Maçtan günler önce medyada hoca gidiyor söylentileri başlıyor. Beşiktaş turu geçecek mi, kaç atacak belli değil. Yüzde beş ihtimal veriyorum diyecek kadar ileriye gidenler bile oluyor.
Başkan Avrupa çok önemli değil, zaten oyunculara da söyledim deniyor. Lig benim için tek önemli olan şey deniyor. Sanki oyuncular Avrupa’dan elenmeye teşvik ediliyor.
Maç günü geliyor.
Sahada 8 kez Süper Lig’te görev yapmış bir adam, uzun zamandır görmediğimiz bir düzeyde ilginç kararlar veriyor. Ne kurala, ne akla uymayan kartlar gösterip duruyor. Ancak Türkiye’de böyle kararlar verilir diyerek dalga geçtiğimiz adamın, sahiden geçen yıl skandal VAR kararlarına konu olan yabancılardan biri olduğu ortaya çıkıyor. TFF’den maaş alan adam, Beşiktaş’ı paramparça ediyor.
Rakip ceza sahamızın içindeyken oyuncular topa hamle dahi yapmıyor. Kalecimiz ısrarla uzun süredir kaleye gelen ilk şutu yiyor. Gol atıp uzatmaya gitme şansımız varken orta yuvarlaktan kalesine doğru alçak tempoda koşuyor.
Takımın “ağır başları” hiçbir şekilde forma şansı bulamıyor ve her hareketlerinden bu durumdan rahatsızlıkları belli oluyor. Adalet değil, ayrıcalık ister gibi basına herkes hocadan rahatsız haberleri verdiriyor.
Takımda iki yıldır Rashica ve Arroyo dışında kanat oyuncusu bulunmuyor. Herkesin 3 aydır bas bas bağırdığı kanat transferleri başkan için çok önemli olan lige dahi yetiştirilmiyor.
3 aydır kapımızda yatan ama reddettiğimiz Cerny’nin ismi birden tekrar gündeme geliyor. 3 aydır doğru isimi bekliyoruz denilen yerde, 3 ay önceki isim gelme noktasına geliyor.
Gelmesi çok istenen hocalardan biri yine maç günü, her sallantı dönemi olduğu gibi semtte görülüyor ve dostlarıyla yemek yerken fotoğraf çektiriyor.
Exten next olmaz, bize niye ballı çörek yok diyen, her televizyona çıktığında Beşiktaş’ın oyuncularına demedik laf bırakmayan kişi her ne hikmetse birden Beşiktaş’a gelmeye sıcak bakıyor. Beşiktaş daha Avrupa’dan elenmeden, yardımcısı kulübündeki görevinden istifa ediyor. O gelmeye cesaret edemezken elini taşın altına koyan bir hocanın, uğramadığı itibar suikasti kalmıyor.
Transfer döneminin bitmesine yakın bir süre kala özellikle medyada ciddi bir yangın başlıyor. Çünkü ne transferlerden haberleri olabiliyor bu yapıyla ne de istedikleri oyuncuların yangınlarını yapabiliyorlar.
İşte Lübnan Parlamentosu benzetmem tam olarak bununla ilgili arkadaşlar. Herkes bir yerlerde, küçük hizipler halinde çeşitli organizasyonlar halinde kendi çıkarları doğrultusunda lobicilik ya da dördüncü kol faaliyeti gösteriyor. Ancak totalde kimse Beşiktaş’ın iyiliğini düşünmüyor.
Oyun çok büyük arkadaşlar. Öyle böyle değil. SAÇ’ın anlattıklarına artık iddia değil, bir amaç olarak yaklaşıyorum. Ben artık hiçbir olaya, hiçbir olguya, hiç kimseye masumiyetle bakamıyorum. Beşiktaş’a sahip çıkın!
Her maç öncesi “Beşiktaş’ın teknik direktörü gidecek” demek, Beşiltaş’ın kaybetmesini beklemek demek!
Biz Beşiktaşlıyız, her şartta Beşiktaş kazansın isteyenleriz!
#BeşiktaşBizimHocaBizim
Kalbinde taşıdın hep Ayhan’ı
Taa ilk gençliğinden beri
Kardeş acısı sende bitti ama
Bitmedi bu toprakların ağrısı
Siyah-Beyaz bir kartal gibi
Süzülüp Beşiktaş semalarında
Bir daha söyle haydi o marşı
Dinlendir sonra yorgun bedenini
#TurhanAlan