Bir ceza dosyası düşünün.
Aile geliyor, "Oğlumuzu savunur musunuz?" diyor. Ücret konuşuluyor, anlaşılıyor ve ödeme yapılıyor.
Sonra başlayan süreçte avukat; gözaltına gidiyor, cezaevine gidiyor,dosyayı okuyor, dilekçeler yazıyor, tutukluluğa itiraz ediyor,
duruşmalara giriyor, istinaf ve temyiz yollarını tüketiyor, telefonlara çıkıyor,
mesaisini, bilgisini ve tecrübesini ortaya koyuyor.
Aylar, bazen yıllar geçiyor. Sonunda sanık ceza alıyor ve bir bakıyorsunuz, "Avukat bir saatlik iş için benden dünya kadar para aldı." demeye başlamış.
Oysa avukatın sattığı şey bir saatlik duruşma değildir.
16 yıllık eğitim, yılların tecrübesi, binlerce sayfa okuma, geceler, hafta sonları, stres ve en önemlisi ömründen ayırdığı zamandır.
Avukatlar müvekkillerine zaman verir. Zaman ise hayatta geri alınamayan tek şeydir.
Bu yüzden hep söylüyorum; baklavaya, telefona, arabaya verilen para normal karşılanıyorsa, insanın özgürlüğü, sağlığı ve hakkı için çalışan doktora ve avukata verilen para da zor gelmemelidir.