#KİTAP ROMA’DAN İSLAM’A
Ekonomi, Aile ve Toplum
Roma dünyası ile Orta Çağ İslam dünyası arasında nasıl bir düşünsel bağ vardı? Para, kölelik, evlilik ve çocuklar gibi toplumsal meseleler iki medeniyetin düşünürleri tarafından nasıl ele alındı?
Simon Swain, Roma’dan İslam’a: Ekonomi, Aile ve Toplum’da Bryson’ın Mülk Yönetimi (Oikonomikos Logos) adlı eserinden hareketle Roma İmparatorluğu’nun sosyal ve ekonomik dünyası ile Orta Çağ İslam düşüncesi arasındaki dikkat çekici ilişkilerin izini sürüyor.
Kitap, bir yandan Bryson’ın eserini ve onun İslam dünyasındaki etkisini ele alırken diğer yandan Yunan imparatorluk edebiyatı araştırmalarına ve Greko-Romen düşüncesinin Orta Çağ İslam dünyasındaki yerine yeni bir perspektif sunuyor.
İncelemek ve satın almak için: https://t.co/4i9jkpXoLC
#KİTAP BARIŞ İÇİN SAVAŞ, BATI VE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE ŞİDDET İDEALİNİN SOYAĞCI
Barış sorunlu bir idealdir. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde yer alan güvenlik, adalet, eşitlik ve özgürlük gibi diğer fikirlerin yanı sıra, sürekli arzu edilen evrensel bir ahlaki ideal olarak onun da adının anıldığını duyarız. Bugün insan olmanın, medeni ve iyi olmanın barışa değer vermek, barışı arzulamak demek olduğuna dair yaygın bir inanış vardır; sadece insanlıktan nasibini almamış canavarlar barışı sevmez.
Bu kitap, barışı sorunlu kılan şeylerin üstünü örtmek yerine onları gün yüzüne çıkararak barışı yeniden inşa etme girişimidir. En yalın biçimiyle, barış adına konuştuğunu iddia edenlere, görünüşte evrensel barış arzusuna ve barışın baskın söylemine –yani barışı bir sorun olarak görmeye– daha eleştirel bakmaya bir davettir. En iddialı hâliyle bu kitap, barış ahlakının bir soyağacıdır. Bu soyağacı, barış adına ön plana çıkarılan sorunlardan ziyade, barış sorununa ve onun saptırdığı ve yok saydığı diğer sorunlara odaklanmaktadır. Mesele sadece savaşın bir çözüm olmaması değildir –barış da bir çözüm değildir; çözüm olmadığı gibi hem soru hem de sorundur.
O hâlde “barış sorunu”, iktidar ve savaşın talepleri göz önünde bulundurulduğunda barışın nasıl elde edileceği ve korunacağı değildir; barışın iktidar ve savaş yoluyla ya da onlarla bağlarını kopararak elde edilebilecek saf bir ideal olarak nasıl korunduğudur.
İncelemek ve satın almak için: https://t.co/fF6WcuONhC
#YENİKİTAP RUHSAL SEMPTOMLARIN TARİHİ
XIX. Yüzyıldan Günümüze Tanımlayıcı Psikopatoloji
Halüsinasyon, sanrı, obsesyon, anksiyete, depresyon, demans...
Bugün psikiyatrinin yerleşik kavramları olarak kullandığımız bu terimler ne zaman ve hangi düşünsel koşullar altında ortaya çıktı? Ruhsal bir belirti tarih boyunca değişmeden kalan bir olgu mudur, yoksa onu tanımladığımız dil, insan ve zihin tasavvurumuzla birlikte dön��şür mü?
German E. Berrios, Ruhsal Semptomların Tarihi’nde modern tanımlayıcı psikopatolojinin XIX. yüzyıldan günümüze uzanan serüveninin izini sürüyor. Algı ve düşünce bozukluklarından sanrılara, obsesyonlardan bellek ve bilinç bozukluklarına, anksiyete ve depresyondan kişilik ve hareket bozukluklarına kadar psikiyatrinin temel semptomlarının kavramsal tarihini yaklaşık iki yüzyıllık birincil kaynaklar üzerinden inceliyor.
Psikiyatri dilinin tarih içinde nasıl şekillendiğini gösteren Berrios, bizi yalnızca ruhsal semptomların geçmişine değil, bugün zihinsel belirtileri nasıl gördüğümüzü, tanımladığımızı ve onlar hakkında nasıl konuştuğumuzu da yeniden düşünmeye çağırıyor.
Alanının temel başvuru eserlerinden Ruhsal Semptomların Tarihi, Prof. Dr. Mehmet Bulgen’in çevirisiyle Türkçede.
İncelemek ve satın almak için: https://t.co/82x8SS9ZBD
@mbulgen
#AlbarakaYayınları #Psikoloji #YeniKitap
#KİTAP ÂLEM BİR KİTAP İÇRE
Bir ansiklopedi, bir medeniyetin bilgi haritasına nasıl dönüşür?
Elias Muhanna, Âlem Bir Kitap İçre’de XIV. yüzyıl Memlük dünyasının en dikkat çekici âlimlerinden Şihâbeddin en-Nüveyrî’nin dev eseri Nihâyetü’l-ereb fî fünûni’l-edeb üzerinden İslam telif tarihinde ansiklopedik yazım geleneğinin izini sürüyor.
Otuz bir cilt ve yaklaşık iki milyon kelimeden oluşan Nihâyetü’l-ereb; kozmografyadan tarihe, hayvanlardan bitkilere, şiirden siyasete, idari uygulamalardan gündelik hayata kadar son derece geniş bir bilgi evrenini bir araya getiriyor.
Muhanna, Nüveyrî’nin bu büyük bilgi külliyatını neden ve nasıl oluşturduğunu; hangi kaynaklardan beslendiğini, Memlük ilim ve bürokrasi çevreleriyle ilişkisini, istinsah ve telif yöntemlerini, eserin İslam dünyasında ve Avrupa’da nasıl alımlandığını ayrıntılı biçimde inceliyor.
Âlem Bir Kitap İçre, yalnızca Nüveyrî’nin eseri üzerine bir çalışma değil; aynı zamanda bilginin nasıl tasnif edildiğini, korunduğunu ve nesilden nesile aktarıldığını gösteren kapsamlı bir İslam entelektüel tarihi araştırması.
📚 İncelemek ve satın almak için: https://t.co/UipQw4gPbV
@mkemalsayar İnsan sevdiğine kıyamıyor. Kıyamadığı için ihtimam gösteriyor.... Üstüne titredikçe daha çok seviyor. Sevdikçe kıyamıyor... Hasılı sevgi-özen sarmalında bir başkasında varoluş ruminasyonu oluşturuyor...