Mason Greenwood, Fenerbahçe’ye transfer olmak için Diego Simeone’nin mesajına 2 gün sonra geri dönüş yapmış. Atletico Madrid gibi bir rakibe rağmen oyuncuyu bu ölçüde ikna edebilmek önemli bir yönetim başarısıdır. Yıllar sonra Fenerbahçe’de başarılı bir transfer süreci gördük.
— Çinli yatırımcı Eric X. Li:
🔸 “2000'lerde teknoloji masasında yoktuk. Silikon Vadisi'ni izledik, yarı iletkenler gibi devasa sektörleri onlara bıraktık. Ama pes edip sırtüstü yatmadık.”
🔸 “Bugün sanayimiz ABD, Almanya, Japonya, Hindistan ve ardındaki 6 ülkenin toplamından daha büyük. Küresel üretimin %40'ına gidiyoruz.”
🔸 “Batı'nın 75 yılda kurduğu endüstri hegemonyasını sadece 5 yılda kökünden söktük. Ve şimdi asıl fırtına kopuyor...”
🔸 “Önümüzdeki 10 yılda 15 farklı sektörde yeni DeepSeek şokları yaşatacağız.”
🔸 “Bir daha asla eskiye dönülmeyecek.”
Bir sene içinde Osimhen’e 80 m eur + Singo’ya 30.7 m eur + Uğurcan’a 36 milyon eur bonservis verilmesini normal görüp,
olası Greenwood transferinde limit diye ortaya çıkan kim varsa manipülatördür, kukladır, sahibinin sesidir
Jeofizik Mühendisliği okudum. Okuduğum yıllarda ve sonrasında hep şunu gördüm: depremi önceden tahmin etmek, elimizdeki mevcut teknolojiyle mümkün değil ve muhtemelen uzun bir süre de olmayacak. Bu gerçeği kabullendikten sonra enerjimi başka bir yöne çevirdim: deprem öncesi ve sonrası hazırlığa.
17 Ağustos 1999'da GSM henüz yaygın değildi ama iletişim yine de çökmüştü. Ondan sonra yaşadığımız her depremde aynı kâbus tekrarlandı: şebekeler çöktü, operatörler sınıfta kaldı. Bunun en acı halini 6 Şubat 2023'te yaşadık. Günlerce süren şebeke çökmesi... enkaz altında kalan insanların telefonlarına ulaşamaması... ve sessizliğe gömülen yardım çığlıkları. Bunlar, hepimizin yüreğinde derin izler bırakan, asla unutamayacağımız acı tecrübeler.
Mezun olduğum günden bu yana üyesi olmaktan onur duyduğum TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi'nde birçok kıymetli meslektaşım ve hocamla tanışma fırsatı buldum. Onlardan öğrendiklerim bugün beni buraya getirdi.
Bugün büyük bir heyecan ve gururla sizlerle bir haberi paylaşmak istiyorum: Jeolife Mobil Uygulaması yayında! 🎉
Jeolife, hiçbir reklam içermeyen bir uygulama. GSM şebekelerinin çöktüğü, internetin olmadığı anlarda bile, uygulamayı kullanan telefonlar arasında haberleşmeyi mümkün kılıyor. Ayrıca AFAD ve Kandilli Rasathanesi gibi kaynaklardan son depremleri anlık olarak takip edebilir, jeofizik ve deprem hakkında merak ettiğiniz soruları sorup cevap alabilirsiniz.
Uygulamayla ilgili her türlü dilek, öneri ya da karşılaştığınız bir hatayı lütfen bizimle paylaşın. Geri bildirimleriniz bizim için çok değerli; ne kadar çok geri bildirim alırsak, iyileştirmeleri o kadar hızlı hayata geçirip sizlerle buluşturacağız.
Bu uygulamayı, mezun olduğum günden itibaren üyesi olmaktan gurur duyduğum ve yaklaşık 10 yıl boyunca yönetim kurullarında farklı görevler üstlendiğim TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi için, gönülden bir emek ve sevgiyle geliştirdim.
Bu meslek için özveriyle çalışan, bu yolda taşın altına elini koyan Şube Başkanımız Burak ÇATLIOĞLU'na ve tüm yönetim kuruluna gönülden teşekkür ederim. 🙏
Play Store
https://t.co/71bvA3uSyB
App Store
https://t.co/FuRJTVdDv1
#Deprem #Jeofizik #Jeolife #Afet #TMMOB
Genelde medya okuryazarlığı konusunda taraftarı eleştiriyoruz ama habercilerin ciddi anlamda metin yazma sorunu var. Bazen o kadar yanlış bir haber dili kullanıyorlar ki durduk yere kaos çıkıyor.
Fenerbahçe’de sol kanat için de transfer istenirken Kerem Aktürkoğlu’na biraz haksızlık yapıldığını düşünüyorum.
Ben de genel kanıya katılarak geçen sezon kendi standartlarının altında kaldığını düşünüyorum ancak bunun önemli sebeplerinden biri kullanım şekliydi. Tedesco, sezonun ilk bölümünde Kerem’i çoğunlukla çizgiye bastırarak kullandı. Oysa Kerem’in performansını en iyi gösterdiği yer sol iç koridor. Nitekim zamanla daha fazla iç koridorda konumlandırıldığında performansı da belirgin şekilde yükseldi. Üstelik beklentilerin altında kaldığı söylenen bir sezonda bile 25 gol katkısı üretti. Bu da aslında taban performansının ne kadar değerli olduğunu gösteriyor.
İsmail Kartal’ın oyun anlayışı düşünüldüğünde ise Kerem’in çok daha verimli bir sezon geçirebileceğini düşünüyorum. İsmail Hoca’nın bek-merkez-kanat ilişkilerini yoğun kullanan hücum organizasyonları, Kerem’in güçlü yönleriyle bence uyumlu. Bu yüzden benim açımdan sol kanatta Kerem’in oynaması ne performans ne de profil açısından bir problem oluşturmuyor.
Kerem’in beğenilmemesini anlayabilirim. Kerem eleştirilebilir, daha fazlası da beklenebilir ancak mevcut kadro planlaması ve yabancı kuralı ortadayken oyuncuyu değersizleştirmek veya sürekli yermek bana göre doğru bir yaklaşım değil.
ÇOCUK SAYIMIZ BÖYLE DÜŞERSE ANADOLU'DA TARİH SAHNESİNDEN ÇEKİLİRİZ
Türkiye, son yıllarda artan jeopolitik etkisi ve gelişen savunma sanayiine rağmen, gelecekteki konumu için büyük bir stratejik engelle karşı karşıya: Hızlı ve derin demografik çöküş. Türkiye’nin doğurganlık hızı 2000’de 2.49 iken 2025’te 1.42’ye kadar düştü. Nüfusumuzun kendini yenileyememesi ciddi bir risktir. Türkler için savaştan bile daha önemli bir tehdittir. Böyle gidersek 2100’de Türkiye’nin nüfusu 25 milyona kadar düşerken yaşlı nüfusumuzun toplam nüfusumuzun yarısına yükselme ihtimali fazladır. Nüfusumuzun azalmasını ve yaşlı nüfus olmamızı engelleyemezsek Anadolu’nun yaşlı milletlerinden biri olarak tarih sahnesinden çekiliriz.
https://t.co/I8TSrrzpgL
Tarihte Yeni Bir Çığır Açıyoruz
Fenerbahçe Armasının Tarihi
“İlk önce bayrağımızın renkleri kırmızı ile beyazı bir araya getirdim. Sonra kırmızı üzerine bir kalp şekli çizerek bunu sarı-laciverte boyadım ve üzerine de metanet, kuvvet ve sağlamlığın ifadesi olan meşe dalını resmettim. Beyaz kısma da kulübümüzün ismini ve tesis tarihini yazdım. Rozetimizi çizerken ona şu manayı vermeye çalıştım: 'Kalpten gelen bir bağlılıkla bu kulübe hizmet etmek'.”
Fenerbahçe’nin kuruluş yıllarından bugüne, ana hatlarına dokunmadan kullandığı armasının hikayesini yaratıcısı Hikmet Topuzer böyle anlatır. İlk günden bugüne kulübün içinde birçok şey değişmesine rağmen asla dokunulmayan iki şey vardır: Çubuklu forma ve arma.
Bu çalışma, yıllardır ortalıkta dolaşan ve Fenerbahçe armalarını kronolojik bir sürece sığdırmaya çalışan mesnetsiz görsellere cevap niteliğinde oluşturulmuştur.
Yıllardır süren arşiv tarama çalışmalarımız sırasında karşımıza çıkan Fenerbahçe arma kullanımlarını bir kenara ayırarak işe başladık. Sonra bu çalışmaların benzerliklerini, kaynaklarını ve gerekçelerini araştırdık. En sonunda “Fenerbahçe Arma Tarihi” çalışması yapmak için gerekli kuralları belirledik.
Fenerbahçe arması, diğer kulüplerde gördüğümüz gibi kronolojik ve bilinçli değişimlerle güncellenmemiştir. Aksine kurumsal kimlik bilincinin zayıf olduğu ülkemizde kontrollü bir varlık bulamayan arma; matbaada ayrı, tekstilde ayrı, gazetede ayrı şekillerde kullanılmış. Fenerbahçe futbol takımının formalarında 1990 yılına kadar yer almayan arma, tarihsel sürecin takibi konusunda belirgin bir sorun yaratıyor.
Çalışmamızda öncelikli olarak kulüp kaynaklı materyallerde rastladığımız armaları listeledik. Gördüğünüz armaların altında yer alan yıllar, resmi kaynaklarda ilk görülme tarihini belirtiyor. Başta da söylediğimiz gibi kronolojik sınırlar olmadığı için bunu bir tarih aralığı olarak göstermeyi uygun görmedik, çünkü armaların son kez görülmesi, ya da bilinçli olarak iptal edilmesi, kullanımının sonlandırılması, değiştirilmesi, kulüp tarihinde kayıtlı olan hareketler değil.
İlk yıllarda, sınırlı kulüp kaynaklarının yanında güvenebileceğimiz bazı yayınları da çalışmamıza dahil ettik. Sonraki yıllarda kulüp sporcularının kıyafetleri üzerinde, kulüp tarafından yayımlanan basılı belgelerde (davetiye, makbuz, antetli kağıt), flamalarda ve kulüp binası duvarlarında iz sürdük. Bu sırada tamamen matbaa azizliğine uğradığını düşündüğümüz armaları çalışma dışı bıraktık. 1990 sonrası futbol takımının forması üzerindeki armalar, en güvenilir kaynaklarımız oldu.
Böyle bir çalışmanın tamamen sonlandırılabilmesi mümkün değil; bunu gelişime açık bir tarih projesi olarak görebiliriz. Ayrıca her bir armanın hikayesini ve nerede yakaladığımızı anlatabileceğimiz bir video projemiz de var. Böylelikle tüm detayları ilgilileriyle paylaşabiliriz.
Sonuç olarak hedefimize yaklaştığımızı düşünüyoruz ve elbette sizlerin katkılarıyla bu çalışmayı çok daha iyi yerlere getirebiliriz.
Tuncay Yavuz (@TuncayYavuz)
Bir süredir yayında üzerinde durduğumuz konu.
“Ciddiyetsizlik”
Kulübün her yerine sirayet etmiş durumda. Bundan acilen kurtulmak, göz korkutucu yaptırımlar uygulamak gerekiyor. Kim olursa olsun. Burası dingonun ahırı değil.
Muhteşem bir karaktermiş. Aralık ayı gibi yolları ayırırız denen oyuncu Fener formasıyla 7 kupa kaldırdı iki sezonda ve takıma bir Fenerbahçe efsanesi olarak veda etti. Fener’i bu kadar özel yapan şey bu tür hikayeleri sık sık üretebiliyor olması.
Profesyonel milli sporculara prim kesinlikle verilmemeli. Prensip olarak da bu açıklanmalı.Bu işin bir milli görev olmasının dışında servet sahibi sporcular milli takım oyunculukları ve dünyanın gözü önünde olmarıyla kazançlarını daha da artıyorlar. Beğenmeyen gelmesin.
Bunun sağ ayağı bile olamaz o bahsettiğin isim. Kaleciniz geleni geçeni aldı siz bu çocuğa çakıyorsunuz sırf Fenerli diye. Allah türk futbolunu sizden korusun gerisi hallolur.
🔸Can Uzun’u ilk defa izledim dikkatli şekilde. En az Kenan Yıldız kadar iyi oyuncu. 11’de ona yer bulunamamış olması açıklanamaz bir durum bence.
🔸Turnuvaya kafa olarak gelen tek adamı Mert Müldür olarak gördüm. Arda, Kenan, Ferdi ve Uğurcan büyük hayal kırıklığıydı. Hakan zaten bu…
🔸Montella hoca santrforsuz oyunu sebebiyle hep uyarıldı. Başarısızlık da direkt uyarıldığı noktadan geldi. Fatura direkt kendisine kesilecektir. O riski kendisi aldı.
🔸Bütün Arjantin timeline’ı Galarza Fonda’nın iyi oyunu ve golüyle goygoy yapıyor. Real Madrid’de oynayan adamı Galarza Eşeği kitledi diye şakalı tivit gördüm. Paraguay’da bazı oyuncular bu seviye. Gomez, Alderete, Enciso, Gomes gibi oyuncuların çok iyi oyuncular olduğunu söylemiştik ama kalan oyuncular çok kısıtlı yetenekti. Burada da kulübesiyle, oyuncusuyla birlikte Güney Amerika sertliği ön plana çıktı. Temaslı oyun, iyi tandem ve derinde iyi bekleme, picardia dediğimiz saha içi pislikle birleşince Türkiye’yi yendi.
🙏🏾 Geçmiş olsun. İsmail Yüksek, Mert Müldür, Can Uzun… Emeğinize sağlık.