlerle sosyal kaos çıkarmaya tevessül edenleri belirleyip gereken işlemleri süratle yapıyor.
Netanyahu her gün bir ABD kanalına çıkıp Türkiye’ye F-35 satılmasın diye yalvarıyor.
Acayip bir olay.
“Trump’a birkaç kez söyledim” demesi de şunu gösteriyor:
İşe yaramamış
Fatih Erbakan’ın ağladığı Hamaney’in komutanı Kasım Süleymani: "Emevilerin, Abbasilerin ve Osmanlıların TAMAMI yozlaşmış ve sapkındı!"
Osmanlı’ya Sapık diyen 1 milyon Sünni’nin katillerine zırlayan çocuk, Türkiye’de parti lideri ve Sünniler oy veriyor!
Bekâ sorunu bir cehalet.
İZMIR BOZYAKA’DA BIR VATANDAŞIMIZ BIM, ŞOK VE 101 MAĞAZALARINDA AYNI GÜN SU FIYATLARINI 5.25’TEN 7.25’E ÇIKTIĞINI, ÜÇÜNÜN DE BIRLIKTE HAREKET ETTIĞINI ALDIĞI FIŞLERLE ISPAT ETTI…
VATANDAŞ FERYAT EDIYOR… ENFLASYONUN NEDENI BU DIYOR… VATANDAŞ %100 HAKLI…
ÖZEL DÜZENLEMELER YAPILMAZSA, BU ANLAŞMALI SOYGUNLARIN SONU GELMEZ .
HÜKÜMET MEMURA, EMEKLIYE ZAM YAPACAK ÜÇ HARFLILER SUYA %38 ZAM YAPIP DAHA ZAM YAPILMADAN GELECEK PARAYI CEPLERINE INDIRIYORLAR… BÖYLE VICDANSIZLIK OLMAZ…
TÜRKIYE’YE SOYANLARA KARŞI ÇOK AĞIR CEZAI TEDBIRLER ALINMASI ŞART…
DUYARLI VATANDAŞIMIZA TEŞEKKÜR EDIYORUM…
Et yiyen çocukları öldürelim anneleri de üzüntüden yemekten kesilir diyen Deniz Göktaş’ı savunanları not edin!
1️⃣Bu şahıs normal değil!
2️⃣Bu mizah değil!
3️⃣Bunlar ya kliniğe kapatılması gereken hastalar ya da cezaevine kapatılması gereken provokatörler!
Kendimizi başkalarının ürettiği bilgi ve kavramlarla anlamaya, tarif ve tahlil etmeye çalışmayacağız.
Tarihimize, kimliğimize, kültür ve medeniyet kıymetlerimize en güçlü şekilde sahip çıkacağız.
Bay Bay Kemal önceki gün çıkmış, 10 yıl sonra “17-25 Aralık girişimindeki her şey montajdı” diyor.
Şimdi, ben bu itirafçıya soruyorum
Madem montaj olduğunu, iftira olduğunu bal gibi biliyordun; niçin bunları meydan meydan millete dinlettin?
Madem yalan olduğunu, uydurma olduğunu biliyordun; niçin aylarca meclis kürsüsünde o yalanlar üzerinde tepindin?
Madem 17-25 Aralık’ın FETÖ’nün bir kumpası olduğunu biliyordun, bu darbe girişimine neden ortak oldun?
Seni bu yalan ve iftira furyasına öncülük etmeye kim zorladı? Seni bu çamur siyasetine kim, hangi örgüt bulaştırdı?
15 Temmuz destanına “kontrollü darbe” diyerek lekelemeni senden kimler istedi?
Bay Bay Kemal’in artık bu sorulara cevap verme vakti gelmiştir.
Bu millete ve Türk siyasetine bir iyilik yapmak istiyorsa, çıkmalı, üzerindeki şüphe bulutlarını cesaretle kaldırmalıdır.
Şayet gerçekten “helalleşmek” istiyorsa önce buradan başlamalıdır.
Biz, ülkemize ve milletimize sorumluluğumuzun gereği olarak bu meseleyi sonuna kadar takip edeceğiz.
‼️SON DAKİKA-‼️
📌Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı, 18 Haziran 2026 tarihinde sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımda, “tesettürlü bir kadının site yönetim kararı ile havuza alınmadığı” iddiasına ilişkin soruşturma başlattı.
📌Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı, ilgili sitenin yönetici ve görevlisi hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ile “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçları kapsamında işlem başlattı.
“Hayatım boyunca Avustralyalı olmaktan hiç bu kadar gurur duymamıştım. Kalabalık bir pubdaki insanların, tribünde ağlayan 10 yaşındaki bir Türk çocuğunu gördükten sonra tezahürat yapıp sevinç çığlıkları attığını duyduğum an kadar gurur duymadım.”
Bir Türk çocuğunu ağlarken gördükleri için çığlıklar atarak sevinen ve gurur duyan Avustralyalılar!
@MilliTakimlar görene kadar elden ele uzatalım…
YANINIZDAYIZ!
Ama tek şartla:
Türk!
Yorulur ama YILMAZ!
Düşebilir ama DURMAZ!
Sarsılabilir ama BIRAKMAZ!
BUNLARI UNUTMAYACAKSINIZ!
Turizm bölgelerimizdeki huzur ve güven ortamı, devletimizin vazgeçilmez önceliklerinden biridir. Bu tavizsiz tutumumuz çerçevesinde; Mersin’in Silifke ilçesinde bir vatandaşımızın yaralanmasıyla sonuçlanan müessif olaya ilişkin adli süreç derhâl başlatılmış; yürütülen soruşturma kapsamında üç şüpheli tutuklanmış, bir şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilmiştir.
Vatandaşlarımızın ve ülkemizi ziyaret eden misafirlerimizin güvenliğini hedef alan hiçbir girişime müsamaha gösterilmeyecektir. Bu kapsamda; turistleri baskı, tehdit, aldatma veya zorbalıkla mağdur eden şahıslar ile “hanutçuluk” faaliyetlerini yönlendiren işletme ve organize yapılar adli makamlarımızın yakın takibindedir.
Bireysel mağduriyetlerin yanı sıra ülkemizin marka değerine, turizm güvenliğine ve kamu düzenine doğrudan zarar veren bu tür eylemlere karşı mücadelemiz hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürecektir.
Adalet Bakanlığı olarak; toplumsal huzuru bozan, şiddete başvuran ve hukuku çiğneyen hiçbir yapıya geçit vermeyecek; İçişleri Bakanlığımız ve ilgili tüm kurumlarımızla tam bir koordinasyon içinde hukuki süreçlerin bizzat takipçisi olacağız.
Putin- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan görüşmesi…
Putin:
Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler dostane bir nitelik kazandılar ve giderek daha fazla yeni içerikle doluyorlar.
Bu, büyük ölçüde ve öncelikle Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'ın tutumundan kaynaklanıyor. Ona en içten selamlarımı iletmenizi rica ederim.
(Dünyanın iki süper gücü. ABD ve Rusya.. İkisi de Türkiye’yi yanlarında görmek istiyor. İkisi de Erdoğan’ın bölge ve dünya için öneminin farkında.
Şöyle bir konjonktürde Avrupa Parlamentosunun raporuna bel bağlayanlar bir kez daha düşünsün derim.)